T.C.İstanbul Anadolu6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/173 Esas
KARAR NO: 2025/334
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 06/03/2024
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:Davacı vekili; davalı adına kayıtlı olan ----- Plakalı araç ile müvekkiline ait olan ----- Plakalı araç arasında 08.01.2024 tarihinde kaza meydana geldiğini, işbu trafik kazasında davalı adına kayıtlı olan araç 6100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araç ticari plakalı bir taksi olduğu için onarımda geçen süre boyunca oluşan ticari kazanç kaybının tazmini amacıyla ekspertiz yaptırılmış ve yapılan inceleme sonucu 30.01.2024 tarihli ekspertiz raporu tanzim edildiğini, işbu ekspertiz raporunda ticari kazanç kayıp bedeli 21.000,00 TL olarak hesaplandığını, ticari kazanç kayıp bedelinin tazmini amacıyla ------ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi dosyasına yapmış olduğu haksız itirazında asıl alacağa ve faize itirazda ettiğini, ancak davalının itirazının haksız olduğunu, işbu sebeple müvekkilinin aracında meydana gelen ticari kazanç kaybından kazada kusurlu olan taraf olan davalı haksız fiilden doğan sorumluluğu çerçevesinde mesul olduğunu, borçlunun haksız olan itirazının iptalini, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; davacının, ticari kazanç kaybına ilişkin taleplerini müvekkili şirkete yönetmiş ise de haksız fiil halinde tazminat sorumluluğunun doğması için gereken kusur, zarar ve illiyet bağı gerekli olduğunu, müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, tutanaktan görülebileceği üzere kaza mahalline trafik polisi ekibinin dahi gelmediğini, trafik polisi olmaksızın müvekkili şirketin yokluğunda taraflarca tutulan tutanağa itiraz ettiklerini, olay yerine ait kamera kayıtlarının celbini, olay mahallinde keşfi icra edilmesini akabinde ------bilirkişi raporu alınarak kusur oranlarının belirlenmesini, dava dilekçesi ekine davacı tarafından seçilerek sunulan görüntüler ile olayın egzajere edildiğini, yaşanan olay basit bir sürtüşmeden ibaret olduğunu, sunulan görüntülerden tespit edilebileceğini, davaya konu edilen hasarın kazadan önce veya sonra oluşup oluşmadığını araştırılmasını, davacının, uğradığını iddia ettiği ticari kazanç kaybı tamamen mesnetsiz ve tek taraflı taleple ikame edilmiş ekspertiz raporunda görülen 21.000,00 TL olarak tespit edilen tutarın dayanaktan yoksun olduğunu, davacının dayandığı kaza tespit tutanağının kusur oranlarına ilişkin tespitleri açısından da irdelenmesi gerektiğini, dava dilekçesiyle sunulan kaza tespit tutanağında belirtilen kusur oranına itiraz ettiklerini, mahkemenizce huzurdaki davanın da sonucunu etkileyecek olması sebebiyle, kusur oranının tespiti için yeni bir rapor alınmasını, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davacı kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olduğundan alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, trafik kazası sonucu uğranılan araç mahrumiyet zararına ilişkin yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; Davalı yanın sevk ve idaresindeki---- plakalı araç ile davacı yana ait -----plakalı araç arasında 08/01/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranlarının ne olduğu, davacının kaza nedeniyle araç tamir süresince araç mahrumiyet zararının (kira-kazanç kaybının) ne olduğu, bu kapsamda, davacıca başlatılan takibe davalının yapmış olduğu itirazın iptali gerekip gerekmediği, hususundadır. Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında ;Sürücüler arasında düzenlenen olay yeri kaza tespit tutanağında; ----tarihinde saat 23.15 sıralarında ---- önünde beklemekte olan----plakalı araca Sürücü ---sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın sol ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği kaza tespit tutanağından anlaşılmıştır.Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, Kazanın oluşumunda Davalı yan araç sürücüsü----sevk ve idaresindeki -------- plakalı aracı ile seyri sırasında aracını dikkatsiz ve tedbirsiz kullanarak, Tehlike ve sorumluluğun arttığı her alanda motorlu araç sürücülerinin hem kurallara uymak hem de yüksek özen göstermekle yükümlü oldukları gerçeğiyle 2918 sayılı K.T.K. 56/1-a (Sürücülerin geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, yasaktır.) ve Madde 84 — f) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, hallerinde asli kusurlu sayılırlar. Kurallarını ihlal ettiğinden asli ve % 100 oranında kusurlu olduğuna,Davacı yan araç sürücüsü --- sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı aracı park halinde olduğu sırada meydana gelen olayda hatalı tutum ve davranışı bulunmadığına, kanaat getirilmiştir.Buna göre, 08.01.2024 tarihinde meydana gelen kazanın, ---plaka sayılı araç sürücüsünün kusurundan (haksız fiilinden) kaynaklandığı, --- plaka sayılı araç sürücüsünün olayda yukarıda açıklandığı şekliyle kusurlu olması nedeniyle; ---- araç maliki davalı şirketin, araç maliki olması nedeniyle araç işleteni olmasından kaynaklı KTK madde 85 kapsamında tehlike sorumluluğu bulunması, ---- sayılı kararında da belirtilen kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve zararın tümünün olayda gerçekleşmiş olması nedeniyle kaza neticesinde meydana gelen zararlardan davalı yan sorumludur.Araç Mahrumiyet Zararı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davalı yan araç sürücüsünün kusurundan kaynaklı meydana gelen kazada davacı aracını tamirde kaldığı sürece kullanamamaktan kaynaklı zararını davalıdan talep edebilir.Bu cihette bilirkişiden aldırılan raporda, davacıya ait ----- model 131.493 km deki ticari taksinin 7 günde tamir olacağı günlük net 3.000,00 TL gelir kaybı olduğu, buna göre toplamda 21.000,00 TL araçtan faydalanmama gideri olacağı, belirtilmiştir. Rapor yerinde görülerek hükme esas alınmıştır. Davacınında da takip talebinde bu bedel üzerinden, alacak talebinde bulunduğu görülmekle, davalının asıl alacağa ilişkin itirazının haksız olduğudeğerlendirilmekle, itirazın iptaline karar verilmiştir.İşlemiş Faiz Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davacı yan takip talebinde 119,10 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuştur.Bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder. Gerçek Kişiler Açısından; Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Bu kapsamda davacı yan kaza tarihi olan 08.01.2024 tarihi ile takip tarihi olan 31.01.2024 tarihi arası talebi gibi yasal faiz alacağı mahkememizce yapılan hesaplamada da 119,10 TL olduğu görülmekle, işletilen faizin de yerinde olduğundan bu yönden yapılan itirazında iptaline karar verilmiştir.Ekspertiz Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davacı yan takip talebinde 600 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. Ekspertiz ücreti haksız fiil kapsamında talep edilebilecek zorunlu giderlerden olduğu, talebe konu miktarın makul olması nedeniyle, davalının bu cihetteki itirazının da iptaline karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.-----Bu kapsamda, dava araç mahrumiyet zararı tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmadığından, zarar bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının -------Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-İcra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.483,63 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.056,03 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 21.719,10 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 855,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 174,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.674,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2025