T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/482 Esas
KARAR NO: 2025/27
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/06/2022
KARAR TARİHİ: 22/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle ; Taraflar arasında ------ akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullandığını, davalı şahıs ise davalı şirketin yetkilisi olup, sözleşmede ticari kefaleti mevcut olduğunu, ancak ticari kefaleti bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesi basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığını, davalı şirket ile imzalanan Sözleşme'nin 9.1) maddesi; "İş bu sözleşme, 4.2'nci maddesinde belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren 36 (otuzaltı) ay süre ile geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar sözleşmenin fesih edileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece, işbu sözleşme aynı şartlarla birer yıl kendiliğinden uzatılmış olur..." hükmünü havidir. Davalıya elektrik satışı 01.10.2021 tarihi itibari ile başlamış olup, işbu sözleşmenin de hitam tarihi 01.10.2024 tarihi olduğunu. Ancak davalı, 31.12.2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin hitam tarihinden önce sözleşmeyi feshettiğini, davalı ile davacı şirket arasında imzalanan Sözleşme'nin 9.3. maddesi şu şekildedir: "Şayet, işbu Sözleşme hitam tarihinden önce üst paragrafta ve/veya işbu Sözleşme'de belirtilen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere alıcı tarafından tek taraflı olarak fesih edilirse, veya tedarikçi değişikliği yapılır ise veya Alıcı tarafından elektriğin kullanıldığı işletme bildirimsiz tahliye edilirse, Alıcı Satıcı'ya son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza-i şart bedeli olarak nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder... " hükmünü havidir. Davalının sözleşmenin hitam tarihinden önce sözleşmeyi sona erdirmesi nedeniyle sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca davalıya cezai şart faturası tanzim edilip gönderildiğini. Davalılar tarafından gönderilen ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile birim fiyatların kendilerine yüksek geldiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri yönetmeliğine göre sözleşmeyi hiçbir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin hitam tarihinden önce feshedebileceklerini ve bu nedenle sözleşmeyi feshettiklerini bildirdiklerinin görüldüğünü, --- İhtarnameye,------ Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilerek; ------ ayrımına sahiptir. Bu kapsamda, ----- Tanımlar başlıklı 4. Maddesinin y fıkrasında bu tanımlama yapılmış olup; Tüketimi düşük serbest tüketici: “Yıllık elektrik enerjisi tüketimi 100.000 kWh’tan düşük olan serbest tüketiciyi,” ifade etmektedir. Ancak Sayın Muhataplar, her biriniz yıllık elektrik enerjisi tüketimi 100.000 kwh üstünde bulunduğundan, “Tüketimi Yüksek Serbest Tüketici” olarak elektrik piyasasında yer almaktasınız. Yine ------- Anlaşma-İkili anlaşmanın tarafları başlıklı 9. Maddesi: “Bu bölümde yer alan ikili anlaşmaya ilişkin usul ve esaslar, tüketimi düşük serbest tüketicilerle tedarikçiler arasında yapılan ikili anlaşmaları kapsar.” Hükmünü havidir. Üçüncü bölüm EPTHY’nin 9. Maddesi ile başlayarak 20. Madde ile sona eren bölümü olup, bu bölüm salt tüketimi düşük serbest tüketicilerin sözleşmelerine ilişkin düzenlemeleri kapsamaktadır. ‘’Sayın Muhatapların her biri tüketimi yüksek serbest tüketici olup, müvekkil şirket ile imzaladıkları sözleşmeler kurum denetimine tabi olmayıp tarafların karşılıklı irade beyanı ile kurulmakta ve ----- düşük tüketimli tüketicileri koruyan