T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/907 Esas
KARAR NO: 2025/452
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/03/2023
KARAR TARİHİ: 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ----plakalı çekici cinsi aracı ile bu araca bağlı vaziyette ---- tarihinde------- üzerinde park edip evine gittiğini, ertesi gün çekicisini ve çekicisine bağlı vaziyette olan römorkunu park ettiği yerde bulamadığını, bunun üzerine müvekkilinin polis merkezine müracaat ettiğini, polis ekipleriyle yapılan görüşme sonrasında müvekkiline aracının üzerinde bulunan hacizler sebebiyle aracın çekilmiş olma ihtimali olduğunun söylendiğini, müvekkilinin aracı üzerinde haciz talebinde bulunan ---- görüşerek aracın bu şirketler tarafından çektirilmediğini öğrendiğini, müvekkilinin ---- çekici cinsi aracının çalınma rizikosu gerçekleştiği için ----- tarihinde düzenlenen-------poliçe numaralı kasko sigortasına dayanarak sigorta kapsamında doğan alacağını talep etmek üzere sigorta şirketine başvurduğunu, müvekkilinin istenen evrakları sigorta şirketine teslim etmesine rağmen kasko sigortasından doğan alacağına ilişkin araç üzerinde bulunan hacizler bahane edilerek herhangi bir ödeme kendisine yapılmadığını beyanla; müvekkiline ait aracın çalındığı tarihteki rayiç bedelinin bilirkişi incelemesi marifetiyle tespit edilmesine, dava değerini bilirkişi vasıtasıyla tespit edilecek değere ıslah etme ve fazlaya ilişkin hakları saklı ve baki kalmak kaydıyla şimdilik---- davalı şirketin temerrüde düştüğü ------ tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere yönelik temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak; ---- plakalı araç için müvekkili şirket nezdinde ------- mevcut olduğunu, poliçenin mevcut olmasının teminatın tamamen ve otomatik ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, dava konusu olay teminat kapsamı dışı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca başvuru şartı yerine getirilmediğini, başvuran tarafından başvuru dosyası açılmadan önce prosedüre uygun olarak müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, usule uygun bir başvuru var ise bunun başvuran tarafça ispatı gerektiğini, sigortalının sigorta sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının faiz taleplerinin kabul edilemez olduğunu beyanla; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, ------Soruşturma numaralı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.----Soruşturma sayılı dosyası dosyamız arasına alındı. İşbu dosyada daimi arama kararı çıktığı görüldü.----- yazı yazılarak dava konusu aracın tescil bilgileri istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Davalı vekilince poliçenin dosyaya sunulduğu görüldü.Dosya rapor tanzim etmek üzere sigorta hukukunda uzman bilirkişiye ve makine mühendisi bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; dava konusu----- Plakalı aracın ikinci el Ağır Vasıta Çekici araç alım satım sektöründen yapılan piyasa araştırmaları neticesinde mevcut hali ile üç adet hasar kayıtlı ve 136.994 km den fazla kilometre kullanım mesafesinde çalınma tarihi olan ------ tarihinde piyasa rayiç değerinin 160.000 TL olduğunu, ----- tarafından dosyaya sunulan ----- tarihli müzekkere cevabı ekinde yer alan tablolarda ------ plakalı aracın tescil bilgileri yer almakta olup hak mahrumiyeti konusunda herhangi bilginin yer almadığı, ancak -----poliçesinden söz konusu aracın ----- rehinli olduğunun tespit edildiğini, davalı sigortaya başvururken tüm evrakların sunulmuş olması halinde davalının rayiç değerin tamamından sorumlu olduğunu belirtmişlerdir.Rapor doğrultusunda ------ yazı yazılarak rehinin akıbeti ve işbu davaya muvafakatlerinin olup olmadığı sorulmuş olup banka yazı cevabında rehinli bir araç e borç bulunmadığını belirmiştir.Davacı vekili davasını 160.000,00 TL olarak artırmıştır.Dava; Kasko Sigorta Poliçesi gereğince araç rayiç değerinin tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık: davacı yanın aracının çalınmasından doğan zararın kasko poliçesi kapsamında bulunup bulunmadığı, davalı yanın işbu zarardan sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumlu olduğu zarar miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Davalı -------- tarihleri arasında geçerli Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi “Genişletilmiş Kasko” tanzim etmiştir.
Kasko Sigorta Genel Şartları A.1.e maddesinde yer alan Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi açıklaması ve poliçe özel şartlarında belirtildiği şekilde çalınma ana teminatlar arasında gösterilmiştir. TTK. nun 1409/1 maddesine göre sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur. Aynı Kanun'un 1409/2 maddesi “Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.” hükmüne havidir. Bu kapsamda rizikonun teminat dışında kaldığının ispat yükü sigortacının üzerindedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartları' nın A.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer-----------Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortasının mevcut bulunduğu, ilgili poliçede genel olarak çalınma teminatının mevcut olduğu, aracın ---- tarihinde park edilen yerden çalındığı davacının emniyette şikayette bulunduğu, ----- araç üzerinde rehin bulunmadığını belirttiği tespit edilmekle bu nedenle davaya konu meydana gelen olayın poliçe teminat kapsamında bulunduğunun anlaşıldığı, aracın çalınma tarihindeki rayiç değerinin 160.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.Davadan önce davalı sigorta şirketine 22.12.2016 tarihinde müracaat edildiği, buna göre tazminat ödeme borcunun 45 gün sonrası olan 05.02.2017 tarihi itibariyle muaccel olduğu anlaşılmakla bu tarihten faiz işletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; 160.000,00 TL tazminatın 05.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 10.929,60 TL karar ve ilam harcından 5.678,82 TL harcının mahsubu ile bakiye 5.250,78 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ve 5.678,82 TL tamamlama harcı toplamı: 5.948,67 TL ile 8.796,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2025