T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/239 Esas
KARAR NO:2025/162
DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2016
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı müvekkil ---- hamilelik sürecinde 2-3 ay ---gittiğini, daha sonra ---- kontrollerine devam ettiğini müvekkilin 42. Haftaya girmesi ile kontrollerini yapan ------ bağlı olarak çalışan doktor müvekkili kontrol ettiğini, hastanede ----- cihazı bulunmadığı için başka hastaneye yönledirildiğini, bunun üzerine müvekkil doğum için ---tarihinde ----- gittiğini,----- cihazına bağlandığını, doğumu yaptıran doktor ise aynı hastaneye bağlı olarak çalışan ------olduğunu, ----- tarihinde müvekkilin suyu geldiğini ve hemen ---- gittiğini, 2 cm açılma tespit edildiğini ve müvekkile suni sancı verildiğini, ----- de de suni sancı verme işlemi devam ettiğini, müvekkilin sadece sol tarafında bir ağrı hissettiğini, sezaryen ile doğum yapma isteyen müvekkile ise normal doğum yolu ile bebeğini dünyaya getirmesi söylendiğini, uzun uğraşlar sonucunda 8-9 cm açılma tespit edildiğini, normal doğuma alınan müvekkilin 1.5 saat boyunca doğru pozisyonu alması için uğraşıldığını, bebek doğmayınca vakumla çekildiğini, doğumun ------ tarihinde başlamış olmasına rağmen normal doğum yapması için iki gün boyunca müvekkil bekletildiğini, bebeğin sezaryen ile alınmasının mümkünken doktorun özensiz ve tedbirsiz davranışı neticesinde küçük ------ oksijensiz kaldığını ve buna bağlı olarak %49 oranında özürlü olarak dünyaya geldiğini, doktor ------- normal doğumun koşullarının oluşmadığını ve küçüğün oksijensiz kalabileceğini öngörerek müvekkili sezaryene alması gerektiğini ancak doktorun kusurlu davrandığını ve özensiz ve tedbirsiz davranışı neticesinde küçüğün ve ailesinin hayatı boyunca taşıyacağı bir yükü omuzlarına yüklediğini, tabibin mesleki faaliyeti nedeniyle verdiği zararlara bağlı olarak müvekkil ---- için 75.000,00 TL ---- için 75.000,00 TL , ------ için 75.000,00 TL olmak üzere toplamda 225.000,00 TL manevi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın fiilin gerçekleşmesinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ------ vekili cevap dilekçesi özetle, idarenin kamu hizmetine ilişkin tazminat davalarının idari yargıda ve ancak ilgili idare aleyhine açılabileceğini,-----yakasında ------sonra en fazla doğumun, günde 10-15 doğumun yaptırıldığı yer olduğunu, doğum travayında olan her gebenin doğumunun, takibi hastanede yapılıp yapılmamasına bakılmaksızın, acil doğum hekimleri tarafından yapıldığını, dava dışı hekim tarafından gerçekleştirilen doğumda tıbbi uygulama hatası bulunmadığını, yenidoğanda mevcut ------hastalığı ile gerçekleştirilen tıbbi uygulamalar arasında illiyet bağı bulunmadığını, hekim mesleki faaliyetine bağlı olarak sigorta şirketi sorumluluğuna gidilebilmesi için gerekli hukuksal koşullar sağlanmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının reddi gerektiğini, öncelikle davanın görev ve husumet yönünden reddini, dava konusu olay tıbbi uygulama hatası niteliği taşımadığından davanın esastan reddini, sigortalı hekim davranışından bağımsız olarak dava dışı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının tespitini, davanın ------ ihbarını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan -------- vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevli olmadığını, doğumda tıbbi uygulama hatası bulunmadığını, davaya konu vakada sezaryen endikasyonu bulunmadığını, yenidoğanda mevcut serebral palsi tanısı ile gerçekleştirilen tıbbi uygulamalar arasında illiyet bağı bulunmadığını, müvekkili hekimin sorumluluğuna gidilebilmesi için hukuki şartların oluşmadığını, davanın görev ve husumet yönünden reddine, davanın, ----ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.İhbar Olunan------vekili cevap dilekçesinde; davanın ihbarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, idarenin veya idare ajanlarının eylemi nedeniyle meydana geldiği ileri sürülen zararın tazmini talebiyle açılan tazminat davalarında, zarar ile idarenin eylem ve işlemi arasında illiyet bağı mevcut olup olmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek ihbarın yok sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, malpraktist (hekim hatası) iddiasına dayanan hekimin -----poliçesini düzenleyen sigortacıya karşı açılan maddi manevi tazminat talebini içermektedir.
