T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2016/446 Esas
KARAR NO:2025/122
DAVA: Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 12/04/2016
KARAR TARİHİ: 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin -------no----- tarihinde-----olarak satın aldığını ancak aracın fabrikasından ----- getirilmesi fiilen yapıldığından -----müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin aldığından beri aracı faal olarak kullanamadığını, zira dava konusu aracın ---- bulunan ----teslim alındıktan sonra ------ Mevkiinde bulunan müvekkiline ait şantiyeye götürüldüğünü, çok geçmeden kamyonun arka sağ iç lastiği patladığını bunun üzerine lastiğin değiştirildiğini, ancak lastiği değiştirdikten sonra tekrar aynı lastiğin patladığını, müvekkilinin durumu ---- bildirdiğini,----- aracın ----- bulunması nedeniyle en yakın servisin---- olduğunu ancak ------ inşaatının tamamlanmadığını, bu nedenle de faaliyet göstermediğini, aracı müvekkilinin şantiyesinin bulunduğu yere en yakın ve faaliyet gösteren ---- götürmesini beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ----- bildirildiğini, müvekkilinin ---yönlendirildiğini, ---- müvekkili ile------- Yardım aracının buluştuğunu, yetkinin inceleme yaptıktan sonra aracın ---- gitmesi gerektiğini söylediğini, bunun üzerine aracın -------- servisine müvekkiline teslim edildiğin, bu süreçte orijinal lastik ile birlikte 3 lastiğin patladığını, servis yetkilileri ve müdürün aracı kullanan şoförün balataları yaktığını ayrıca lastiklerin iyi olmadığını iddia ettiklerini ve balatanın değiştirilmesi gerektiğini arızanın bundan kaynaklandığını belirttiklerini, müvekkilinin balataların değişmesine izin verdiğini ve işlerin daha fazla aksamaması için garanti olmasına rağmen balata değişimi, yol yardım vs işlemler için talep edilen ücreti ödediğini, balata değişiminden sonra şantiyeye getirilen aracın 3 4 gün sonra 4. lastiğinin de patladığını, 5. lastiğin takıldığını akabinde kış nedeniyle işlere ara verildiğini ve aracın belli bir süre kullanılmadığını ancak lastiğin patladığının ----yetkililerine bildirildiğini, araç tekrar kullanılmaya başladıktan bir süre sonra tekrar lastiğin patladığını ve altıncı lastiğin takıldığını bunun üzerine müvekkili tarafından hem ---- de-------numaralı hatlara aracın alındığı günden beri araçta oluşan lastik patlatma sorunu nedeniyle işlerinin aksadığını bu nedenle garantili olan bu aracın değiştirilmesini ya da sorunun kalıcı olarak düzeltilmesini ve bu süreçteki para, zaman ve iş aldığımız yerlere ve çevreye karşı kaybolan itibarın lastik patlamaları nedeniyle şoförün hayati tehlike atlatması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin aynı zamanda aracın satın alındığı ---------sahibine durumu bildirmesi üzerine ----- servisin açıldığını ve aracı buraya göstermesini söylediğini,---- servis yetkilisi ---- aracı inceledikten sonra sorunun nedenini ---------sahte balata taktığı bu nedenle de sorunun devam ettiği şeklinde açıkladığını müvekkilinin şikayetlerinin devam etmesi üzerine yine km, tarih ve saati servislerde kayıtlı olan ------- bir usta aracın bulunduğu şantiyeye inceleme yapmak üzere geldiklerini 7. Lastiğini takmış yük yüklenmiş bir şekilde bu heyetin incelemesine sunulduğunu, yaklaşık 10-15 dakikalık inceleme sonucunda araç kovanının eğri olduğu söylenerek aracın tekrar ---servisine gelmesi gerektiği bu heyet tarafından bildirildiğini, aynı gün aracın yola çıkarılarak bir sonraki gün ---- ----- teslim edildiğini, ---------, aracın kovanının sökülerek incelenmek üzere gönderildiğini ancak tornada da kovanda da bir eğrilik olmadığının tespit edildiğini müvekkiline bildirildiğini, tüm bu işlemlerin ------------hattından takip edildiğini yapılan inceleme neticesinde aracın şase dingil bağlantılarında ve dingiller arası kayıklık olduğu bu nedenle patlatmayı yaptığı bildirildiğini aracın ---- tarihinde yetkili servise teslim edildiğini --------tarihinde teslim alındığını, yapılan tüm bu işlemler nedeniyle aracın orijinalliğini kaybettiğini, ve aracın bir çok kez arıza