T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/139 Esas
KARAR NO:2025/167
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 23/02/2024
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı şirket --------arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı yanın işbu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçluların kredi sözleşmesinden doğan borçlarını ödememesi nedeniyle müvekkili tarafından borçlulara aleyhine ------- sayılı dosyası ile takip başlattıklarını davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini beyan ederek itirazı iptaline, takibin devamına, davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.---------Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu ve bir kısım başkaca borçlular aleyhine 1.336.830,03 TL asıl alacak, 19.958,25 TL işlemiş faiz ve 997,91 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 1.357.786,19 TL toplam alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 06.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 10.11.2023 tarihinde borca itiraz ettiği takibin durduğu belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi ------ hazırlamış olduğu raporda özetle; dava dışı Asıl Borçlu firma ---- davacı banka arasında -----imzalandığını, sözleşme kapsamında firmaya --- Limit tanımlandığını, davalının sözleşmeyi 10.05.2017 tarihinde 2.000.000 TL Azami Miktar, müteselsil kefil olarak imzaladığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden, banka tarafından dava dışı asıl borçlu firma adına teminat mektupları tahsis edildiğini, hesabın kat edildiğini ancak davacı tarafından asıl borçlu firma ve Davalı olan kefil/borçlu için gönderilen ihtarnamenin dava dosyasına sunulan yevmiye no veya ptt gönderi kodu bulunmadığından davalıya tebliğ edilmediğini temerrüt tarihinin takip tarihi itibariyle oluştuğunu, yapılan inceleme neticesinde;
¸ şeklinde hesap yapıldığını, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihi itibari ile; davacının, takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar 1.335.000,00 TL matrah üzerinden yıllık %29,90 temerrüt faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceğini tespit etmiştir.Dava, ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, davalı gerçek kişi açısından sözleşme şartlarının mevcut olup olmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takiplere itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı şirket ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, kullandırılan kredinin borçlular tarafından ödenmediği, anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.-----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; -------- sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.335.000,00 TL asıl alacak, 19.958,25 TL işlenmiş faiz, 997,91 TL ------olmak üzere toplam 1.355.956,16 TL alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %29,90 oranında faiz işletilmek suretiyle, devamına fazlaya ilişkin istemin reddine
2-Hükolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 92.625,37 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 201.833,86 TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 1.830,03 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-615,40 TL başvurma harcı başlangıçta peşin olarak yatırılmadığından davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-6.040,00 TL yargılama giderinden davanın red %0,13 ve kabul %99,87 oranına göre hesaplanan 6.032,15 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.115,94 TL'sinin davalıdan, 4,06 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6831 sayılı Kanuna göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025