T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/687 Esas
KARAR NO:2025/360
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 28/09/2023
KARAR TARİHİ: 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;Davalı borçlulardan -----, müvekkil banka güneşli şubesi “tarafından ---- tarihli ---- çerçevesinde tanınan 10.000.000,00TL kredi limiti kapsamında kredi kullandırıldığını, bahsi geçen genel kredi sözleşmesi Borçlu sıfatı ile ----- tarafından müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, borçlu firma, kullandırılmış olan kredi yükümlülüklerini, anılan sözleşmenin ve mevzuatın ilgili hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğini, -----yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabı kat edildiğini, ihtar ve çağrılara rağmen borcunu ödememekte direnen borçlular aleyhinde ------- Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun genel kredi sözleşmesi'ndeki adreslerine İcra Müdürlüğünce gönderilen tebligatlara yönelik borçlu şirket ve kefilin her ikisi de borca, faiz miktarına, faiz türüne, faiz başlangıç tarihine, ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, borçluların kredi kullandıktan sonra kullandırılmış olan kredi yükümlülüklerini, anılan sözleşmenin ve mevzuatın ilgili hi nlerine uygun olarak yerine getirmemiş olmaları; konkordato sürecini alacaklıların mağdur etmek için kullanmış olmaları; genel geçer ibarelerle borca itiraz etmiş olmaları; aslında kredi borcunun ödeme niyetlerinin olmadığını; kamu kaynaklarından kötüniyetli olarak faydalanmayı amaçladıklarını ortaya koyduğunu, müvekkili bankanın Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağının konu edildiği------ Esas sayılı ilamsız icra takibine, karşı taraflarca itiraz edilmesi üzerine açmamız gereken itirazın iptali davasının ön şartı olması nedeniyle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/4 maddesi gereği arabuluculuk yoluna 25.08.2023 tarihinde başvurmak gerekmiştir. Başvurumuz kapsamında --------dosyası ile arabuluculuk görüşmeleri başlamış olup müvekkil Banka tüm iyi niyetli girişim ve önerilerine rağmen, karşı tarafın süreci olumlu sonuçlandırma niyeti bulunmadığından dolayı-----tarihinde anlaşamama "yönündeki son tutanak taraflarca tutulduğunu, borçlu şirket ve kefili, ilamsız icra takibimize konu etmiş olduğumuz borca itiraz ettiğini, söz konusu itiraz yasal dayanaktan yoksun; takibimizi sürüncemede bırakmaya yönelik ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili banka alacağı, borçlu şirketin müvekkil bankanın ---- Şubesi'nden kullanmış olduğu krediye istinaden, borçlu ve kefillerin kendi istek ve iradeleriyle imzalamış oldukları, şartları açık ----- kaynaklandığını, borçlular imzaya itiraz etmediklerini, müvekkili banka alacağının varlığı, miktarının doğruluğu ve takibimizin haklılığı, müvekkil banka kayıtları üzerinde gerekirse yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile de kanıtlanacağını, izah etmeye çalıştığımız nedenlerle; davalı borçluların, haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına müştereken ve müteselsilen mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili tarafından ------ tarihinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ------- davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili davacı bankaya olan borcuna karşılık bir kısım kendisine ait müşteri çeklerini cirolayıp vermiş ve böylece bankaya olan borçlarını ödediğini, müvekkilinin bankaya olan borçlarına karşılık cirolayıp verdiği ve imzası kendisine ait olan bir kısım çeklerden dolayı davacı taraf ------- sayılı dosyasından kambiyo takibi yapmıştır. Davacı işbu dava ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, çekin bir ödeme aracı olup; müvekkili tarafından davacıya olan borçlarına karşılık verildiği, müvekkiline ait çeklerle ilgili davacı kambiyo takibi başlatıldığını, çekin ödeme aracı olması ve verilen çeklerin davacı tarafça borca karşılık alınmış olması karşısında huzurdaki davadaki alacak son bulduğunu, ayrıca davaya konu ilamsız takip USD yani döviz olarak başlatılmışsa da; müvekkilinin bu döviz borcuna karşılık olarak davalı bankaya TL bazında bir kısım müşteri çekleri vermiş olduğu için taraflar arasında borç yenilenmiş ve davalı döviz borcuna karşılık aldığı çeklerle alacağını Türk lirası olarak almaya kabul ettiğini, bu suretle yapılan döviz takibi haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, müvekkili şirketin borcu olmadığından kefilin de bir borcu doğmadığını, ayrıca kefilliğe yönelik Türk Borçlar Kanununda yapılan düzenlemeler karşısında kefil görünen ----- sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli davacının 5 20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri yükletilmesine karar verilmesini talep edilmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:Dava: davacı banka ile davalı şirket arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı bankanın takip tutarı kadar alacağının olup olmadığı, anılan sözleşme yönünden davalı------- geçerli bir kefaletinin olup olmadığı takibe konu borcun davalı şirketçe verilen çeklerle ödenmiş olup olmadığına ilişkindir.Dosya konusunda uzman bankacı bilirkişi heyetine verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi . ----tarihli raporunda ; dava dışı ---- davacı ---- Takip tarihi itibariyle ---Asıl alacak,----akdi kar/faiz ve ---- olmak üzere toplam --- borçlu olduğu, davalı ----- , davacı -----Takip tarihi itibariyle tespitlerimiz gibi ---- Asıl alacak, talebe bağlı 18,04USD Toplam Kar ile birlikte 137.258,67USD borçlu olduğu hesaplanmış olup , Davalı kefil -------- ilgili borçtan sorumlu olacağı , takip talebinde talep edilen 12.818.42TL faiz/kar talebi yönünden incelendiğinde , hesaplamalarımız döviz olarak yapıldığından kari/faiz