T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/382 Esas
KARAR NO: 2025/219
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 28/05/2019
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine ----poliçesiyle sigortalı, sürücü ---- sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracın, 29.07.2010 tarihinde, yapmış olduğu tek taraflı kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ----- yaralandığını ve sürekli sakat kaldığını, tahkikat sonucunda müvekkilinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik, müvekkili ------- için sürekli sakatlık tazminatı olarak 4.500,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın (davalı sigorta şirketi azami poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasına karışan, ---- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ---- vadeli -------sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup; kaza tarihi itibariyle maluliyet halinde şahıs başına azami 150.000,00TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun,------ meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının kusur ve maluliyet oranının ----- tarafından tespiti gerektiğini, tazminat hesabının aktüer hesaplama konusunda uzman ve hazine listesinde yer alan bir aktüer tarafından yapılması gerektiğini, poliçe tarihinde geçerli olan genel şartlar gereğince davacının talebinin teminat dışı olduğ3unu, talebe konu tedavi, geçici bakıcı ve geçici iş görememe tazminatının ----sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kabulü ile 2.049,33 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 172.950,67 TL sürekli işgöremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir. Mahkememizin bu kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkememiz kararının istinafı üzerinde dava dosyasını inceleyen -----sayılı ilamı ile; "29/07/2010 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketine---- poliçesi ile sigortalı olan ------plakalı araç sürücüsünün tek taraflı olarak gerçekleştirdiği trafik kazası neticesinde, davacının yaralandığı ve bu yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep edildiği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. 5237 sayılı TCK'nın 89.maddesinde düzenlenen ve somut olayda eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza zamanaşımı süresi aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir. Ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için 8 yıllık zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır. --------Somut uyuşmazlıkta yaralamalı trafik kazası 29/07/2010 tarihinde gerçekleşmiş; Dava ise ---- tarihinde açılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan --- tarihli ----- tarafından düzenlenen rapor içeriğine göre davacının tedavisinin devam ettiği belirtilmiştir. Ancak İlk Derece Mahkemesince davacının kaza tarihinden sonra trafik kazasına bağlı olan maluliyet durumunda "zaman içerisinde gelişen bir durum olup olmadığı" yönünde açıkça tespit veya değerlendirme içeren rapor alınmaksızın karar verilmiştir.Bu durumda, kaza nedeniyle davacının gördüğü tüm tedavilere ilişkin belgelerin ilgili kurum ve kuruluşlardan temin edilerek, -------(veya bir üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden) davacıda bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, davacının yaralanması nedeniyle tedavileri tamamlanarak hangi tarihte sağlığına kavuşmuş sayılacağı, gelişen bir durum bulunup bulunmadığı, tedavisinin ne zaman sona ereceği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği konusunda rapor alındıktan sonra, gelişen durumun olup olmadığı da dikkate alınarak, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının değerlendirilmesi ve zamanaşımı defi hakkında karar verilmesi gerekirken bu araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. " gerekçeleriyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar vermiştir.Kaldırma kararı üzerine mahkememizce dava dosyası -----esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. ---- bu hususta rapor aldırılmıştır.---- tarihli raporda ------- tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması sonucu, dosya kapsamına alınan tıbbi belgelerin incelenmesiyle birlikte------- karar numaralı mütalaasından sonra gelişen/değişen bir durum bulunmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfından sonra -----karar numaralı mütalaasında saptanan vücut çalışma gücü kaybı oranının belirlenmiş olduğu, ilgili mütalaamıza eklenecek veya değiştirilecek herhangi bir husus bulunmadığı" hususları belirtilmiştir.Somut olayda kaza ----tarihinde meydana geldiği, olay da zaman aşımı süresi başlangıç tarihi olay tarihine iyileşme tamamlandığı 6.ay eklendiğinde bulunan -------tarihidir. Olayda zaman aşımı süresi eylem aynı zamanda suç olduğundan, taksirle zaman aşımı suçundaki ceza zaman aşımı süresi olan 8 yıldır. Zaman aşımının dolduğu tarih 8.yıl sonudur, ancak zaman aşımı durma sebepleri arabuluculuk (30 gün) da geçen süreler 8 yıllık zaman aşımı süresine eklendiğinde zaman aşımı süresinin dolacağı süre 8 yıl 30 gündür. Zaman aşımı süresinin başlangıç tarihinden itibaren bu süre işletildiğinde, ---- tarihi son davanın açılabileceği tarih olduğu davanın ise ---- tarihinde açıldığı saptanmakla dava açıldığı tarih itibariyle zamanaşımı dolmuş olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 625,40 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 10,00 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 154,35 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/04/2025