Dava--- sırasına kaydedilmiş, ---- sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, Mahkememize tevzisi sonrasında işbu esas sırasına kaydedilmiştir.
Davalı tarafça sigorta ettireni ihbar olunan ---- numaralı, ------- düzenlendiği anlaşılmıştır.Davaya konu operasyona ait hasta dosyası celp edilmiştir.
Bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış ve Dosya ---- gönderilerek yapılan operasyonda hekimin meslek kusuru bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetinin ----- tarihli rapor içeriğine göre; anne ------ doğumlu ---- hakkında düzenlenmiş tıbbi ve adli belgelerde yer alan bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde; ------- gerçekleştirilen gebelik takibi prosedürünün tıbbi kurallara uygun olduğu, görevli hekim ve personelin tıbbi açıdan kusurlu bir eylemlerinin olmadığı, --------- hastanın gebelik takibini yapmadığı, hastane nöbeti için geldiğinden travay aşamasında olan hastayı bir önceki nöbetçi hekimden devralarak doğumu gerçekleştirdiği, yükümlülüğünün yerine getirildiği, doğum travayının (doğum olayı) takibi sırasında da sezeryan endikasyonunun oluşmadığı, erken membran rüptürü olması nedeniyle indüksiyon başlanarak vajinal doğumun denendiği, çıkımda oluşan fetal distres nedeniyle vakum ekstraksiyonuna kararı verildiği, vakum uygulanarak bebeğin doğurtulduğu, vaginal doğum endikasyonu ve doğum travayındaki takip ve uygulamaların tıbbi açıdan uygun olduğu, bu nedenle doğumu gerçekleştiren ------atfı kabil kusurlu bir tutum ve uygulamasının olmadığı, dosyada mevcut bilgilere göre, çocuktaki nörolojik hasarın doğum asfiksisine bağlı olup olmadığını söylemenin tıbben mümkün olmadığı, doğum eylemi takibinde hata ve ihmal bulunmadığından, çocuktaki nörolojik hasar ile doğum yardımını gerçekleştiren sağlık personelinin uygulaması arasında illiyet bağı olmadığı kanaatini bildirmişlerdir. Aynı heyet ---- tarihli ek raporda özetle, 11/08/2020 tarihli heyet raporunda yapılan değerlendirme ve varılan sonuçta herhangi bir değişikliğe gidilmeyeceği kanaatine vardıkları bildirilmiştir.------- raporuna göre; sezaryen ile doğum yaptırılmaması nedeniyle bebeğinde hipoksi geliştiği iddia edilen------- hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerin değerlendirilmesinde; kişinin gebelik takiplerinin ---- tarihinden doğum tarihi olan ---- tarihine kadar -------yapıldığı,---- tarihinde suyunun gelmesi şikayetiyle başvurduğu ------- kişinin yapılan muayenesinde collum retropoze, silinme başladığı ve berrak suları geldiğinin tespit edildiği, EMR ön tanısıyla yatırıldığı ve antibiyotik tedavisi verilerek takibe alındığı, ertesi gün saat 20:30 civarında epizyotomi yapılarak, vakum ekstraksiyonla 3600gr/50cm erkek bebek doğurtulduğu, kişinin doğum sonrası epizyotomi süturasyonu yapılıp lohusa kanama takibine alındığı, anemi nedeniyle 2 kez eritrosit süspansiyonu verildiği ve 27/09/2011 tarihinde önerilerle taburcu edildiği, bebeğin Apgar: 1. dk: 2, 5. dk: 4, 10. dk: 7 olduğu, doğum sonrası 2 dk maske ile ventilasyon, 2 dk serbest 02 verildiği, daha sonra yenidoğan yoğun bakım ihtiyacı nedeniyle entübe edilerek ------ sevk edildiği, solunum distresi ve doğum asfiksisi tanısıyla yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip ve tedavisinin yapıldığı, ----- tarihinde önerilerle taburcu edildiği, daha sonraki takiplerinde epilepsi nedeniyle ilaç kullandığı ve nöbetleri kesilmesi üzerine ilacın kesildiği, ----- tarihinde yapılan nörolojik muayenesinde sol silik hemiparezi dışında patoloji saptanmadığı anlaşılmakla; farklı merkezlerde gebelik takipleri yapılan kişinin ----- tarihinde suyunun gelmesi şikayetiyle başvurduğu----- yapılan muayenesinde collum retropoze olup, silinme başladığı ve berrak suları geldiğinin tespit edilmesi üzerine EMR ön tanısıyla yatırılıp, antibiyotik tedavisi verilerek takibe alınmasının ve bebeğin fiziksel gelişim bulgularının normal doğum yaptırılma sınırları içinde değerlendirildiği, ---- tarihinde