T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1423 Esas
KARAR NO: 2025/303
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/12/2017
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:Davacı vekili; davalı hakkında alacağın tahsili için ------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine takibin durduğu, müvekkili şirketin 379.376,41 TL davalıdan alacaklı olduğu, müvekkili şirketin iş akdini fesih ettiği eski çalışanı --- davalı bankanın ----- Şubesi nezdindeki bulunan müvekkili şirket hesabından sahte ödeme talimatlarını bazen bizzat, bazen de faks ile banka şubesine müvekkili şirketin yetkililerinin imzaları kopyalama-yapıştırma suretiyle oluşturduğu talimatları da kendi şahsi hesaplarına aktardığı, davalı banka çalışanları gerekli dikkat özeni göstermedikleri için müvekkilinin zarara uğratıldığı, davalı bu işlemlerden müvekkilini haberdar etmediği gibi talimatların şirkete ait olup olmadığını teyit etmediği, davalı banka yetkilileri ve sorumluları hakkında ---- hazırlık dosyası üzerinden suç duyusunda bulunulduğu, müvekkilinin 379.376,41 TL alacağı üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; dava konusu 2 adet EFT işlemi ile 6 adet tediye işleminde davacı firma yetkililerinin teyit ve kabullerinin bulunduğu, davacı firmanın ---- tarih aralığında 2468 adet talimatla işlem yapıldığı, buna mukabil sadece 8 adet işleme itiraz edildiği, oysaki itiraz edilmeyen 2.460 adet işlemle itiraz edilenler arasında hiçbir farkın bulunmadığı, müvekkili banka çalışanları davacı çalışanı ----- şifahi talimatı bulunduğu, somut olayda dava dışı 2.460 adet işlemde firma yetkililerinden teyit alınması aranmazken, dava konusu 8 adet işlem için teyit alınmadığı iddiasının hakkaniyetle bağdaşmadığı, müvekkili banka çalışanı --- dava konusu işlemlerde davacı çalışanı ----- teyit alındığını beyan ettiği, müvekkili banka ile davacı arasında akdedilen ----sözleşmesi hükmü uyarınca teyit alma yükümlülüğünün bulunmadığı, gönderilen faks talimatları üzerindeki imzaların sahteliğinin çıplak gözle anlaşılmasının mümkün olmadığı, soruşturma raporuna göre, davacı şirket çalışanı ---- beyanlarına göre şirket yetkililerinin yönlendirmesi ile fotokopi yoluyla çoğaltılan talimatların kullandığının tespit edildiği, davacı firmanın kurumsal e-posta adresine 2 adet EFT işlemine ilişkin dekontun gönderildiği ve itiraz edilmediği, davacı şirketin internet şubesi log kayıtlarına göre ----- tarih aralığında 515 defa internet şubesiyle erişim sağlandığı, sözkonusu işlemlerin 5 ayrı IP adresinden gerçekleştirildiği, bu kadar hesaba erişim sağlanması karşısında işlemlerden haberdar olmadıklarını iddia etmeleri açıklanmaya muhtaç olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, --- Esas sayılı dosyasına itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, davacı şirketin iş akdini haklı nedenle feshettiği eski çalışanı dava dışı ----davalı bankanın---- şubesi nezdinde bulunan davacı şirket hesaplarından sahte imzalarla sahte ödeme talimatlarını bazen bizzat bazen de faks ile banka şubesine sunmak sureti ile bazen de kendi beyanına göre şirket yetkilisinin imzasını kendi oluşturmuş olduğu sahte talimatların üzerine yapıştırarak banka şubesine faks göndermek sureti ile müvekkil şirket ile hiçbir ticari bağ ve bağlantısı olmayan üçüncü şahıs hesaplarına gerekse kendi şahsi hesaplarına para aktardığını, davalı banka gerekli incelemeyi, özen ve dikkati göstermediğini, bu nedenle davacı şirketin zarara uğradığını iddia ederek bu cihette yapılan takibe itirazın iptalini talep etmiştir.
