T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/598 Esas
KARAR NO:2025/39
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:17/09/2021
KARAR TARİHİ:23/01/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA: Davacı vekili; dilekçesinde özetle; davalı borçlu ------ aynı zamanda davacı şirketin ortağı olduğu, bu durumdan kaynaklanan, davalı borçlu tarafından --- işletilmesi sonucunda ----- muavin defter kayıtlarının tutulduğu, davacı şirketin isminden de anlaşılacağı üzere bir sermaye şirketi olup sermaye şirketlerinde, şirket ortaklarının ortaklar cari hesabından para çekmeleri durumunda KDV ve faiz hesaplanması gerektiği, işbu durumun gerçekleştirilebilmesi için adat faizinin hesaplanması bir diğer ifade ile adatlandırma yapılması gerektiği, ---- arasında yapılan mahsup sonucu arta kalan ve dolayısıyla davacı şirket alacağı tutar ile adat faizlerinin davalı borçludan tahsil edilemediği, davacı şirket tarafından, cari hesap ve yürütülen faizlere yönelik alacağının tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine ---- sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, davalı ---- ait davacı şirket nezdinde yer alan muavin defter kayıtları incelendiğinde -------avans alındığı davacı şirket ile davalı borçlu arasında bulunan cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak davacı şirketin, davalı borçludan 457.214,93 TL bakiye alacağı bulunduğu, her ne kadar davalı borçlunun itirazında dava konusu borçların davacı şirket tarafından fiktif borçlandırılma sonucunda ortaya çıktığı ve hatta kendisinin davacı şirketten alacaklı olduğu iddia edilmiş olsa da söz konusu faturaların davalı şirketin ticari defterlerine de işlenmiş olup ilgili belgeler incelendiğinde davacı şirketin alacağının ortaya çıkacağı,------sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, fazlaya ilişkin alacak ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte takibin devamına, davalı borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan takip konusu tutarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile yasal vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; davalının ortağı olduğu davacı şirkete gerçekte herhangi bir borcu bulunmadığı, bu hususta davalı tarafından gönderilen ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi içeriğinde ortaklar cari hesabı adı altında davalıya ilişkin tutulan şirket kayıtlarını kabul etmediklerini, ayrıca salt şirket kayıtları borcun varlığını ispata elverişli olmayacağı, bu kayıtlara dayanak belgelerin asıllarının incelenmesi ve davacı tarafça dosyaya sunulması gerektiği, aynı şekilde davalı ile ortağı olduğu şirket arasında herhangi bir cari hesap mutabakatı veya buna ilişkin bir belge de bulunmadığı, davalının ortağı olduğu şirket nezdindeki cari hesabı ile ilgili iddia edilen fiktif alacak tutarları ve tutulan kayıtlar gerçeğe aykırı olduğu, davalının borcu olmamasına rağmen borçlandırılan -----, virman kayıtları, faiz kayıtları ve geçmiş yıllardaki bir takım kayıtlar -------- ile bu kayıtlara bağlı olarak işletilen tek taraflı faiz, kur farkı gibi kayıtlar da gerçek dışı olduğu, gerçekten davalı tarafından 25.07.2019 tarihinde davalı şirket ile yönetim kurulu üyesi ----- aleyhine, şirket kayıtlarında -----adına görülen şirketteki %16,50 oranındaki hissenin davalıya ait olduğu ve bu hisselerin pay defterinde davalı adına kaydı talebi ile açılan -------- tarihli söz konusu kayıtların geriye dönük olarak yapıldığı anlaşıldığı, haziran ayı itibariyle şirketlerin önceki yıla ilişkin defterlerinin tasdik ve kapanışlarının yapılması gerektiğinden ve söz konusu davanın Temmuz ayında açıldığından bu kayıtlar, açılan dava sebebiyle ve ancak 2019 yılı başında görülecek şekilde kayıtlara işlendiği, bu durum dahi davalının davacı şirketi gerçekte böyle bir borcu bulunmadığını, öncelikle söz konusu kayıtların tarihi incelendiğinde 02.01.2019 tarihi görülmekte olup bu firmalar ile olan ilişkiler 2018 yılına ait olduğu, davalı tarafından 2019 yılında açılan ve Mahkemece kabul edilen davalar olup bu davaların açılması üzerine 2018 defter kayıtları kapatıldığı için ancak 2019 yılı başına ve geriye dönük olarak söz konusu kayıtları yaptıkları bu iki tutarın aynı tarihte yazılmış olması da söz konusu kaydın geriye dönük olarak yapıldığı gösterdiği, diğer taraftan davalının------ ile ilgili alındığı belirtilen tutar 45.000,00 EURO olarak diğer şirket ortakları ve yetkililerinin bilgileri dahilinde, davalının yetkilisi olduğu ----üzerinden davacı şirketin borçlu olduğu ---- gönderilmiş olup buna ilişkin talimat ve dekontun ekte sunulduğu, gönderilen bu tutar sebebiyle davacı şirket kayıtlarında------ borçlandırıldığı, diğer bir ifadeyle davalı davacı şirket borcu için ve bu açıklamayla gönderdiği tutara rağmen hem davalı borçlandırılmış hem de---- şirketi borçlandırılarak aynı tutar için aynı mahiyette iki kayıt yapıldığı, yapılması gereken ------- borçlandırılırken davalının alacaklandırılarak bu işlemin kayıtlara işlenmesi ise de bu yapılmamış belirtildiği şekilde davalıya zarar vermek ve zor durumda bırakmak amacıyla söz konusu kayıt gerçeğe aykırı olarak yapıldığı, yine davalı-------firmasından alarak kendi cebinde kalan bir tutar da bulunmadığı, buna ilişkin davacı