T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/202 Esas
KARAR NO:2023/938
DAVA: Çeklerin İstirdatı
DAVA TARİHİ: 13/07/2022
KARAR TARİHİ: 25/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Çeklerin İstirdatı davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE:Davacı vekili, müvekkilinin lehtar olarak elinde bulundurdu--------keşidecisinin -----olduğu;
Keşide Yeri: ------ çeki
Keşide Yeri: ------- çeki
Keşide Yeri: ------ çeki
Müvekkilinin kaybettiğini, kayıp sebebiyle zayi için --------- sayılı dosyasıyla dava açtıklarını, o davada yargılama süreci devam ederken çeklerin davalıda olduğunun ortaya çıktığını belirterek; bu yüzden çeklerin istirdatı davasını açtıklarını; müvekkili şirket ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, çeklerin davalıya nasıl ulaştığı konusunda da bilgi sahibi olmadıklarını, çekler üzerinde müvekkilinin cirosununda bulunmadığını iddia ederek çeklerin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle yetki itirazında bulunarak müvekkilinin adresi sebebiyle yetkili mahkemenin ----- Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesini; müvekkilinin söz konusu çekleri ciro silsilesiyle aldığını, çeklerin yetkili hamili ------ plakalı aracı sattıklarını, satış bedeli karşılığında da bu çekleri aldıklarını; davacı şirket ile ----- arasındaki ilişkiyi bilmediklerini, bu nedenle davacının iddiası doğru olsa dahi kendilerinin sorumlu tutulamayacağını, davanın kendileri yönünden husumetten reddi gerektiğini, bu talepleri kabul olmazsa esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.Eldeki dava ----- sayılı dosyasında açılmış olup, davalı tarafın yetki itirazı incelendiğinde yetkisizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize gönderilmiştir.Dava, çeklerin istirdatına ilişkindir. Davacı çeklerin hamili iken çekleri kaybettiğini ileriye sürmektedir.---------tarafında keşide edilmiş olup, davacımız çeklerin lehtarıdır. Çek görüntüleri dosyada mevcut olup çeklerin ciro silsilesi lehtar konumunda bulunan davacımızın imzası ve kaşesi ile başlamıştır. Davacımızı cirosuyla çeklerin ----- geçtiği onun cirosu ile de davalımıza geçtiği çek görüntülerinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacımıza ciro silsilesini başlatan şirket kaşe ve imzasının sahte olup olmadığı açıkça ---- tarihli duruşmada sorulmuş, o duruşmada mazeret bildirdiği için duruşma tutanağı kendisine tebliğ edilmiş, bir sonraki 25/12/2023 tarihli duruşmada da huzura gelen davacı vekiline bu konuda açıklama yaptırılmıştır. Davacı vekili açıklamasında; imza ve kaşenin sahte olmadığını, müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili şirket tarafından ticarette kullanılmak üzere bu çeklerin ciro silsilesindeki imza ve kaşesinin atılıp basıldığını; hazır tutulduğunu ancak kime bu çeklerin verileceği konusunda bir bilgileri olmadığını; çeklerin bu haldeyken kaybedildiğini ileriye sürmüştür. Artık davacı vekilinin açıkça bu beyanı karşısında, cevap dilekçesindeki imza inkarı nazara alınmamıştır.
Mahkememizce ayrıca davalının savunması da değerlendirilmiş olup ---- plakalı aracın tescil kayıtları getirtilmiştir. Gerçekten de davalımızın bu aracı ciro silsilesinde kendisinden önce yer alan ------ şirketine satmış olduğu, satış tarihinin de çeklerin tarihleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Hal böyle olunca, ortada lehtarı olduğu çeklerin kendi kaşesi ve imzası ile ciro eden bir davacı şirketimizin bulunduğu; çekin bir kambiyo evrakı olup ciro yoluyla tedavüle sokulma niteliğinin bulunduğu, ancak normal şartlarda cironun devir anında devir eden tarafından devir alanın huzurunda atılıp karşılığında elde edilen menfaat sebebiyle ciro alana verilmesi esastır. Bu nedenle çekin ileride bir ticaret işlemi esnasında kullanılmak üzere hamili tarafından peşinen imzalanıp kaşelenmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki, davacı ve davalı arasında bir başka ciranta bulunup, çeklerin gerçekten imzalandıktan sonra davacımız tarafından kaybedilmiş olsa dahi; istirdatına karar verilebilmesi için ----- elinde olması gerekir, çünkü çekleri ciro silsilesine göre kayıp iken bulanın ------ olması gerekmektedir. Davalımızdan çeklerin istirdatına karar verebilmek için davalımızın ------ durumu bilerek el ve iş birliği içinde bulunduğunun iddia ve ispatı gerekmektedir. Böyle bir iddia ve ispatta söz konusu değildir. Bu durumda kambiyo senetlerinin özelliğinden ötürü davalıyı iyi niyetli hamil olarak kabul etmek gerekmektedir. Zira, davalımızın araç satışıyla ilgili iddiası kayden doğrulanmış olup, davalımız ticari bir şirkette olmadığından dolayı defter ve kayıtlarını bu savunmasını doğrulamak için incelemek mümkün değildir. Davacımız, çekleri bir menfaat temin edip bu menfaati almadan iddia ettiği gibi ileride kullanmak üzere peşinen ciro edip kaşelemişse basiretli bir şekilde davranmamıştır, sonuca katlanmalıdır; ancak iddiası doğruysa --- karşı bu iddiayla açacağı çek bedellerine yönelik alacak davasında bu iki şirket arasındaki ticari ilişkinin gerçekleşip gerçekleşmediği, çekleri gerektirecek bir mal ya da hizmet alımının olup olmadığı araştırılarak, çek bedellerini ----- alması mümkün görülmüş,Davalı kötü niyetli dava tazminatı talep etmiş ise de davanın niteliği gereğince ve kayıp iddiası davalımıza karşı ileriye sürülemeyeceği kanaati ile gerçekten çeklerin kayıp edilip edilmediği araştırılmadığından davalının bu talebinin ve bu sebeple koşulları oluşmadığından dolayı da disiplin para cezası talepleri reddedilmiştir.
Bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
G.D:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN REDDİNE,
Davalının kötü niyetli dava tazminatı talebinin ve disiplin para cezası ile ilgili talebinin koşulları oluşmadığından dolayı reddine,
Davada verilen ret kararı maktu harca tabi olduğundan, peşin olarak dava açılırken alınan 8.914,46 TL karar harcından maktu ret harcının mahsubuyla 8.644,61 TL bakiye harcın talebi halinde davacıya iadesine,
Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince çek bedellerinin toplamı üzerinden hesaplanan 79.080,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 25/12/2023