T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/807 Esas
KARAR NO : 2025/451
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletme Rehninden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/11/2023
KARAR TARİHİ: 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletme Rehninden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin takip alacaklısı olduğunu ancak takibe konu alacağın dava dışı üçüncü şahıs --- dava dışı takip borçlusu------kullandırdığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, işbu ticari ilişkiden kaynaklı doğmuş veya doğabilecek her türlü alacağı teminen---- yevmiye sayılı ipotek resmi senedi ile birinci dereceden 300.000,00 USD bedelle banka lehine ipotek tesis edildiğini, ipoteğin n kurulmasından sonraki bir tarihte ipotek ---- nolu bağımsız bölümler yönünden ipotek fek edilerek ---- nolu bağımsız bölümler üzerinden devam edildiğini, ----- nolu bağımsız bölümlerin daha sonra ipotekli olarak devredildiğini, kredi sözleşmesinden kaynaklı 359.305,63TL alacağın asıl borçlu şirket tarafından ödenmemesi üzerine kredi sözleşmesi alacaklısı dava dışı--- tarafından borcun tahsili amacıyla ---- Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, takibe geçilmesinden sonra dosya alacaklısı ------ yevmiye numaralı Temliknamesi ile alacağını müvekkiline temlik ettiğini, bu sırada borçluların bir kısmı tarafından açılan takibin iptali davası ilk derece mahkemesinde reddedilmiş olunmasına karşın ------- ilamı ile alacaklının genel mahkemelerde dava açıp alacağını miktar olarak belirlemeden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapması mümkün olmayıp, alacağın tahsil edilip edilmeyeceği ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden gerekçesi ile ----- sayılı dosyasında icra emrinin iptaline karar verdiğini, --- kurulmasından dolayı -----esas sayılı dosyası işbu daireye gönderilerek -------sayılı dosyası üzerinden takibe devam edildiğini, icra emrinin mahkemece iptal edilesinden sonra müvekkili tarafından dosyaya yeni takip talebi sunularak borçlulara ödeme emri gönderilmesinin talep edildiğini, ancak davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini beyan ederek borçluların haksız itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan takibin usulsüz olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.----- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalıların dahil olduğu borçlular aleyhine 359.305,63 TL asıl alacak ve 332.598,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 691.904,52 TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçluların süresinde itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.
----- takibe konu ipotek senetleri istenilmiş olup gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.----yazı yazılarak alacağa konu krediye ilişkin belgelerin bir örneği istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi --- hazırlamış olduğu raporda özetle; ---- (Asıl Borçlu) ile imzaladığı ve davalı ----- müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı ------ Kanun döneminde imzalandığını, dava konusu 2 adet Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığının, banka tarafından asıl borçluya ihtarname keşide edildiğinin, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle borcun muaccel hale geldiğini, muhatabın adresten ayrılmış olduğu, aynı adreste ---- beyanından öğrenildiği ve----- tarihinde mahrecine iade” edildiği şerh düşüldüğünü, ihtarname tebliğ edilmemiş olsa da, ihtarnamenin Sözleşme’de ve -----belirtilen adrese keşide edildiğini, tebliğ edilmese de belirtilen adrese keşide edilmesi nedeniyle tebliğ edilmiş sayılması gerektiğine kanaat getirildiğini, tebliğ şerhinin ------ tarihinde dolduğunu, yani gün sonundan itibaren temerrüdün asıl borçlu açısından oluştuğu kanaatine varıldığını, kefilin de yine bilinen adresine tebligat çıkarıldığını, kefilin adreste olmaması nedeniyle isim ve imzadan imtina eden komşuya bildirilip, ----- nolu haber kağıdının kapıya yapıştırılması ve tebliğ evrakının mahalle muhtarına tebliğ edilmesi nedeniyle İhtarnamenin ---- tarihinde tebliğ edilmiş sayılması gerektiğini kredi kullandıran ----- alacağını---- temlik ettiğini, ---- sayılı dosyasındaki ------ alacağını davacıya temlik ettiğini, yapılan, hesaplama neticesinde; alacak tespit edildiğini, takip tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar asıl alacak tutarına yıllık % 27,00 oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
İtirazlar üzerine dosya aynı bilirkişiye tevdi edilerek itirazları değerlendirmesi istenilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu ek raporda özetle; keşide edilen ihtarnamenin hem asıl borçluya hem de kefile tebliğ edilmiş sayılması nedeniyle temerrüdün oluştuğu kanaatine varıldığını ancak mahkeme kefile yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı yönünde karara varacak ise terditli yapılan hesaplamaların raporda gösterildiğini, asıl borçlu açısında açısından 354.695,40 TL, Kefil açısından da ihtarnamenin tebliğ edildiği yönünde karar verilecek ise 350.981,42 TL olduğu, ihtarnamenin tebliğ edilmediği yönünde karar verilecek ise 298.554,31 TL olduğu hesaplandığını asıl alacak tespitinde keşide edilen ihtarnamede belirtilen 309.988,21 TL’lik tutar esas alındığını, yapılan hesaplama neticesinde; şeklinde hesaplama yapıldığını belirtmiştir.
Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: dava dışı banka ile davalı şirket arasında geçerli bir kredi sözleşmesi bulunup bulunmadığının, sözleşme kapsamında yapılan ipoteklerin geçerli olup olmadığı, bankanın usulüne uygun kat ihtarı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılması şartlarının oluşup olmadığı, davacının usulüne uygun alacağı temlik alıp almadığı bu kapsamda davalıların icra dosyasına yaptıkları itirazın haksız olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Somut olayda asıl borçluya ihtar çekildiği, temerrüde düşürüldüğü, borçlunun borcu ödemediği tespit edilmiştir.Her ne kadar kefil kendisine yapılan tebligatın usulsüz olduğunu iddia etmiş ise de yapılan tebligatın bildirilen adrese yapıldığı anlaşılmakla bu yönde yapılan itiraza itibar edilmemiştir.
6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı şirket ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği anlaşılmakla ek raporda yapılan hesaplama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile;
1-Davalı asıl borçlu ... yönünden; ------- sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin 354.695,40 TL asıl alacak ve 336.514,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 691.209,73 TL alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 27,00 oranında faiz işletilmek suretiyle, devamına fazlaya ilişkin istemin reddine
2-Davalı ... yönünden;------ sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin 350.981,42 TL asıl alacak ve 336.514,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 687.495,75 TL alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 27,00 oranında faiz işletilmek suretiyle, devamına fazlaya ilişkin istemin reddine
3-Hükolunan alacağın (davalı ... yönünden 687.495,75 TL ile sınırlı olmak üzere) %20 si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 47.216,54 TL harçtan peşin alınan 8.403,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 38.812,69 TL karar harcının davalılardan (davalı ... %99,46'sından sorumlu olmak üzere) tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 107.681,46 T TL nisbi vekâlet ücretinin davalılardan (davalı ... %99,46'sından sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 4.610,23 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davalı -----------davada kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 8.403,85 TL peşin harç toplamı: 8.673,70 TL ile 5.911,70 TL yargılama giderinden davanın red %0,66 ve kabul %99,34 oranına göre hesaplanan 5.872,68 TL'sinin davalılardan (davalı ... %99,46'sından sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
11-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.178,88 TL'sinin davalılardan (davalı ... %99,46'sından sorumlu olmak üzere), 21,12 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6831 sayılı Kanuna göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
03/06/2025