T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/303 Esas
KARAR NO: 2025/298
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/04/2023
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:Davacı vekili esas davada; müvekkili ile davalı tarafın malzeme temini, üretimi, tamiratı, inşaat sektörü ve otomotiv sektörü ile iştigal ettiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, davalı tarafından müvekkilinin ihtiyacı doğrultusunda temin edilen elektrik malzemeleri ihtiyaçlar ve talepler doğrultusunda gönderildiğini, müvekkilinin davalı şirket ile açık hesap şeklinde çalışmış ve davalı taraftan malzeme temin etmeden fazlası ile ödemelerini gerçekleştirdiğini, ticari defterler incelendiği takdirde temin edilen malzemeler ve yapılan ödemelerin açıkça görüleceğini, müvekkilinin bu ticari ilişki kapsamında davalı tarafa ayrıca şirket adına teminat senedi verildiğini, teminat senedinin davalı tarafça kötü niyetli kullanılarak icra takibi yapıldığını, davalı tarafça müvekkiline yönelik vade farkı faturası kesilmiş ve bu vade farkı faturasına itiraz etmesine rağmen davalı tarafın defterlerine işlediğini, davalının vade farkı faturası ticari defterlerine işlenerek müvekkiline borçlandığını, müvekkilinin kabul etmedi faturalar ile davalı tarafın iyi niyetli hareket etmiş ve elindeki teminat senedini doldurarak------ Esas dosyası ile ihtiyati haciz takibi yaptığını, söz konusu takibin ihtiyati haciz olması nedeniyle müvekkilinin borcu ödemek zorunda kaldığını, borcun ödenmesi neticesinde müvekkilinin davalı taraftan alacaklı konumuna geçtiğini, 2022 yılında müvekkili tarafından yapılan ödemelerin toplamı alınan mal ve hizmetlerden fazla olduğunu, taraflar arasındaki cari hesap ekstreleri ve ticari defterler incelendiğinde 2021 yılı devreden bakiye ve 2022 yılı mal alım faturalarının haksız kesilen faturalara yapılan ödemeler mahsup edildiğinde müvekkilinin davalı tarafa fazla ödeme yaptığını, müvekkilinin dürüst ticaret yapmayan davalı ile ticaretini bitirmek istediğini, bu kapsamda cari hesaplar incelendiğinde müvekkilinin fazla ödemiş olduğu bedelin iadesinin gerektiğini, müvekkilinin aradaki ticari ilişki kapsamında üzerine düşün tüm yükümlülüklerini yerine getirip ödemeleri malzeme temininden önce yaptığını ancak davalı tarafın edinimlerini yerine getirmediğini, davalı tarafın kötü niyetli davranarak uhdesinde bir yıldan fazla tuttuğu ödemeleri iade etmediği için müvekkilini zarara uğrattığını, davalıya fazla ödenen şimdilik 150.155,00 TL alacağın davalıdan işleyecek ticari faizi ile tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalının üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili esas davada; müvekkil ile ticari ilişkisinin olduğunu, davalı tarafından müvekkilin ihtiyacı doğrultusunda temin edilen elektrik malzemeleri ihtiyaçlar ve talepler doğrultusunda gönderildiğini, müvekkili, davalı borçlu şirket ile açık hesap şeklinde çalışmış davalı taraftan malzeme temin etmeden fazlası ile ödemelerini gerçekleştirildiğini, davalı tarafça ---- Nolu fatura kesilmiş ancak fatura içeriği ------ müvekkiline teslim edilmediğini, davalı tarafın yukarıda belirtmiş olduğu 20.05.2021 tarihli faturayı ticari defterlere işleyerek müvekkilinin borçlandırıldığını, davalı tarafça da müvekkiline söz konusu faturanın yanlış kesildiği yönünde mesaj gönderildiğini, müvekkiline kesilen ancak ürün teslim edilmeyen faturalar ile davalı taraf kötü niyetli hareket etmiş cari hesabına kaydederek alacak olarak işlendiğini, hak etmediği alacağını tahsil ettiğini, müvekkilinin iş bu ticari ilişki kapsamında davalı tarafa ödemelerde bulunduğunu, müvekkili aradaki ticari ilişki kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş ödemeleri malzeme temininden önce yapmış ancak davalı tarafça edimler yerine getirilmediğini, fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporu ile artırılmak üzere şimdilik 21.812,77 TL alacağın davalıdan işleyecek ticari faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili esas davada; müvekkili ile davacı şirket arasında bulunan mevcut