T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/699 Esas
KARAR NO: 2025/318
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 04/05/2023
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka bünyesinde uygulanan ihracat kredi sigortası programı ile ihracatçıların yurtdışından doğan tahsilatı riskli alacakları güvence altına alınıp, ihracatçıların yeni pazarlara açılması amaçlandığını, müvekkili şirket tarafından ----- firmasına yapılan, ------ tarihli toplamda 93.909,00 USD fatura tutarlı mal sevkiyatı, davalı şirket nezdinde ----- numaralı -------- tarihinde alıcı limit kararı onaylanarak sigortalandığını, yükün------ varmasından sonra, taşımayı gerçekleştiren ------ malın alıcısına bir takım uğraşlarla ulaştığında, alıcının malı teslim alacağını beyan etmesine rağmen, çeşitli sebepler sunarak malın konişmentosunu teslim alma işlemini uzatması ve tarafları oyalaması üzerine, nihayetinde demuraj ve masrafların artmaması için, ---- tarihinde taşıyıcı -------- firmasınca taraflarına, çekilmeyen konteyner ihtarı gönderildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin bir yandan sorunu çözmeye çalışırken diğer yandan ------- tarihinde, ihracatın tamamlanamayacağına dair risk, davalı ---- bildirilmiş ve bu ihbarı davalı yanca aynı tarihte ----- de işleme alındığını, bu taşımada, müvekkilinin sadece ihracatçı yükleyen sıfatına haiz olup, taşıtan ve alıcı sıfatı ise ------- yerleşik firmaya ait olduğunu, yüklemeden sonraki taşıma süreci, varış limanı işlemleri, malın teslim alınması sürecini yürüten ve bundan sorumlu olan taraf müvekkili şirketin olmadığına, davalı tarafın, riskin kendisine bildirilmesinden itibaren 2 aya yakın bir süre halen ihracatın tamamlanacağı intibaı ile hareket ettiğini, poliçeyi devreye sokmadığını, olumlu ya da olumsuz bir cevap vermediğini, müvekkili de bekletmiş ve ek liman masraflarının doğmasını göze aldığını, bu süreçte müvekkilinin ihracatçı olarak bir kusuru olmadığını, ihracata konu ürünlerde de bir kusur olmadığını ve daha da önemlisi, bizzat kendi ön incelemelerine rağmen, tam da poliçede, gerçekleşmesi halinde tazmini taahhüt edilen ihracatın müvekkilden kaynaklanmayan, alıcıdan kaynaklanan ticari ve politik risklerin gerçekleşmesi nedeniyle tamamlanamadığını birebir tespit ettiklerini ve bu minvalde süreci yürüterek ihracatın tamamlanacağı inancıyla hareket ettiğini, iade masrafları sırasında doğan zararın ödeneceğine güvenilerek müvekkile tarafından, liman masraflarının da daha fazla artmaması ve malların kurtarılması için derhal mahrece iade işlemlerine başlanılmış, nakliye acentesi ---- firması ile bu konuda bir anlaşma yapıldığını ve mallar ---- geri getirildiğini, davalı firma ---- tarihli yazısı ile malların ------- geri getirilmesi halinde, poliçenin 8.3. ve diğer ilgili maddeleri çerçevesinde zararımızın tazmin edileceğini belirtmişse de, mahrece iade işlemleri tamamlanıp belgeleri ile birlikte davalıdan talep edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine, davalı şirkete, ------- numaralı poliçe ile sigortalanmış bulunan malların---------- tarafından teslim alınmaması ve limanda bekledikten ve bekleme kaynaklı masraflar doğduktan sonra, malın zayi olmaması için, elde edilecek kardan da mahrum kalınarak (ki bu zarar kalemi de sigorta kapsamındadır), davalının yönlendirmesi ile mahrece iade edilmek zorunda kalınması nedeniyle uğradıkları 26.719,86 USD’lik zararın ödenmesi için, --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ancak bir sonuç alınamaması üzerine, bu kez davalı şirket hakkında, -------- sayılı icra takibi başlatıldığını beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı davacı,---- şirketine ------- toplam 93.909 ABD Doları tutarında alacak iddiasıyla müvekkili bankaya sigorta tazminatı başvurusunda bulunduğunu, sigortalı, müvekkili bankaya ------------ tarihlerinde e-posta iletileri gönderdiğini, fakat, müvekkili bankanın "Alıcı ile olan uyuşmazlıkları" hakkındaki sorularına herhangi bir yanıt vermediğini, ek olarak Alıcı ile yapılmaya çalışılan anlaşmanın %50 iskonto ile malın çekilmesi, demuraj masrafının yarısının ödenmesi, kalan demuraj masrafının ise Alıcıdan ödeme alındıktan sonra kendileri tarafından karşılanacağı hususlarının bildirildiğini, bu doğrultuda, müvekkili banka tarafından sigortalıya gönderilen 15.12.2021 tarihli e-posta iletisinde "sigorta tazminat işlemlerinin Alıcı tarafından kabul edilen borca ilişkin yürütülebildiği, eğer %50 indirimden sonra kalan tutarın sigorta kapsamında ödenmesi talep ediliyorsa bunun mümkün olmayacağını, zira sigortalı tarafından feragat edilen bir tutar için sigortanın devreye girmeyeceği" bildirildiğini, ayrıca sigortalıdan bilgi, belge ve görüş beklendiği, yukarıda bahsi geçen