T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/340 Esas
KARAR NO:2025/141
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/05/2021
KARAR TARİHİ:05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacının dava dilekçesinde özetle; ----- tapu kaydı bulunan taşınmazın maliki olduğu, davacı, taşınmazı --- yılında dava dışı ------- kiralamış olup taşınmaz üzerinde halihazırda ilgili sağlık şirketi hizmet verdiği, davalı ile ----- tarihinde davacı arasında dava konusu taşınmazın dış cephesinde doğal taş kaplama işlerinin yapılması karşılığında anlaşma sağlanmış ve sözleşme akdedildiği, Söz konusu iş ise ------- altında yapıldığı, bu hususta söz konusu işleri davalı, taşeron firma sıfatı ile yapmayı üstlendiği, yapılan anlaşmanın ardından taşınmaz üzerinde gerekli tadilatlar ve çalışmalar gerçekleşmiş ise de aşağıda detaylıca izah edilmek üzere, davalı taşeron firmanın söz konusu eseri ayıplı bir biçimde meydana getirdiği gerçeği ortaya çıktığı, davalı taşeron firmanın taşınmazın dış cephesinde meydana getirdiği eserin yapımının tamamlanmasının üzerinden yaklaşık 5-6 yıl geçtikten sonra dava dışı kiracı konumunda bulunan ----------- Yevmiye nolu ihtarı ile davacı tarafa göndermiş olduğu ihtarnamede, bina yüzeyinde bulunan ve davalı taşeron firma tarafından inşa edilen dış cephe kaplamalarının yerinden düşmesi sebebiyle meydana gelebilecek tehlike ve zararlardan tarafınızın sorumlu olacağı şeklinde ve içeriğinde bir bildirim yapılmıştır. Cevaben, bahsi geçen inşaatın ayıplı ve kusurlu olması ihtimalinde davacı firmanın hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı, bilakis tüm sorumluluktan davalı taşeron firmanın sorumlu olduğu belirtilmiş, bu şerhin düşülmesinin ardından şarta bağlı fatura ödemesi hususu -------- Yevmiye nolu ihtarı ile dava dışı kiracı tarafa ihtar edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri kanunu kapsamında hukuki koruma amaçlı---------Sulh Hukuk Mahkemesi nezninde delil tespiti istenmiş olup, Sayın Mahkemenin re'sen atadığı bilirkişiler marifetiyle taşınmaz üzerinde detaylı bir rapor hazırlanmış ve dosyaya sunulduğu, davalı taşeron firmanın meydana getirdiği inşaatın açıkça ayıplı ve kusurlu olduğu hususu saptandığı, itirazın iptali ile takibin davalı-borçlu yönünden 2.691.222,50TL. olarak aynen devamına ve asıl alacak ile birlikte icra takibi başlattığımız tarihten itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık % 18.25 temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesine, asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydı ile davalı tarafın icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 01/10/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle: İşbu ihtarnameye-------yevmiye ile gönderdiğimiz 14/10/2020 tarihli ihtarnameyle cevap verdiği, söz konusu ihtarnamede ileri sürülen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin projedeki yükümlülüklerini sözleşmeye uygun bir şekilde ifa ettiğini, bunlar neticesinde geçici ve kesin kabul tutanaklarının düzenlendiğini; bunun davalı üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olduğu, işin sözleşmeye uygun şekilde yapıldığı ve yapılan işte bir kusur ve eksiklik görülmediği anlamına geldiğini, benzer iddiaların daha önce de ileri sürülerek davalıya sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmesinden kaçınıldığını ve bu nedenle işin yargıya intikal ettiğini, yargılama sonunda davalının haklılığının ortaya çıktığını, ayrıca söz konusu yapıda davalının edimlerini ifa edip işi teslim ettikten sonra yangın çıktığını ve bir çok yerin hasar aldığını, onarımının da başka bir şirkete yaptırıldığını, bu nedenle iddia edilen hususların çıkan yangın ve sonrasında başka şirket tarafından yapılan onarımdan kaynaklanıyor olabileceğini, tüm bu nedenlerle davalıya bir kusur izafe edilemeyeceği , davacı taraf, davalı şirketin dava konusu ----------ayıplı olarak ifa ettiğini iddia etmektedir. Ancak söz konusu iddianın haklı ve hukuki