T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/184 Esas
KARAR NO: 2025/158
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/03/2023
Birleşen Dava (----- Esas )
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/11/2023
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı alacağın tahsili için davalı aleyhine -------- esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, ancak davalı takibe itirazda bulunarak takibi durduğunu, davalı taraf icra dosyasına yaptığı itirazda, itiraz sebeplerini belirtmeyerek sadece yüzeysel olarak borca itiraz ettiğini, ancak davalının sebep belirtmeksizin yaptığı itirazlar usul ve esas yönünden haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının davalı taraftan 1.568,54 USD (faiz ve masrafları hariç) alacağı bulunduğunu beyan ederek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının itirazının kötü niyetli olduğundan %20 den az olmamak üzere ayrıca tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerini davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
ASIL DAVADA SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafça müvekkiline karşı-------- sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından haksız olarak başlatılan icra takibine itiraz etmeleri üzerine davacı tarafından itirazın iptali talepli huzurdaki dava ikame edildiğini, davacının işbu dosyadaki iddia ve talepleri haksız, asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirket tekstil sektöründe iştigal etmekle dava dışı müşterilerine hizmet verirken farklı firmalardan kumaş temin ettiğini, müvekkil şirket dava dışı ---- isimli müşterisine hazırlayacağı ürünler için kumaş temini konusunda davacı şirket ile anlaşma sağlamış ve bu anlaşmaya istinaden taraflar arasında ------- sipariş numaralı sipariş formları imzalandığını, davacı şirket ürünleri geç teslim ederek sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında imzalanan sipariş formlarında kumaşların termin tarihi, kumaşların geç teslim edilmesi durumunda uygulanacak yaptırımlar açıkça belirtilmiş ve davacı firma da ilgili sipariş formunu imzalayarak sipariş formunun içeriğini kabul ettiğini, davacı şirketin ürünleri geç teslim etmesi nedeniyle müvekkil şirketin zarara uğradığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA İDDİA: Davalı borçluya müvekkili tarafından ------ sayılı dosyası ile 1.568,54 USD bedelli takip başlatıldığını, davalı ile aralarında ------- sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, davalı ile aralarında böyle bir dava mevcutken, davalı tarafın, taraflar arasındaki eski müşteri ilişkisine güvenerek ----- müvekkilinden tekrar kumaş satın almak istediğini, müvekkilinin de davalının bu talebine binaen kendisine yeniden kumaş sattığını, müvekkilin ----- olmak üzere iki adet fatura ile davalıya satmış olduğu kumaşların bedelini davalı tarafın ödemediğini, bu fatura bedellerinin ödenmemesi sonucunda ödeme için davalıya defalarca yapılan talepler sonuçsuz kalınca, davalı hakkında ------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davalı tarafın icra dosyasına yaptığı itirazda, itiraz sebeplerini belirtmeyerek sadece yüzeysel olarak borca itiraz ettiğini söylediğini, ancak icra takibinde açıkça fatura numaraları ile birlikte alacaklarını belirtmelerine rağmen, davalının haksız ve mesnetsiz olarak yaptığı icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle haksız itiraza binaen davalı borçlunun inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini beyan etmiş, bu nedenlerle davanın kabulü ile davanın -------dosyası ile birleştirilmesine, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, itiraz kötü niyetle yapıldığından ve alacağımız likit olduğundan dolayı alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMA: Müvekkil şirketin tekstil sektöründe iştigal etmekle dava dışı müşterilerine hizmet verirken farklı firmalardan kumaş temin ettiğini, müvekkil şirketin dava dışı ------ isimli müşterisine hazırlayacağı ürünler için kumaş temini konusunda davacı şirket ile anlaşma sağlamış ve bu anlaşmaya istinaden taraflar arasında --------numaralı sipariş formları imzalandığını, işbu siparişe ilişkin teslimatların belirlenen termin sürelerinden 2 ay sonra teslim edildiğini, tüm bu gecikmeler nedeni ile müvekkili şirket maddi olarak çok büyük zararlar görmüş ve bu zararların, karşı yancada imzalanan sipariş formunda yer alan gecikme oranları ve müşteri şirketten gelen reklamasyon faturaları uyarınca davacı şirkete yansıtıldığını, davacı şirketin gecikmesinden kaynaklı olarak tarafına yansıtılan reklamasyon faturaları hakediş alacağından takas mahsup edildiğini, karşı yanca işbu reklamasyon faturası kabul edilmediğinden yine mahkemenizde görülmekte olan ve işbu dava ile birleştirilen itirazın iptali davasına haksız