T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/247 Esas
KARAR NO: 2025/447
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 04/04/2024
KARAR TARİHİ: 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ----- sigortalı ----- dava konusu olaya ilişkin nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını,---- firması yukarıda bahsi geçen ---- cephe kaplamasında kullanılan mermer karo emtiasını -----firmasına sattığını, emtiaların üst taşıyıcı davalı -----Sorumluluğunda fiili taşıyıcı ---- plakalı nakliye aracına ---- tarihinde----- yüklendiğini, nakliye aracı, alıcı firmanın ------ adresinde bulunan tesisine ulaştıktan sonra tahliye esnasında mermer karolarda hasar olduğunun belirlendiğini, hasar nedeniyle oluşan zarardan, ekte sunulan navlun faturası uyarınca taşımayı üstlenen Davalı ------ şirketinin üst taşıyıcı olarak, diğer davalı ----- ise fiili taşıyıcı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, hasar sebebi ile müvekkili şirketin sigortalısına, 5.155,04-USD tazminat ödemesi yaptığını, bu bedelin içerisinde yer alan %10 ek bedel tutarı rücu edilemeyeceğinden gerçek zarar tutarı olan 4.686,40-USD borçlu davalılardan rücuen talep edildiğini, davalıların müvekkilinin talebine olumlu cevap vermemesi üzerine müvekkilinin davalılar aleyhine -------- Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Daval----- vekili cevap dilekçesinde özetle; istifleminin hatalı olduğunu, bu nedenle meydana gelen hasarda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, yüklenicinin kusurlu olduğunu, kusuru kabul etmemekle birlikte CMR'nin 23/3. Maddesinde hasar veya kayıp halinde taşıyıcının ödeyeceği azami tazminat miktarının kilo başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğunu, fiil taşıyıcının sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının aktif husumetinin bulunmadığını ve hasarın meydana gelmesinde yüklenicinin kusurlu olduğunu zira ambalajlamanın hatalı yapıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borcular aleyhine 4.686,40-USD bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin borçlulardan---- tarihinde, --------- tarihinde tebliğ edildiği, borçluların süresinde itiraz ettikleri, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya 15.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 1 yıllık süre içerisinde 04.04.2024 tarihinde açıldığı görüldü.Dosya rapor tanzim etmek üzere inşaat mühendisi, taşıma hukuku alanında uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet tarafından hazırlanmış olan kök ve ek rapor dosyamız arasına alınmıştır.Dava, taşıma esnasında emtianın zayi olduğu iddiasına dayalı olarak ortaya çıkan zararın rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısına ait emtianın, davalı tarafın sorumluluğundaki araç ile taşınması ve sonrasında teslimi sırasında, davacının dava dışı sigortalısına ait emtianın zarara uğradığı, bu kapsamda davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının uğradığı zarardan kaynaklı dava dışı sigortalısına ödediği tazminat oranında davalıya rücu edip edemeyeceği, ödenen miktarın kadri maruf olup olmadığı, zarar miktarının ne olduğu ve davalı tarafın zarardan sorumlu olup olmadığı, bu hususta yapılan takibe itirazın iptali gerekip gerekmediği, hususundadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Dava dışı ---- sayı ve ---- tarihli emtia faturası muhteviyatı olan ----- brüt ağırlığında olan cephe kaplamasında kullanılan mermer emtiasının dava dışı sigortalı ---- teslim şekli ile toplamda ----- ile satıldığı, taşıma sorumluluğunu 2 numaralı Davalı------firmasının üstlendiği ve emtianın fiilen taşıma işini de alt taşımacı olarak 1 numaralı davalı olan ---- firmasına yaptırdığı, dava konusu emtianın fiili alt taşımacı olan ----- Firması tarafından ---- plakalı araç ile --- tarihinde------ teslim alınarak ---- güzergahında taşınarak varış ülkesi ---- sevk edildiği, fiili alt taşımacı olan---- plakalı araç ile taşıması yapılan dava konusu---- bulunan alıcıya hasarlı olarak teslim edildiği, --- bulunan alıcı tarafından --- tarihinde hasarlı emtia üzerinden yapılan tespitlerde ise------kasa içerisinde yer alan toplamda ------ hasarlı olduğunun tespit edildiği, emtianın alıcı tarafından hasarlı teslim alındığına dair her ne kadar CMR belgesi üzerine bu yönde bir şerh düşüldüğü görülmese de alıcı tarafından araç üzerinde hasarlı kasaların fotoğraflarının çekildiği ayrıca ekspertiz