yapması, yararlanamamanın süreklilik arz etmesi nedenleriyle ayıplı çıkan bu aracın misli ile değiştirilmesi ve ya bedelinin ticari faizi ile birlikte iadesi ve yapılan masrafların ödenmesi için -------- tarihli ihtarnamesini gönderildiğini ancak muhataplarının gereğini yerine getirmediğini, müvekkilinin aracı teslim aldığı ---- tarihinden-------tarihine kadar hiçbir şekilde kullanamadığını beyan ederek -----------aracımın ayıplı çıkması nedeni ile misli ile değiştirilmesi ya da ticari faizi ile birlikte 210.500,00 TL fatura bedelinin iadesine, 5.847,48 TL lastik bedellerinin ödenmesini, davalı ------- araç garanti kapsamında olmasına rağmen arızanın yanlış algılanması sonucu istenilip yine müvekkili tarafından ödenen ve ekte faturası yer alan 1.190,07 TL’nin iadesini, aracın kullanamamasından ötürü aracın günlük ücretinin araştırılarak hesaplanacak zararın, aracın servise giriş çıkışlarındaki km’leri göz önüne alınarak servise gidiş gelişleri için harcanan akaryakıt bedellerinin, bu süreçteki konaklama vs bedellerinin, ayıbına rağmen kullanıma verilen aracın hayati tehlike arz etmesi nedeniyle oluşan manevi zararların tazmini hususundaki belirsiz alacak talepleri için şimdilik 1.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı------------vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında satım akdi bulunmadığını bu nedenle davacının ayıba karşı tefekkürden doğan haklarını müvekkiline yöneltemeyeceğini davanın usulden reddi gerektiğini, aracın garanti kapsamında olmadığını, dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek maddi bir hasar ya da eksiklik söz konusu olmadığını, davacının taleplerinin iyiniyetli olmadığı gibi terditli talepte bulunamayacağını kabul halinde ise araçtan elde edilen faydanın iadesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.------ cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin üretici firma olmadığını bu nedenle davanın muhatabı olmadığını bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının davasını iddiasını ispatla yükümlü olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davayı konu araç üzerinde inceleme yapmak ve rapor düzenlemek üzere ----- talimat yazılmış olup talimat mahkemesince alınan raporda bilirkişi Makine Mühendisi ----------- özetle; arızanın fren sistemi kaynaklı olabileceği gibi arak dingil bağlantılarının sürekli gevşemesi nedeni ile bu arızaya sebep verebileceğini, yapılan incelemede arızanın çözümsüz kaldığını bu aşamada yapılacak en sağlıklı yolun yetkili servis tarafından komple tandem değiştirilmesi yani 6x4 grubunun yenilenmesi olduğunu belirtmiştir. İtirazlar üzerine yeniden talimat yazılar ek rapor alınması istenilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu ek raporda özetle; dava konusu aracın mevcut hali ile incelendiğinde, akslar arası mesafelerde bir sorun olmadığını, mevcut lastik aşıntılarına bakıldığında, içten veya dıştan farklı bir aşınma maruz kalmaması, 12.11.2014 tarihindeki servis girişinde “çekici kampanalar ısınıp lastik patlıyor” şikayeti ile servise girmesi bu da aracın kullanılır iken çok fren kullanıldığını ve kampanaların ısındığını göstermesi nedeni ile aracın bu hali ile kullanımı etkileyen bir ayıbın olmadığını belirtmiştir.İtirazlar üzerine dosya -------- seçilen üç kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; taşıttaki problemin yapısal olduğunu, yetkili servis tarafından uygun şekilde tespit edilemediğini, müdahalelere rağmen giderilmemesi nedeni ile hizmet kusurunun ortaya çıktığını, kusurun gizli ayıp mahiyetinde olduğunu belirtmişlerdir. İtiraz üzerine ek rapor aldırılmış olup heyet ek raporda özetle; kök rapordaki tespitlerinde değişikliğe gitmemekle birlikte davaya konu taşıt değerine oranla ekonomik açıdan onarımının uygun olacağını, bedelin güncel yetkili servis üzerinden tespiti gerektiğini, araçtaki değer kaybının 45.000,00 TL olduğunu, rapor tarihinde ise 260.000,00 TL olduğunu belirtmiştir. Değer kaybına itirazların değerlendirilmesi için ek rapora gidilmiş olup heyet ikinci ek raporunda özetle; kök rapor