bulunan ticari ilişkiye istinaden davacı tarafça müvekkili şirkete---- vade tarihli ---- bedelli keşidecisinin----olduğu, ------ kefil olduğu bono keşide edilmiş ve müvekkiline teslim edildiğini, bononun gününde ödenmemesi sebebiyle protesto edilmiş ve müvekkilinin alacağına kavuşması için bononun ödenmeyen --- kısmı için ------- Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, aynı zamanda ------ sayılı dosyası ile borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, bu itibarla borçlusu---- ikamet adresine hacze gelinmiş ve davacı borçlu tarafından oğlu ----- ile görüşmek istediğini, belirtmesi üzerine haciz mahallinde bir müddet beklemiş ve aynı gün ödeme yapılarak dosya borcu tahsil edildiğini ve haciz işleminin sonlandırıldığını, aynı gün ---- dosya borcunun kalmadığına dair bir ibraname hazırlanıp ---- tarafından imzalandığını, bu hususun icra dosyasında anlaşılacağını, davacı tarafından müvekkiline ödemenin yapılıp kapatıldığı gün icra müdürlüğüne, müdürlük kasasında bononun ------ teslim edilmesine dair talep ve muvafakat dilekçesi sunulduğunu, takibe konu senedin teminat senedi olmayıp üzerinde hiçbir teminat ibaresi bulunmadığını, davacının takibe konu senet üzerindeki imzaya itiraz etmeyip, icra takibine etmediğini, sonrasında müvekkili aleyhine menfi tespit veya istirdat davası açmadığını, müvekkili ile davacı arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğunu, yapılan tüm ödemelerin ve alınan bütün çeklerin müvekkili tarafından cari hesaba işlendiğini, davacı tarafından takibe konu senedin müvekkili tarafından hukuka aykırı şekilde doldurulduğu ve takibe konu edildiği iddia edilmiş ise de davacı taraf işbu senede ilişkin ödemelerini yaptığını ve bu ödemeler karşılığında tahsilat makbuzu aldığını, müvekkili şirket bahse konu cari hesap sözleşmesine istinaden müvekkili şirket alacalarının gününde ödenmemesi sebebiyle davacıya belirli zamanlarda vade farkı faturası kestiğini, davacının müvekkili tarafından ------- bedelli kesilen vade farkı faturasını itiraz etmeksizin ödediğini, ancak müvekkili tarafından en son kesilen ve davacının da dilekçesinde zikrettiği -------- bedelli faturanın iadesi için işbu davayı ikame ettiğini, tüm faturalar üzerine gününde vadesinde ödenmediği takdirde %8 gecikme masrafı KDV ile birlikte fatura edilecektir ibaresinin yer aldığını, itiraz edilmeyen tüm faturaların davacının kabulünde olduğunu, müvekkili tarafından kesilen vade farkı faturalarının taraflar arasında ticari teamül haline geldiğini, ayrıca bahse konu faturaya istinaden davacı şirketin faturaya itiraz etmediğini ve faturanın kesinleştiğini, ancak davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine ----- bedelli fatura keşide edildiğini, müvekkili tarafından, --------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafın kesmiş olduğu iade faturasına itiraz edildiğini, zira davacı tarafından müvekkili şirkete hiçbir şekilde mal yahut hizmet sunulmadığını belirtmiş olup, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili birleşen davada; davacının fazla bir bedel ödemediğini, aksine müvekkili şirket cari hesabında borcu bulunduğunu, sehven kesilen faturaya ilişkin davacı tarafça hiçbir ödeme yapılmadığını, bu fatura dışında borçları dahi bulunduğunu, davacı tarafından açılan bu dava tümü ile hukuki mesnetten yoksun, gerçeklerden uzak, haksız menfaat temin etme amacı taşımakta olduğunu, iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak mahkememizde açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, alacak istemine ilişkindir.Uyuşmazlık; Esas davada, taraflar arasındaki ticari ilişkide tarafaların açık hesap şeklinde çalışıp davalı tarafından temin edilen malzemelerin ödemelerinin fazla tahsil edilip edilmediği, davalı tarafça vade farkı faturası ve teminat senedi ile ------sayılı dosyas üzerinden fazla tahsilat yapılıp yapılmadığı, davacıca davalıya yapılan ödemelerin toplamı davalıdan alınan mal ve hizmet bedellerinden fazla olup olmadığı hususundadır. Birleşen Davada ise Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında, Davalı tarafça ----- fatura kesilmiş ancak fatura içeriği -----kablonun davacıya teslim edilip edilmediği, ----Nolu fatura içeriğinde yer alan malzemelerin davacıya teslimi gerekip gerekmediği, malzemelerin teslimi mümkün olmadığı takdirde malzemelerin güncel değerinin davalıdan tahsili gerekip gerekmediği hususundadır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altındadır (HMK 190).TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur -------- HMK madde 222/3'e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir.Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davacıca ticari defterler sunulmamış, davalıca sunulan ticari defterler bilirkişice incelenmiştir. Davalı şirketin kayıtlarında, davacı şirkete ait ---no.lu hesap hareketlerinin incelenmesinde, ---- yılından devreden ---- tutarlı devir ile birlikte toplam --- borç kaydettiği, karşılığında ----- alacak kaydı girmek suretiyle, --- tarihi itibariyle, davalı şirketin kendi defterlerinde ----- alacaklı gözüktüğü, netice itibariyle, davalı şirketin vade farkı faturası düzenleyebileceğine karar verilmesi halinde, davalı şirketin KDV dahil ---- değil, -----tutarlı vade farkı faturası düzenleyebileceği, davacı şirketin fazladan ödemiş olduğu tutarın 23.939,18 TL olarak hesaplandığı, davalı şirket tarafından, ---- tutarlı fatura içeriği malların davacı şirkete teslim edilmediği sabit olduğundan, davacı şirketin işbu fatura bedelini talep edebileceği belirtilmiştir.Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede;
---- sayılı dosyası incelendiğinde --- vade tarihli, ----- bonoya dayanan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılmış takip olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturaların alt kısmında “İşbu fatura vadesinde ödenmediği takdirde aylık %8 gecikme masrafı KDV ile birlikte fatura edilecektir.” şeklinde yazılmış olduğu, vade farkı faturalarının davalın defterlerine işlendiği, davacıca bu faturalara itiraz edilmediği ve yine davacıca ticari defterlerin de sunulmaması nedeniyle, davalının vade farkı faturası düzenlenmesinin yerinde olduğu mahkememizce değerlendirilmekle, bilirkişice yapılan hesaplamada davacı şirketin fazladan ödemiş olduğu tutarın ---- olarak hesaplandığı anlaşılmakla, davacı yanca --- fazla ödenen bedelin iadesi istenmişse de talebin 23.939,18 TL yönünden yerinde olduğu değerlendirilerek asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 23.939,18 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Birleşen dava yönünden ise; Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan ---- yazışmasında, davalı şirket tarafından davacı şirkete ----- tutarlı faturanın yanlışlıkla kesildiği, bu faturaya karşılık iade faturası kesilmesinin talep edildiği, davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde bu durumu kabul ettiği görülmekle, davalı yanca fatura bedelinin ödenmediği savunulduğu, davacı şirketin ödemenin yapıldığına ilişkin ticari defterleri sunmaması ve başkaca ödemeye ilişkin delil de sunmadığından, iki tarafında herhangi bir edimde bulunmadığı anlaşılmakla, davanın bu talep yönünden reddine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE 23.939,18 TL'nin davalıdan TAHSİLİNE,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.635,29 TL harçtan peşin alınan 2.564,28 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 928,99 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 23.939,18 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.815,19 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 5.245,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 836,21 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%84,06) ve kabul (%15,94) oranına göre hesaplanan TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
B) BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 372,51 TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 242,89 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 21.812,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde--------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2025