bir dayanağı olmadığı, davacının esas amacı davalıya olan borcunu ödemediği diğer bir husus ise; davacı şirketin, iddia ettiği zararın onarımını, ne kadar bir ücret karşılığında hangi şirkete yaptırdığı, davacı tarafından davalı şirketten 2.691.222,50 TL talep edilmekte olduğu, ancak iddia edilen zarar, talep edilen ücretin çok çok altında bir ücret karşılığında giderilebilecek ölçüde olduğu, bu nedenle davacı şirketin hiçbir somut gerçeklik ifade etmeyen delil tespit raporundaki bedeli bir tarafa bırakıp, uğranılan zararın onarımı için ne kadar ücret ödediğini delileri ile birlikte ortaya koyması gerektiği, davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak koşulu ile davacının icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesi talep etmiştir.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı ile davalı arasında akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklı işin ayıplı olup olmamasından kaynaklanan tazminat davasıdır. Taraflar arasında akdedilen 03/06/2014 tarihli ----- akdedilen sözleşmede davacı iş sahibi davalı ise taşeron firma sıfatıyla işi yapmayı üstlenen yüklenicidir.Taraflar arasında imzalanan sözleşme ilişkisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 477/3. maddesi, "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." hükmünü içermektedir. Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474, gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147/son ) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. --------- Öte yandan, sözleşme ayakta iken işin davacı yüklenici tarafından yapıldığı yasal karinedir.Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi hükmünde bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmazsa faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya 8 gün içerisinde itiraz edildiği ileri sürülüp ispat edilmediğinde içerikleri kesinleştiğinden işin eksiksiz teslim alındığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirilmediğinin kabulü zorunludur. Bu halde, iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. ----------Mahkememizin 17/07/2023 tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin 2014-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatini varılmakla nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, Davacının, davaya konu işler için dava dışı ---------- ödeme yaptığı, Yukarıda detaylı yapılan inceleme ve tespitlere göre davalı şirketin 2014-2016 yıllarına ait ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatini varılmakla nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalının yukarıdaki ticari defter ve kayıtlarına göre; davacıdan 83.415,29 USD cari hesap ve 55.381,93 USD teminat kesinti alacağı olmak üzere toplam 138.797,22 USD Alacağı bulunduğu, Taraflar karşılıklı hesaplarının arasındaki hesap uyuşmazlığının: Davacı tarafından davalı adına düzenlenen-------- tutarlı faturanın davalının kayıtlarında bulunmadığı, ancak fatura muhteviyatı cezayı hangi amaçla ve neye istinaden düzenlediğine tarafların imzasını taşıyan herhangi bir tutanak bulunmadığı, ayrıca hakkediş kapaklarında cezaya ilişkin herhangi kayıt, şerh vb. bulunmadığı, ancak incelemede davacı faturayı davalı tarafa ----yevmiye no.lu ihtarnamesi ve ----- yevmiye no.lu ihtarnamesine ile işin tesliminde gecikme yaşandığı ve ayıplı imalat söz konusu olduğundan bahisle sözleşmenin 7.4. md. Göre düzenlenen faturanın davalı tarafa 15/10/2015 tarihli iadeli taahhütlü mektupla gönderildiğini beyan etmiş ve belgelerini ekte sunmuştur. Davalı tarafından davacı adına düzenlenen ------- tutarlı faturanın da davacının kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı, fatura muhteviyatı işlere ait “ilave traverten işleri” ait tutanak davacının çalışanı mimar --------tarafından imzalanmış 31/07/2015 tarihli belge bulunduğu, tespit edildiği, tespit edilen yukarıdaki farklar haricinde tarafların kayıtlarının bir birini teyit ettiği, dava konusunun cari hesap alacağı olmadığı, davanın, davalı