hükümleri Muhataplara uygulanamamaktadır. Nitekim ihtarnamenizde yer verdiğiniz hükümlerin tamamı da----- üçüncü bölümünde yer aldığından şirketleriniz bu hükümlerin kapsamının dışındadır. Şirketleriniz Elektrik Piyasasında Tüketimi Yüksek Birer Serbest Tüketici Olup Tacirdir. Hal böyle iken sözleşme hükümlerinin aynen uygulanacağını bu kapsamda sözleşme hükümlerine ve mevzuata aykırı olarak sözleşmenizin/sözleşmelerinizin süresinden önce feshi yönündeki iradelerinizin, ihtarnamenizin ulaştığı 03.01.2022 tarihi itibariyle işleme alındığını, bu kapsamda müvekkil şirketin sözleşmesel talep haklarını aynen kullanacağını tarafınıza bildiririz." şeklinde kendilerine ihtarda bulunulduğunu beyan ederek; davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların, % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalılar ------ tarihinde ---- sözleşmesi imzaladığını, akabinde taraflar arasında, 29.09.2021 tarihinde elektrik enerji satış sözleşmesinin "eki" niteliğinde olan ve "Mutabakat" adı altında bir sözleşme daha imzaladıklarını. 03.09.2021 tarihinde imzalanan sözleşmede fatura hesaplama yöntemi olarak 2.yöntem seçildiğini. 2. Yöntem (ptf+dengesizlik maliyeti+yektem)+kar(%) şeklindedir. Ancak taraflarca sözlü olarak kar marjı oranının %8 olacağı kararlaştırılmasına rağmen, sözleşmeye kar marjı oranı %13 olarak yazıldığını. Taraflar arasında anlaşılan kar marjı oranı %8 olmasına rağmen, davacı elektrik şirketi, davalının güvenini açıkça kötüye kullanarak sözleşmede bu rakamı %13 yazmış ve davalıda iki taraf arasındaki güven ilişkisine dayalı olarak bu sözleşmeyi imzalamak durumunda kaldığını , ancak daha sonra durumu fark eden davalı, elektrik şirketi ile görüşmüş ve elektrik şirketi durumun yapılacak ek bir sözleşme ile düzeltileceğini söylemiştir ve durum düzeltilerek taraflarca 29.09.2021 tarihinde "Mutabakat" adı altında bir sözleşme imzalandığını, 29.09.2021 tarihinde taraflarca imzalanan "Mutabakat" metninde "satıcı ile alıcı, işbu protokolün imzalanması ile geçerli olmak üzere aktif enerji birim fiyatının hesabında, Ana sözleşme EK 2'de yer alan "Son Kaynak Tedarik Tarifesie Bağlı Olmaksızın Aktif Enerjibirim Satış Fiyatı Hesaplama Yöntemlerinden Tercih Edilen Yöntemin (Ptf+Dengesizlik Maliyeti+Yekdem) + Kar %(8) olduğu hususunda tam bir mutabakata varmıştır." denilmiştir. Ancak özellikle Ekim ve Kasım ayında kesilen faturalar tarafımızca incelendiğinde sözleşmeye göre faturaya yansıtılması gereken kar marjı %8 olmasına rağmen bu oranın %18'leri bulduğu ve tarafımıza fahiş ve haksız faturaların düzenlendiği anlaşıldığını. Tarafların üzerinde anlaştığı fatura hesaplama yöntemindeki maliyetlerden biri olan dengesizlik maliyeti hakkında davalının herhangi bir bilgi verilmemiş ve aydınlatma yükümlüğü yerine getirilmediğini, dengesizlik maliyeti hakkında taraflarca imzalanan "Mutabakat" metninde herhangi bir ifade bulunmamaktadır. Davalı şirket tekstil şirketi olup elektrik faturası hesaplama yöntemleri hakkında bilgi sahibi olamayacağından, bu konuda büyük bir yükümlülüğe sahip elektrik şirketinin dengesizlik maliyeti hakkında müvekkili detaylı bir şekilde bilgilendirmesi gerekirdi. Taraflarca imzalanan "Mutabakat" metninde dengesizlik maliyetinin hangi parametrelere göre, neye dayanarak hesaplanacağı ve tahmini olarak nasıl bir maliyet getireceği açıkça ve ayrı bir madde ile yazması gerekirken bu konu hakkında hiçbir ifadenin bulunmaması gerekli bilgilendirme ve bildirimin yapılmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu. Taraflar elektrik enerjisi satış sözleşmesi ve eki niteliğindeki "Mutabakat" metnini