T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/373 Esas
KARAR NO: 2025/333
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/05/2024
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirkete, farklı tarihlerde ihraç kayıtlı -----satışı yaptığı, müvekkili şirketin yapılan satış işlemine ilişkin davalı şirkete fatura düzenlediği, düzenlenen faturaların müvekkili şirket tarafından malların süresi içerisinde teslim edildiği, borçlu tarafından -----tarihli dilekçeler ile söz konusu malların müvekkili şirketten alınarak yurt dışı merkezli farklı bir firmaya malları sattığını beyan ettiğini, yine söz konusu malları yurt dışına ihraç ettiğini gösterir ----- düzenlenen gümrük beyannamelerinin mevcut olduğu, müvekkili şirket tarafından düzenlenen 3 adet fatura toplamının 25.643,23 USD olduğu, davalı tarafından davacının düzenlediği faturalar istinaden farklı tarihlerde yapılan ödeme sonrası müvekkil şirketin 8.761,23 USD bakiye alacağının mevcut olduğu, karşı tarafça faturaya itiraz edilmediği, faturaların USD olarak düzenlendiği borçlu tarafından bir kısım ödemelerin yapıldığından fatura alacaklarının USD olarak talep edildiği, davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; davacı tarafça --------tarihli faturalara konu tüm edimlerin eksiksiz şekilde yerine getirildiğinin savunulduğu, bu hususta faturaların delil olarak dayandırıldığı, davacının edimini gereği gibi yerine getirmediği, davalıyı büyük zarara uğrattığı, kusurlu ifa nedeniyle taraflara arasında yazışma ve fotoğraflar bulunduğu, davacının ayıbı kabul ederek ürünlerin yenisini göndereceğini söylediği halde göndermediği, satıcı tarafından faturalar teslim edilmiş olsa bile faturalarda yazılı hizmetin eksiksiz ifa edildiğinin in satıcıda olduğu, davacı tarafından başlatılan takip talebinde takip dayanağı ödeme yükümlülüğünün USD olarak ifası talep edilmekte olup yine huzurda görülen davada da USD cinsinden alacağı talep ettikleri, bu hususun Türk Parası Kıymetini Korum Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 19/04/2022 tarihli 31814 sayılı Resmi Gazete" de yayımlanan 2008-32/34 Sayılı Tebliğe aykırı olduğu, açıklanan nedenlerle davanın usulden reddine, davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ----- Esas sayılı takip dosyasında, "fatura alacağı" sebebine dayalı olarak 8.761,23 USD asıl alacağın ve 916,91 USD işlemiş faiz alacağıyla birlikte tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının davalıdan ---- tarihli faturadan kaynaklı alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;Davacının, davalıya fatura konusu eskitme mermer niteliğindeki malı sattığını ispatlaması gerektiği, davacı vekili teslime dair bir vesika sunmamışsa da ticari defterler taraflar lehine delil olabilecekitir, zira uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu yani iki tarafında defter tutma yükümlülüğü bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari defterlerine geçirilmesi gereken bir işten doğmuş olduğu, davacının defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır.TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur.-------
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi -----yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ---- Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme günü verilmiş, bu karar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bilirkişi raporunun davacının ticari defterlerinin incelenmek suretiyle hazırlandığı, dava konusu faturaların davacı şirketinin defterlerinde ise kayıtlı olduğu ise, bilirkişi raporu ile sabittir. HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporuna göre 8.756,78 USD asıl alacağı bulunduğu değerlendirilmekle, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulü ile davacının yaptığı takibe davalının itirazının iptaline karar verilmiştir. İşlemiş Faiz Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Her ne kadar takip dosyasında işlemiş faiz talep edilmiş ise de ; Taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme mevcut olmadığında ve borçlunun bir ihtar veya ihbarla temerrüde düşürülmediğinde işlemiş faiz talebi kabul edilemeyeceği, davacının düzenlemiş olduğu fatura tutarının ödeneceği vade belirtilse dahi bu durumu değiştirmeyeceği ----anlaşılmakla, anılan bu şartlar gerçekleşmediğinden davacının işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davalının -------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile,
2-Takibin 8.756,78 USD asıl alacak, üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Alacağın %20 sine tekabül eden 54.479,60 TL icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 19.291,16 TL harçtan peşin alınan 3.824,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.466,49 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 45.184,98 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 29.713,85 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 4.252,27 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan 5.602,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 5.068,69 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
11-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%9,52) ve kabul (%90,48) oranına göre hesaplanan 1.194,34 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 125,66 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde----- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2025