T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/134 Esas
KARAR NO:2024/785
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 22/02/2022
KARAR TARİHİ:22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ---- sigortalı, maliki ve sürücüsü ---- sevk ve idaresinde ki ---- plakalı araç ile müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ----- plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazada davalı yanın kusurlu olduğunu ve müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini beyan ederek şimdilik 194.593,00 TL hasar bedelinin ve 500,00 TL değer kabının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kesin bir rakam belirlenmişken kısmi dava açmanın mümkün olmayacağını bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini öte yandan, kazanın poliçe başlangıç tarihine çok yakın olduğunu bu nedenle kazanın muallak olduğunu, kaza ile ihbar arasında da uzun bir süre olduğunu iş bu süreninde kazanın şaibeli olduğunu destekler nitelikte olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, kazanın kar yağışı nedeniyle yolların kaygan olması neticesinde meydana geldiğini kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını zira araç bakımının tam olduğunu ve araçta kar lastiği olduğunu ayrıca davacının zararını kasko poliçesinden karşılaması gerektiğini, sigortanın kazanın muallak olduğunu yönündeki iddiasının yerinde olmadığını araçta belirtilen hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.----müzekkere yazılarak araç tescil bilgileri istenilmiş olup gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak poliçe bilgileri ve hasar dosyası istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Poliçenin incelemesinde; ----- plakalı aracın davalı sigorta nezdinde---- başlangıç --- bitiş tarihli ---- numaralı poliçe ile sigortalı olduğu belirlendi.Tanık ---- tarihli duruşmada; --------- plakalı aracın şoför koltuğunda ben vardım, sokağa çıkıp sağa dönerken kar nedeni ile arabada kayma oldu, bu nedenle, sinyal verip durdum, bu sırada karşı taraftan araç yokuş aşağı hızlı bir şekilde geliyordu, benim aracın sağ ön tarafına çarptı, akabinde sekip sol tarafından devam etti ve evin duvarına çarptı, sonrasında sol tarafımdaki çamlık alana çarparak durdu, kazanın meydana geldiği yer site içerisindeydi, azami hız sınırı 20 km'dir karşı tarafın hızının ne olduğunu bilmiyorum, ancak hız sınırına uysa idi durabilirdi, sokaktan sağa dönerken küçük bir kayma oldu, aracım büyük bir araç olduğu için ben bu kaymanın sebebini anlayamadığımdan aracı durdurdum, karşı tarafın aracında zincir yoktu, şoför hariç iki kız çocuğu vardı, 60 km'nin üzerinde hızı olduğunu düşünüyorum, 60 KM'nin altında değildir, arabalarla ilgili teknik bilgiye sahip olmadığım için aracın modelinin ne olduğunu bilmiyorum, araç özelliklerini bilmediğim için karşı tarafın aracının o hava şartlarında kayıp kayamayacağını bilmiyorum, karşı tarafın kar lastiği olup olmadığını hatırlamıyorum, kazanın gerçekleştiği noktanın biraz daha gerisinde davalının geldiği yönde bir azami hız sınır tabelası bulunmaktadır, hatırladığım kadarıyla arabanın kullanıldığı yerde bir kar kalındığı yoktu, tuzlama yapılmıştı, ıslak bir zemin hatırlıyorum, yol kenarlarında kar vardı, davalının yokuş aşağı geldiği yol sitenin ana yoludur, 50-100 metreyi geçkin uzun bir yoldur, yokuşun 5 metre öncesinde bir tümsek var bir de en son durduğu çamlığın biraz ilerisinde bir tümsek var yokuş aşağı yolda herhangi bir tümsek bulunmamaktadır.” şeklinde beyanda bulundu.Tanık ----- tarihli duruşmada; “kazadan 5 dakika sonra arkadaşımın araması nedeniyle kaza yerine geldim, arkadaşım ---- oğludur, geldiğimde ------- aracı ağaca çarpılı haldeydi, diğer aracın ise ön tarafında ufak bir hasar vardı, aracın çekilmesi için sigortayı aradık ve çekici talep ettik, araç çekildikten sonra tutanak tutmak için havanın kötü olması nedeniyle diğer aracın sahibinin evine gittik ve orada tutanak tutuldu, o gün yolda kar vardı ve herhangi bir uyarı levhası görmedim, çok fazla kar yoktu ancak aracı kaydıracak miktarda vardı, şuanda kalınlığının ne olduğunu söylemem mümkün değil, ----- aracında kar lastiği vardı, zincir yoktu, karşı araçta kar lastiği var mıydı bilmiyorum, siyas escalade model bir araçtı, jip tipi 4x4 bir araçtır, kazanın gerçekleştiği yolda tümsek yoktu, benim geldiğim yol daha düz bir yoldu, ancak kazanın gerçekleştiği yol daha meyilli ve dik bir yoldur.” şeklinde beyanda bulundu.05/05/2023 tarihinde mahallinde trafik alanında uzman bilirkişi eşliğinde keşif icra edildi.Tanık -------- tarihli keşifte; “davalı tarafın oğlu benim arkadaşım olup, kaza yaptığını haber alınca geldim, kaza anında orada değildim, bizzat kaza anında orada değildim, kazayı haber aldıktan sonra geldim kayan araç yolun aşağısında ağaca vurulu şekildeydi, ben geldiğimde diğer araç evde tutanak tutulduğu için evin önündeydi, yerler buzluydu, beyazdı bu nedenle yol kaygandı, ben yukardan geliyordum, aracımda kış lastiği olmasına rağmen benim aracımda kaymıştı, dedi. Davalı------ vekilince soruldu; araç tutanak tutulduktan sonra nasıl götürüldü, ?, sigorta şirketine haber verildi mi?, Tanık cevaben; araç çekici ile götürüldü, sigorta şirketine haber verildi, bizzat ordaydım, tamire