imzaladıktan sonra bir olay daha yaşanmıştır. Davacı elektrik şirketi sözleşmeyi imzaladıktan sonra, henüz elektrik tedarikini müvekkil şirkete sağlamadan önce davalı tarife değişikliği talebinde bulunduğunu. Sözleşmenin imzalanmasından birkaç gün sonra hatta henüz elektrik tedariki sağlanmadan tarife değişikliği talebinde bulunulması davalıyı çok şaşırttığını, davacı elektrik şirketçe yapılan bu teklif önce ahlaken sonra da hukuken doğru olmadığından davalılar bu teklif hiç düşünmeden reddedildiğini. Taraflar arasında karşılıklı güven ve basiretli tacirlere yakışacak derecede uzun ticari bir ilişki kurulduğunu düşünen davalılar yapılan teklif ile iki şirket arasındaki ticari ilişkiler büyük bir zarar gördüğünü, davalı şirket --------- yevmiye numarasıyla, davacı elektrik şirketine bir ihtar çektiğini, bu ihtarda, davacı şirketin Elektrik Satış Sözleşmesi, Mutabakat adlı sözleşme ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde belirtilen yükümlülüklerine aykırı davranması sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin ceza koşulu ödemeksizin haklı nedenle feshedildiği davacı şirkete bildirilmiş olup fazla düzenlenmiş ve tarafımızca ödenen elektrik fatura bedelinin de iadesi talep edilmiştir. İhtarname 12.01.2022 tarihinde davacı şirkete tebliğ edilmiş olup, taraflar arasındaki sözleşmeler bu tarih itibariyle haklı nedenle usulüne uygun bir şekilde feshedildiğini, davalılar sözleşmelerin haklı nedenle ve yönetmeliğe uygun bir şekilde feshedilmesine rağmen, davacı şirket 05.03.2022 tarihli 542.500,00 TL bedelli bir cezai şart bedeli faturasını düzenlediğini beyan ederek; bu sebeplerle; işbu haksız davanın reddine, mahkemenizin davacının iddialarını kabul etmesi ihtimalinde ise son derece fahiş ve müvekkil şirketin mahvına neden olacak büyüklükte olan 542.500,00 TL cezai şart bedelinin indirilmesine, kötüniyetli olduğu açıkça görülen davacı şirketin % 20 den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE DELİLLER:Dava hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında akdedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında akdedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesi ve ekleri davaya dayanak olan merkezi takip sisteminin ---- sayılı icra takip dosyası ödeme belgeleri dosyaya celp edilmiş, davalı şirketin ticari defterleri, tüm kayıt ve belgeler üzerinde Mali Müşavir bilirkişi ile Elektrik Mühendisi bilirkişi tarafından inceleme yapılarak her bir uyuşmazlık yönünden raporlar tanzim edilmiştir. Mahkememizce 18/10/2023 tarihinde alınan bilirkişi raporunda özetle; Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2021 ve 2022 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, davacı şirketin ibraz ettiği, 2021 ve 2022 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, Ceza Faturasının Düzenlenmesi Yönünden: Tüketim Yüksek Serbest Tüketici vasfındaki davalı ile tedarikçi davacı arasında elektrik satışına ilişkin sözleşme ilişkisi kurulduğu, sözleşme gereği hizmet sağlandığı, Ekim-Kasım-Aralık 2021 yıllarına ait faturalar tanzim edildiği, davacı tarafından piyasada oluşan dalgalanmaların da etkisi ile kısmen fazladan tahakkuk yapıldığı, davalının tek taraflı sözleşmeyi feshettiği, ancak mevzuata dayandırdığı fesih şartları taraflar arası sözleşme itibariyle uygulanamayacağı, fiyat yönünden ise sözleşmede düzenlendiği şekilde fesih gerçekleşmediği, fesih işlemi ile davacının davalıya ceza şartı gereği iki aylık fatura tutarı nispetinde faturalandırma yaptığı, ceza tahakkukunun sözleşmede düzenlendiği, davacının ceza faturası tahakkuku yapmasında herhangi