yere konu edildiğini, sonraki süreçte ise davacı şirketin, müvekkil şirket ile tekrar çalışmak istemiş ve müvekkil şirketce de iyi niyet ile tekrar iş verilmeye başlandığını, ancak davacı şirket terminlerde gecikmesi nedeni ile reklamasyon faturaları kesildiğinden ve hali hazırda zaten müvekkil şirkete borçlu olduğundan sonraki dönemde yapılan satışlarla ancak önceki borcunu kapatabilmiş ve hakedişi takas mahsup edildiğini, davacı şirket ürünleri geç teslim ederek sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı şirketin ürünleri geç teslim etmesi nedeniyle müvekkil şirket zarara uğradığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Esas ve birleşen dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari eser sözleşmesi ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.------- takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 01/12/2022 tarihinde asıl alacak 1.568,54USD tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 07/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. --------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 19/07/2023 tarihinde asıl alacak+ işlemiş faiz toplamı 6.433,02USD tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 29/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; asıl dava bakımından, takip tarihi (02/12/2022 tarihi) itibariyle davacının davalıdan, her iki tarafın da ticari defter kayıtlarından da anlaşıldığı üzere, takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan, talebi gibi 1.568,54 USD cari hesap alacağı bulunduğu; bu alacağın talep gibi takip tarihinden itibaren işleyecek yasal döviz faizi (3095 Sayılı Faiz Kanunu md.4/a) ile birlikte tahsili gerektiğini, birleşen davada, davacı/yüklenici; asıl dava mevcutken, davalı/işverenin, taraflar arasındaki eski müşteri ilişkisine güvenerek 2023 yılında davacı/yükleniciden tekrar kumaş olmak istediğini; davacının da bu talebe istinaden davalıya yeniden kumaş sattığını; davacının ---------- bedelli fatura ile davalıya satmış olduğu kumaşların bedelinin davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte ve bu fatura bedellerinin tahsili talebiyle davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından yapılmış olan itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiğini, dava dosyası içeriğinde, işbu 2 adet faturanın konusunu oluşturan ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edildiğini ispata yönelik somut delile rastlanmadığını, ancak raporun mali kısmında, birleşen dava bakımından; davalının ticari defterlerinde --- icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya -------- borç kaydı bulunduğu tespit edildiğini, davalının kendi ticari defterlerinde yer alan bu kayıt karşısında, davalının davacıya, 20.07.2023 icra takibi tarihi itibariyle, davalı defterlerinde kayıtlı olduğu gibi 5.599,39 USD borcu bulunduğunun kabul edilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın; taraflar arasındaki anlaşmanın şartlarının neler olduğu, davacının anlaşma şartlarına uygun hareket edip etmediği hususundan kaynaklandığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu ve takip dayanağı belgeye konu malların davalıya teslim edildiğinin ihtilafsız olduğu, davalı tarafça aradaki ticari ilişki kapsamında ------- tarihli mamul kumaş sipariş formunun davacı yanca kaşelenip imzalandığı, sipariş formu içeriğinde termin tarihlerinin ve gecikme halinde uygulanacak yaptırımların yazılı olduğu,, davacı tarafça anlaşmaya konu ürünlerin geç teslim edildiği, geç teslim nedeniyle zarar oluştuğu, 3. Kişi firma------ aralarındaki anlaşmaya göre geç teslim halinde müşterisi 3. Kişi firmaya reklamasyon ücreti ödediğini, ödenen bu bedellerin de davacı yana yansılatacağının sipariş formunda yazılı olduğunu, bu nedenle davacıya gecikme oranında ------ bedelli fatura kesildiğini, davacının hak edişinden reklamasyon alacaklarını takas / mahsup edildiğini savunmuş olup davacı yanca sipariş formlarındaki imzalar kabul edilmediğinden imza incelemesi için gerekli işlemlerin yapıldığı fakat sipariş form asılları davalı yanca ibraz edilmediğinden imza incelemesi yapılamadığı, davacı şirket yetkilisinin isticvabına karar verildiği, davacı şirket yetkilisi "tarafıma gösterilen -------- tarihli sipariş formları altında bulunan şirketimize ait kaşe üzerindeki imza tarafıma ve diğer yetkililere ait değildir, bu tür borçlandırıcı işlemleri sadece yetkililer imzalayabilir, şirket çalışanlarına da ait değildir, zaten onların bu işlemlerde imza yetkisi yoktur, ayrıca iki belgedeki kaşe de belge tarihi itibariyle firmamıza ait değildir, bizim kaşe oval şeklinde görünüyordu, her iki sipariş formunun içeriğini kabul etmiyorum, bana gösterilen iki sipariş formu müvekkil şirket nezdinde de bulunmaktadır, davalı taraf bu formları göndermiştir, ancak