Uyuşmazlık; Davacı şirketin, davalı bankanın müşterisi olduğu, davalı bankada mevduat hesabının bulunduğu, bu hesaptan havalelerin gerçekleştiği hususunun ihtilafsız olduğu; taraflar arasındaki ihtilafın, söz konusu olan talimatların davacıya ait olup olmadığı, sahte olup olmadığı ve bu talimatlardan dolayı gerçekleşen havalelerden ötürü davalı bankanın sorumlu olup olmayacağı sorumlu olacak ise miktarı hususunda toplanmaktadır.Olay hakkında davacı şirket çalışanları hakkında yapılan yargılama neticesinde ------ sayılı ilamı ile, " Sanıkların savunmaları, katılan beyanı, deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ---- katılana ait şirkette para alma verme bankaya teslim konusunda yetkili muhasebeci olarak çalıştığı, sanık ----- yıllarında şirket yetkilisinin imzasını taklit etmek suretiyle sahte talimat yazılarını bankalara ibraz etmek suretiyle --- Şubesinden ve ----- Şubesinden müşteki şirket hesabından çektiği paraları şahsi hesaplara ve sanık ------- hesabına aktarmak suretiyle müşteki şirketi 500.000 TL zarara uğrattığı, alınan savunmasında atılı suçu kabul etmediği anlaşılmış ise de, sanığın savunma içeriğine göre şinket yetkililerin şehir dışında olduğundan bahisle onların yerine imza attığını , dosyamızın 3. Celsesinde patronu hüseyin yılmazın imzalarını bilgisayar ortamında kopyalayıp yapıştırdığını beyanı, dosyamızın 4. Celsesinde müştekinin talimatı doğrultusunda müşteki adına ıslak imza attığına yönelik beyanlar içeriği, sanık mehmetin talimat yolu ile alınan savunma içeriğine göre kendi hesabına ersin adına 3 seferde para havalesi geldiğini , miktarlarının ----- olduğunu beyan etmesi, dosya içeriğinde bulunan garanti bankası ve halkbankası teftiş kurulu başkanlıklarının rapor içerikleri ,sanığın tevil yollu ikrar içerikli savcılık beyanı dikkate alınarak sanığın atılı suçları işlediği kanaatiyle eylemine uyan TCK'nin 155/2, 43/1, 62, 207/1, 43/1, 62, 51 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Sanık --------- hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarındandan mahkememize kamu davası açılmış ise de, sanığın atılı suçu inkarı karşısında atılı suçu işlediğine dair soyut iddia dışında somut bir delilin bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanık yönünden oluşan şüphenin sanık aleyhine kesin bir kanaat ile yenilemediğinden şüphe sanık lehine değerlendirilerek 5271 sayılı CMK nun 223/2-e maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir." gerekçeleriyle sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Kararın ----------sayılı ilamı ile kaldırıldığı görülmüştür. Kaldırılan kararda yargılanan kişilerin banka çalışanı olmadığı, aksine davacı şirket çalışanı olması nedeniyle ceza mahkemesi dosyası bekletici mesele yapılmamıştır.----- tarihli kök ve ----tarihli ek bilirkişi raporunda ; Davalı bankanın davacıyı zarara uğratmak gibi bir kastının bulunmadığı kanaati edinilmekle birlikte, davalı banka çalışanlarının o dönem için (Günümüzde seyreden yüksek enflasyon yanıltıcı olabilir) yüksek montanlı sayılabilecek nitelikteki EFT ve ödeme işlemleri karşısında davacıdan teyit almamış olması, bunca talimatla yapılan işlemler için mevzuat bakımından hiçbir geçerliliği bulunmadığı düşünülen şifahi talimata sığınılarak davacı şirket yetkililerinden değil, şirket çalışanlarından teyit alınmış olması ile talimat asıllarının takip edilmemiş olması nedeniyle davalı bankanın kusurlu olduğu, Davacı yanında adam çalıştıran sıfatıyla istihdam ettiği personeli seçerken gereken özeni göstermemiş olması, bunun yanında zararlandırıcı EFT ve Ödeme işlemlerinin bizzat davacı çalışanı tarafından gerçekleştirilmiş olması gibi hususlar dikkate alındığında, tarafların adeta kusur bakımından birbiriyle yarıştıklarının kabulü halinde, davacının % 70 ve davalının da % 30 oranında müterafik kusurlu olduğu, belirtilmiştir.
