T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/262 Esas
KARAR NO: 2025/300
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2023
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, bonodan kaynaklı menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçsiyle, müvekkilinin------sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde borçlu olmadığını, foreks piyasalarında işlem yapan dava konusu senedin lehtarı ---- ile tanıştığını, foreks piyasasında işlemler yaptığını, daha sonra lehtar ile görüşmeye gittiğinde, teminat vermezse yatırımının sıfırlanacağının lehtar ve yanındaki kişilerce belirtilerek korkutulduğunu, bu sebeple dava konusu---------- bedelli senedin boş olarak imzaladığını, daha sonra foreks piyasasındaki parasını çekmek istediğini lehtara ulaşamadığını, dolandırıldığını, lehtarın menfi tespit davası sonrası senedi Davalı -------- ciroladığını, senedin yasa ve ahlaka aykırı amaçlar doğrultusunda düzenlendiğini, hukuken geçerliliği olmadığını, borcun eksik borç niteliğinde olduğunu, kumar borcu olduğunu, senedi ciro alan davalının kötü niyetli olduğunu, senedin nama yazılı senet olduğunu, davalıca yazılı devir beyanı ibraz edilmediğinden devrin geçersiz olduğunu, lehtar ve davalı arasında arkadaşlık ilişkisi bulunmadığını ve davalıca lehtarından dahil olduğu takipte tüm işlemleri davacıya yönletip senet lehtarına karşı işlem yapmaması ve yine davalının takipte kimlik bilgilerini göstermemesi nedeniyle kötüniyetli olduğunu, nama yazılı senet olması nedeniyle davalıya karşı şahsi defilerin ileri sürülebileceğini, davalının senet lehtarından senedi borç para karşılığı aldığı, parayı nerede ne zaman verdiğini hatırlamadığına dair savcılık ifadelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu iddia ederek, davanın kabulü ile, -------- bedelli senetten dolayı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine ve senedin iptaline ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, davalının senedin hamili olduğunu, lehtar ile davacı arasındaki hususların davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.Uyuşmazlık;----- vade tarihli, Keşidecisi Davacı -------- Lehtarı dava dışı ------ senetten kaynaklı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, ---- bedelli senetten kaynaklı davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti hususundadır.Davacı taraf tanık deliline dayanmış davacının tanıkları dinlenmiştir.Tanık----Beyanında: "Biz davacı---- birlikte döviz alım satım işi yapıyoruz, davacı ---- dükkanına ------------adlı kişiye getirdi bir kaç geldi güven ortamı oldu, kendisi foreks işleri yaptığını söyledi, davacıya sana da foreks hesabı açalım kar edersin dedi, bunun üzerine davacı foreks hesabı açtı, buraya bir miktar para yatırdı, belli bir süre sonra ----davacıyı aradı pozisyonların zararda dedi, para ver yada senet ver dedi, bir gün davacıyı ------kafeye çağırdılar, ben arabayı park ederken davacı doğan can adamları ile görüştü, o ara beni davacı arayıp bana zorla senet imzalatıyorlar dedi, ben işimi bitirip davacının yanına gittiğimde davacı bana zorla senet imzalattı dedi, aslında davacının zarar ettiği bir pozisyon yoktu ama ------ sürekle ekranını kapatırım diye tehdit ediyordu, bu olaydan davacı 150-160 Bin dolar zarar etti, daha sonra bu verilen senette ------- tarafından icraya kondu, biz araştırdığımızda hülle ile senet alan bir kişi olduğunu öğrendik, senet icraya konduktan sonra ---- davacıyı aradı, senedin yarısını öde bu senedi icradan kaldıralım dedi, buna şahit oldum" ,Tanık ----- Beyanında:" Ben döviz işi ile uğraşıyorum kendi dükkanım vardı, ------ kiracımdır, komşumdur, bir gün ------ birlikte dükkanıma geldiler babamda oradaydı bu şekilde tanıştılar, ben foreks yatırımlarına ilişkin bilgim yoktur, olsaydı müdahale ederdim bir gün babam dükkandayken ---- aradı babam hoparlörden konuştu, ----- senedin ödenmesini istedi, yine davalı ----- birlikte dükkana geldiği de oldu, sürekli bu şekilde dükkana geliyordu, hatta bir kez polisi ararım diyerek dükkandan çıkarabildim " demiştir. Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında; Davacı yan ------- sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde davalı yandan borçlu olmadığını iddia etmiştir. Anılan icra dosyasının kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takip olduğu görülmüştür. Takip dayanağı senet incelendiğinde,---- ödeme tarihli, keşidecisi --------olan senet olduğu görülmüştür. İşbu dava, davacı olan keşideci tarafından, davalı hamile karşı yöneltilmiştir.Yine davacının, dava dışı Lehtar---- karşı da menfi tespit davası açtığı, bu davayı inceleyen ------------ numaralı ilamla verilen davanın reddi kararının, istinaf incelemesinde olduğu görülmüştür. Davacının iddiaları lehdar olan dava dışı ---- ile aralarındaki vakıalara dayanmakta olup, davacı yanca davalı hamilin kötü niyetli olduğu ve aynı zaman senedin nama yazılı senet olmasından ötürü keşideci ve lehtar arasındaki defilerin davalı hamile karşı ileri sürülebileceği ileri sürülmüştür.Bu noktada öncelikli olarak dava konusu kambiyo senedi olan bononun türünün tespiti gerekmektedir. Bilindiği üzere kambiyo senetleri, kanunen emre yazılı senetlerdir. Bu nedenle bir bono düzenlendiği anda kanunen emre yazılı kabul edilir. Taraflar isterse bu yönde koyacakları bir menfi emre kaydı ile senedi nama yazılı hale getirebilirler. Bu noktada senede "emre yazılı değildir" şeklinde vb bir ifade konulması gerekir. Senette emrü havalesine ibaresi yazıp yazmaması bu cihette bir önem arz etmez. Bu bilgiler ışığında dava konusu senet incelendiğinde, menfi emre kaydı konulmadığı, sadece senet üzerindeki emrühavalesine ibaresinin üzeri çizilmiş olduğu görülmüş, yukarıda da açıklandığı üzere böyle bir ibare bulunmasa dahi senedin kanun hükmü gereği emre yazılı sayılacağından, davacının yanın senedin nama yazılı olduğu yönündeki beyanlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiş, bu kapsamda davacının aldatma, cebir gibi nedenlerle senetten kaynaklı borcun doğmadığı yönündeki şahsi defilerini davalı hamile karşı ileri süremeyeceği değerlendirilmiştir.Keza davacı yine davalının kötü niyetli olduğunu iddia etmiştir. Buna delil olarak da lehtar ve davalı arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu ve davalıca lehtarından dahil olduğu takipte tüm işlemleri davacıya yönletip senet lehtarına karşı işlem yapmaması ve yine davalının takipte kimlik bilgilerini göstermemesine dayanmıştır. Davacının iddiasına konu olguların davalının kötü niyetli olduğunu ispata yeterli olmadığı değerlendirilmiş, bu nedenle ağır kusur ve kötü niyet bulunmadığından bu yönden de davalıya karşı davacı ile senet lehtarı arasındaki şahsi defilerin ileri sürülemeyeceği değerlendirilmiştir.Tüm açıklamalar ışığında,-----ödeme tarihli, keşidecisi Davacı ------ olan senette, davacının dava dışı lehtar ile aralarındaki aldatma, cebir gibi nedenlerle davalı hamilden borçlu olmadığını ileri sürmüşse de, emre yazılı kambiyo senetlerinde taraflar (keşideci ve lehtar) arasındaki şahsi defilerin ciranta ve hamile karşı ileri sürülemeyeceği değerlendirilmekle davanın reddine karar verilmiştir. Menfi tespit davasının reddi halinde, davalı - alacaklı hehine tazminata hükmedilir. Bu tazminata hükmedilebilmesinin tek şartı, davacı borçluca tedbir kararı alınarak takibin durdurulmuş olması gerekir. Bu halde mahkemece resen talep olmasa dahi tazminata hükmeder. Tazminat miktarı alacağın %20'sinden az olamaz. Somut olayda, davacı yanın talebi üzerine icra veznesindeki paranın davalıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmiş olduğundan, davalı lehine tazminata hükmedilmiştir.eddi halinde, davalı - alacaklı hehine tazminata hükmedilir. Bu tazminata hükmedilebilmesinin tek şartı, davacı borçluca tedbir kararı alınarak takibin durdurulmuş olması gerekir. Bu halde mahkemece resen talep olmasa dahi tazminata hükmeder. Tazminat miktarı alacağın %20'sinden az olamaz. Somut olayda, davacı yanın talebi üzerine icra veznesindeki paranın davalıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmiş olduğundan, davalı lehine tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Dava konusu -----bedelli senedin %20'sine tekabül eden 171.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 14.601,27 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 13.985,87 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 131.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde-------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2025