T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/331 Esas
KARAR NO: 2025/436
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 07/08/2023
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA: Davacı vekili; davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhinde --------- Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, başlatılan icra takibinde ödeme emri usulsüz bir şekilde tebliğ edildiğini, davalı, müvekkili hakkında ilamsız takip başlatmışsa da müvekkilinin bu takibe istinaden takip alacaklısı davalıya herhangi bir borcu olmadığından; aynı şekilde davalının da müvekkilimden herhangi bir alacak talebinde bulunma hakkı olmadığından dolayı işbu davayı açmanın hasıl olduğunu, bu nedenlerle; işbu davada müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine,----- Esas sayılı icra takibinin iptaline, ------Esas Sayılı dosyasına ilişkin icra takibinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına veya dosyaya ödenen/ödenecek paranın davalıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesine, davalı açıkça kötü niyetli olduğundan takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; usuli itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, sonrasında cevaplarının kabulü ile davacı yanın açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davanın esastan tümden reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.Davacı ------ Vekilince, davalı -----Vekili tarafından, davacı -------Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti amacıyla huzurdaki menfi tespit davasının ikame edildiği, davalı banka tarafın davacı şirketin ---- nolu vadesiz mevduat hesabının davacı talebi doğrultustunda ----borç bakiyesi verebilecek şekilde kredili mevduat hesabı olarak tanımlandığı anlaşılmıştır.Takip dosyası borç kapsamında, bilirkişiden rapor aldırılmıştır.Bankacı bilirkişice yapılan inceleme neticesinde, davalı bankanın, 31.395,39 TL asıl alacak üzerinden % 28,08 temerrüt faizi ve bu faizler üzerinden %5 BSMV, talep edebileceği tespit edilmiştir.Bu cihette davalı bankaca davacı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı bankaca İİK madde 68/b kapsamında hesabın kat edilerek noter kanalıyla davacı yana tebliğ suretiyle davacı yanın temerrüde düşürüldüğü, davacı yana noter ihtarnamesi ile verilen süreye rağmen dava konusu borcun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davalı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davalı bankanın takip tarihi itibari ile 31.395,39 TL asıl alacak ve ferileri ile alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden takibin haklı olduğu değerlendirilmekle, menfi tespit talebinin haksız olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Menfi tespit davasının reddi halinde, davalı - alacaklı hehine tazminata hükmedilir. Bu tazminata hükmedilebilmesini tek şartı, davacı borçluca tedbir kararı alınarak takibin durdurulmuş olması gerekir. Bu halde mahkemece resen talep olmasa dahi tazminata hükmeder. Tazminat miktarı alacağın %20'sinden az olamaz. Mahkememizce bu yönde tedbir kararı verilmişse de, teminat yatırılmadığından takip durmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmemiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 641,69 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 26,29 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/05/2025