T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/662 Esas
KARAR NO:2025/35
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 06/09/2022
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:Davacı vekili; icra takibinin yetkili icra dairesinde açıldığı, davalının yetki itirazının gerçeği yansıtmadığı, reddinin gerektiği, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun ödenmemesi üzerine müvekkil banka alacağının tahsilini teminen kredi borçlusu ile kefilin kredi hesabının kat edildiği, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, taraflar arasında imzalanan ------ Maddesinin hükmünün amir olduğu, buna göre temerrüt faiz oranının takip tarihinde ticari kredilere uygulanan en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası olduğu, ----- bankanın tek taraflı faiz artırım hakkını düzenleyen sözleşmeleri, tarafların serbest iradeleri ile oluşturulduğu gerekçesiyle BK md 19-20 'ye aykırı bulmadığı gibi, temerrüt faizi oranının alacaklı bankanın inisiyatifine bırakan düzenlemeleri hukuka aykırı bulmadığı ve verilecek hükümde tamamen sözleşme hükümlerinin esas alınmasını kabul ettiği, bu kapsamda bazı örneklerde, sözleşmede yer verilen, temerrüt faizinin alacaklı banka tarafından ---- bildirilen en yüksek faiz oranı ya da bankanın fiilen uyguladığı oran üzerinden hüküm kurulması gerektiği sonucuna vardığı,--- kararlarına göre bankayla borçlu arasında imzalanan ----- bankacılık işi olup T.T.K 'nın 4. maddesi gereği ticari iş niteliğinde olduğu, aynı Kanunun 8. maddesine göre; ticari işlerde temerrüt faizi oranının serbestçe belirleneceği, bu durumda T.B.K. 'nın 88. ve 120. maddelerinde akdi ve temerrüt faiziyle ilgili sınırlamalarının ticari işler bakımından uygulanabilirliğinin bulunmadığı, TTK 18/2'ye göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesinin gerektiği, basiretli iş adam gibi davranma yükümlülüğünün sonucu olarak ticari işlerde serbestçe belirlenen faiz oranının fahiş ve haksız olduğunu ileri süremeyeceği, dolayısıyla borçlu davalının işlemiş faizin fahiş olduğunu ileri sürmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğu, davalı borçlunun kefilliğin usulüne uygun yapılmadığı itirazının yerinde olmadığı, TBK 583'de öngörülen müteselsil kefil şartlarının sağlandığı, TBK Madde 583.1 'e göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu, müteselsil kefil sıfatını haiz --------ait kefalet sözleşmelerinin de bu özellikleri taşıdığı, dolayısıyla davalı borçlunun itirazının hukuka uygun olmadığı, davalının itirazı sonucunda icra takibi durduğundan, müvekkil banka alacağının tümünün tahsilinin itirazının iptali davası sonuçlanıncaya kadar gecikeceği, müvekkilin banka alacağının likit olup davalı borçluların haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle davalıların itiraz olunan alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, ------dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; davacı tarafça başlatılan icra takibinde alacak dayanağının olarak belirtildiği, bahsi geçen ihtarnamenin tek başına alacak dayanağı teşkil etmemekte olup ihtarname konusunun müvekkil şirketin kullandığı krediye ilişkin olduğu, söz konusu kredi müvekkil şirket tarafından kullanıldığından asıl borçlusunun müvekkil şirketin tüzel kişiliği olduğu, bu alacağa ilişkin yapılacak takiplerin kredi asıl borçlusu olan müvekkil şirkete yöneltilmesi gerekirken müvekkil şirkete karşı işlem başlatılmadan kefillerle birlikte işlem başlatılmasının hatalı olduğu, kredi asıl borçlusu şirket olduğundan kefillerin durumunun da asıl borçlunun durumuna göre belirleneceği, bu minvalde müvekkil şirketin -----de olup müvekkil şirket aleyhine başlatılacak icra takiplerinde ---- icra dairelerinin yetkili bulunduğu, mezkür icra takibinin yetkisiz-------- Dairesinde başlatılmış olup icra takibi yetkisiz yerde başlatıldığından Mahkemenin de yetkisiz olduğu, icra takibine konu edilen alacağa ilişkin yasal takip başlatılması için gerekli prosedürler yerine getirilmediği gibi icra takibi başlatılması için gerekli şartların oluşmadığı, müvekkillerin yasal şartlara uygun şekilde temerrüde düşürülmediği, hesap kat ihtarının yasaya ve usule uygun tebliğ edilmediği, hesap kat ihtarı usulüne uygun tebliğ edilmeden başlatılan takibin haksız ve hukuka aykırı olduğu, davacı tarafça müvekkillere gönderilen hesap kat ihtarının tebliğ edilmediği, takipte talep edilen ihtarname gideri ve yargılama giderinin haksız ve yasal dayanağı bulunmayan talepler olup bu alacak talepleri bakımından yaptıkları itirazların yerinde olduğu, davacı tarafça yasaya uygun temerrüt oluşturulmadan faiz talep edilmesinin haksız olduğu, takip konusu alacak dayanağı kredilere ilişkin müvekkillere usul ve yasaya uygun tebliğ edilmiş bir hesap kat ihtarının bulunmadığı, bu sebeple faiz talebinin haksız olduğu, icra takibinde asıl alacaklar için yıllık %42 oranında faiz talep