bir engel bulunmadığı, ancak faturanın hesaplamalar nispetinde 542.500,00 TL belirlenmiş iken 529.192,87 TL olabileceği, davacının itirazın iptali yönündeki talebinin alacağı nispetinde uygun olduğu, davalının temerrüdüne dair faturalarda bulunan son ödeme tarihinin temerrüt tarihi olduğu kabul edilerek, faturaların son ödeme tarihi olan 21.03.202 tarihlerinden 23.03.2022 takip tarihine kadar aylık %5 yılık yıllık %60 faiz oranına göre işlemiş faizin 1.739,81 TL olduğu şeklinde beyan sunmuştur. Mahkememizce alınan 07/01/2024 tarihli ek raporda özetle; Kök rapordaki kanaatlerin korunduğu, davalı şirketin dengeleme birim maliyetleri hesaba eklendiğinde, kök raporda da belirtildiği üzere kayda değer bir fark oluşmadığı, bu aşamada yapılan hesaplamalarla Ekim – Kasım – Aralık Ayları için 19.939,31 TL fazla tahakkuk yapıldığı, 12.390,00 TL düşüldüğünde ise 7.549,31 TL fazladan tahakkuktan söz edilebileceği, davalı yüksek tüketimli serbest tüketici olmakla ------- ikili anlaşma kısmında yer alan fesih şartları düşük tüketimli serbest tüketicilerin anlaşmaların kapsamını belirlediği, bu dosya ile ilişkilendirilemeyeceği, Sözleşme 9.3 maddesine göre fesih yönünden davalının yazılı ihbarı ile davacı tarafından giderilmemesi halinde fesih yapılabileceği hüküm altına alınmışken davalının ihtarnamesi ile direk sözleşmeyi feshettiği, bu yönü ile sözleşmenin maddeleri ihlal edildiği, Fesih işlemi ile davacının davalıya ceza şartı gereği iki aylık fatura tutarı nispetinde faturalandırma yaptığı, ceza tahakkukunun sözleşmede düzenlendiği, davacının ceza faturası tahakkuku yapmasında herhangi bir engel bulunmadığı, ancak faturanın bu aşamada yapılan hesaplamalar nispetinde 542.500,00 TL belirlenmiş iken 531.478,77 TL olabileceği, 23.03.2022 takip tarihine kadar işlemiş faiz yönünden sözleşmede %5 aylık gecikme faizi belirlendiğinden 1.747,33 TL işlemiş faiz hesaplandığı, işbu dava konusu icra dosyasına davacı şirketin yapmış olduğu itirazın iptali talebinin alacağı nispetinde yerinde olduğu, şeklinde beyan etmiştir. Mahkememizce 22/05/2024 tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2021 ve 2022 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, davalı şirketin ibraz ettiği, 2021 ve 2022 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, Ceza Faturasının Düzenlenmesi Yönünden: Kök rapordaki kanaatlerin korunduğu, davalı şirketin dengeleme birim maliyetleri hesaba eklendiğinde, kök raporda da kayda değer bir fark oluşmadığı, bu aşamada yapılan hesaplamalarla Ekim – Kasım – Aralık Ayları için 19.939,31 TL fazla tahakkuk yapıldığı, 12.390,00 TL düşüldüğünde ise 7.549,31 TL fazladan tahakkuktan söz edilebileceği, davalı yüksek tüketimli serbest tüketici olmakla --------ikili anlaşma kısmında yer alan fesih şartları düşük tüketimli serbest tüketicilerin anlaşmaların kapsamını belirlediği, bu dosya ile ilişkilendirilemeyeceği, Sözleşme 9.3 maddesine göre fesih yönünden davalının yazılı ihbarı ile davacı tarafından giderilmemesi halinde fesih yapılabileceği hüküm altına alınmışken davalının ihtarnamesi ile direk sözleşmeyi feshettiği, bu yönü ile sözleşmenin maddeleri ihlal edildiği, fesih işlemi ile davacının davalıya ceza şartı gereği iki aylık fatura tutarı nispetinde faturalandırma yaptığı, ceza tahakkukunun sözleşmede -------- bilirkişi heyeti ek raporu sayfa 12 / 12 düzenlendiği, davacının ceza faturası tahakkuku yapmasında herhangi bir engel bulunmadığı, ancak faturanın bu aşamada yapılan hesaplamalar nispetinde 542.500,00 TL belirlenmiş iken 531.478,77 TL olabileceği, 23.03.2022 takip tarihine kadar işlemiş faiz