T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/490 Esas
KARAR NO: 2025/25
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/07/2019
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çok uzun yıllardan beri birçok banka ve finans kuruluşunun, kamu ve özel sektörün eğitim dahil her türlü danışmanlığını yaptığını ayrıca müvekkilinin birçok eğitmen ve danışmadan hizmet aldığını, bu danışanlardan birinin de davalı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 11.08.2016 tarihinde danışmanlık sözleşmesi akdedildiğini, davalının edimlerini yerine getirmemesi üzerine ve ben işten ayrılıyorum şeklindeki beyanı ile müvekkili şirket yetkilileri ve davalı arasında 01.04.2019 tarihinde değerlendirme toplantısı yapıldığını, bu toplantıdan sonra davalının açıklama yapmaksızın müvekkili şirket ile irtibatı kestiğini, bu durumda zımnen sözleşmenin feshedildiğinin kabulünün gerektiğini, davalının sözleşmenin haksız rekabet yasağını düzenleyen 10. maddeye aykırı davranarak şahsına ait şirketi limitet şirketine dönüştürdüğünü, işbu şirketin faaliyet alanının müvekkili şirket ile aynı olduğunu davalıya ait şirketin faaliyetlerine devam etmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını beyan ederek 1,00 TL manevi tazminatın, 10.000,00 TL maddi tazminatın işleyecek ticaret faizi ile davalıdan tahsiline ayrıca sözleşmede belirlenen cezai şart bedelinin tespit edilerek ticari faiz ile davalıdan tahsiline davalının ortağı olduğu şirketin ortaklığından çıkarılması ve şirketin ana faaliyet konusunun değiştirilmesi ve engellenmesi konusunda karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ayrıca davacının iddialarını ispatlar nitelikte delil ortaya koymadığını, dava dilekçesinde belirtilen ------ müvekkilinin herhangi bir yönetici veya ortaklık vasfının bulunmadığı gibi şirket çalışanı ya da danışanı olmadığını, bu kapsamda davacının her ne kadar rekabet yasağına aykırı davranıldığını iddia etmiş ise de müvekkilinin zaten davacı ile çalışırken de firmasında devam ettiğini, davacı şirkete sadece danışma hizmeti verdiğini bu tür danışmanlık hizmetlerinin aksinin hayatın olağan akşına aykırı olduğunu taraflar arasında işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan sözleşme olmadığını, taraflar arasında haksız rekabet şartlarının oluşmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde söz edilen şirketin müvekkilinin uzun yıllardır ----- çatısı altında hizmet verdiğini ve davacı ile çalışırken fatura kestiği şahsi şirketinin devamı niteliğinde olduğunu taraflar arasındaki sözleşmenin davacı yanın haksız eylemi nedeniyle 01.04.2019 tarihinde feshedildiğini, fesihten sonra yanlış anlamalara mahal vermemek için müvekkilinin ------paylarının %75’ini haksız rekabet yasağının önüne geçmek adına dava dışı ---devrettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 11.08.2016 tarihli danışmanlık sözleşmesi kapsamında davalının müvekkiline ödemesi gereken hak edişleri eksik ödediğini, davalının kötü niyetli olarak maliyet ve giderleri sözleşmeye aykırı olarak yüksek gösterdiğini, müvekkilinin hak ettiği sözleşme bedellerini ödemediğini, taraflar arasındaki ilişkiler nedeniyle müvekkilinin hem onurunun zedelendiğini beyan ederek sözleşmeye aykırı ödenmeyen bedeller ile operasyon maliyeti kapsamında haksız olarak kesinti yapılan bedeller için şimdilik 1.000,00 TL bedelin reoskont avans faizi ile 1.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı karşı davalı karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın HMK 133 kapsamında süresinde açılmadığını, bu nedenle tefriki gerektiğini, davacının talep ettiği alacak miktarını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yarar bulunmadığını, ayrıca davacının sözleşmede olmasına rağmen giderlere çok az katıldığın, bu nedenle alacak talebinin yerinde olmadığını, davacının manevi tazminat talebinde TBK TMK’da belirlenen şartların oluşmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.