e-posta iletilerine dönüş yapılması talep edildiğini, ancak geçen sürede herhangi bir yanıt alınamadığını, bu çerçevede, müvekkili banka, ------------maddeleri gereğince söz konusu sevkiyatlara ilişkin olarak herhangi bir işlem yapılamayacağını sigortalıya bildirdiğini, ticaret müşavirliğinin yazısında alıcının, alacak (karşı tazmin) iddiası söz konusu olduğunu, sigortacı müvekkili banka, tüm -------- ihracatçılarına sigorta himayesi verdiğini, sigortacıdan, her bir sigortalının alıcılarıyla olan satım ilişkisinin kapsamını, alıcıların def'i, itiraz, borca aykırılık, karşı tazmin, mahsup iddialarının varlığını ve geçerliliğini bilmesi, biliyor olması beklenemeyeceğini, sigortacının böyle bir yükümlülüğü söz konusu olmadığını, sigortacı, sigorta tazminatının ödenmesinden önce sigortalının alıcıdan olan alacağını devraldığını, sigorta tazminatının ödenmesinden sonra da alıcıya rücu edileceğini, sigortalı ile alıcı arasında uyuşmazlık olması durumunda, alacak hakkının korunması ve ispat açısından yargılamanın, alacağı devralacak olan sigortacı yerine, satış sözleşmesinin tarafı olan ve sevkiyatı gerçekleştirmiş olan sigortalı tarafından takip edilmesi ve neticelendirilmesi isabetli olduğunu beyan ederek haksız ve yersiz olan davanın esastan reddine, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.-------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacının 26.719,86 USD yabancı para alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının İİK'nın 58. maddesinin emredici kuralına aykırı biçimde gösterilmediği tespit edilmiştir. Öte yandan 555,78 TL ihtar gideri ve 16,31 TL faiz olmak üzere toplam 572,09 TL alacak talebi için ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde takibe itiraz ettiği, takibin durduğu belirlenmiştir.Dosya rapor tanzim etmek üzere dosya bankacılık alanında uzman bilirkişiye, taşıma hukuku alanında uzman bilirkişiye ve aktüer bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; davaya konu mahrece iade bedeli olarak davacı şirket tarafından dava dışı ----------- taşıma firmasına ödenen 26.719,86 USD taşıma bedelinin %90’ı tutarındaki 24.047,87 USD’nin davacının davalıya keşide ettiğini ihtrnamenin tebliğinden itibaren işlemiş ve işleyecek-------- o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile talep edebileceğini davacının ödediği ve belgelediği 555,78 TL ihtarname giderini HMK m.323/1/ç maddesi gereğince ve TBK m.117; TTK m.3,9; 3095 sayılı kanun 2/2 maddeleri gereğince 11.08.2022 takip tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte talep edebileceğini belirtmiştir. Dava davalı tarafça ----- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davası niteliğinde olduğu anlaşıldı.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafça başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Davacının 26.719,86 USD taşıma bedeli için başlatmış olduğu takip yönünden; icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının İİK'nın 58. maddesinin emredici kuralına aykırı biçimde gösterilmediğinin tespit edildiği, itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü ile (aynı yönde ------- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 inci maddesi uyarınca işbu miktar için açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.Davacının 555,78 TL ihtar gideri ve 16,31 TL faiz olmak üzere toplam 572,09 TL alacak talebi yönünden; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının ödediği ve belgelediği 555,78 TL ihtarname giderini talebinde haklı olduğu tespit edilmekle işbu bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu miktar alacak yönünden davalının takip tarihi itibari ile temerrüde düşürüldüğü anlaşılmakla faiz talebinin reddine karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-26.719,86 USD yönünden usule uygun bir takip başlatılmaması nedeniyle davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Davalının -------- Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 555,78 TL asıl alacak üzerinden alacağa takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA, aşan istemin reddine,
3-Hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 615,40 TL harçtan peşin alınan 5.813,04 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 5.197,64 TL karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 555,78 TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 5.813,04 TL peşin harç toplamı: 5.992,94 TL ile 12.113,25 TL yargılama giderinden davanın red %99,88 ve kabul %0,12 oranına göre hesaplanan 14,54 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3,74 TL'sinin davalıdan, 3.116,26 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6831 sayılı Kanuna göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025