yönünden sözleşmede %5 aylık gecikme faizi belirlendiğinden 1.747,33 TL işlemiş faiz hesaplandığı, talebe konu cezai şart tutarının davalı şirketin ekonomik mahvına sebep olacak ve önceki gibi ticari faaliyetini devam ettirmesini imkan tanımayacak derecede ağır ve yüksek olup olmadığı Yönünden: yapılan Oran Analizlerine göre, davalı Şirketin 2022 yılı bilanço sonuçlarına göre Likidite Oranının 0,2841 olarak hesaplandığı Bu oranın genel kabul görmüş 1 oranının altında olmasına göre, şirket kısa vadeli borçlarının ancak %28,41’ini ödeme kabiliyetine sahiptir. Bir başka ifadeyle şirketin likit değerleri ile 47.379.843,05 TL tutarındaki kısa vadeli borçlarının 13.459.539,16 TL’lik kısmını karşılama kabiliyetine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Likit değerler ile karşılanamayan kısa vadeli borçlarının 33.920.303,89TL (47.379.843,05 TL– 13.459.539,16 TL) olduğunun hesaplandığı, talebe konu olan ve teknik bilirkişi tarafından hesaplanan 531.478,77 TL cezai şart tutarının Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar (Borçlar) eklenmesi ile şirket kısa vadeli borçlarının ancak %28,09’ini ödeme kabiliyetine sahiptir. Bir başka ifadeyle şirketin likit değerleri ile 47.911.321,82 tutarındaki kısa vadeli borçlarının 13.459.539,16 TL’lik kısmını karşılama kabiliyetine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Likit değerler ile karşılanamayan kısa vadeli borçlarının 34.451.782,66 TL (47.911.321,82 TL – 13.459.539,16 TL) olduğunun hesaplandığı, buna göre davalının 2022 yılı bilançosuna göre Kısa Vadeli Borçlarını karşılamada güçlük yaşadığı, talebe konu olan cezai şartın Kısa Vadeli Borçlara eklenmesi ile yapılan hesaplamada, davalının Kısa Vadeli Borçlarını karşılamada daha da zorlandığı hesaplanmış olup, talebe konu cezai şart tutarının davalı şirketin ekonomik mahvına sebep olup, olmayacağı hakkında takdirin sayın mahkemeye ait olduğu ceza faturasının sözleşmeden elde edilecek menfaatin çok üzerinde olup olmadığı yönünden; ise----- referansı ile 36 aylık anlaşmanın 3. ayında feshedilen sözleşme kapsamında aylık kar ortalaması 12.378,10 TL iken ceza faturası 531.478,77 TL olabileceği tespit edilmiştir şeklinde beyan sunulduğu görülmüştür.Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, davalı şirkete ait ticari defterler, taraflar arasında akdedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesi bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında ----------- akdedildiği, sözleşmede davalı şirketin müşteri sıfatına haiz olduğu, diğer davalı ------- müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmede taraf sıfatı olduğu, taraflar arasında ki uyuşmazlığın taraflarca akdedilen sözleşmenin 9.3 maddesi ve 1 fıkrasına dayalı olarak davalı tarafça sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, feshin aynı sözleşmenin 9.3 maddesi 2.fıkrasında kalıp kalmadığı, davacı tarafça sözleşme süresi içinde düzenlenen faturanın taraflar arasında sözleşme ve mutabakatın olup olmadığı, davacı tarafça düzenlenen cezai şart faturasının oluşup oluşmadığı, eğer oluştuysa davalı şirket yönünden ekonomik olarak mahvına sebep olacak tutarda olup olmadığı şeklinde belirlenmiştir. Uyuşmazlık konusu hakkında bilirkişi raporu aldırılmış ve taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri incelenmiştir, davacı taraf ile davalı arasında 29/09/2021 tarihinde imzalanmış ana sözleşme kapsamında satıcı tarafından alıcıya 01/10/2021 tarihinden itibaren elektrik tedariğine bulunulmaya başlanmıştır, sözleşme 36 ay süre ile geçerli olduğundan sözleşmenin sona erme takvimi 01/10/2024 