T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2018/405 Esas
KARAR NO:2025/346
DAVA: İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/03/2016
KARAR TARİHİ: 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında müvekkili şirketin davalı şirket adına münhasır temsilci olarak yetkilendirildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği temsilci olarak üzerine düşen aracılık yükümlülüklerini gereği gibi ifa ettiğini, müvekkili şirketin akdedilen sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirmesine karşın davalı şirketin yükümlülüklerine aykırı davrandığı ve ödeme taahhüdünde bulunduğu 52.904,50 USD'yi müvekkiline ödemediğini, bu nedenle ödenmemiş komisyon bedeli alacağı için ------Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, söz konusu takip işlemlerinin davalı/borçlu tarafın itirazı üzerine durduğunu, takibe yapılan iş bu itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve iptali gerektiğini ileri sürerek ------- Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptalini, alacağın likit olmasından ötürü %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı uhdesinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. Kısmının "işbu sözleşme ------- yasaları uyarınca yönetilecek ve işbu sözleşmeye ilişkin doğabilecek her türlü anlaşmazlıkların çözümünde ------ mahkemeler yetkili olacaktır" şeklinde düzenlendiğini, HMK'nun 17. Maddesinde yer alan "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmü uyarınca huzurdaki davanın ------- mahkemelerinde açılması gerektiğini beyanla HMK 17. Maddesi uyarınca davanın yetkisizlik nedeniyle reddini, yetkili olan ---------- mahkemelerine gönderilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Mahkememizin---- Karar sayılı kararı ile yapılan yargılama neticesinde davanın usulden reddine karar verilmiştir.Karar davacı tarafça istinaf edilmiş olup ---- Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararını kaldırmıştır.Dosya mahkememizin --- Esasına kaydedilerek açık yargılamaya devam olunmuştur.----- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine toplam 59.599,58 USD alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 09.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 16.12.2015 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldü.Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere---- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin ---------- olması nedeniyle inceleme yapılmadığını beyan edilmiştir.Dosya davalı ticari defterlerinin incelenmesi ve rapor tanzim edilmek üzere mali müşavir bilirkişiye ve sözleşme hukuku uzmanı bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamında yapılan incelemede tedarikten kaynaklı gecikmelerden kimin ne şekilde sorumlu olacağı buna ilişkin ne gibi yaptırım olacağına ilişkin herhangi bir hükme rastlanmamış olduğunu taraflardan beklenen üstlerine düşen yükümlülükleri gereği gibi ifa etmeleri olduğunu dosyada ihale konusu ürünlerin tesliminden davacının sorumlu olup olmayacağı , davacı sorumlu olsa bile geç teslimin davacının kusurundan kaynaklanan sebeplerle kaynaklandığına ilişkin herhangi bir delile rastlanmadığını, dosyada sunulu akreditif metninin dava konusu sözleşme ile ilişkili olduğunun anlaşıldığını, ------ ihalesine ilişkin davalı tarafa yapılan ödemelerin tespit edilip buna göre komisyon alacağının netleştirilmesi gerektiğini bu sebepler --- metninde Alıcı Bankanın -----olduğu anlaşılmış olduğundan söz konusu hususun teyit edilmesi gerektiğini ve buna göre komisyon oranına karar verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.Bilirkişi raporu doğrultusunda ---- yazı yazılarak ---- metnine ilişkin belgeler istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Bankadan cevap geldikten sonra dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; ---- sayılı yazıda ;---- nolu--- işlemi hakkında yapılan araştırma tamamlanmış olup ; 303.746,94 USD lik ödeme yapılmış ve işlem dökümleri ile swift mesajları ekte sunulmuştur." denildiğini, -------- nolu akreditif işlemine ilişkin toplamda 303.746,94 USD’lik ödeme yapıldığı belirtildiğinden bu ödeme üzerinden davacının toplam %15 komisyon oranı üzerinden hesaplama yapılarak 45.562,041 USD komisyon alacağı olduğunu, davacının "komisyon alacağı" konulu ihtarnamesini 07.10.2015 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, tebliğden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesi talep edildiğinden davalının 10.10.2015 tarihinde temerrüde düştüğünü, davacının icra takibini 13.11.2015 tarihinde başlatmış olduğu ve ticari faiz talep ettiği dolayısıyla 45.562,041 USD karşılığı 131.036,42 TL'nin takip öncesi faizinin 1.299,44 TL olduğunu belirtmiştir.