saat 20:30 civarında bebeğin başı çıkımda iken nabzının düşmesi üzerine fetal distres düşünülerek vakum extraksiyonu ve epizyotomi ile 3600gr erkek bebek doğurtulmasının tıbben uygun olduğu, doğum sonrası epizyotomi süturasyonu yapılıp kanama takibine alınan kişiye anemi nedeniyle 2 kez eritrosit süspansiyonu verilmesi ve genel durumu düzelmesi üzerine 27/09/2011 tarihinde önerilerle taburcu edilmesinin tıbben uygun olduğu, tüm bunlar birliktedeğerlendirildiğinde; ------ eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu oy birliği ile mütalaa edilmiştir.Davacı küçük ----, benzer mahiyette uyuşmazlıklarda düzenlenen ------- raporlarında doğumdan itibaren (96) saat içinde MR'ının çekilmesi halinde Serebral Palsinin doğumda oksijensiz kalmaya bağlı olarak gelişip gelişmediğinin saptanmasının tıbben mümkün olduğunun bildirildiği anlaşılmakla; davacı yaşı küçüğün doğumdan 96 saat içinde MR’ının çekilmediğinin gelen hastane yazı cevaplarından anlaşıldığı, ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü bulunan davalıların, yukarıda belirtilen zaman diliminde küçüğün MR'ının çekilmemesi nedeniyle bu noktada ortaya çıkan belirsizliğin sorumluluğuna katlanma yükümlülüklerinin [kusurlu olduklarına dair bir prima-facia sonuç çıkartmak imkânının] bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine yönelik ve davalıların, davacı/küçükte oluşan "Serebral Palsinin" meydana gelmesinde objektif özen yükümlülüklerine aykırı eylemleri ve/veya eylemsizliklerinin bulunup bulunmadığı noktasından tarafların iddia, savunmalarını ve önceki raporlara itirazları da karşılayacak şekilde gerekçeli ve denetime elverişli [durumunun doğumun hemen öncesi ve doğum sırasında gerçekleştirecek iş ve eylemlerle engellenip engellenemeyeceği hususlarında rapor düzenlenmesinin istenildiği, bunun üzerine hazırlanan----- raporuna göre; sezaryen ameliyatı ile doğum yaptırılmaması nedeniyle hipoksi geliştiği iddia edilen --- doğumlu------ hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerin değerlendirilmesinde; Kişinin gebelik takiplerinin ---- tarihinden doğum tarihi olan---- tarihine kadar ----- Hastanesinde yapıldığı,---------- tarihinde suyunun gelmesi şikayetiyle başvurduğu -------- kişiye yapılan muayenesinde collum retropoze, silinme başladığı ve berrak suları geldiğinin tespit edildiği, EMR ön tanısıyla yatırıldığı ve antibiyotik tedavisi verilerek takibe alındığı, ertesi gün saat 20:30 civarında epizyotomi yapılarak, vakum ekstraksiyonla 3600gr/50cm erkek bebek doğurtulduğu, kişinin doğum sonrası epizyotomi süturasyonu yapılıp lohusa kanama takibine alındığı, anemi nedeniyle 2 kez eritrosit süspansiyonu verildiği ve 27/09/2011 tarihinde önerilerle taburcu edildiği, bebeğin Apgar: 1. dk: 2, 5. dk: 4, 10. dk: 7 olduğu, doğum sonrası 2 dk maske ile ventilasyon, 2 dk serbest oksijen verildiği, daha sonra yenidoğan yoğun bakım ihtiyacı nedeniyle entübe edilerek ------------ sevk edildiği, solunum distresi ve doğum asfiksisi tanısıyla yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip ve tedavisinin yapıldığı, 25/10/2011 tarihinde önerilerle taburcu edildiği, daha sonraki takiplerinde epilepsi nedeniyle ilaç kullandığı ve nöbetleri kesilmesi üzerine ilacın kesildiği, 01/09/2022 tarihinde yapılan nörolojik muayenesinde sol silik hemiparezi dışında patoloji saptanmadığı anlaşılmakla;