---- müzekkere yazılarak davacı şirketin tüm sicil kayıtları istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Dava dışı ------ kayıtları getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.07.12.2021 tarihli celsede davacı karşı davalı vekiline haksız rekabete ilişkin eylemlerini somutlaştırması için 2 haftalık kesin süre verilmiş olup vekil beyan dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirket bünyesinde eğitim verdiği şirketlerden müşteri portföyü hazırladığı yani davalının müvekkili şirketin hizmet sunduğu ve portföyünde yer alan şirketlere teklif sunduğunu beyan etmiştir.Tanık ----- tarihli duruşmada; ----- yılından itibaren davacı şirkete dışarıdan hizmet vermekteyim, davacı şirketle öğrenim görevlisi olarak zaman zaman çalışmaktayım, davalı ---davalı şirketin---- hususlarda temsil eden davacı adına bu işlemleri yapan bankalar ve şirketler ile görüşen kişi olarak tanıyorum, ---- davacı şirketin vermiş olduğu hizmeti yerine getiren bir çalışandır, sözleşmeler davacı şirket ile hizmet alan kurumlar arasında yapılmıştır, davalı şirketin sahip olduğu bütün müşteri portföyüne haizdir, kendi bilgisayarında müşterilere ait bilgileri tutmaktadır, davalı ------ davacı şirketin benzer konularda faaliyetlerde bulunduğunu biliyorum, ancak, müşterilerden davalı -------kendileri ile ilgili irtibata geçtiklerine dair bir duyum almadım, davalının, davacı şirketin portföyünde olan şirketlere teklif götürüp götürmediğini bilmiyorum, ancak, eğitim vermek için gittiğim bir dönem benimle birlikte davalının da davacı şirketin bilgisi olmaksızın eğitim hizmeti verdiğine denk geldim, davalı ---- tarafından tarafıma herhangi bir iş teklifinde bulunulmamıştır, davalının beraber faaliyet gösterdiği iş ortağı ------ tarafından iş teklifinde bulunulmuştur, davacı şirket bünyesinde çalışan personel ile yaptığı sözleşme gereği başkaca firmalara hizmet verilmesini uygun bulmamaktadır, bu kapsamda, başkaca bir firmaya hizmet sağlamadım, ben serbest meslek açılışı ile hizmet vermekteyim, davalının ---------------adında bir firmadan faaliyet gösterdiğini biliyorum, davacı şirket uzun yıllardır sektörde bulunan bir şirkettir, bu nedenle, davalının, davacı şirkete portföy getirdiğini düşünmüyorum, davalının şirketten ayrılırken portföy devri yapıp yapmadığı hususunda bilgi sahibi değilim, davalının, davacı şirketten alacağı olup olmadığı ve dava konusu aracın hak ediş tutarından kesilip kesilmediği hususunda bilgi sahibi değilim, kulvar giderleri hususunda da bilgi sahibi değilim” şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık --------- tarihli duruşmada; “davacı şirkette eğitim operasyonları ve ön muhasebe sorumlusu olarak çalışmaktayım,--- şirketimizden ayrıldıktan sonra şirketimize eğitim verdiğimiz kurumlar tarafından mailler gelmeye başladı, bu maillerde davalı --- şirketimize hizmet verdiği şirketlere eğitim hizmeti verdiğini gördük, bu hali hazırda müşteri portföyümüzü bulunan şirketlerdi, bu şirketlerden bir kısmı ----- ayrıldıktan sonra bizimle çalışmayı bıraktı, bir kısmı ile çalışmaya devam ediyoruz, ------ ayrıldıktan sonra davacı şirketin işlerinde düşüş yaşandı, yaklaşık %50 oranında müşteri portföyünü kaybettiğimizi söyleyebilirim, bilgisayar destekli eğitimlerimizdeki logolarımızın ------ olarak değiştirildiğini gördük, onun dışında müşterilerden bize bir dönüş olmadı, davalının, davacı şirketten herhangi bir alacağı yoktur, davalının hak edişlerinden fazladan kesintilerin yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi sahibi değilim, müşteri portföyümüz---öncesinde sahip olduğumuz müşterilerden oluşur----- davacı şirkete getirmiş olduğu bir