raporları ile bu hasarlı teslimatın tevsik edildiği, davacı sigortanın sigortalısına 5.155,04-USD tazminat ödemesi yaptığı akabinde 4.686,40-USD bedel yönünden rücu talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesine göre; Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.Somut olayda, sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı şirkete hasar bedeli ödenmiş olmakla birlikte, hasar bedelinin ödenmiş olması tek başına davanın sorumluluğunu gerektirmeyeceğinden davalının sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir söyleyişle sigorta şirketinin sigortalıya yaptığı ödemeyi davalıdan rücuen tazminini isteyebilmesi için rizikonun meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ispat yükü altındadır.CMR Konvansiyonu'un 1. Maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Davaya konu taşımacılık; ----- arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olup CMR konvansiyonu hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.CMR'nin 17/1. maddesine göre, taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen ve tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2. maddesinde eğer kayıp veya hasar; hasara uğrayan malların ambalajlanmaması yada hatalı ambalajlanmış olması halinde yükün gönderici veya alıcı tarafından alınması, yüklenmesi ve özellikleri gereği özel risklerden doğmuş ise taşıyıcının zarardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Ancak yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğunun bulunduğu yerleşik ------içtihatlarıyla kabul edilmektedir. Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının kifayetsiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde taşıyıcı, göndereni uyarmadan ve CMR' nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse; öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekecek; fark edebileceği durumlarda ise hasar kifayetsiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Somut olayda taşınan emtianın dava dışı sigortalı tarafından ambalajlanarak araca yüklendiği açıktır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de bu durum belirlenmiş olup, yükleme ve ambalajın sigortalı tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ilk raporda taşıma sırasında hasar oluştuğunu beyan etmiş ek raporda kusurlu ambalajlama nedeniyle hasar meydana geldiğini dava dışı şirketin asli kusurlu olduğunu ancak çekince koymayan taşıyıcının da %30 oranında tali kusurlu olduğunu beyan etmiş bu kapsamda alınan bilirkişi ek ve kök raporu doğrultusunda davalıların müterafik kusur oranında 1.405,92 USD bedelden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.CMR Konvansiyonu 27'nci maddesi; " Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir. Yılda % 5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten baslar. Böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkuk dava açıldığı tarihten itibaren yapılır. Tazminatın hesaplanmasında asıl olan unsurlar ödemenin istendiği ülke ve parası ile ifade edilmediği zaman, söz konusu tazminatın o ülke parasına çevrilmesi, ödemenin yapılacağı gün ve yerde uygulanan kura göre saptanır." şeklindedir. Davacı Sigorta şirketi tarafından dava öncesinde rücuen tutarı belli tazminat talebini davalıya bildirdiğine dair bir belge dosya kapsamında mevcut değildir. Bu nedenle tazminat alacağı yabancı para cinsinden olduğu için CMR Konvansiyonu gereği takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faize hükmedilmiştir. Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebi ise yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; davalıların-------Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, takibin 1.405,92 USD asıl alacak, üzerinden DEVAMINA, takip tarihinden itibaren yıllık %5 faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 3.077,53 TL harçtan peşin alınan 2.111,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 965,76 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalılar davada kendisine vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 2.111,77 TL peşin harç toplamı: 2.539,37 TL ile 21.177,00 TL yazılı yargılama giderinden davanın red %70,00 ve kabul %30,00 oranına göre hesaplanan 6.353,10 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.140,00 TL'sinin davalıdan, 2.660,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6831 sayılı Kanuna göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2025