T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/145 Esas
KARAR NO:2025/161
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/02/2024
KARAR TARİHİ:11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı sigorta şirketine ---- poliçe numarasıyla sigortalı ------- tarihinde müvekkile ait -------- plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olarak araç sürücüsü bu kazanın gerçekleşmesinde %100 kusurlu olduğunu, müvekkilin aracında oluşan zararların (hasar farkı+değer kaybı) poliçe limitleri dahilinde ödenmesi amacıyla müvekkil adına ---- başvurulmuş ve ---- sayılı başvuruya istinaden yapılan yargılamada ------- kararı ile "dosya kapsamı, somut hukuki normlar ve maddi vakalar ile içtihatlar dikkate alındığında, başvurana ait aracın meydana gelen kaza sonucu, hasarın, kadri maruf tazminatının tespiti için gerekli bilirkişi incelemesinin, sigorta şirketince karar verme süresinin uzatılmasına muvafakat edilmediğinden mümkün olmadığını, --------- tarafından süresi içinde karar verilme imkanı bulunmadığından, tahkim yargılamasının sürdürülmesinin gereksiz veya imkansız olmasına göre 5684 sk. 30/ 16 ve 30/22 maddesi matufu HMK 435/c maddesi gereği yargılamanın sona erdirilmesine" karar verildiğini, gerçekleşen kaza neticesinde müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, ancak davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeli olarak taraflarınca herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketi 29.11.2022 tarihindeki taleplerine cevap vermeyerek müvekkilin tazminat talebini reddettiğini, müvekkilin aracında gerçekleşen hasar onarım bedelinin tespiti amacıyla bağımsız eksperden rapor alınmış ve düzenlene raporda müvekkile ait araçta 102.239,67 TL hasar oluştuğunu, davalı sigorta şirketi hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğu gibi, KDV tutarının da tamamından sorumlu olduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkile ait araçta değer kaybı oluştuğunu, söz konusu değer kaybı bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine 29.11.2022 tarihinde başvurulduğunu, ödeme taleplerini reddettiğini, kaza nedeniyle davacı müvekkile ait araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkile ait ---------- paket olup kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedeli çok yüksek olduğu, bu nedenle aracında meydana gelen değer kaybının hesaplanması için bağımsız eksperden rapor talebinde bulunulduğunu, talep üzerine hazırlanan ekspertiz raporuna göre müvekkile ait araçta 83.000,00-TL tutarında reel değer kaybı meydana geldiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 109 madde gereğince kısmi alacak davasının kabulü ile, 100,00-TL hasar bedeli ve 100,00-TL değer kaybı tazminatı için şimdilik toplamda 200,00-TL'nin poliçe limitleri dâhilinde muhatap şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ----- plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde -------- tarihleri arasında sigortalı ve poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 100.000,00-TL olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/1. Maddesine göre sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davası hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağını, davacının, mahkemeniz nezdinde ikame ettiği işbu davada fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak, şimdilik 200,00 TL'lik zarar tutarının davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ettiğini, ancak işbu davanın “belirsiz alacak davası” olarak ikame edilmesi HMK'nın ilgili hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmak, ------tarafından eksik inceleme olarak değerlendirildiğini, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasını, müvekkil şirket tarafından dava konusu aracın onarımı için ekteki ekspertiz raporu doğrultusunda; 09.01.2023 tarihinde davacıya 13.229,89 TL maddi hasar bedeli ödenmiş olduğunu, dava konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddinini, hesaplama, tamamen doğru verilere göre yapılmış ve müvekkil şirket poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu durumda, davanın reddini, aksi halde, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan -ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte- mahsup edilmesini, yukarıda belirttiğimiz ödemeye ek olarak, karşı yan aracında meydana gelen “araç hasarı tazminatı” için kasko poliçesi kapsamında herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının sorulmasını, müvekkil şirket anlaşmalı olduğu onarım merkezinde davacının aracının zararını giderebilecekken müvekkil şirket bu hakkını kullanamadığını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, trafik kazası sonucu uğranılan maddi zararların tahsiline ilişkin açılan alacak davasıdır.Davaya konu trafik kazası 