müşteri bulunmamaktadır, dava konusu araç şirket adına alınmıştır, --- hak edişlerinden düşülmesi kararlaştırılmış idi, ancak, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle araç ---- geri alındı, hak edişlerinden de düşüş yapılmadı, davalı ----üzerinden fatura düzenlemekteydi, ancak, ----şirketinin ayrı bir tüzel kişilik kazanarak sicile kaydedilmesi üzerine herhangi bir faturalaşma olmamıştır” şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı şirket yetkilisi 29/03/2022 tarihli isticvabında; “davalının 2018 yılı itibariyle davacı şirketten herhangi bir alacağı yoktur, davalının eylemleri nedeniyle davacı şirketin portföyünde %40 ile %50 arasında müşteri kaybı yaşanmıştır, müşterilerimizden davalının kendileri ile irtibata geçtiğine dair geri dönüş almadık, ancak, sektör içerisinde zaman zaman gördüğümüz üzere davalının müşterilerimiz ile iş yaptığına tanık olduk, bu müşteriler --- sözleşme imzalamadan önce portföyümüzde olan şirketlerdir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ------ duruşmada özetle; ---- vermekteydim, benim gibi eğitim veren --- davacı şirketten ayrıldı, ----kurduğu ---- çalışmak üzere işi bıraktı, 1 sene boyunca hocalık yapmadı, tarafımca ------ hizmet alan başkaca bir şirkete eğitim hizmeti verilmesi teklif edildiğinde davalı 1 sene boyunca bunu yapamayacağını belirterek bu teklifimi reddetti, --- şirketin hizmet verdiği şirketlerdendi, --- ve benimde eğitim vermem söz konusu idi, ancak, haksız rekabet oluşturacağını düşündüğü için ------buna yanaşmadı, davalının, davacının portföyünde bulunan şirketlere eğitim hizmeti verilmesi hususunda teklif vermedi, davalının, davacı şirketin ticari sırlarını kötü amaçlı olarak kullanmadı, davalı, davacı şirketin ticari sırlarına kısmen hakimdir, ancak, davacıyı zarara uğratacak kadar bir bilgisinin olduğunu düşünmüyorum, davalı bu süreçte araba almak istedi, kredi kullanması zor olduğu için ------vasıtası ile kredi kullanmak istediğini tarafıma iletti, kredi davacı şirket tarafından çekildi, kredinin ödemeleri ise davalının hak edişlerinden düşülmek suretiyle yapıldı, hak edişlerinden düşülen toplam tutarın ne olduğunu şuan bilemiyorum, ancak, davalının davacıdan ayrıldıktan sonra aracı polis vasıtası ile iade etmesi gerekmiştir, hak edişlerinden düşülen tutar ise davalıya iade edilmemiştir, bunun dışında davalının, davacı şirketten herhangi bir alacağı olup olmadığı hususunda bilgi sahibi değilim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ifadeleri ve itirazlar doğrultusunda dosya heyete tevdi edilerek ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; kök rapordaki görüşlerini muhafaza ettiklerini, salt bir müşteri ile temasa geçilmesinin tek başına yönelmenin mevcudiyeti için yeterli olmadığını TTK 55/1 maddesi gereğince eylemin belirli bir ağırlığa ulaşması gerektiğini somut olayda davalının eyleminin belirli bir ağırlığa ulaştığını ispat yükünün davacıda olduğunu, beyan etmiştir.Dosya haksız rekabet uzmanı ve mali müşavir bilirkişiye heyet halinde tevdi edilerek rapor aldırılmış olup akabinde tarafların itirazı üzerine mali müşavir, marka patent uzmanı, sözleşme hukuk uzmanı farklı bir heyetten rapor aldırılmıştır. Her iki raporun birbiri ile paralel nitelikte olduğu, özetle haksız rekabet koşullarının oluştuğunun davacı karşı davalıda tarafından ispatlanamadığını öte yandan karşı dava yönünden her iki tarafında iddialarına ilişkin delil ortaya sunmadığını belirtmişlerdir.Dava, TTK'nun 54. ve devam maddeleri gereğince, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ayrıca haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı arasındaki danışmanlık sözleşmesi gereği davalının rekabet yasağına aykırı davranıp davranmadığı, davacının portföyünde bulunan şirketlere teklif vermek suretiyle haksız rekabete yol açacak