tarihidir, davalı 31/12/2021 tarihli ihtarname ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin eki olan mutabakatın 3. Maddesi gereği kar marjı oranının %15-%16 aralıklarında olması nedeniyle arada %7-%8 oranında fark bulunduğu bu nedenle elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği elektrik satış sözleşmesi, mutabakat adlı sözleşmelere aykırı davranılması sebebiyle sözleşmeyi fesih ettiklerini haklı fesihleri olduğundan cayma bedeli ya da cezai şart bedeli ödemeden sözleşmeyi fesih ettiklerini bildirmişlerdir, davacı tarafça 05/03/2022 tarihli cezai şart bedeli olan 542.500,00 TL bedeli fatura davalıya tebliğ edilmiş, fatura bedelinini ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından faturaya dayalı icra takibi yapılmış süresinde takibe itiraz edilmesi nedeniyle davacı tarafça süresinde itirazın iptali davası açılmıştır. Davacı ve davalı şirkete ait şirkete ait ticari defterlerde yapılan incelemede ticari defterlerin süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı her bir ticari defterlerin kendi lehlerine delil oluşturduğu tespit edilmiştir. Sözleşmenin 9.3 maddesine göre fesih yönünden davalının yazılı ihbarıyla davacı tarafından aradaki uyuşmazlığın giderilememesi yönünden fesih yapılabileceği hüküm altına alınmışken davalının ihtarname ile sözleşmeyi direkt olarak fesh ettiği bu nedenle 9.3 maddesine göre usulüne uygun fesih yapılmadığı, davacı tarafça arada çıkan uyuşmazlıktan sonra faturada indirim yapıldığı, buna rağmen sözleşmenin fesih yoluna gidildiği, davacı ve davalı şirketlerin tacir olması nedeniyle basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği ve sonuçları kavrayabilecek ve değerlendirebilecek durumda olması, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde tarafların karşılıklı olarak sözleşmedeki hükümleri yerine getirmekle sorumlu oldukları, tarafların yapılan ticari defter incelemesinde tespit edilen cezai şart bedelinin, paranın alım gücü, davalı şirketin ekonomik durumu açısından değerlendirme yapıldığında davalı şirket açısından ticari faaliyetinin mahvına sebep olacak hükümde görülmediği, bu nedenle davalı şirket hakkında cezai şart yönünden indirim yapılmasına yer olmadığına, aradaki tüketim farkından kaynaklanan bedelin bilirkişi tarafından hesap edilmesiyle itirazın kısmen kabulü ile takibin asıl alacak 531.478,77 TL işlemiş faiz 1.747,33 TL takibin devamına fazlaya ilişkin talebin reddine, icra takibi faturaya dayalı olduğundan ve alacak likit bulunduğundan asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile merkezi takip sistemi ---------sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 531.478,77 TL işlemiş faiz 1.747,33 TL üzerinden takibin devamına,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli 36.424,68 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 9.295,01 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 27.129,67 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 83.983,92 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar vekili için takdir olunan 11.057,46 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 9.387,21 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin 1.567,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kalan 32,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından sarfedilen 13.000,00 TL bilirkişi gideri , 187,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 13.187,00 TL yargılama giderlerinin haklılık oranına göre 12.919,10 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan 268,00 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/01/2025