İşlenmiş faiz talebinin yabancı para alacağı üzerinden istenildiği anlaşılmakla bu yönde hesaplama yapılması için dosya yeniden aynı heyete tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu ikinci ek raporda özetle; davacının "komisyon alacağı" konulu ihtarnamesini 07.10.2015 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, tebliğden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesi talep edildiğinden davalının 10.10.2015 tarihinde temerrüde düştüğünü, davacının icra takibini 13.11.2015 tarihinde başlatmış olup, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş faizin 45.562,04 USD asıl alacak tutarına Kamu Bankalarınca Fiilen Uygulanan Azami Yıllık Faiz oranları üzerinden 172,12 USD olarak hesaplandığını belirtmişlerdir.Dava komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Uyuşmazlık; ------- esas sayılı takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki komisyonculuk sözleşmesi gereği davacının alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.Maddesinde tarafların yükümlülüklerinin belirlendiği, söz konusu maddede davacının ihalesi tamamlanan devam eden işler için ----- ile yapılacak pazarlık ve takiplere ilişkin birinci tarafın önceden yazılı izni ile ------ ait tedarik için birinci tarafın adına hareket edeceğinin belirlendiği, aynı sözleşmenin ikinci maddesinde ise ------- üzerinden ödeme emrinin %15’i oranında aracılık komisyonu ayrılacağının belirlendiği, komisyonun davacıya bankadaki işlemlerin gerçekleştirilme tarihinden itibaren (10) gün içinde ödemek yükümlülüğü altında olduğu, dosyada ihale konusu ürünlerin tesliminden davacının sorumlu olup olmayacağı , davacı sorumlu olsa bile geç teslimin davacının kusurundan kaynaklanan sebeplerle kaynaklandığına ilişkin herhangi bir delile rastlanmamış olmakla ------- ihalesine ilişkin davalı tarafa yapılan ödemelerden davacının komisyon alacağı olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişilerce yapılan hesaplama neticesinde davacının alacağının 45.562,01 USD olduğu tespit edilmiş olup işbu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Öte yandan davacının "komisyon alacağı" konulu ihtarnamesini 07.10.2015 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği ; tebliğden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesi talep edildiğinden davalının 10.10.2015 tarihinde temerrüde düştüğü davacının icra takibini 13.11.2015 tarihinde başlatmış olup, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edebileceği talep edebileceği faiz miktarının ise 172,12 USD olduğu anlaşılmıştır.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ------
Tüm bu açıklamalar ışığında alçağın likit olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; davalı borçlu tarafından ---------Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 45.562,01 USD asıl alacak ve 172,12 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.734,13 USD devamına,
Takip tarihinden sonrasında yabancı para (EURO) ana para alacağı için 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı parayla açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabında ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmesine,
Aşan istemin reddine,
2-Hükmolunan asıl alacak 131.072,79 TL (45.562,01 USD takip tarihi itibariyle karşılığı 1 USD=2,8768/ 131.072,79 TL ) %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 8.987,41 TL harçtan peşin alınan 2.070,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.916,64 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı ve 2.070,77 TL peşin harç toplamı: 2.099,97 TL ile 2.254,50 TL yargılama giderinden davanın red %23,26 ve kabul %76,74 oranına göre hesaplanan 1.730,10 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı yargılama giderinden davanın red %23,26 ve kabul %76,74 oranına göre hesaplanan 11,63 TL 'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2025