T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/389 Esas
KARAR NO: 2025/273
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/05/2024
KARAR TARİHİ: 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin elektrik malzemeleri ve elektrik pano üretimi ve satışını yapan ------ önde gelen firmalarından olduğunu, üretimini yaptığı bir kısım ürünleri davalıya sattığını, bu satışa ilişkin olarak değişik tarihlerde toplam 364.686,68 TL bedelli faturalar düzenlediğini, davalı şirketin bu faturalara istinaden yine değişik tarihlerde toplam 344.095,18 TL ödeme yaptığını, bakiye 20.591,50 TL borcu kaldığını, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine müvekkili tarafından ------sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin yetki itirazı üzerine icra dosyası yetkisizlikle ----Esas sayısına kaydedildiğini, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde öne sürülen iddiaların hepsi mesnetsiz iddialar olduğunu, müvekkilinin davacıya bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine, davacının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.-------dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 20.591,50 TL asıl alacak, 3.753,00 TL faiz olmak üzere toplam 24.344,50 TL bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 04.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine süresinde itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldü.İlgili vergi dairelerinden tarafların --- kayıtları istenilmiş olup gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.Dosya taraf defter ve kayıtlarını incelemek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi -------hazırlamış olduğu raporda özetle; taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, sahibi lehine delil niteliğinde olduğunu, davacı şirketin kendi ticari defter kayıtlarında; davalı açık hesabında ---- takip tarihi itibariyle --- tutarında alacaklı, davalı ----- kendi ticari defterlerinde davacı açık hesabından davacı tarafa 20.591,50 TL tutarında borçlu gözüktüğünü, her iki tarafın defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğunu belirtmiştir.Dava, cari hesaptan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı, davacının sözleşmeden doğan edimlerini ifa edip etmediği, davacının davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı, davacı tarafça yapılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle iki bin beş yüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosyaya sunulan faturalar ve vergi dairesine yapılan bildirimlerden taraflar arasında ticari ilişki olduğu sabittir. Davalının davaya konu faturaları defterlerine kaydettiği anlaşılmakla faturaya konu malın teslim edilmediğini yahut taraflar arasında ticari ilişki olmadığını ispat yükü yapmış olduğu bildirimin aksini iddia eden davalı tarafta olup davalı tarafça buna ilişkin somut bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bu kapsamda birbirlerini doğrulaya ve usulüne uygun tutulan taraf ticari defterleri doğrultusunda davacının davalıdan 20.591,50 TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.Faiz talebi yönünden davacı takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğünün iddia etmiş ise de ihtaratın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasını dosyaya sunmadığı gibi, bilirkişinin takip öncesi temerrüt koşullarının oluşmadığına ilişkin tespitine itiraz etmediği görülmekle faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ------Bu kapsamda somut olayda, alacağın likit olduğu ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi şartları gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının -------- sayılı dosyasında vaki itirazının kısmen iptali ile, takibin 20.591,50 TL üzerinden alacağa takip tarihi itibari ile uygulanacak avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
Aşan istemin reddine,
2-Hükmedilen alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.406,61 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 979,01 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 20.591,50 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60TL peşin harcı toplamı:855,20 TL ile 6.747,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara bilahare tebliğ edilmek üzere miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
29/04/2025