T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/182 Esas
KARAR NO:2023/861
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/11/2014
KARAR TARİHİ: 06/12/2023
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili hakkında davalı ---- tarafından-------- Sayılı dosyası ile 300.000,00 TL asıl alacak tutarında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığını, senedin diğer borçlu -------- tarafından ciro edildiğini, müvekkilinin davalılara borcunun bulunmadığını, müvekkilinin daha önce araç kiralarken aracı kiralayan kişiye senet imzalayıp verdiğini, davalının aracı teslim ederken senedi ele geçirdiğini, müvekkilinin senedi sorduğunda imha ettiğini söylediğini, senet üzerinde düzenleme ve vade tarihinin ---- olarak yazıldığını, senet üzerindeki pulların ve müvekkilinin adresinin ----- yılından daha eskiye dayandığını, müvekkilinin davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, ---- Sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz edildiğini ve savcılığına şikayette bulunulduğunu belirterek takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu senede dayanılarak yapılan icra takibi yapılması akabinde davacı tarafından açılan davada imzaya ve borca itiraz edildiğini, ---------Sayılı dosyası ile yapılan yargılamada bilirkişi incelemesi neticesinde senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu tespit edilerek davanın reddine karar verildiğini, diğer davalı ile müvekkili arasındaki taşınmaz satışından dolayı senedin diğer davalı tarafından ciro edilerek müvekkiline verildiğini, senedin tanzimi sırasında müvekkilinin hiçbir ilgisinin olmadığını, senedin, davacının iddiasının aksine kambiyo vasfına haiz olup, tüm unsurları tam olarak taşıdığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle menfi tespit talebine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın icra takibine konu senedin 300.000 tl tutarlı senet üzerindeki yazıların davacıların rızası dışında doldurulduğu ve bundan kaynaklanan alacağın bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Celp edilen ----- sayılı dosyasınınincelenemesinde; davalı ---- ---- keşide tarihli senet alacağına istinaden ----- işlemiş faiz olmak üzere ----- alacaklarının tahsili için icra takibi başlattıkları anlaşılmıştır. Celp edilen ----Sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ------Sayılı icra takibine ilişkin icra takibine, imzaya itirazına ilişkin dava açtığı, mahkemenin -------tarihli kararı ile "yapılan bilirkişi incelemesinde davaya konu icra takibinin dayanağı bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun anlaşıldığından davanın reddine" karar verildiği, kararın temyiz edildiği, ---------- sayılı ilamı ile mahkeme kararının onandığı anlaşılmıştır.Bölge adliye mahkemesince, hazırlık soruşturması sırasında davalı-------tarihli ifadesinde, senedin davacı tarafından teminat olarak verildiğini, ancak şirket kuruluşunda harcanan paranın tamamen kendisi tarafından karşılandığını, ortaklıktan ayrılması nedeniyle senedi 300.000.-TL olarak doldurduğunu belirttiği, dava konusu senedin, nakden kaydıyla düzenlendiği, davacı tarafın iddialarının bir bakıma dava konusu senedin aracı kiraladığı dava dışı kişiye senedin teminat olarak verildiği iddiasına dayalı olduğu, davalı ----- yukarıda özetlenen ifadesi ise senedin teminat senedi olduğuna yönelik olduğu, dolayısıyla her iki tarafın da nakden kaydıyla düzenlenmiş senedin ihdas sebebini talil ettiği, çift taraflı talilde ispat külfetinin yer değiştirmediği, dolayısıyla somut olay bakımından ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, dosya içeriğinden davacının bu iddialarını HMK'nun 200 vd.maddeleri uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı kanaatine varıldığı, yapılan bu açıklamalardan davanın davalı ----yönünden de senette lehtar olması nedeniyle esastan reddi gerekirken husumetten reddinin doğru olmadığı, davalı tarafın da bu konuda istinaf talebi bulunmadığından istinafa gelenin sıfatına göre davacı tarafın istinaf taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 gereğince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın Temyiz edildiği anlaşılmıştır. Dosyanın Mahkememizin ------ Esas ---- Karar sayılı