T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/690 Esas
KARAR NO:2025/57
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/09/2022
KARAR TARİHİ: 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten şirketin araç ve mal kapısı için ------ tutarında otomatik kepenk motoru satın aldığını, satın alınan motorun henüz 1 yılı biraz aşkın bir süre dolmuşken ---- tarihinde arıza verdiğini, ve şirket ana kapısının açılmamasına neden olduğunu, bu nedenle işlerin durma noktasına geldiğini, durumun arızanın meydana geldiği gün davalıya bildirildiğini ve ayıp ihbarında bulunulduğunu, davalı firma servis yetkililerinin müvekkili şirkete geldiğini, motoru incelediklerinde motorun bozulduğunu, yenisinin alınması gerektiğini, iç kısmından arızalanan bahse konu kepenk motoruna hiçbir şekilde elle müdahale veya çarpma mümkün olmamasına karşın, arızanın kullanıcı hatası olduğunu belirterek onarım, değişim veya bedel iadesi yapılması kabul etmediklerini, müvekkilin aynı marka başka bir kepenk motor almak zorunda kaldığını, müvekkilinin ayıp ihbarı üzerine hiç bir işlem yapmayan davalı tarafa müvekkil,------ yevmiye numaralı ihtarname keşide ederek yasal süresi içerisinde sözleşmeden dönme hakkını kullandığını ihtar ettiğini, davalı yanın ilgili ihtarnameye karşı verdiği ----- yevmiye numaralı cevab-i ihtarnamesinde kullanıcı hatası beyanını devam ettirerek dava konusu malın bedelinin iadesi talebini kabul etmediğini karşı ihtar keşide ederek bildirdiğini, müvekkilinin davalı aleyhine --- numaralı dosyasında icra takibine başladığını davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu motorun davacıya ayıptan ari olarak tam ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, arızanın kullanımdan kaynaklandığını davacının kanun aradığı şekilde yazılı ayıp ihbarında bulunmadığını beyan ederek davanın reddine davacının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.-------- sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine ----- asıl alacak 45,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam --- alacak için ilamsız takip başlattığı, ödeme emirinin borçluya --- tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun ----- tarihinde itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ olmadığı belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere üç kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; davaya konu olan panjur kapı motor alüminyum gövdesinin kırılması sonucu arızanın meydana geldiğini, alüminyum gövde kırılmasının döküm boşluğu sebebi ile oluştuğunu, fabrikasyon bir arıza olduğunu, kullanımına ilişkin bir hata sonucu kırılmanın ve arıza yapmasının mümkün olmadığını, panjur motorundaki arıza sebebi ile malın ayıplı olduğunu, motorun arıza yapması sebebi ile garanti süresi içerisinde meydana geldiği anlaşılan parça ve işçilik ücretinin davalı tarafından karşılanması gerektiğini ve bu bedelin ----- tarihindeki fiyatlandırma ile -- olması gerektiğini belirtmişlerdir.Davalı tarafların itirazları üzerine dosya aynı bilirkişilere tevdi edilerek ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu ek raporda özetle; heyetin ----- tarihinde, davacının işletmesinin bulunduğu ----- adresinde dava konusu motorun yerinde incelendiğini, arızanın alüminyum gövdenin kırılması sonucu meydana geldiğini, davacının kullanımına ilişkin bir hata sonucu kırılmanın ve arıza yapmasının mümkün olmadığını beyan ederek ürünün ayıplı mal olduğunu belirterek kök raporda değişikliğe gitmemişlerdi.Davalı tarafın itirazları üzerine mahallinde keşif yapılarak rapor tanzim etmek üzere ------- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup talimat mahkemesince keşif sonrası alınan heyet raporunda özetle; daha önce alınan rapor ile bir rapor düzenleyerek dava konusu otomatik kepenk motorunun hasarlanmasının/kırılmasının üretim kaynaklı gizli ayıptan ve montaj hatasından kaynaklandığını, kapı üzerindeki hasarlı alanlar ile dava konusu motorun hasarlanması arasında illiyet bağının olmadığını, yapılan piyasa araştırmasında, montaj tariki itibariyle, dava konusu otomatik kepenk motorunun işçilik dahil ücretinin (5.130,00 TL ) kadri marufunda olduğunu belirtmişlerdir.Dava ticari alım satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ürün alım sözleşmesi kapsamında kepenk motorunda ayıp olup olmadığı, ayıp var ise ayıp mahiyetinde olup olmadığı, ayıp ise mahiyetinin ne olduğu, davacının ayıp ihbarını süresinde gerçekleştiripgerçekleştirmediği, davacının talebinde haklı olup olmadığı ve davalının davacının talebi ile sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.TBK'nın 219. maddesine göre, "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. " Buna göre maldaki ayıp; satıcının zikr ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir. Bunlardan yola çıkılarak; satıcı ve dolayısıyla teselsül ilişkisi nedeniyle ithalatçıyı maldaki ayıptan sorumlu tutmanın maddi koşulları; ortada ayıp sayılan bir eksikliğin olması, ardından maldaki eksikliğin önemli olması ve ayıbın malın yarar ve zararının alıcıya geçtiği anda var olması, tüketicinin ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olması, olarak sayılabilir. Borçlar Kanununda tanımını bulan ayıba karşı tekeffül, satılan şeyin satıcının zikrettiği vasıfları taşımamasından veya bu şeyin değerini sözleşme gereğince ondan beklenen yararları azaltan veya kaldıran eksiklikler bulunmasından satıcının sorumlu olmasıdır. -----Diğer bir anlatımla ayıp, satılanın normal niteliklerinden ayrılmasıdır. Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Aynı zamanda satıcının bu borcu kanuni bir borç mahiyetindedir -------Diğer taraftan TTK'nın 23. maddesinde, malın ayıplı olduğunun açıkça teslim sırasında belli ise alıcının 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için bu durumu satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda ise TBK'nın 223.maddesinin 2.fıkrasının uygulanacağı belirtilmiştir.Somut olayda, satım konusu motorun 10.11.2020 tarihli fatura ile davacıya satıldığı, motorun bir yılı aşkın süre çalıştıktan sonra arızalandığı, alınan bilirkişi raporları ile ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu sabittir. Arıza üretimden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olduğundan, ortaya çıkan ayıbın ihtarname ile süresinde bildirildiği anlaşılmıştır. Satıcı, üretici veya ithalatçı üründeki ayıp nedeniyle alıcıya karşı birlikte sorumludur. Satılandaki ayıp nedeniyle oluşan tüm zararlardan satıcının sorumluluğu bulunmaktadır. Yine alınan bilirkişi raporu ile dava konusu motorun değerinin 5.310,00 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılmıştır.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.-----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının ---------- dosyasında vaki itirazının İPTALİ ile, takibin aynen devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 615,40 TL karar ve ilam harcından 80,70 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 534,70 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.310,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 80,70 TL peşin harcı toplamı: 161,4 TL ile 5.050,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara bilahare tebliğ edilmek üzere miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025