tarafından yapılan inşaat işlerindeki gizli ayıplı inşaat işlerden davacının görmüş olduğu zarar için yaptırılın tespite ilişkin davalı aleyhine yapılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkin olduğu, davalı ---- tarafından ‘’Gizli Ayıplı’’ olarak yapılmış imalatların giderilmesi bedeli 784.875,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde kanaat bildirilmiştir.Mahkememizin 30/10/2024 tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Teknik yönden inceleme neticesinde: Taraflar arasında ----------- parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilecek binanın doğaltaş kaplama işleri ve dış cephe paslanmaz işlerinin yapımı hususunda sözleşme akdedildiği, Sözleşme kapsamındaki işler için 18/04/2015 tarihinde kesin hesabın yapıldığı, dava konusu taşınmazda davalının üstlendiği işin tesliminden sonra 18/10/2015 tarihinde yangın çıktığı, dava dışı ------- tarafından yangın sonrası tadilatların dava dışı firmalara yaptırıldığı, dava dışı --------tarafından dış cephe kaplamasında bulunan mermerlerde düşmelerin olduğu, sağlamlıklarının kontrol edilmesi gerektiğine ilişkin hususların 24/09/2020 tarihli ihtarname ile davacı şirkete bildirildiği, ------ D.İş sayılı dosyasına, İnşaat Mühendisi -------- tarafından düzenlenerek sunulmuş bulunan 29.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ayıplı imalatların tespitinin doğru olduğu; ancak tespit raporunda belirlenen 2.280.651,25 TL tutara iştirak edilemediği, çünkü davacının tespit raporu ile tespitini istediği hususlara ilişkin olarak, ayıplı ve kusurlu işler için dava dışı ------- sözleşmesi akdederek dava dışı 3. firmaya işbu kontrol ve tadilatları yaptırdığı, ------- hakedişindeki birim fiyat ve miktarlar ile tespit raporunda tamirat-değişim-yenileme yapılan miktar ve birim fiyatlar mukayese edildiğinde, miktar ve tutarların örtüşmediği, bu kapsamda ----------- D. İş sayılı dosyasında belirlenen işbu tutara iştirak edilemediği, değişik iş dosyasında belirtilen ayıplı işler göz önüne alınarak değerlendirildiğinde, davacının ayıplı ve kusurlu işler için dava dışı 3. bir firma ile çalıştığı ve bu firmaya 784.875,00 TL ödeme yaptığı, taktir Mahkemeye ait olmak üzere davalının bu bedelden sorumlu olabileceği, davacı tarafından iddia edilen gizli ayıbı öğrenilir öğrenilmez, derhal, gecikmeksizin 02/10/2020 tarihli ihtarname ile davalıya bu durumun ihbar edildiği, davalının gizli ayıba ağır kusuru ile sebebiyet vermediği; davalının gizli ayıbı kasten gizlemediği, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: işbu dosyanın 15.10.2024 tarihinde tarafıma fiziken tevdi edilmesi ve sonrasında teknik taslak raporun tarafıma gönderilmesi üzerine hemen yapılan inceleme neticesinde: Taraflar arasında 03.06.2014 yılında adi yazılı şekilde ---------- kurulduğu; sözleşmede yer alan irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmü gereğince “eser sözleşmesi” olduğu; buna göre davacının “işsahibi”, davalının da “yüklenici” sıfatını haiz olduğu; davacı işsahibinin, davalı yüklenicinin ayıplı ifada bulunduğunu iddia ederek gizli ayıp nedeniyle ayıptan doğan sorumluluğun (ayıba karşı tekeffülün) olduğunu beyan ettiği; davacı tarafından davalı aleyhine --------- sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde 2.280.651,25TL. asıl alacak , 410.571,25TL. olmak üzere toplamda 2.691.222,50TL.nin ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi” olarak ise ayıptan dolayı uğranılan zararın gösterildiği, Zamanaşımı def’i yönünden: Davalının, eseri teslim ile sorumluluktan kurtulduğunu, davalının ağır kusurlu olmadığını beyan ettiği; eğer Sayın Mahkemece eserin gizli ayıplı olduğu; davacı işsahibi tarafından ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin TBK m. 477/son1 hükmü gereğince gecikmeksizin davalı yükleniciye karşı yerine getirildiği (teknik yönden yukarıdaki görüş de bu yöndedir); ayrıca davalının gizli ayıptan ötürü de ağır kusurlu olduğu, kasten bu durumu gizlediği