şirketin sadece defter kayıtları yahut muavin kayıtları ile değil, buna dayanak olacak belgelerle iddia ettiği bu alacağın varlığını ispatlaması gerekmektedir. Aynı şekilde davalı cari hesabına borç olarak kaydedilen ------ açıklamaları ile yapılan kayıtlar da davalının borcu olmayıp bu borçlar da gerçeği yansıtmadığı, ayrıca davacı şirket kayıtlarında bir taraftan bu şekilde davalıya gerçeğe aykırı olarak borçlandırılırken davalıya muhatap şirket hesabına yatırılan veya yönetim kurulu üyesi ----- ödenen tutarlar ise kayda ve dikkate alınmadığı, diğer taraftan ise davalı alacaklarının yok sayıldığı, bu hususta davalı tarafından gönderilen ------- yevmiye numaralı ihtarname içeriğinde belirtilen tutarlar kayıtlara yansıtılmadığı, bu tutarlar dikkate alınarak davacı şirket kayıtlarına işlendiği takdirde davalının alacaklı durumda olduğu da ortaya çıkacağı, bunlara ilişkin belgeler ayrıca dosyaya sunulacak olmakla davalının bu alacakları yönünden takas/mahsup talebinde de bulunduğunu, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, sair hususlardaki itiraz haklarımız saklı kalmak kaydıyla, haksız açılmış davanın reddine, davacı tarafça kötü niyetle dava açılmış olduğundan davacının, talep edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, alacağa dair yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının ortaklar cari hesabından kaynaklanan bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, bu itibarla----sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı şirket vekili, davalı borçlu ----ait davacı şirket nezdinde yer alan muavin defter kayıtlarına göre ------- avans aldığı bu nedenle, cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak defter kayıtlarına göre 457.214,93-TL bakiye borcu bulunduğu iddia ederek bu alacağa dair yapılan takibe itirazın iptalini talep ettiği,------- sayılı dosyası incelendiğinde 457.214,93-TL için davacı yanca davalıya karşı takip başlatıldığı, itiraz üzerine işbu takibin durduğu anlaşıldığı, davalı yanca savunmalarında borçlandırmaya esas belgelerin dosyaya sunulması gerektiğini, kayıtların gerçek dışı olduğunu,------ile ilgili alındığı belirtilen 45.000,00-Euro olarak diğer şirket ortakları ve yetkililerinin bilgileri dahilinde, davalının yetkilisi olduğu----- şirketi üzerinden davacı şirketin borçlu olduğu --- hesabına gönderildiğini, ------firmasından alarak kendi yedinde kalan bir tutar ise bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, anlaşılmıştır.Ticari defterler, HMK m. 222 gereği sahibi lehinde delil niteliği taşır. HMK madde 222 gereği ticari defterlerin sahipleri lehine delil olabilmesi için, uyuşmazlığın ticari bir uyuşmazlık olması, uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın deftere kaydettirilmesi gereken bir işten doğması gerekir. Bu şartlar sağlanmazsa ticari defterlerin HMK madde 222 kapsamındaki ispat gücü vuku bulmaz. HMK madde 222/3 uyarınca taraf, ticari defterlerini usulüne uygun olarak tutmuş ve karşı tarafın ticari defterleri ile kendi defterleri birbirlerini teyit ediyorsa yahut da karşı tarafça ticari defterler ibrazdan kaçınılmış olması halinde, tarafın defter kayıtlarının içeriklerinin aksinin karşı tarafça senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması halinde defter, sahibi olan taraf lehine delil teşkil eder.Tarafların ticari defterlerinin, incelenmesine karar verilmiş, davacı yanca ticari defterler sunulmuş, davalı tarafça ise ticari defterler sunulmamıştır. Mali müşavir bilirkişice davacı defterlerinde davalı ------- ilişkin cari hesap muavin kayıtları incelendiğinde, 02.01.2019 tarihinde 20.532,90 Euro karşılığı 124.890,94 TL, ----- açıklamalı ve 50.000,00 Euro karşılığı 302.650,00 TL ------- açıklamalı borç kayıtlarının bulunduğu tespit edilmiştir.Davalı yanın savunmaları kapsamında ----- firması ile ilgili davalının yetkilisi olduğu ----------- ödeme yapmak suretiyle davacı şirketin borcunu ödeyip ödemediği, noktasında inceleme yapmak için dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmişse de davalı yanca dava dışı şirketin ticari defterlerinin yahut da dava dışı şirketin kendi mevzuatına göre tastik edilmiş apostil şerhinin ihtiva eden ticari kayıtlarının sunulmadığı, bu noktada bu cihetteki savunmalarını ispatlayamadığı, bu cihette davacı tarafın defter kayıtlarının içeriklerinin aksinin davalı tarafça senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle sahibi olan davacı taraf lehine delil teşkil eden ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin davalıdan bilirkişi raporuna göre 457.214,93-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ---------- Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının----------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 31.232,35 TL karar ve ilam harcından 7.808,09 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 23.424,26 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 72.582,24 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 7.867,39 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 4.400,00 TL bilirkişi ücreti ve 444,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.844,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde --- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2025