ve ilk ek raporda yapılan tespitlerde değişikliğe gitmemişlerdir.Dava konusu araç üzerinde inceleme yapmak suretiyle rapor tanzim edilmesi için --------Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup talimat mahkemesince alınan raporda özetle; araçta mevcut probleme neden olan durumun, kullanıcı tarafından alım sırasında tespitinin mümkün olmadığını, bu durumun basit bir gözlem ile anlaşılamayacağını, dosya içerisinde bu şekilde bir probleme neden olabilecek şekilde ağır hasara ilişkin somut bir belgeye rastlanmadığından gizli ayıp niteliği taşıdığını ve durumun garanti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, araçtaki problemin tekrarlı olması, servis tarafından bu problemin tespit edilememesi ve giderilememesi nedeniyle araç servisinden kaynaklı hizmet kusurunun olduğunu, aracın yaşı dikkate alındığında günümüz ağır ticari taşıtların ömürlerinin iki milyon kilometrelere dayandığı dikkate alındığından mevcut kilometrenin 95676km olması nedeniyle taşıttan yararlanıldığından bahsedilemeyeceğini belirtmiştir.Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak açılan davadır.
6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 225. maddesine göre de, satıcının ağır kusurlu olması halinde, ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulması mümkün değildir.TBK'nın 231. maddesi hükmüne göre ise, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.Araçta gizli ayıp olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle ayıp ihbarının süresinde olduğu ve sözleşmeden kaynaklanan on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı ve satıcının emtiayı ağır kusurlu imal edip sattığı, zamanaşımı savunmasında bulunamayacağı, davalıların satıcı konumunda olup zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, davacının raporda tespit edilen ayıp durumuna göre TBK'nın 227. Maddesindeki hangi seçimlik hakların kullanılabileceği ve talep edilen aracın misli ile değişimi olduğu anlaşılmakla mahkememizce talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Davacının aracının kullanılmamasından doğan zararının tespit edilmesi için defterleri üzerinde inceleme yapılmış olup alınan bilirkişi raporunda özetle; -------- yılında davacının aracı kullanamamasından dolayı ikame araç kiralaması konulu 24 adet faturayı defterlerine kaydettiği, işbu faturaların toplam bedelinin 118.021,02 TL olduğunu belirtmiştir. Dosyadaki teknik rapor göz önüne alındığında davacının işbu zarar kalemini talebinde haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı 23.05.2015 tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş is de dava öncesi davalıların temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla dava tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.Yine alınan bilirkişi raporları ile aracın tamire götürüldüğü servis olan davalı -----araçtaki arızayı yanlış tespit ettiği ve arızaya gideremediği, hizmet kusuru bulunduğu anlaşılmakla davacının servise ödediği ücretin iadesini talebinde haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı yanın işbu alacak için faiz talebi olmadığından taleple bağlılık ilkesi gereği işbu alacak için faize hükmedilmemiştir.Tüm bu açıklamalar ışığında davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kabulü ile;
1-Davaya konu ----------- davalıya teslimi ile aracın davalı tarafça misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde 2004 sayılı İİK 'nın 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına,
2-7.037,55 TL’nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
3-118.021,02 TL ikame araç bedelinin dava tarihi olan 12.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 22.922,01 TL karar ve ilam harcından 3.732,08 TL peşin harç ile 1.998,43 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 17.191,50 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 53.689,37 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ve 3.732,08 TL peşin harç ile 1.998,43 TL ıslah harcı toplamı: 5.759,71 TL ile 25.434,45 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/02/2025