T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/136 Esas
KARAR NO:2025/292
DAVA: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ: 22/02/2024
KARAR TARİHİ: 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---------- davalı şirkette %30 hissedarı olduğunu,------ yılında kar dağıtımı ile ilgili olarak genel kurul kararı olmaksızın yönetim kurulu kararı ile kar dağıtımına karar verilmiştir, müvekkili bu durumdan haberdar değildir, kendisine bu konuda bilgi verilmemiştir, kar payı müvekkilimizin şahsi hesaplarına yatırılmamıştır, diğer %70 ortak ---- ile olan ortak hesaba yatırılmıştır, kar payının yatırıldığı ertesi gün bu para---- tarafından kendi şahsi hesaplarına yatırılmıştır, finansal bilgilerinin müvekkilime verilmemesi ile ilgili olarak ----- esas sayılı dosyasında dava görüldü, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir, bağımsız denetim raporunda şirket işlemlerinde yüksek meblağlı işlemler yapıldı, dava dışı ------ortaklığı bulunan başka bir şirkete para aktarımı vardır, arada 1 sene öncesi ve sonrasında fahiş farkı bulunmaktadır, ayrıca bunlar genel kurul kararı olmaksızın yapılmaktadır, müvekkile bilgi verilmemiştir, ---- genel kurul ile huzur hakkı verilmesine rağmen sebebi açıklanmadığı bir sebeple yüksek meblağlarda ödemeler yapıldı bu nedenle de müvekkilir zarara uğratıldığı ve özel denetçi tayin edilmesi sebebiyle tüm hususların açıklığa kavuşmasını talep ve davanın kabulünü karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanları davacı tarafın bu celse sundukları beyanlar cevaba cevap dilekçesinde yer almaktadır ancak yargılama basit yargılama usulüne tabi olup cevaba karşı cevap dilekçesi sunulamaz iddia ve savunmanın genişletilmesine muvafakatimiz yoktur, ----- sayılı dosyasında davacının sormuş olduğu hususlarda yeterli bilgi verildiği tespit edilmiştir, ayrıca ortak hesapla ilgili olarak davacı taraf ---- ----- suç duyurusunda bulunulmuştur, ----bankadan gelen kayıtlar üzerinde imza incelemesi yaptırmış ve ortak hesap açılmasına ilişkin sözleşmenin altındaki imzanın davacı asile ait olduğu tespit edilmiştir ve bu nedenle --- kararı verilmiştir,------- soruşturma numaralı ----- numaralı dosyadır, davacı tarafça ileri sürülen talep TTK 439 maddesi şartlarına uygun değildir, ------ yılından itibaren davacı asil tüm genel kurul toplantılarına katılmıştır, genel kurul toplantılarında ve kar payı dağıtım toplantı tutanaklarında davacı asilin imzası vardır ve genel kurul tarafından kar payı dağıtımının yürütümünün yönetim kurulu tarafından yapılması hususunda alınan genel kurul kararı altında davacı asilin imzası vardır, müvekkil şirket bağımsız denetime tabi yeminli mali müşavir tarafından denetimi yapılmaktadır, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, TTK'nun 635. maddesi atfı ile, TTK’nun 438. ve devamı maddelerinde düzenlenen özel denetçi tayini istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü ve davalı şirkete özel denetçi atanmasını gerektirir TTK 438 ve devamı maddelere göre şartların oluşup oluşmadığı somut bir zararın olup olmadığı yönünde şirket defterleri ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosya konusunda uzman Mali Müşavir/Bağımsız denetçi bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi ------ tarihli raporunda: tarafından davaya konu edilen şirketin --- tarihinde yapılan ------- bizzat katıldığı ve dava konusu taleplerine ilişkin şerhlerini koyduğu, T.T.K. m. 523/2 uyarınca genel kurul; aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekliyse, bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kar payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa, kanunda ve esas sözleşmede öngörülenlerden başka yedek akçe ayrılmasına da karar verebilecek olup, buna göre, olağanüstü yedek akçe