T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/578 Esas
KARAR NO:2024/67
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 16/08/2023
KARAR TARİHİ: 24/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde ------ istikametine doğru seyir halinde bulunan sürücü ---- sevk ve idaresindeki----- plakalı --- ile sürücü-----sevk ve idaresindeki ----- otomobilin kavşakta çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında -----yolcu olarak bulunan müvekkilİ ----- ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin ----- tedavi gördüğünü, Kaza ile ilgili olarak kaza tespit tutanağının ekte sunulduğunu, kazaya sebebiyet veren ------ plakalı araçların sürücüleri olduğunu, müvekkilinin ise meydana gelen kazada kusur olduğunu, söz konusu trafik kazası ile ilgili -------- soruşturma yürütültüldüğünü, kazanın meydana gelmesine neden olan araçları sigortalayan davalıların , kaza tarihindeki poliçe üst limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ve sigortalısının kusuru oranında müvekkilline tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, ---- plaka sayılı aracın davalı ----- plakalı aracın davalı ----- nezdinde kaza tarihini kapsar -------- poliçeli olduklarını, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı sigorta şirketinden tazmine karar verilmesini, müvekkiline ait tazminat miktarının açıkça belirlenebilir nitelikte olmadığını, alacaklarının tespiti için bilirkişi incelemesinin gerekeceğini, uyuşmazlık konusu bütün alacakları için zaman aşımını kestiğini, ileride tespit edilecek bütün alacakları temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini temin etmek amacı ile belirsiz alacak davası olarak işbu davayı açtıklarını, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 100 TL geçici iş göremezlik ve 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden sigortalılarının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesini tale ve dava etmiştir. Davalı ---- şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava şartı yerine getirilmemiş olduğunu, eksik evrakla başvuru yapıldığını, davacı tarafından taleplerinin dikkate alınmayarak başvuru şartı yerine getirilmeden huzurda ki davanın ikame edildiğini, bu durumda müvekkili şirketi tarafından ödeme yapılamamasının sebebi davacı tarafından eksik evrak ile başvuru yapılmış olması olduğundan huzurdaki davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının adli tıp kurumu marifetiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesinin gerekeceğini, her halükarda adil ve güvenilir bir yargılama bakımından, maluliyet oranının ------ işaret ettiği şekilde belirlenmesinin gerekeceğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, uyuşmazlığa konu kazada davacının müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını, davanın reddine, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----- şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ---- plaka sayılı araç, müvekkili şirketi nezdinde --------- Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeni ile davanın usulden reddedilmesinin gerekmekte olduğunu, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydı ile sigortacı olan müvekkili şirketinden kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu, sigortacı olan müvekkili şirketten ancak K.T.K 98. ve 99. maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, davanın reddine karar verilmesini, esasa ilişkin itirazlarımız dikkate alınarak aktüer sıfatına haiz bilirkişilerden seçilecek uzmana izah edilen metod doğrultusunda, tazminat hesabı yaptırılmasına ve akabinde sonuç olarak haksız ve mesnetsiz talepler bakımından başvurunun reddine, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydı ile olay tarihiden itibaren işleyecek avans faiz taleplerinin reddine, her halükarda davanın reddi ile yargılama gider ve vekalet ücretinin davacılar yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tedavi evrakları, trafik tescil kayıtları,------- çıktları, hasar dosyasının ve poliçe suretlerinin, sulh dilekçesi, davadan feragat dilekçesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 30.09.2022 tarihli trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.Davalı ------- vekili tarafından sulh dilekçesi ve eklerinde ibraname, feragatname dilekçesini 10/10/2023 tarihinde Uyap üzerinden gönderdiği; dilekçe ile davacıya ödemenin yapıldığı, ibra edilmiş olan müvekkili şirketi aleyhine hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, davacı vekili tarafından işbu davadan feragat edildiği, vekalet ücreti ve yargılama masrafı taleplerinin olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin sulh dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edildiği görüldü. Davacı vekili UYAP'tan gönderdiği 24/01/2024 tarihli dilekçesi ile; davalılar -------karşı açtıkları davalarından sigorta şirketleri ile yapılan sulh protokolleri kapsamında davalılar tarafından ödeme yapılması nedeni ile feragat ettiklerini, davalılardan hiçbir masraf, yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, güncel istinaf kararları çerçevesinde aleyhlerine arabuluculuk ücretine hükmedilmemesini, davacı vekilinin feragat doğrultusunda gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Dosyada mübrez ------- vekaletnamenin incelenmesinde davacı vekilinin ''davadan feragat etmeye'' yetkisinin bulunduğu görüldü.Feragat 6100 sayılı HMK nun 307. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayacağı belirtildikten başka HMK 311. maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan feragatin usulüne uygun olduğu anlaşılmış, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davalının arabuluculuk görüşmesine katılması ve sulh prokolünde arabuluculuk ücretine ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmaması nedeni ile suçüstü ödeneğinden karşılanacak olan arabuluculuk ücretinden davacı taraf sorumlu tutulmuş, davalıların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere
1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine,
2-Feragat beyanının ilk celseden önce mahkememize sunulduğu dikkate alınarak karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca karar ve ilam harcının 1/3'ü alınması gerektiğinden, alınması gerekli 142,53 TL karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 37,37 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Talep olmadığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yokluğunda , karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 24/01/2024