15/11/2022 tarihinde, davacıya ait --- plakalı araç ile davalı tarafından ---- plakalı araç arasında meydana gelmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Trafik kazaları kusur/ hasar/ değer tespiti uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle, 15.11.2022 tarihinde meydana gelen olayda; ----- plakalı aracın sürücüsü ------ asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, ---- plakalı Sürücüsü ----- kusursuz olduğu, ---- olduğu, davalı sigorta şirketi 15.199,89 TL tazminat ödemesi yaptığı, bu tutar düşüldüğünde (99.783,08 — 15.199,89)= 84.583,19 TL olduğu, dosyaya fatura sunulmadığı 18 KDV oranına göre 54.783,08 x %18=9.860,95 TL olup bu tutarın ödenmesi Mahkememizin takdirlerine ait olduğu bildirilmiştir. Davacı vekilinin 11/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 41.770,11 TL hasar bedeli, 43.030,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; 15/11/2022 tarihinde davacı adına kayıtlı ---- plakalı araç ile davalı sigortalısı ---------- plakalı aracın karıştığı kazada, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, buna göre, ------ tarihinde meydana gelen kazanın, ---- plaka sayılı araç sürücüsü -----kusurundan (haksız fiilinden) kaynaklandığı, --- plaka sayılı araç sürücüsünün olayda yukarıda açıklandığı şekliyle kusurlu olması nedeniyle; ------araç sigortacısı davalı Sigorta Şirketi; Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olması,-------- sayılı kararında da belirtilen kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve zararın tümünün olayda gerçekleşmiş olması nedeniyle kaza neticesinde meydana gelen zararlar olan değer kaybı bedeli ile hasar bedelinden davalının sorumlu olduğu kabul edilmiştir.Değer kaybı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; değer kaybı; aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farka verilen addır.
Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir. ------Bu kapsamda, yukarıda sınırı çizilen sorumluluk kapsamında davalı / davalılar değer kaybından sorumludur.Değer kaybının hesabı, teknik bir konu olması nedeniyle alanında uzman bilirkişiden değer kaybına ilişkin rapor düzenlettirilmiştir. Bilirkişice -----tarafından iptaline karar verilen genel şartlar öncesi ----- uygulamasına göre hesaplama yapıldığı, bilirkişi tarafından 45.000,00 TL değer kaybı hesaplaması yapıldığı, değer kaybı için daha önce 1.970,00TL ödeme yapıldığı, düşüldüğünde 43.030,00 TL değer kaybı alacağının bulunduğu, bu miktarın talep edilebileceği, ıslah dilekçesi ile hesaplanan miktarın davalı poliçe limiti dahilinde talep edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder. Sigorta şirketi açısından, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu sürenin sonra erdiği gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. ----Somut olayda davalı sigorta şirketine başvurunun 29/11/2022 tarihinde yapıldığı, 8 iş günü sonrasının 09/12/2022 olarak tespit edildiği, eldeki davanın açıkça kısmi dava olarak açıldığı,---- sayılı ilamında da belirtildiği üzere kısmi davada faize hükmedilirken ıslah edilen miktar için ıslah tarihinin esas alınması gerektiği anlaşılmakla bu tarihlerden itibaren faize hükmedilmiştir.Davalı sigortalısına ait kazaya karışan aracın tüzel kişi şirket adına kayıtlı olduğu, bu haliyle avans faize hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Hasar kaybı talebi yönünden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu araçta 54.783,08 TL bedelli zarar meydana geldiği, işbu zarardan sorumlu olan davalı yanın dava öncesi 13.229,89 TL lik kısmını ödediği, geriye 51.414,14 TL hasar bedeli zararının kaldığı fakat davalının poliçe limiti gözetilerek davacı tarafça 41.770,11 TL hasar bedelinin talep edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
Dava konusu 41.770,11 TL hasar bedelinin 100,00 TL'sine temerrüt tarihi olan 09/12/2022 tarihinden itibaren, bakiye 41.670,11TL'sine ıslah tarihi olan 11/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dava konusu 43.030,00 TL değer kaybı bedelinin 100,00 TL'sine temerrüt tarihi olan 09/12/2022 tarihinden itibaren, bakiye 42.930,00 TL'sine ıslah tarihi olan 11/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 5.792,69 TL’den peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin ve davacı tarafından yatırılan 1.449,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.876,60 TL'nin mahsubu ile 3.916,09 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harcın ve 1.449,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.876,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi, 78,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.566,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle,------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2025