kabul edilir ise ancak bu halde TBK m. 477/I2 ve 478/3 hükmü gereğince davalı yüklenicinin ayıptan doğan sorumluluğuna gidilebileceği; bu sonucun kabulü halinde de davacı işsahibi tarafından TBK m. 475/II hükmü (“İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.”) gereğince uğradığı maddi zararın tazminini talep edebileceği; ancak yukarıdaki teknik inceleme neticesinde “davalının gizli ayıba ağır kusuru ile sebebiyet vermediği; davalının gizli ayıbı kasten gizlemediği” yönünde kanaatine varıldığı; dolayısıyla TBK m. 478 hükmünce zamanaşımı def’i yönünden takdirin Mahkeme’ye ait olduğu, şeklinde kanaat bildirilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi dosyaya sunulan ihtarnameler mahallinde yapılan keşif , bilirkişi raporu, teknik bilirkişi raporu, tarafların defterleri üzerinde mali bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamına göre davacı iş veren ----- yüklenici ------ arasında --------- doğal taş kaplama işleri'' sözleşmesi imzalandığı sözleşme hükümlerine göre işverenin ------ adresinde kayim ve tapunun --------- parsel sayısında kayıtlı taşınmaz üzerinde sözleşme eki projede belirtilen toplam 24.000 m2 kapalı alandan az olmayacak şekilde iş veren tarafından hastane olarak kullanılan ve kiracıya kiralanmak üzere inşaa edilecek -------- olarak tanımlanan işleri yapıp tamamlayarak eksik kusur ve arızalarını gidermek için yüklenici taşeronun teklifini kabul ettiği yüklenicinin edimlerini ifa ederek kesin kabul işlemlerinin yapıldığı, ------ tarafından ilgili taşınmazın 15 yıl süreyle davacı --------- kiralandığı, kira sözleşmesi devam ederken dış cephede bulunan granit mermerlerin yerinden çıktığının kiracı tarafından tespit edildiği bu durumun davacı kiralayan -------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiği, bu ihtarname üzerine davacı ----- tarafından davalı ------------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taşınmazın doğal taş kaplama işlerinin davalı şirketçe yapıldığı hatırlatılarak işin yapım sürecinin üzerinden 4-5 yıllık bir süre geçmemesine rağmen taşınmazın dış cephesinde bulunan granit mermerlerinin yerinden çıkmış olduğu bu ayıplı ve kusurlu işlerin giderilmesini aksi taktirde taşınmazda meydana gelecek her türlü zarardan davalı taşeron firmanın sorumlu olacağı hususunun ihtar edildiği, davalı keşideci tarafından ise davacıya keşide edilen ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iddia edilen hususların doğru olmadığı sözleşmedeki edimlerin ifa edilip teslimi yapıldıktan sonra söz konusu yapıda yangın çıktığı bir çok yerin hasır aldığı bur da meydana gelen mermerlerin düşmesinin yangından ve yangın sonrası onarımın gereği gibi yapılmamasından kaynaklandığı belirtilmiş, ----- d.iş sayılı dosyasında yaptırılan delil tespitinde zararın tespit edilmiş olduğu tespit edilen zarar üzerine---------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, borçlu davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği görülmüş mahkememizce mahallinde keşif yapılmasına karar verildiği yapılan keşifte iddia edilen hususlara ilişkin olarak kesin ve geçici kabul tutanaklarının dosyaya sunulmadığının dosyaya yangına dair yangın raporunun sunulmadığı, bu sebeple yangının teslimden sonra çıkıp çıkmadığı, çıktı ise yapının hangi kısımlarının etkilendiği davaya konu dış cephenin zarar görüp görmediği gibi hususların tespit edilememiş olduğu, mahkememizce yapılan keşifte aldırılan teknik rapor ve daha sonra aldırılan bilirkişi raporlarında eser sözleşmesine konu olan binanın dış cephesinde meydana gelen düşmelerin tranventen taş kaplamaların montajı esnasındaki işçilik hatalarından veya işin teknik şartnameye aykırı olarak yapılıyor olabileceği ve bu durumun imalat sonrası gözle fark edilemeyeceğinden bahsi geçen düşmelerin davalının yaptığı imalattan kaynaklanıyor olması durumunda gizli ayıp olduğunun kabulü gerektiği, ----- hastanesinden gelen müzekkere cevabına göre dış cephede --------- tarihinde saat 