bizim tarafımızdan onaylanmamıştır ve davalı tarafa gönderilmemiştir, bizim genel olarak ticari işleyiş mail ve telefon yoluyla yapılmaktadır, bize sipariş geldiğinde bunun üzerine ön numune işlemi için çalışılır, numune üretildikten sonra müşteriye gönderilir müşteri kabul ettikten sonra da termin süreci başlar, normal şartlarda matbu ve fiziki olarak sipariş formu hazırlanması durumu söz konusu değildir" şeklinde beyanda bulunduğu, sipariş formundaki imzaların ve içeriğinin kabul edilmediği, davacı alacaklının aradaki ilişkiyi, teslimi ve alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiği, bu hususların ispatlandığı, ancak davalının aksi yönde savunma ileri sürdüğü, TBK 90. Madde gözetildiğinde aksini savunan davalının teslim tarihi / gecikme durumunu ispatlaması gerektiği, davalının mal üretimi ile ilgili davacının kestiği faturaları defterlerine işlediği, ------ tarihli sipariş formunda belirlenmiş bir termin/ teslim tarihinin bulunmadığı, davalı tarafın sunduğu mail yazışmalarında davacı çalışanlarının/ yetkililerinin sipariş formlarını, davalının bildirdiği tarihi kabul ettiklerine dair kabul beyanı bulunmadığı, aksine gecikme olmadığı ve gecikmenin kabul edilmediğinin bildirildiği, davalının reklamasyon faturasına karşılık davacının da iade faturası kestiği, 3. Kişi firmanın kestiği reklamasyon faturasının 46.016,00 TL bedelli olmasına rağmen davalının 117.222,55TL lik fatura düzenlediği, ayrıca işbu faturanın davacının ürettiği ürünlerden dolayı davalıya kesildiğine dair somut bir tespit bulunmadığı, yine davalının 3. Kişi firmaya reklamasyon faturalarından dolayı ödeme yaptığına dair delil bulunmadığı, bu haliyle davalının teslimde gecikme, zarara uğrama, takas savunmasını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla defter kayıtları ve diğer tüm deliller gözetilerek esas davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, fatura düzenlenmesinin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığı, fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği, iş bu davada davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle birleşen davadaki işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-a) Mahkememizin---- esas sırasında kayıtlı asıl davanın KABULÜ ile, -------- Esas sayılı dosyasında davalı/borçlunun 1.568,54 USD asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yabancı para borcunun faizinde --------- o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden (faiz oranının %6'yı geçmemesi kaydıyla) faiz işletilmek üzere icra takibinin DEVAMINA,
Hükmolunan asıl alacak 29.290,60 TL (1.568,54 USD takip tarihi itibariyle karşılığı 1 USD=18,6738/ 29.290,60 TL ) %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b) -----------sırasında kayıtlı birleşen davanın kısmen KABULÜ ile, ------ sayılı dosyasında davalı/borçlunun 5.599,39 USD asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yabancı para borcunun faizinde ------- o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden (faiz oranının %6'yı geçmemesi kaydıyla) faiz işletilmek üzere icra takibinin DEVAMINA, aşan istemin reddine,
Hükmolunan asıl alacak 151.100,65 TL (5.599,39 USD takip tarihi itibariyle karşılığı 1 USD=18,6738 151.100,65 TL ) %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
ASIL DAVADA ;
2-Alınması gerekli karar harcı 2.035,79 TL’den peşin olarak yatırılan 357,09 TL'nin mahsubu ile 1.678,70 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 357,09 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 205,50 TL ilk dava masrafı, 15.000,00 TL bilirkişi, 553,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 15.759,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 29.802,26 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
9- Mahkeme kasasında bulunan evrak asıllarının karar kesinleştiğinde ilgili kuruma iadesine,
BİRLEŞEN DAVADA
10-Alınması gerekli karar harcı 11.015,83 TL’den peşin olarak yatırılan 2.298,85 TL'nin mahsubu ile 8.716,98 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
11-Davacı tarafça yatırılan 2.298,85 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
12-Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 30,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 338,25 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%87 kabul) 294,27 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
13-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
14-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
15-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%87 kabul) 2.714,40 TL' sinin davalı taraftan, (%13 Ret) 405,60 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
16-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle,-------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2025