tespitimiz de döviz olarak yapılmıştır. Bu nedenle Talep edilen TL kar/faiz ayrıştırması yapılamadığı, ancak tespitlerimizde ------- alacağı bulunduğundan TL olarak talep edilen 12.818,42TL nin hesaplamaya dahil edilebileceği kanaatine varılmış olmakla birlikte takdir Yüce Mahkemenin olacağı, ayrıca bankadan temin edilen bilgilerde takip tarihi sonrasında davalı firma tarafından temlik edilen çektahsilatları ile aşağıda dökümü bulunan 356.321,56TL tahsilat olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu itirazın iptali olması sebebi ile takip sonrası tahsilatlar hesaplama dışında bırakıldığı, dava dışı-------- davacı bankada 06.12.2021 kat tarihi itibariyle bir adet --------nolu çek yaprağı bulunduğu, bu çek yaprağın 2021 yılında karşılıksız işlem gördüğü ve bankanın 2.670,00-TL gayri nakdi riskinin bulunduğu, davacı Bankadan temin edilen bilgiler doğrultusunda Yasanın bu açık hükmü, doğrultusunda ----- tarafından çıkarılan Tebliğ kapsamında davalıların, davalı firmanın ---- Takip tarihi itibariyle 1 adet çek yaprağından kaynaklı 1x6.000- 6.000,00TL Gayri Nakit Riski bulunduğu , güncel (13.08.2024) olarak ise 1x9.270,00TL taahhüt bedelinden sorumlu olduğu, davalının kar getirmeyen hesaplarında ilgili tutarın bloke gerektiği, şeklinde raporunu sunmuştur. Mahkememiz 04.12.2024 tarihli duruşmasında rapora karşı itirazları karşılar ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdine,” karar verilerek dosyanın tarafıma tevdi edilmesi üzerine, dosya içeriği ve bankadan alınan belge ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme yapılarak, ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi ek 30/01/2025 tarihli ek raporunda ; Kök raporda da belirtildiği gibi takıp ve dava konusu kredilere ilişkin hesaplamalarımızda asıl alacak tespitine ilişkin uygulama detayı belirtildiği, Davacı Bankanın vadesi gelmeyen taksitlerinde geri ödeme planında bulunan kar paylarınıda takip talebinde talep ettiğinin görüldüğü, ancak söz konusu hesaplamanın yapılması durumunda vadı gelmeyen taksitlerin taksit sonuna kadar talep edilmesinin mümkün olmayacağı, bu durumda takip tarihine kadar mükerrer faiz hesabı yapılmış olacağı, bilirkişiliğimizce yapılan hesaplamada davalı borçlu tarafından en son yapılan ödeme tarihindeki asıl alacak tutarına faiz hesabı yapılarak takip tarihi itibari ile talep edilebilecek tutarın Bankacılık Mevzuatı, Yasalar ve Yargıtay kararları doğrultusunda hesaplanmış olup, kök rapordaki hesaplamalarımızda bir değişiklik bulunmadığı, borçlu -------- davalı olup, kök raporda sehven dava dışı olarak belirtildiği, davalı vekili itirazında konu edilen çek tahsilatları hesaplamalarımızda işleme alınmıştır. Takip tarihi sonrasında tahsil edilen çekler ise dava konusu İtirirazın iptali olması sebebi ile borçtan düşülmediği, takip sonrası tahsilat tarihleri dava tarihi sonrasında olduğu, tahsilatların hesaplamaya dahil edilmesi yönünde karar vermesi hali için ; Kök raporda tespit edilen EUR toplam borç, takip talebinde belirtilen kurlar ile borç TL'ye dönüştürülerek, Takip tarihi ile Son tahsilat tarihi arasındaki hesaplama sonucunda; kök raporda tespit edildiği gibi EUR kredide 28.07.2023 Takip tarihi itibariyle 35.340,81EUR borç tespit edilmiştir. İcra Takip talebinde belirtilen “1 EUR:30,0746TL” kur ile TL karşılığı 1.062.860,82TL olacağı, yapılan tahsilatlar TBK 100. Maddesi gereğince önce faiz veferilerindendüşüldüğünde; davalı ---- Davacı-----Son ödeme yapılan çek itibariyle (19.07.2024) 1.538.347,72TL borçlu olduğu , şeklinde raporunu sunmuştur.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı borçlulardan ------- arasında ----- çerçevesinde 10.000.000,00-TL kredi limiti kapsamında kredi kullandırıldığı, diğer davalı --- borçlu sıfatıyla müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ---imzaladığı, asıl borçlunun tahahhüt edilen süre içerisinde borcunu ifa etmediği ve bu nedenle davacı banka tarafından ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, Dolar ve Euro üzerinden alınan finansman kredilerinin bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme de belirlendiği üzere taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuat hükümlerine göre kar oranı da hesap edilmek suretiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile ----------- Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen kabulü ile , takibin
Euro üzerinden asıl alacak 31.987.92-Euro, işlemiş faiz 4.84 -Euro toplam 31.992.76-Euro üzerinden takibin devamına,
Usd üzerinden asıl alacak 137.240.63-Usd , işlemiş faiz 18.04-Usd toplam 137.258.67-Usd üzerinden takibin devamına , fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
Asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli 320.699,61-TL harçtan davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269.85-TL Başvuru Harcı, 60.662,11-TL Peşin Harcı, 24.960,84-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 85.892,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 234.806,81-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 510.738,41-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Red edilen tutar üzerinden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden -------göre hesaplanan 51.729,12-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6------- bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.918,98-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, kalan 201,02- TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından sarfedilen 7.635,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.143,09-TL lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 491,91-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı Vekilinin ve Davalılar Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2025