Kişinin gebelik takiplerinde herhangi bir problem saptanmadığı, 23/09/2011 tarihinde kişinin suyunun gelmesi şikayetiyle başvurduğu ------------- yapılan muayenesinde; collum retropoze olup, silinme başladığı ve berrak suları geldiğinin tespit edildiği, erken membran rüptürü ön tanısıyla yatırılıp, antibiyotik tedavisi verilerek takibe alındığı, takibi sırasında çekilen ---- fetal distres düşündürecek bulgular saptanmadığı, partografta yeterli uterin kontraksiyonlarının olduğu ve travayın sorunsuz ilerlediği, bebeğin fiziksel gelişim bulgularının normal doğum yaptırılma sınırları içinde olduğu, ------ tarihinde saat 20:30 civarında doğum eylemi esnasında bebeğin başının çıkımda iken 1. dakikadan uzun süre nabzının düşmesi üzerine fetal distres düşünülerek vakum ekstraksiyonu ve epizyotomi ile 3600 gram erkek bebek doğurtulduğu, fetal distresin öngörülemeyeceği, dolayısıyla yapılan işlemlerin tıbben uygun olduğu, kişiye vakum uygulamasının yeterli ıkınma olmaması nedeniyle uygulandığı, baş çıkımda olan bebeğin doğurtulması için vakum uygulamasının gerekli olduğu, doğum sonrası solunumu olmayan bebeğe 2 dakika maske ile ventilasyon uygulanıp entübe edilmesinin ve yenidoğan yoğun bakım ihtiyacı nedeniyle başka bir merkeze sevk edilmesinin tıbben uygun olduğu, bebekte gelişen hipoksik iskemik ensefalopati tablosunun prenatal (doğum öncesi), perinatal (doğum sırasında), postnatal (doğum sonrası) nedenlerle oluşabileceği, --- takipleri sırasında çekilen traselerde fetal distres düşündürecek bir bulgu saptanmamış ise de, ------ meydana gelen bozulmaların bebekte gelişmiş olan asfiksinin en geç döneminde ortaya çıkan bulguları olduğunun tıbben bilindiği, daha erken dönemde bebekte mevcut hipoksiyi tespit edebilecek herhangi bir klinik, laboratuvar veya teknolojik yöntemin mevcut olmadığı, doğumdan sonra MR çekilme zorunluluğu olmadığı, durumu stabil olmayan bebeğe MR çekilmesinin beklenmediği, ancak bebeğin klinik tanısı konularak, 2 saat içerisinde farklı bir merkeze sevk edildiği ve sevk edildiği merkezde bebek stabil hale geldikten sonra 27/09/2011 tarihinde kraniyal MR çekildiğinin anlaşıldığı, tüm bunlar birliktedeğerlendirildiğinde; Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. ----------- eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, dava dosyasında kişi tarafından imzalanmış onam belgesi mevcut olduğu, alınan onamın tıbben uygun olduğu oy birliği ile mütalaa edilerek bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı , taraf beyanları, bilirkişi raporları ve yeterli görülerek hükme esas alınan ---- raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. Maddesi ise; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünü, aynı Kanunun 56/1. maddesi "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmünü içermektedir.Hekim, görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle, doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir. Hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutularak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yolu seçmek gerekir. Gerçekten de hasta tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Ancak, tıbbın gerek ve kurallarına uygun davranılmakla birlikte sonuç değişmemiş ise doktorun ve hastane işletmecisinin bu kez sorumlu tutulmaması gerekir.. Tüm dosya kapsamı, taraf beyanları ve yeterli görülerek hükme esas alınan-------raporları ve bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacılar tarafından davalı doktor tarafından uygulanan tedavinin hatalı olduğu, özen yükümlülüğüne uygun hareket edilmediği belirtilerek maddi ve manevi tazminat talep edilmiş ise de; dava konusu olayda davalı doktorun kusurlu bir davranışının olmadığı, bu durumun ------- raporu ile tespit edilmiş olduğu, maddi tazminat şartlarının oluşmadığı, manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kusurlu davranışının olması gerektiği, zarar meydana gelmiş olsa bile kusur yok ise manevi tazminattan bahsedilemeyeceğinden yeterli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da davacının kusurlu olarak hareket ettiği tespit edilmediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı için takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,
4-Manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine olmadığına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ------ Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin ve Davalı-İhbar olunan vekilinin yüzüne karşı, davalı ---------- vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025