eylemlerde bulunup bulunmadığı, haksız rekabet nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, zarara uğradı ise hangi miktarda zararın oluştuğu, cezai şart talebinin haklı olup olmadığı, haklı ise tutarı ile manevi tazminatın takdiri noktalarında toplanmaktadır.Karşı dava yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı arasındaki danışmanlık sözleşmesi gereği davacı/karşı davalının edimini yerine getirip getirmediği, davacı/karşı davalının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, davalı/karşı davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı ile manevi zararın takdiri noktalarında toplanmaktadır.Haksız rekabet TTK'nda 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş, TTK'nun 54/2 maddesinde “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” şeklindeki düzenleme ile haksız rekabete ilişkin temel ilke gösterilmiştir. Dürüstlük kuralına aykırı davranış, ticari uygulamalar başlığı ile de TTK'nun 55. maddesinde tadadi düzenleme ile başlıca haksız rekabet hallerine yer verilmiştir. TTK 55/1-b bendi uyarınca; Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek haksız rekabet hali olarak düzenlenmiştir. Somut olayda davacı şirket davalı tarafın, kendisine ait müşterin ayartıldığı ve bu suretle haksız rekabet eyleminin gerçekleştirildiğini ileri sürmektedir. Müşteriyle temasa geçilmesi tek başına “sözleşmeye aykırı davranmaya yöneltmenin” mevcudiyeti için yeterli değildir. Bent kapsamında yöneltmenin haksız rekabet teşkil etmesi için bunun belirli bir ağırlığa da ulaşması gerekmektedir. Somut olayda davalı tarafından davacı müşterilerine yönelik ayartma eyleminin belirli bir yoğunluk ve seviyeye ulaştığını ispatlamak davacıya aittir, davacının portföyünde yer alan müşterileri ile imzaladığı sözleşmelerin ihlali doğrultusunda davalı tarafından yapıldığı ispatlanan yoğun bilinçli bir çaba gerektiren bir teklifin mevcut olması halinde haksız rekabetten bahsedilebilir. Davacı buna ilişkin somut delil dosyaya sunmamıştır. Diğer yandan dosya içerine davacı tarafından sunulan serbest meslek makbuzları incelendiğinde davalının 2018 yılında da şahıs şirketi olarak ----- olarak faaliyette bulunduğu ve bunun davacının bilgisi dahilinde olduğu, davalı şahıs şirketini ---- tarihinde-----olarak faaliyetine devam ettiği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra davalı tarafın şahıs şirketinden tüzel kişiliğe geçmesinin haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği, davalı tarafın ---- isimli firmasının davacı şirket ile ticari ilişki içerisindeyken de aktif olduğu tespit edilmekle iş bu şirketin varlığı nedeniyle haksız rekabet koşullarının oluştuğundan söz etmek mümkün değildi.Tüm bu açıklamalar ışığında dosyaya sunulan mevcut deliller ile haksız rekabet koşullarını oluştuğu ispatlanamadığından asıl dava yönünden tüm taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmedi;Karşı davacı ödemelerde sözleşmeye aykırı olarak haksız kesinti yapılarak eksik ödeme yapıldığını iddia etmiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 15. maddesi; “İşbu sözleşme kapsamında madde 2 kapsamında operasyonel faaliyetlere ait aylık tim danışmanlık giderlerinin 1/3’ü kulvar gideri olarak yansıtılacaktır. Ağustos 2016’dan itibaren aylık 12.000 TL kabul edilecek ve kulvar giderine (çalışma) yansıtılacaktır. Yıllık bazda maliyetler sonrası aşağıda tarife üzerinden sınıf içi eğitim-panel-konferans benzeri brüt gelirin ½’lik kısmı danışmana ödenecektir. (yaratıcı e-öğrenme hariç) Hakediş kapsamında tim danışmanlık adına danışmanın fatura kesmesi durumunda bürüt gelir+KDV olarak ödeme, gider pusulası ya da serbest meslek makbuzu ile ödeme yapılması durumunda brüt gelir üzerinden %20 stopaj düşülerek ödeme mutabakatı yapılacaktır.Tarife
0-50.000 TL arası %80
50.000-250.000 TL arası %60
