T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/214 Esas
KARAR NO: 2025/154
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 22/03/2023
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil banka arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, ancak davalının bu krediyi ve mevduat hesabını kullanarak harcamalar yapmasına rağmen bankaya olan borcunu ödemediğini, bu itibarla davalıya ------ tarihinde ihtarname gönderilmiş ve hesapları kat edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhinde tarafından -------- sayılı dosyaları ile ilamsız icra yoluyla takipler başlatıldığını, borçlu/davalı aleyhinde başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, davalının itirazları tamamen haksız ve kanuna aykırı olduğunu, davalı bankaya olan borçlarına rağmen tamamen kötü niyetli ve haksız olarak itiraz ettiğini, bu itibarla --- başvuru numarası ile------ başvurulduğunu, ancak borçlu ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, her iki dosya için de usul ekonomisi de düşünülerek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamı için iş bu davayı ikame ettiklerini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının icra takibine ilişkin dayanak belge olarak ---------------- ait ek sözleşmeyi sunduğunu, kefalet sözleşmesinin 4. Maddesinde tahkim kaydının bulunduğunu, tahkim itirazında bulunduklarını, müvekkili ---- Kefalet imzası bulunduğunu, işbu sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin ------ tarihinde kapatıldığına dair davacı bankadan yazı alındığını, müvekkilinin başkaca davacı bankaya borcu bulunmadığını, müvekkilin borçlu olmadığına dair ------ dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, dolayısıyla müvekkil diğer davalının kullandığı kredilerden dolayı sorumlu tutulmayacağını belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Diğer davalı usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.----sayılı takip dosyaları celp edilip incelenmiştir.Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup raporda özetle; davacı banka ile davalı kredi lehtarı (asıl borçlu) ----- şahıs firması arasında ------- akdedildiği, işbu sözleşmelerin bir kısmını diğer davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgelerin dosyada mevcut olduğunu, takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere terditli/seçenekli hesaplama sonuçları aşağıda----Bentleri altında sunulduğunu, davalı kefilin -------- mevcut delil durumuna göre kefalet imzası bulunmayan sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerden dolayı borçtan sorumlu tutulamayacakları kanaati edinildiği, bu durumun kabulü halinde davalı kefilin davacı bankaya kefaleten borçlu olmadığını, mahkemece davalı kefilin borçtan sorumlu tutulması halinde; diğer davalı asıl borçlu ile birlikte borçlardan sorumlu sayılabilecekleri (Şayet davalı kefil borçtan sorumlu tutulmaz ise, bu kez davalı asıl borçlunun tablodaki borç kalemlerinden sorumlu olacağı)------ esas sayılı dosya yönünden; fazlaya ilişkin -------- reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 25.443,67 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %18,60 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi --- birlikte istenilebileceğini,-------- sayılı dosya yönünden; takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 24.984,05 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %20,88 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi--------- ile birlikte istenilebileceğini, ------- esas sayılı dosya yönünden; fazlaya ilişkin 734,59 TL'nın ----- reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 54.663,76 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %25,92 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi -------- birlikte istenilebileceğini beyan etmiştir.TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira,6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerdeuygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Davacı vekili-----tarihli açıklama dilekçesinde davalı ---- asıl borçlusu, davalı --- müteselsil kefil sıfatı ile kefili olduğu,------ tarihli iki adet --- imzalandığını, -----kefil olarak imza attığını bildirmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı ------ ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalı -------- müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığında açıklanan gerekçeler doğrultusunda davalı ------- yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Tahkim sözleşme tarihi ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun onbirinci kısmında 407 vd maddelerinde düzenlenmiştir. Bir hak üzerinde uyuşmazlığa düşmüş olan iki tarafın anlaşarak, bu uyuşmazlığın çözümlenmesini özel kişi veya kişilere bırakmalarına ve uyuşmazlığın bu özel kişi veya kişiler tarafından incelenip karara bağlanmasına tahkim denir. Burada söz konusu olan ihtiyari tahkim, yani tarafların rızaları ile başvurabilecekleri tahkim yoludur. Tahkim sözleşmesinin tanımı ve şekli HMK 412. maddede düzenlenmiş, yasa da tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşma olarak ifade edilmiştir. İkinci fıkrada, tahkim sözleşmesinin taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabileceğine yer verilmiştir. Tahkim itirazı ise aynı yasanın 413. maddesinde düzenlenmiş, tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa karşı tarafın ilk itirazda bulunabileceği ve tahkim sözleşmesi, hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkansız değilse mahkemenin tahkim itirazını kabul edeceği ve davayı usulden reddedeceği belirtilmiştir.Davacı banka ile davalı ----- arasındaki ------ kefalet sözleşmesinin "Yetkili Mahkeme ve Uygulanacak Hukuk" başlıklı 4. Maddesi;‘’Taraflar bu sözleşmeden doğacak her türlü uyuşmazlığın ---- --- tarafından ve-------- kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yoluyla çözümlenmesini kabul ederler.,,’’ hükmünü düzenlemektedir.Taraflar arasındaki yukarıda belirtilen sözleşme maddesine göre, davaya konu sözleşmelerden kaynaklanan aralarında mevcut bir hukuki ilişkiden doğmuş uyuşmazlıkların tümünün tahkim yoluyla çözülmesi konusunda anlaşmışlar ve yazılı olarak sözleşmeye geçirmişlerdir.Tahkim ile ilgili olarak HMK 413/1 maddesinde "Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder.’’ düzenlemesi yer almaktadır.Netice olarak yukarıda belirtilen sözleşme maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümlenmesi için tahkim düzenlemesi yapıldığı, mahkememizden davada talep edilen hususların da, incelenen bu sözleşme kapsamında tahkime bağlı olduğu kanaati ile, davalı --------- tahkim ilk itirazının kabulü ile öncelikle tahkim yoluna başvurulması gerektiği anlaşılmakla, HMK.116/1-b, 413/1.maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiş, kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ---------- tahkim ilk itirazının kabulü ile öncelikle tahkim yoluna başvurulması gerektiği anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK 116/1-b, 413/1.maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği ile işbu davalıya karşı açılan davanın usulden reddine,
Davalı ---- kötü niyet tazminat talebinin reddine,
2-Davalı --- yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile;
------------ Esas sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 18,60 oranında faiz işletilmek suretiyle, 25.443,67 TL asıl alacak, 1.864,62 TL işlemiş akdi faizi, 7,21 TL BSMV olmak üzere 27.315,50 TL üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
- ------- sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 20,88 oranında faiz işletilmek suretiyle, 24.984,05 TL asıl alacak, 875,26 TL işlemiş akdi faizi, 14,70 TL BSMV olmak üzere 25.874,01 TL üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
- ----------- sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 25,92 oranında faiz işletilmek suretiyle, 54.663,76 TL asıl alacak, 3.186,44 TL işlemiş akdi faizi, 49,10 TL BSMV olmak üzere 57.899,30 TL üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalı ------ tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 7.642,35 TL’den peşin olarak yatırılan 1.910,59 TL'nin mahsubu ile 5.731,76 TL bakiye harcın davalı ------ tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.910,59 TL peşin harcın davalı--------- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 205,50 TL ilk dava masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi, 188,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.393,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%99 kabul) 4.349,56 TL' sinin davalı --------- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ------- alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı -----kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.680,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%99 kabul) 1.663,20 TL' sinin davalı ------ (%1 Ret) 16,80TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, -------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne, davalı ---- yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2025