T.C.İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO:2023/201 Esas
KARAR NO:2025/183
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/03/2023
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA: Davacı vekili; ------ isimli işletmesi ile mobilya imalatı işi ile uğraşan davalı taraf, kapı imalat işi için, müvekkilinden ---- tarihinde düzenlenen faturalar ile malzeme aldığını, davalıya teslim edilen malzemelere ilişkin; ------ adet fatura düzenlendiğini, müvekkilinden malzemeleri aynı gün teslim alan davalının, fatura bedellerini ödememiş olduğunu, ödenmeyen faturalar için davalı hakkında--------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibinde borca itiraz etmiş ve icra takibinin durduğunu, davalının borca itirazları haksız ve kötü niyetli olup, davalı, müvekkilininden aldığı malzemelere karşılık borçlandığı bedele dair düzenlenen faturalara rağmen borcunu inkar etmekte olduğunu, davalı borçlu tarafından faturalara itiraz edilmemiş olup, bu kabule rağmen, borca itiraz edilmesi, itirazın kötü niyetli olduğunu göstermekte olduğunu, taraflara ait ticari defter kayıtları incelendiğinde de davalının müvekkile olan borcu ortaya çıkacağını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin, davalının aldığı malzemelere ilişkin düzenlenen faturalara dayanan alacağı olduğundan, bu alacakların davalıdan ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili ve haksız itirazın kaldırılması için işbu davayı açma zarureti doğmuş olduğunu, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı hakkında alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; usul ve yasaya aykırı kötü niyetli huzurdaki davanın öncelikle usulden, esasa girilmesi halinde esastan reddine, kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ---------- sayılı takip dosyasında, "fatura alacağı" sebebine dayalı olarak;----- Fatura --- İşlemiş Faiz----- İşlemiş Faiz------Toplam Alacağın, tahsili istemiyle------------ tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura/cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, tarafların ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine delil vasfı bulunduğu, davacı şirketin defterlerine göre davacının takip tarihi itibari ile davalı şirketten faturadan kaynaklı olarak 111.466,47 TL alacaklı olduğu, herhangi yapılmış bir ödeme bulunmadığı belirtilmiştir.Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede; Davacı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle faturadan kaynaklı alacakları olduğunu iddia etmiş, davalı ise dava konusu ham maddelerin teslim edilmediğini çekle ödemeler yapıldığını savunmuştur.
TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur ------HMK madde 222/3'e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir.Bu açıklamalar dairesinde, tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine de işlendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete 111.466,47 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının davalıdan ticari defter kesin delili kapsamında 111.466,47 TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla, bu alacağa yönelik yapılan takibe itirazın iptaline karar verilmişitir.İşlemiş Faiz Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Her ne kadar takip dosyasında işlemiş faiz talep edilmiş ise de ; Taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme mevcut olmadığında ve borçlunun bir ihtar veya ihbarla temerrüde düşürülmediğinde işlemiş faiz talebi kabul edilemeyeceği, davacının düzenlemiş olduğu fatura tutarının ödeneceği vade belirtilse dahi bu durumu değiştirmeyeceği ---- anlaşılmakla, anılan bu şartlar gerçekleşmediğinden davacının işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ----
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davalının ----- sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile,
2-Takibin 111.466,47 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Alacağın %20'sen tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 7.614,27 TL harçtan peşin alınan 1.530,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.083,78 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 15.255,63 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 1.710,39 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan 4.154,50 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.654,35 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
11-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%12,04) ve kabul (%87,96) oranına göre hesaplanan 1.161,09 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili,158,91 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde -------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2025