T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/957 Esas
KARAR NO: 2019/323
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 10/10/2011
KARAR TARİHİ: 20/03/2019
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı 10.10.2011 tarihli dava dilekçesinde, davalıyı seneler öncesinden tanıdığını ve karşılıklı kuyumculuk işleri ile ilgili ticari faaliyette bulunduklarını, davalının muhtelif tarihlerde paraya ihtiyacı olduğunu belirtip borç para talebinde bulunduğunu, davalının talebi üzerine şirketlerinin ---------- şubesi nezdinde bulunan hesaplarından 21/09/2006 tarihinde ----------- , 25/09/2006 tarihinde --- , 02/10/2006 tarihinde --- toplam 28,770 TL yi davalı hesabına gönderdiğini, şifahi taleplere rağmen davalının borcunu ödememesi üzerine Üsküdar ----------- İcra müdürlüğünün ------- esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz etmesi üzerine Üsküdar ------------- İcra Mahkemesinin ------------- esas sayılı dosyasından icra takibine yapılan itirazın kaldırılması için talepte bulunduklarını, bu taleplerinin İİK 68. Maddesi hükümleri doğrultusunda reddedildiğini beyan ederek, davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve davalıdan icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde ; ilk başta Üsküdar ----------------. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada iş bölümü itirazında bulunmuş esasa ilişkin beyanlarında da , ödeme emrinin ekinde gönderilen üç adet banka dekontunun kendisine borç olarak verilen paralar olmadığını, davacı şirketten hiçbir zaman borç almadığını, şirket defterleri incelendiğinde böyle bir alacağın olmadığının anlaşılacağını, gönderilen bu havalelere karşı havale bedellerinin post cihazlarından kredi kartları ile geri çekilmiş olduğunu, böyle işlemlerin defalarca yapılmış olduğunu, kardeşinin ve binlerce kişinin üzerine banka yolu ile havale gönderildiğini ve karşılığının da davacı şirketin post cihazı vasıtasıyla kredi kartlarından geri alındığını, davacı şirket ortaklarından ...'ın, oğlu -------------------- iş ortaklığı yapıp kendisini kandırdıklarını ve zarara uğrattıklarını, halen de kendilerinden alacaklı olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine ve haksız takip nedeni ile % 40 icra tazminatına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava,alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce Tarafların tüm delilleri toplanılmış, icra takip dosyası dosya içine celbedilmiş, davalının savunmasında ileri sürmüş olduğu tüm banka kayıtları dosya içerisine ibraz edilerek,dosya üzerinde bilirkişi raporları alınmıştır.
Takip konusu Üsküdar -------------.icra müdürlüğünün ---------- esas nolu dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 28.770.00 TL alacağın tahsili amacıyla 15.02.2011 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun ise yasal süre içerisinde borca ve takibe itiraz ettiği, davacı alacaklı vekilinin ise İİK nun 67. Maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Davalının icra takibine itirazına ilişkin talebi Üsküdar -------------. İcra Hukuk Mahkemesinin --------- esas ---------- karar sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Üsküdar -------------. Asliye Hukuk Mahkemesinin -------- esas ------------ karar sayılı dosyasında, davalı tarafın iş bölümü itirazının kabulü sonucunda dosya mahkememize tevzii edilmiştir.
Mahkememizin -------------------- ---------. Sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay -------------. Hukuk Dairesinin----------------. Sayılı kararı ile "Dosya içerisindeki deliller ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu havalelerdeki paranın ödünç olarak davalıya verildiğinin ispat yükümlülüğü davacıya ait olup, mahkemece ispat yükünde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilerek karar bozulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce Usul ve yasaya uygun Yargıtay ------------- hukuk Dairesinin ----------------- esas ------------- karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekiline davetiye tebliğ edilerek dava konusu olan bedelin davalıya borç olarak verildiğine ilişkin varsa yazılı belgesini sunması konusunda tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı şirket yetkilisi tarafından 17/12/2018 tarihinde ve davacı vekili tarafından 19/03/2019 tarihinde dilekçe verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili Müvekkilinin yıllardır haklı mücadelesini takip ettiğini, duruşmalara da katıldığını, tanık dinletme talepleri olduğunu, bugüne kadar toplanan deliller yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanıklarının dinlenmesi gerektiğini, Ticaret Kanunu gereğince örf ve adetin uygulanması gerektiğini, müvekkilinin kapalı çarşı esnafı olup, dekontta her ne kadar borç verildiğine ilişkin bir ibare yok ise de, yapılan iş itibarı ile ticari örf adet dosyada değerlendirilmesi gerekeceğini, bu kapsamında -------------- ve --------------------- bu hususta yazı yazılmasını, bu kabul görmediği taktirde davalarının kabulünü talep etmiştir.
Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu , itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğu, takibin dayanağı belgenin 3 adet banka dekontuna ilişkin olduğu, dava konusu banka dekontlarının üzerinde herhangi bir ibare bulunmadığı, havale olarak gönderilen paraların davalıya borç olarak gönderildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi, bu konuda davacıya verilen süreye rağmen yazılı bir delil sunulmadığı, HMK 190 maddesi gereğince ispat yükünün davacıda bulunduğu ancak davacı tarafından HMK 190 ve TBK 207/2 maddeleri gereğince karinenin aksine yönelik bir delil bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddi ile , davalı tarafından her ne kadar İİK 67 maddesi gereğince kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacının takip yapmakta hem haksız hem de kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığından davalının şartları bulunmayan tazminat talebinin de reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere,
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Davalının şartları bulunmayan tazminat talebinin de reddine,
3-Peşin alınan 282,40 TL harçtan alınması gerekli 44,40 TL harcın mahsubu ile 238,00 TL fazla harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden 2019 yılı --------------- tarifesi uyarınca davalı yararına taktir olunan 3.452,40 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6- Davalının yaptığı yargılama gideri olarak 255,20 TL nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Davacının yatırmış olduğu gider avansından artan tutarın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.