T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/252 Esas
KARAR NO:2023/923
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/10/2017
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin; elektrik ve aydınlatma sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ile davalı arasında imzalanan ---- sözleşme gereği; --- yapılması, tavana ve binanın çeşitli yerlerine ------ ışık döşenmesi, alarm, kamera, müzik vb. kabloların döşenmesi, kameraların ve jeneratörün aktif hale getirilmesi, şebeke priz ve telefon hatlarının çekilmesi gibi edimleri üstlendiğini ve edimlerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, İşbu sözleşmenin bedelinin taraflar arasında 70.000 TL olarak kararlaştırıldığını, 10.000 TL peşin olarak verildiğini, geri kalan ise sözleşmede 30'ar günlük vadelere bağlanarak 30.000 TL'lik kısmı çek olarak verildiğini, geri kalan 30.000 TL'lik kısmın ödemesi ise müvekkili şirkete yapılmadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine vadesi gelen alacaklar ve faizleri bakımından öncelikle 06.10.2017 tarihinde ------- Sayılı dosyası ile 20.226,78 TL'lik takip çıkışı ile icra takibi başlatıldığını, daha sonrasında ise sözleşme ile belirlenen son vade tarihinin geçmesini müteakip olan 16.10.2017 tarihinde ------- Sayılı dosyası ile bakiye alacağın tahsili maksadıyla ikinci bir icra takibi başlatıldığını, Her iki takibe de borçlu/davalı vekili ------ tarafından borca ve fecilerine itiraz edilerek işbu takipler haksız ve kötü niyetli olarak durdurulduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalarının kabulü ile davalı borçlunun itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalının % 20 icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında davacının iddia ettiği sözleşme imzalanmış olmakla davacı şirket tarafından taahhüt edilen mal ve hizmetler akdedilen sözleşmeye sadık kalınarak yapılmadığını, sözleşmeye konu işlerin eksik ve ayıplı yapıldığı hususunun bildirilmesine rağmen eksik ve ayıpları gidermediğini, Sözleşme bu nedenlerle davacı şirket tarafından tam olarak yerine getirilmediğini ve müvekkilinin beklediği faydayı elde edemediğini, müvekkili tarafından davacı şirkete 10.000 TL nakit ödeme yapıldığını ayrıca 30.000 TL değerinde 3 adet çek verildiğini, Müvekkili şirkete davalı şirket tarafından herhangi bir fatura kesilmediğini ve fatura tesliminde, tebliğinde bulunulmadığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile aleyhlerine ikame edilen davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce,taraflar arasında 14/03/2017 tarihli sözleşme ihtilafsız olup ihtilafın davacı tarafından yapılan işler eksiksiz ve ayıpsız yapılmış ve ayıp ihbarı süresinde yapılmış ise ödenmeyen takibe konu iş ile alacak miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı tanıkları dinlenmiş, tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Mahkememizin ----- sayılı ilamı, ------ sayılı ilamı ile "...Eser sözleşmesinde işin yapılarak teslim edildiğini ispat külfeti yüklenicide, bedelin ödendiğini ispat külfeti de iş sahibindedir. TBK'nın 474 vd maddelerinde eser sözleşmesinde ayıp düzenlenmiş olup, 474/1. maddesine göre işsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. 477. Maddede eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır, düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi kurulduğu, davalı iş sahibinin avans ödemesi yaptığı, işin teslim edildiği konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacı yüklenici tarafından edimin eksik ve ayıplı yapılıp yapılmadığı ile yapılan iş bedeli kadar ödeme yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı iş sahibi işin eksik ve ayıplı yapıldığını, yükleniciye bildirilmesine rağmen eksik ve ayıpların giderilmediğini savunmuş ise de eksik ve ayıplara ilişkin usulünce yapılmış bir tespite dayanmadığı gibi süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispata yarar bir delil de bildirmemiştir. Davalı iş sahibi işin eksik ve ayıplı yapıldığını veya süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu ispatlayamadığından işin tam olarak yapılarak iş sahibine teslim edildiğinin kabulü gerekirken mahkemece aksi kanaatle ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Davalı, davacı yüklenicinin yaptığı iş kadar ödeme yapıldığını borçlarının olmadığını savunmuş olmakla, mahkemece yapılacak iş davalının ödeme savunması konusundaki var ise delillerini sunması için süre verilerek, sunması halinde yazılı belgelere ve gerekmesi halinde ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, belgelere göre ispatlanan ödemeler ile davalı açıkça yemin deliline dayanmış olduğundan yazılı olarak kanıtlanamayan ödemelerle ilgili yemin delili de toplamak suretiyle ispatladığı ödemelere göre davalı iş sahibinin sözleşme kapsamında borcu kalıp kalmadığının tespiti ile oluşacak sonuca uygun karar vermek olmalıdır. Anılan şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan ispat külfeti konusunda hatalı değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." denilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve Mahkememiz Esas defterinin ----- sırasına kaydı yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı, taraflar arasında 14/03/2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiğini, sözleşme gereğince davalı iş sahibinin avans ödemesi yaptığını, ancak bakiye iş bedelini ödemediğini, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı yanca cevap dilekçesinde taraflar arasında yapılan sözleşmeyi kabul ederek davacının dava dilekçesinde belirtilen avans ödemelerini yaptıklarını ancak davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını, yaptığı iş bedeli kadar ödeme yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Somut olayda ---- kararı da dikkate alınarak davalı vekiline ve davalı şirkete dava konusu yapılan işlerle ilgili olarak davacıya yapılan ödemelere ilişkin delillerini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş, aksi taktirde dosyadaki mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtar edilmiştir. Davalı tarafından herhangi bir ödeme belgesi sunulmamıştır. Taraflar arasında iş bedeli 70.000 TL olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı bakiye iş bedeli olarak 30.000 TL talep etmiş olup, böylece 40.000 TL ödeme de taraflar arasında ihtilafsızdır. Davalı da cevap dilekçesin de 10.000 TL nakit verilip, toplam 30.000 TL bedelli 3 adet çek verildiği bildirildiğine göre davalı tarafça sadece 40.000 TL ödeme yapıldığı ileri sürülmekle tarafların ödenen miktar yönünden herhangi bir ihtilafı yoktur. Davalının diğer savunması olan eksik olan iş bedelinin ayıp ve eksik olan kısmının bedeline eşit olduğu iddia edilmiştir. Ancak davalı işi kabul ettiği, eksik ve ayıplara ilişkin usulünce yapılmış bir tespite dayanmadığı gibi süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispata yarar bir delil de bildirmemiştir. Artık eksik ve ayıplı işler bedelini talep edemeyeceği/ savunamayacağı sebebiyle davanın kabulü ile; davalının ----- Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, davalının ----- Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, karar verilmiştir. Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının------ Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına,
2-Davalının ------Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına,
3------ Esas sayılı dosyasında takibe konu 20.000 TL asıl alacağın %20 si ve ------- sayılı dosyasında takibe konu 10.000,00 TL asıl alacağın %20 si olmak üzere toplam 30.000 TL asıl alacağın %20 si davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 2.065,40 TL harçtan, peşin alınan 365,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.700,22 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ve 365,18 TL peşin harcın ve 222,40 TL posta giderleri olmak üzere toplam 618,98 TL' nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023