----------- raporu kapsamında, dava konusu 32.940 TL ve 39.950 TL bedelli eft emirlerindeki davacı şirket kaşe izleri üzerine davacı şirket yetkililerinden ------- atfen atılı imzaların bilgisayar ve ekipmanı aracılığı ile başka bir imzadan yararlanılarak söz konusu belgelere aktarıldığı, dava konusu olan diğer altı adet eft emri asıllarında davacı şirket kaşe izleri üzerine davacı şirket yetkilisi --- atfen atılan imzaların davacı şirket yetkililerinden -----eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında; Davacı vekili dava dilekçesinde yapılan işlemleri aşağıdaki tabloda belirtilen işlemler olarak belirtmiştir.
İŞLEM TARİHİ İŞLEM TUTARI YAPILAN İŞLEM
12.08.2015 32.940,00-TL -31.12.2015 - 39.950,00-TL -------
21.03.2016 - 20.000,00-TL --------04.04.2016 - 30.000,00-TL -------26.04.2016 - 50.000,00-TL ------17.05.2016 - 80.000,00-TL -----16.08.2016 - 10.000,00-TL ----17.08.2016 - 100.000,00-TL -----Olarak belirtilmiştir.Davacı şirket çalışanınca---------- tarafından 2015-2016 yıllarında şirket yetkilisinin imzasını taklit etmek suretiyle sahte talimat yazılarını davalı bankaya ibraz etmek suretiyle -------- Şubesinden yukarıdaki ödemelerin yapılmasını sağlayarak davacı şirketi 362.890,00 TL zararı uğrattığı dosya kapsamında sabittir.
Davacı yan bu zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Bu cihette tarafların olay kapsamında sorumlulukları yönünden yapılan değerlendirmede, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatıyla, yüksek montanlı sayılabilecek ödeme nedeniyle teyit alınmamış olması ve bunun yanında talimat asıllarının takip edilmemiş olmaması nedeniyle, davacının da olayda adam çalıştıran sıfatıyla çalışanını seçerken gereken özeni göstermemiş olması ve zararlandırıcı usulsüz EFT ve ödeme işleminin bizzat davacı çalışanı tarafından gerçekleştirilmiş olması nedeniyle kusurunun bulunduğu değerlendirilmekle, kusurun takdirinin hakimin yetkisinde olması da göz önünde bulundurularak bu noktada bilirkişi raporundaki kusur oranlarından ayrılarak tarafların eylemlerinin ağırlığı nazara alındığından zararda yarı yarıya kusurlu oldukları, davacının %50 oranında müterafik kusuru bulunduğu mahkememizce kabul edilerek, davanın kabulü ile davacıca 181.445,00 TL asıl alacak yönünden takibe itirazın iptaline karar verilmiştir. İşlemiş 16.486,41 TL faiz yönünden ise, olayda herhangi bir kötü niyeti bulunmayan bu nedenle iyi niyetli kabul edilen davalı bankaya, davacı yanca takip öncesi gönderilmiş ihtarname ve tebliğ şerhi sunulmadığından davalı bankanın takip itibari ile temerrüde düştüğü kabul edilmiş, bu cihette işlemiş faiz talebi yerinde görülmeyerek bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden istinaf itirazlarının incelenmesinde, 2004 sayılı İİK'nın 67/2. maddesi gereğince icra inkar tazminatın hükmedilebilmesi için alacağın likit olma şartı aranmaktadır. Somut olayda, davacının davalıdan alacağının mevcut olup olmadığı, miktarı ve davacının zararın oluşumunda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususları deliller toplandıktan sonra ve bilirkişi incelemesi sonucu belirleneceğinden, takipte ve itiraz aşamasında davalı tarafça belirlenebilecek durumda olmadığından, likit kabul edilmeyerek, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.---------Mahkememizce dava konusu alacağın bir kısmı, davacının müterafik kusuruna dayanılarak takdiri indirim nedeniyle reddedildiğinden, bu kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş, işlemiş faiz yönünden de ret kararı verilmesinden ötürü sadece bu kısım için davalı lehine vekalete hükmedilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davalının ---------------Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile,
2-Takibin 181.445,00 TL asıl alacak, üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 12.394,51 TL harçtan peşin alınan 4.581,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.422,91 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 16.486,41 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 4.613,33 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan 10.659,75 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 5.098,26 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan 132,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 68,87 TL 'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2025