250.000 TL-500.000 TL arası %50
500.000 TL üsütü için %30
Madde 2 kapsamındaki çalışmalar neticesinde madde 15’de belirlenmiş ödeme mutabakatının sonunda eksi gelir
oluşması durumunda tim danışmanlık danışmandan ek ödeme talebinde bulunmayacaktır. Ölçme ve Değerlendirme (assessment) proje çalışmalarına ait fatura bedelinin (ek çalışma danışman ücretleri hariç) %45’i ----- fatura kesmesi durumunda brüt gelir+KDV olarak ödeme, fider pusulası yada serbest meslek makbuzu ile ödeme yapılması durumunda brüt gelir üzerinden %20 stopaj düşülerek ödeme yapılacaktır. İlgili paylaşım modeli---- ayında yeniden düzenlenecektir.” şeklinde kararlaştırılmıştır.Sözleşmeye göre faaliyet giderlerinin 1/3’ü karşı davacıya kulvar gideri olarak yansıtılacağı ve sözleşme başlangıcı ---- olacağı kabul edilmiştir. Esasen faaliyet giderlerinin 1/3’u kulvar gideri olarak yansıtılacağı, ancak sözleşme başlangıç ayı Ağustos olması nedeniyle 12.000 TL olarak kabul edildiği, diğer aylara ait herhangi bir sınırlama bulunmadığı gibi paylaşım modeli 2017 yılı Ocak ayından itibaren yeniden düzenleneceği kararlaştırılmıştır. Karşı davacı masrafların belgelendirilmediğini iddia etmiş olup karşı davalı masraflara ilişkin delil dosyaya sunmamıştır diğer taraftan karşı davacı hizmet verdiğine ilişkin delilleri ve düzenlemiş olduğu faturaları dosyaya sunmamıştır ancak taraflar arasında yapılan yazışmaların incelemesinde tarafların yapılan ödemelere ilişkin mutabık kaldığı anlaşılmakla karşı davacının talep edebileceği başkaca alacak kalmadığı kanaatine varılarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Karşı davacının manevi tazminat talebine yönelik yapılan incelemede; TBK madde 49" Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."Madde 58" Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." hükümlerine amirdir. Hukuki durumun yukarıda açıklandığı şekilde gerçekleşmesi nedeniyle davalı tarafın eylemlerinin haksız olduğu, kusurlarının bulunduğu, davacı şirketin ticari itibarının zarar görme tehlikesinin yaratıldığı, davalı tarafın eylemlerinin davacı firmanın kişilik haklarına saldırı mahiyetinde bulunduğu, TBK 58. Madde kapsamında kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin manevi zararlarının tazmini talep edebileceği, kişilik hakkının zedelendiğine ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, manevi tazminat talebi koşullarının oluşmadığı kanaati ile talebin reddine karar verilmiştir.Tüm açıklamalar ışığında esas ve karşı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Esas davanın reddine,
B-Karşı davanın reddine,
A-ESAS DAVADA;
2-Esas davada alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 170,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 444,60 TL harcın esas davada davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Esas davada maddi tazminat davası yönünden davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Esas davada manevi tazminat davası yönünden davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Esas davada davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Esas davada davalı tarafından yapılan 3.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
B-KARŞI DAVADA;
2-Karşı davada alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 188,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 427,40 TL harcın karşı davada davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Karşı davada maddi tazminat yönünden davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Karşı davada manevi tazminat yönünden davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karşı davada davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Karşı davada davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı 6.598,15 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025