edildiği, alacaklının yasal olmayan ve fahiş faiz tahsil etme gayretinde olduğu, Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında ticari işlerde uygulanabilecek temerrüt faiz oranı azami %19,50 olmasına rağmen davacı alacaklı taraf icra takibinde yıllık %42 gibi fahiş ve hukuka aykırı oranda faiz talebinde bulunduğu, bununla birlikte temerrüt oluşmadan temerrüt faizi talep edilmesinin haksız olduğu, müvekkiller temerrüde düşürülmeden ve yasaya aykırı şekilde fahiş oranda faiz talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, icra takibinde müvekkiller ---------bakımından teselsül borçlu durumunun Mevcut olmadığı, müvekkillerin kefil olduklarından bahisle yöneltilmesi ihtimaline binaen bir kısım itirazlarını sundukları, müvekkillerin kefilliğinin usulüne uygun yapılmadığı, müvekkillerin kefilliğine ilişkin sözleşmenin Borçlar Kanununda belirtilen kefilliğin geçerlik şekil şartlarına uyulmadan düzenlendiği, bu sebeplerden ötürü Müvekkiller ----- bakımından yasal şartlara uygun olarak meydana gelmiş bir teselsül borçluluk veya kefilliğin söz konusu olmadığı, tüm beyan itiraz yasal hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuka aykırı davanın usul ve esas bakımından reddine, davacı aleyhine azami oranda kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. -------sayılı dosyasının tetkikinde;Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 101.347,34 TL asıl alacak, 1.140,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 18.219,72 TL işlemiş faiz, 910,99 TL BSMV, 975,20 TL yargılama gideri olmak üzere 122.593,25 TL alacağın (vekalet ve yargılama gideri için %9, diğer asıl alacak için %42 faiz ile) tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı yan aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalıların yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı ----- ile davalılardan ----- arasında 3 adet sözleşme akdedildiği, bu sözleşmelerin ----- tutarlı--- olduğu, söz konusu sözleşmede diğer davalılar ------aynı limit dahilinde müteselsil kefil oldukları, kefaletlerin TBK daki şekil şartlarını taşıdığı, kredilerin kullandırılıp ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılara ----yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek ödeme için 3 gün süre verildiği, Davalılardan ------muhatabın taşındığı beyanı çerçevesinde tebliğsiz çıkış merciine iade,” açıklamasıyla ---- tarihinde iade edildiği, asıl borçlu için sözleşmedeki adrese tebliğ çıkarılması yeterli oldğundan temerrüdün ---tarihinde, Davalılardan ------ “muhatabın taşındığı beyanı çerçevesinde mahalle muhtarı tasdiki merciine iade,” açıklamasıyla ----- tarihinde iade edildiği, Davalılardan -----için ise “aynı adreste oturan yakınına tebliğ,” açıklamasıyla 18.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu borçlu yönünden de temerrüdün 22.11.2021 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı; Davalı asıl borçlu------ asıl alacak, 10.906,00 TL faiz ve 545,30 TL BSMV olmak üzere toplam 112.137,26 TL,Davalılar müteselsil kefil ----- için; 100.628,95 TL asıl alacak, 10.978,31 TL faiz ve 548,92 TL BSMV olmak üzere toplam 112.156,18 TL olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda, davacı bankanın davalılardan kredi borçları kapsamında bilirkişi raporunda belirtilen ve ihtiyati haciz vekalet ücreti ile yargılama gideri dahil toplam kadar borçlu olduğu kabul edilmekle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.--------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davalıların -------- sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ihtiyati haciz vekalet ücreti ve yargılama gideri toplamı olan 2.115,2 TL için yasal faiz, 100.685,95 TL asıl alacak için %29,25 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle,Davalı asıl borçlu --------; 100.685,95 TL asıl alacak, 10.906,00 TL faiz ve 545,30 TL BSMV, 1.140,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 975,20 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 114.252,46 TL,
Davalılar müteselsil kefil -------- için; 100.628,95 TL asıl alacak, 10.978,31 TL faiz ve 548,92 TL BSMV, 1.140,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 975,20 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 114.271,38 TL
üzerinden takibin devamına,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 7.805,88 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı ---- davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 8.321,87 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 3.784,50 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.527,60 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%6,79) ve kabul (%93,21) oranına göre hesaplanan 1.230,40 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, 89,60 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ------ Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/01/2025