13:40 sularında belirlenemeyen bir sebeple yangın meydana geldiği ve binada hasar oluştuğu, yangın raporunda dış cephe kaplama malzemeleri arasındaki koruma bantları ve nem bariyerlerini tutuşturması neticesinde yangın başlangıcının meydana geldiği, meydana gelen hasarın ---- tarafından giderilmesi için anahtar teslim sözleşme yapıldığı, ----------- tarafından 510.168,75 TL ve 274.706,25 TL bedelli fatura kesildiği, kesilen iş bu faturaların Teknoka İnşaat tarafından yapılmış olan imalatların giderilmesi olarak kabul edilmesi gerektiği davalının savunmasında beyan ettiği yangın hasarı nedeniyle dış cephe kaplamalarının düşmesi ile ilgili olarak farklı firmalara yaptırılmış tadilatlar ve alınmış malzemelerle kurulmuş iskelenin kesilmiş faturalar toplam bedelinin 244.976,07 TL olmasının ve bu bedel içerisinde sadece tadilat değil ozon hava temizleme genel temizlik malzemeleri gibi yangına yol açmış olan hasarların bedelleri dahil olduğu düşünüldüğünde -------- firmasına yaptırılan traventerlerle ilgili işlemlerin yangın neticesinde meydana gelen hasarla ilgili olmadığı davalı tarafın edimini ifa ederken fen ve sanat kurallarına uygun olmayan şekilde eseri meydana getirdiği ve bu nedenle de zarar meydana geldiği davacının eserdeki ayıbı gözden geçirme ile fark edebilecek ayıplardan olmadığı, meydana getirilen eserin teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile varolan bozukluk görülmemiş ve ortada gizli ayıbın olduğu kabul edilmiştir, davacı iş sahibi tarafından kendisine yapılan bildirim üzerine gecikmeksizin davalı yükleniciye noter vasıtasıyla ihtar ettiği, TBK 477/ son madde hükmü gereğince iş sahibinin bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği ve süresi içerisinde davaya açtığı ve bildirim yükümlülüğü yerine getirildiği kabul edilerek zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede sözleşme kapsamındaki işlerin 17/12/2014 tarihi itibariyle %98 oranında tamamlandığı bu nedenle geçici kabulün yapılmasının davalı tarafından talep edildiği 18/04/2015 tarihli kesin hesap raporunun taşeron firma ile proje müdürü tarafından imzalanarak kesin hesabın yapıldığı taraflar arasındaki sözleşmeye göre kesin kabuk sertifikası verilene kadar işlerde tespit edilen ve ortaya çıkabilecek her türlü eksik kusur ve arızanın taşeron tarafından bedelsiz olarak giderileceği, kesin hesap raporunun düzenlenmesine rağmen kesin kabul sertifikasının verildiğine dair dosya içerisinde belge olmadığı bu haliyle de tarafların tacir olması da gözetilerek eserde meydana gelen gizli ayıptan davalı yüklenicinin sorumlu olacağı davacının ------ yaptırmış olduğu ayıplarla ilgili tamir bedellerinin davalıdan talep edebileceği asıl alacak likit olmadığından %20 icra inkar tazminatı ödenmesine yer olmadığına ve davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen kabulüne ve takibin kısmen iptaline karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
----------- sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 784.875,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına,
2-Alınması gerekli 53.614,81 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 32.503,25 TL harc ile icra dosyasına yatırılan 13.456,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.655,45 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 121.731,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 269.698,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 32.571,05 TL harc ile 13.456,11 TL icra dosyasına yatırılan harcın toplamı 46.027,16 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin 384,27 TL'nin davalıdan tahsili ile kalan 935,73 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından sarfedilen 21.900,00 TL bilirkişi gideri , 624,10 TL posta+keşif gideri olmak üzere toplam 22.524,10 TL yargılama giderlerinin haklılık oranına 6.568,99 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 15.955,11 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. .05/03/2025