T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/696 Esas
KARAR NO: 2021/859
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/12/2020
KARAR TARİHİ: 01/12/2021
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;------- müvekkili şirketin ---kapsamında bulunduğunu, sözü edilen sigortalının 07.11.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralandığını, bu kaza sebebiyle tedavi görmüş olup söz konusu tedavi giderlerinin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, müvekkili şirketin sigortalısının yaralanmasına sebep olan ve kusurlu tespit edilen -- plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde---- ile sigortalı olduğunun tespit edildiğini, sigortalının, halefi olduğu hususunun---- sayılı yazı ile davalı şirkete bildirildiğini, söz konusu yazı ile; tedavi masraflarının--. olup bu tutarın davalı şirket tarafından ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı şirket tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; yargılamayı gerektiren alacağımızın davalı için tespit edilecek sorumluluk oranları kapsamında, şimdilik 5.485,00 TL. tazminatın, müvekkili şirketin ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; -- sayılı Kararı ile --- yer alan birtakım hükümlerin iptaline karar verildiğini, iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, işbu hükmün iptalinin Genel Şartlar’da yer alan usul ve esasların uygulanması bakımından bir engel teşkil etmediğini, ---Trafik Sigortası Genel Şartları ile belirlenmiş olmakla; Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinde yer alan iptal konusu ifadelerin kanun hükmüne 26.04.2016 tarihinde eklendiğini, dolayısıyla Genel Şartların uygulanmasının yalnızca söz konusu kanun hükmünde yer alan ifadeye dayandırılması halinde; ilgili Genel Şartların 26.04.2016 tarihinden önce düzenlenen poliçeler bakımından geçerli olmayacağının kabulünün gerekeceğini, ancak -- tüm yargı merciileri tarafından kanuna yapılan ekleme öncesinde düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar için de Genel Şart hükümlerinin dikkate alınması gerektiğinin kabul edildiğini ve bu yönde kararlar verildiğini, nitekim ---- sebebiyle meydana gelen zararın tazmini hususunda, zarar veren işletenin sorumluluğunun haksız fiilden doğan sorumluluk olup 6098 sayılı Kanun'un yukarıda anılan hükümlerine tabi olmakla birlikte aynı zarardan dolayı sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun sözleşmeden doğan sorumluluk olduğunu ve bu sebeple de işletenin tazminat sorumluluğu ile sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun kapsamının farklı esaslara tabi kılınması, sorumluluklarının dayandıkları esasların farklı olması nedeniyle kaçınılmaz olduğunu, başvuruyu kabul manasında olmamak üzere, kusur oranlarının tespiti için dosyanın ----- dairesine gönderilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere dosyaya sunulan raporun tarih itibariyle yönetmeliğe uygun olmadığını, raporun özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik yürürlükten kaldırıldığı için erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelike uygun olması gerektiğini, başvuruyu kabul anlamına gelmemek üzere, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak --------- tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, 25.02.2011 tarihinden itibaren geçerli olan mevzuat değişikliği sebebi ile müvekkili şirketın tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun ortadan kalktığını, davacının geçici iş göremezlik giderine ilişkin talebinin haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, sigortalı dava dışı ------- tarihli trafik kazası nedeni ile davacı tarafından ödenen bedelin davalıdan rücuen tazmini talebine ilişkindir.
Delil olarak dayanılan ----- plakalı aracın --- sigorta şirketinin davalı şirket olduğu, sigorta ettirenin ise araç maliki olduğu görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, dava dışı ---- ---- 07/11/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu 5.485,00 TL.nin davalıya rücuna ilişkin olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; -- tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ---plakalı araç maliki davacının, --- plakalı araç sürücüsü---- hasar kaybı ve değer kaybını isteyip istemeyeceğine, istenilecek ise miktarına, kusurun yüzdelikleriyle kime ait olduğuna, faiz başlangıç ve oranına" ilişkin olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Dosyada mübrez 05/12/2016 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde;------------- kusursuz oldukları, davacı tarafa ait ----------------- otomobilin kaza nedeniyle toplamı zarar ve ziyanının yurt içi şartlarında 4.300,00 TL. yurt dışı şartlarında ise 6.850,00 Euro olduğu; davacıya ait aracın olay tarihinde --yaşında ve kilometresinin 137.318 km olması ve kaporta aksanında fazla hasar olmaması nedeniyle, kaza sonucunda, bulunduğu ülkede değer kaybına uğramayacağı, --- tarafından trafik sigortası sağlanan------ plaka no.lu araç sürücüsü dava konusu zincirleme trafik kazasının vukuunda tam kusurlu olduğundan, dava tarihinden önce ödenen tazminatı aşan zarar miktarından da ----.-- davalının, --- plakalı araç maliki ve sürücüsü ile birlikte sorumluluğunun doğduğu, dava konusu zincirleme trafik kazasına karışan ---plakalı araç maliki/sürücüsü somut olayın vukuunda kusursuz olduğundan. bu aracın trafik sigortasını sağlayan -- davalı ----- davacı karşısında sorumlu olmayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanması için bilirkişiden ek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 11/09/2017 tarihli ek raporda; dosya üzerinde yeniden yapılan incelemede kök rapordaki aynı görüş ve kanaatte oldukları sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Kaza tarihi olan 07/11/2018 tarihinde davalı sigorta -- altındaki dava dışı --- sahibi ve sürücüsü olduğu --- otomobil ile ------- sürücüsü ve sahibi olduğu --plakalı motosikletin çarpışması sonucu ve motosiklette yolcu olarak bulunan -- yaralandığı, Dava dışı --- kazanın meydana gelmesinde asli ve yüzde yüz kusurlu olduğu, dava dışı sürücü --- ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, yaralanan --- yine kazanın meydana gelmesinde kusurun bulunmadığı,
Yolcu olarak bulunan -- davacı --- --- giderinin davacı sigorta şirketi tarafından ödendiği, ------ kadri maruf olduğu bildirilmiştir.
Davacı her ne kadar ticari temerrüt faizi talep etmiş ise de, borcun kaynağının haksız fiil olduğu, kazaya karışan araçların ticari olmadığı, davacı mağdurun içinde bulunduğu aracın motosiklet olması nedeniyle yasal faize hükmedilmiştir.
Bu nedenle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE,
2-5.485,00 TL'nin 09/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 374,68 TL. harçtan peşin alınan 93,68 TL. harcın mahsubu ile bakiye 281,00 TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4- Davadan önce gidilen ----ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-Davacı tarafından yapılan ilk dilekçe gideri 155,88 TL., bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 1.684,50 TL. olmak üzere toplamda 1.778,18 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 5.100,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup anlatıldı.