gidene kadar ben beraberindeydim, dedi. Beyanı okundu” şeklinde beyanda bulundu.Adli Trafik Uzmanı Bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; hızı makul olmayan ------- plakalı araç sürücüsünün nihayetinde dikkat ve özen yükümlülüğe aykırı davranarak karlı ve aşağı eğimli yolda yola müteyakkız davranmayarak aracının hızını hava yol ve trafik durumuna göre ayarlamadan seyir etmesiyle kazanın oluşumuna esasen neden olduğu ve meydana gelen kazada Karayolları Trafik Kanunun Madde 47/1-d ve Madde 52/1-b Maddesinde düzenlenen kurallara uymadığı anlaşılmakla %100 kusurlu olduğunu beyan etmiştir.Dosya zararın tazmini için Makina Y. Mühendisi Bilirkişi Prof. ----tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; daha önce rapor tanzim eden kusur bilirkişisi ile paralel rapor düzenleyerek ------ plakalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunu, araçta meydana gelen hasarın 213.993,00 TL olduğunu ---- tarafından yapılan ödeme düştükten sonra kalan hasar bedelinin 170.993,00 TL olduğunu, araçtaki değer kaybının ise 40.000,00 TL olduğunu belirtmiştir. Dosya itirazları değerlendirmek üzere yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu ek raporda itirazları değerlendirmiş olup kök raporda değişikliğe gitmemiştir.Dava, trafik kazası sonucu uğranılan araç hasar tazminatı , değer kaybı ve kazanç kaybı istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: 13/12/2021 tarihli kazada araç sürücülerinin kusur oranlarının ne olduğu, davacının kaza nedeniyle aracında hasar meydana gelip gelmediği, var ise bunların oranı ve talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.------ sayılı araç sigortacısı Sigorta Şirketi; Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlüdür.------ plaka sayılı araç sürücüsü ----- araç sürücüsü ve maliki olması nedeniyle TBK madde 49 kapsamında haksız fiil sorumluluğu bulunmaktadır.------sayılı kararında da belirtilen kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve zararın tümünün olayda gerçekleşmiş olması nedeniyle kaza neticesinde meydana gelen zararlardan davalıların sorumlu oldukları kabul edilmiştir. Değer Kaybı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Değer kaybı; aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farktır.
Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.-------TTK.1459 tazminat İlkesi başlığı altında” Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder” hükmünü öngörmüştür sigortacının sorumlu olduğu gerçek zarar kalemleri arasında değer kaybı da söz konusudur. Değer Kaybı Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesi kapsamında olan aracın gerçek değeri olup teminat dışı hallerden olmadığı gibi A.3 te sayılan teminat dışı hallerden de değildir.Bu kapsamda, yukarıda sınırı çizilen sorumluluk kapsamında davalılar değer kaybından sorumludur.Değer kaybının hesabı, teknik bir konu olması nedeniyle alanında uzman bilirkişiden değer kaybına ilişkin rapor aldırılmıştır.--------- kararlarında vurgulandığı üzere; Değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve aracın kaza tarihindeki hasarsız hali ile piyasa rayiç değeri ve araçtaki hasar onarıldıktan sonraki hali ile piyasa rayici belirlendikten sonra aradaki fark değer kaybı zararı olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak davacıya ait araçta değer kaybının 40.000,00 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla; Bilirkişi tarafından belirlenen rayiç bedeller dosya kapsamına uygun ve makul bulunmuş olmakla gerekçeli, dayanaklı ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Aldırılan bilirkişi raporunda, hasar bedeli olarak 213.993,00 TL olarak tespit edildiği davalı sigorta tarafından yapılan ödeme düştükten sonra bakiye zararın 170.993,00 TL olduğu davalıların işbu zarardan sorumlu olduğu tespit edilmiştir.Faiz talebi yönünden sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. ------İşbu açıklamalar ışığında davalıların her biri yönünden temerrüt tarihi farklı olmakla birlikte davacı yanın dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ettiği görülmüş olup her iki davalı yönünden taleple bağlılık ilkesi gereğince dava tarihinden faiz işletilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; 170.993,00 TL hasar bedeli ile 40.000,00 TL değer kaybı bedelinin 22/02/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, aşan istemin reddine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 14.412,93 TL harçtan peşin alınan 3.331,71 TL ve 675,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 10.406,22 TL karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 33.758,88 TL nisbi vekâlet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 23.600,00 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 3.331,71 TL peşin harç ve 675,00 TL ıslah harcı toplamı: 4.087,41 TL ile 4.683,00 TL yargılama giderinden davanın red %10,06 ve kabul %89,94 oranına göre hesaplanan 4.211,89 TL'sinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucu Hazine tarafından ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.223,18 TL'sinin davalılardan, 136,82 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6831 sayılı Kanuna göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2024