ayrımı için üç koşul sayılabileceği; Yedek akçe ayırmanın aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekli olması, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kar payı dağıtımı yönünden haklı görülmesi, bu konuda genel kurulda karar alınmasıdır. Somut davada; öz varlığı ve şirketin karlılığı ve yukarıdaki bilanço mali analiz oranlarına göre şirketin kâr dağıtımı yapmasının, şirketin faaliyetlerini sekteye uğratmayacağı, çoğunluk hissedarının kâr dağıtılmamasına gerekçe olarak “şirketin ticari gerekçeleri ve yatırım planları” gösterilmekteyse de ticari gerekçeleri ve yatırım planlarına ilişkin somut hiçbir belirtilmediğinden soyut bir ifadenin kârın dağıtılmamasında geçerli bir neden olamayacağı kanaatine varılmakla birlikte, şirketin kârının tamamının veya bir kısmını dağıtılıp dağıtılmayacağı genel kurula ait münhasır bir yetki niteliğe sahip olduğu için bir başka kişi ve/veya organa devredilemeyeceği, ---- yapılan huzur hakkı ödenmesine genel kurul kararı çerçevesinde ve dönem kârı ile uyumlu olduğu, şirketi herhangi bir zarara uğratmasının söz konusu olmadığı, şeklinde raporunu sunmuştur. TTK’nun 439. maddesi gereğince, genel kurulun özel denetim isteminin reddetmesi halinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri ve paylarının itibari değerinin toplamı en az bir milyon TL olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinde bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde özel denetçi atanmasını isteyebilir. Dilekçe sahiplerinin kurucuların veye şirket organların kanunu ve esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koymaları halinde özel denetçi atanır.
Mahkemenin azlığı talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için TTK’nun 438. maddedeki şartların somut olayda var olup olmadıklarını incelemesi yanında ikinci fıkrada yer alan şartın da aranması gerekir. Söz konusu ek şart kanunun veya esas sözleşmenin ihlal edilmesi suretiyle şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratılmış olmasıdır. İhlal şirketler hukukunun yazısız kurallarına aykırılığı da kapsar. Bu ek şartın usul hukuku anlamında muteber delillerle ispatı şart koşulmamış, ikna edici olgularla veya inandırıcı bir şekilde ortaya konulması yeterli görülmüştür. Zarar ile borçlar hukuku anlamında mal varlığı eksilmesi kast edilmiştir.Somut olayda davacının, davalı şirkette % 30 pay sahibi olduğu, dava dışı ------ ise %70 oranında pay sahibi olup davalı şirkette yönetim kurulu başkanı olduğu, davalı şirketin ---- tarihinde yapılan ------yılı olağan genel kurulunda davacının bizzat toplantıya katılarak özel denetçi atanma talebinde bulunduğu bu talebinin 4.935.000 olumlu oya karşılık 11.515.000 olumsuz oyu ile reddedildiği, bu konuda muhalefet şerhi düştüğü yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelendiği, şirketin öz varlığı ve karlılığı bilanço mali analiz oranlarına göre şirketin kar payı dağıtımının yapmasının şirketin faaliyetlerini sekteye uğratmayacağı,------ yapılan huzur hakkı ödenmesine genel kurul çerçevesinde ve dönem karı ile uyumlu olduğu şirketi herhangi bir zarara uğratmasının söz konusu olmadığı, özel denetçi tayini gerektirir somut verilerin dosyaya sunulmadığı, yapılan incelemede de şirketin zarara uğratıldığı yönünde bir tespit yapılmadığı, mahkememizde yapılan yargılama kapsamında ve sunulan deliller çerçevesinde; davalı şirket kurucularının veya şirket organlarının, kanunu ve esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıkları yönünde kanaat oluşmamıştır, koşulları oluşmayan özel denetçi tayin isteminin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine,
Dair, Davacı Vekillerinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı verilen karar KESİN olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/05/2025