kararı ile "Dava, takip dayanağı bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı, takip konusu yapılan senedin, dava dışı kişiye araç kiralamasının teminatı olarak verildiğini, davalılarla arasında bir ilişkinin bulunmadığını belirtirken, davalılardan senet lehtarı olan -------, davaya cevap vermemiş olmakla birlikte emniyette alınan -------- tarihli ifadesinde, senedin boş teminat senedi olarak kendisine verildiğini, şirketin kuruluşunda tarafından verilen paralar nedeniyle şirketten ayrılırken boş olan kısımların kendisi tarafından anlaşmaya ve davacının beyanına göre doldurulduğunu beyan etmiştir. Her ne kadar, mahkemece, somut olayda çift taraflı talil bulunduğu ve çift taraflı talilde ise ispat külfetinin yer değiştirmemesi nedeniyle ispat yükünün davacıda olduğu gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmişse de, davalı ------- yukarıda belirtilen beyanı değerlendirildiğinde, somut olayda, çift taraflı talil bulunmamaktadır. Zira nakden kaydı bulunan senette, davacı teminat iddiasında bulunmuş ve davalı da senedin teminat olarak verildiğini kabul ederek, bu noktada başlangıçta tarafların iradeleri senedin teminat olarak verildiği yönünde uyuşmuştur. Ancak davalı devamında, diğer savunmaları belirterek, senedin tarafından doldurulduğunu beyan ederek ispat yükünü üzerine almış durumdadır. Dolayısıyla mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle çift taraflı talilden hareketle ispat yükünün davacıya yüklenmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." denilerek dosyanın Mahkememize geldiği, Mahkememiz esas defterinin ------ Esas sırasına kaydı yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı ---- isticvap davetiyesi çıkarılarak;-------- bedelli senede ilişkin olarak, hangi şirkette ve hangi tarihlerde çalıştığı/ortak olduğu ve ayrıldığı hususunda beyanda bulunmak üzere ve ayrıca şirketteki hisselerini kime devrettiği ve devretti ise karşılığında herhangi bir ödeme alıp almadığı, aldı ise miktarı hususlarında meşruhatlı davetiye çıkarılmasına, çıkarılacak davetiyeye HMK 211/A maddesi uyarınca mahkemece belirlenecek gün ve saatte hazır olmadığı taktirde dosyadaki mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edilmiştir. ------ kurucularından biriyim, diğer hissedarlar ise ----- birde ben varım, şirketi ---- yılında kurduk, ben o yıllarda işlemiş olduğum bir suçtan dolayı şirket zarar görmemesi için şirkette hissedar olarak gözükmedim, diğer 3 ü hissedar olarak gözükmüştür, daha sonra mahkemece aklandıktan sonra şirkette olan hissemi --------- aldım, yaklaşık 5,6 yıl hissedar olarak durduktan sonra şirkettin durumu hakkında olumsuz şeyler duyduğum için şirket hissedarları olarak bir araya geldik, diğer ortaklar şirketin tüm hisselerini bana devredip hiçbir şekilde parada istemediklerini beyan ettiler, şirketin vergi borçları vardı, bende şirketin malvarlığı ile borçlarını kapatarak kalan para olursa hissedarlar arasında paylaştırılmasını talep ettim, dava konusu senedi bana davacı ---- imzalayarak bana vermiştir, boş senettir, bende hissemi de ------- devretmemi söylediler, ben onlara 2 yıl zaman verdim şirketin borçlarını ödeyerek şirketi kapatmalarını söyledim, ancak şirket faaliyetine devam etmiştir, ben vicdanıma sığınarak şirketten bana kalacak payın 300.000 TL olduğunu düşünerekten 300.000 TL olarak doldurdum, zaten ben onlara 300.000 TL vermelerini istedim, başka bir şey de talep etmedim, onların yüzüne karşı da belirttiğim meblağıda onlara belirttim, ben hissemi devrettim ama karşılığında hiçbir bedel almadım," şeklinde beyanda bulunmuştur.Dosyanın geldiği aşamada mahkemece verilen ve -----tarafından İstinaf talebi reddedilen kararlarda davanın reddedildiği ancak ----- incelemesinde yargılama esnasında gözden kaçırılan davalı asil ------ emniyetteki ifadesinde senedin kendisine şirket payının devri nedeniyle imzalı fakat boş olarak verilen senet olduğunu bildirmesi nedeniyle önceki kararın bozulduğu, bu beyanın artık davalıyı bağlayacağı vurgulandığı, söz konusu bağlamanın miktar yönünden olduğu ancak davalının kendi kabulüne göre ve davayı reddedilmekten kurtaran beyanı gereği öte yandan dosyaya yansıyan bir pay devrinin de davacı dışında birini