T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/399 Esas
KARAR NO:2025/188
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 02/06/2024
KARAR TARİHİ: 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ----- Şirketi ile müvekkili sigorta şirketi arasında genişletilmiş kasko katılım sigorta poliçesi akdedildiğini, ---- tarihinde, sürücüsü kadir kaya olan------- aracın % 100 kusuru ile sebebiyet verilen kaza neticesinde müvekkili nezdinde sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, müvekkilinin sigortalıya 52.190,55TL tazminat ödediğini, müvekkilinin sigortalıya rücu hakkının bulunduğunu, müvekkili tarafından davalı aleyhine----- dosyası ile takip başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesinin ekinde sunulan poliçenin incelemesinde; ----- plakalı aracın davacı sigorta nezdinde ---- tanzim tarihli --- başlangıç,--- bitiş tarihli, ---- sigortalı olduğu görüldü.------ sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 52.190,55 TL asıl alacak 3.448,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.639,42 TL bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 23.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 05.06.2023 tarihinde borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldü.---- sigortalı aracın tramer kaydı istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Dosya rapor tanzim etmek üzere makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ----- hazırlamış olduğu raporda özetle; dava konusu olayın ----kapsamında trafik kazası olduğunu, davalı yan ----- makinası aracın şoförü olan ------ 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 84'ü ihlal ettiği nedeni ile asli ve tam olarak %100 kusurlu olduğunu, hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davacı yan sigortalısına ait----Plakalı aracın davaya konu maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile uğramış olduğu hasarın tamir işlemini gerçekleştiren------- tarafından ve aracın hasarlı hali üzerinde inceleme yapan sayın eksper tarafından belirlenmiş yedek parça, işçilik ve KDV dahil hasar onarım tutarı olan 52.190,55 TL nin kadri maruf kabul edilebilir olduğunu belirtmiştir.
Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: 02.03.2022 tarihli kazada araç sürücülerinin kusur oranlarının ne olduğu, davacının kaza nedeniyle hasar gören sigortalısına ödediği bedelin kadri maruf olup olmadığı, davacının davalıdan rücuen alacak talebinin yerinde olup olmadığı, var ise bunların oranı ve talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu cihette İcra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre; Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.
Somut olayda, sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına hasar bedeli ödenmiş olmakla birlikte, hasar bedelinin ödenmiş olması tek başına davanın sorumluluğunu gerektirmeyeceğinden davalının sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir söyleyişle sigorta şirketinin sigortalıya yaptığı ödemeyi davalıdan rücuen tazminini isteyebilmesi için rizikonun meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ispat yükü altındadır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının dava dışı sigortalıya yaptığı ödemeyi rücuen davalıdan isteyebilmesi için rizikonun meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği, aldırılan bilirkişi raporundan davalının kazanın meydana gelmesinde 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 84'ü ihlal ettiği nedeni ile asli ve tam olarak %100 kusurlu olduğu, davalı sürücü ve işletenin bu kapsamda sorumlu olduğu, davalı sigortalının aracında hasar meydana geldiği, davacının yaptığı ödemenin kadri maruf olduğu davalıya rücu hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının ------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 3.565,14 TL karar ve ilam harcından (613,09 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 2.952,05 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 613,09 TL peşin harcı toplamı:1.040,69 TL ile 6.886,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2025