olsa dahi ortada bir senedin bulunması, keşidecinin davacı olması nedeniyle artık senedin üzerindeki bedelden daha düşük olması halinde sabit olan pay devir bedeli olarak geçerli olabileceği bu pay bedelinin tespit edilmesi gerekeceği şirketten veya gerçekleştirdiği noterden sorulması halinde öğrenilebileceği, davacımızın bu miktardan da sorumlu olmaması için pay devri alan 3. Şahıs tarafından pay devir bedelinin davalıya ödenmiş olduğunun ispatı gerektiği, bunun karşısında davalı lehtarında devir bedeli ile senet bedeli arasındaki miktarın davacının bilgi ve rızası ile doldurulduğunun ispat etmesi gerektiği, 1. Aşamanın bu şekilde gerçekleşeceği, 2. Aşamanın ise davacımızın diğer davalı olan ---- yani senet hamilinin bu ilişkiyi bilerek ve kötüniyetli olarak senedi ciro olarak aldığını davacı tarafından ispatı gerektiği hususları belirlenmekle ve davacı tarafın önceki yazılı talepleri nedeniyle zapta geçilmek zorunda kalınarak; davacı vekilinden sorulmuştur. Davacı vekili beyanında " Mahkemenizce ---- tarihli duruşmada------ bozma ilamına uyulmasına yönelik ara karar kurulmasına rağmen bu celsede -------- bozma ilamına aykırı tespit ve değerlendirmelere yapılması, bozmaya uyma ara kararına aykırıdır, bozma ilamında ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olmadığı davalı taraflar üzerinde olmuş olduğu belirtilmesine rağmen bu celse farklı aşamalardan bahsedilerek ispat külfetinin bir kısmını ------ bozma ilamının aksine davacı taraf üzerinde bir kısmının ise davalı taraf üzerinde olduğunun tespitini kabul etmiyoruz, tespitlere muvafakatimiz yoktur, huzurda isticvap edilen davalının karakol aşamasındaki beyanları ile mahkemeniz huzurundaki beyanları da birbiriyle çelişmektedir, zira karakol ifadesinde ------- yılında senedi aldığını belirtmesine rağmen isticvap beyanında ise ( hisse devrinden 2 yıl önce yani ---- yılına tekabül eden bir tarihtir)aldığını beyan etmesi çelişkiler oluşturmaktadır, ayrıca dava dışı hisse devri yapan ------ veya yine isticvap beyanında belirtilen şirketten olan alacak iddiasından ----- yılında alındığı iddea olunan senetlerden müvekkilim sorumlu tutulamaz" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı ----- beyanında; "Davalı şirkete ben 2 yıl içinde bütün borçları ödemeleri için süre verdim, ancak bana bir ödeme yapmadılar bu nedenle bende bu senedi 300.000 TL olarak doldurdum," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin hisse devri bedeli yönünden 3. Şahıs yada bir başkası tarafından ödeme yaptığı iddiasında ise delilleri sunması ve senet hamili olan ------- yönünden de kötüniyetli olduğu iddiasına ilişkin delillerini sunması için 2 haftalık süre verilmiştir.
Davacı tanığı ----- dinlenmiş, ---- beyanında ----- kuruluşlu bir firmayız, Adliyenin arka tarafında bulunan otoparkta davacı ----- aracı ile dava dışı ------yani ortağımız kaza yapmıştır, bu şirkete ait bir araç değildir, davacı------- şahsi arabasıdır, ancak o zamanlar araç tamir için servise verilmiştir, bu sırada davacının annesi alzaimer hastası olduğu için davacı onu -------- götürecekti, davacının da araç kiralaması gerekti, o zamanlarda ödeme kredi kartı ile olmadığı için senet veriliyordu, davacı da bu araç kiralama yapan yere senet verdi, biz daha sonra kiralama işi yapan yere parayı ödemesi ve aracı teslim etmesini söyledik, davalı ----- parayı ödedi, aracı teslim etti ve senedi aldı, daha sonra senedi istediğimizde senedi yırttığını söyledi, daha sonrada 6 yıl ortak olarak bizimle çalıştı, davalı --------- beyanlarına katılmıyorum, şirketin o zamanlar da bir takım borçları vardı, bu kapanması için gerektirecek borçlar değildi, tam aksine davalı bize kapanması için baskı yapıyordu, bir gün tüm ortaklar bir araya geldi, o zamanlar -------ortaklıktan ayrılacağını söyledi, bende onun hissesini parasını ödeyerek devraldım, dava konusu senet hisse devrine yönelik olarak verilmemiştir, davacının aracına haciz konulunca biz olayı öğrendik, bunun üzerine davalı ----- aradık, bu senedi neden yırtıp atmadığını sorduk oda bana şirketten alacağım vardı, alacağımı alamadığım için sakladım daha sonra doldurduk ciro ettim dedi, daha sonra bunun üzerine ben ---- ulaşmak için araştırma yaptım, bunun üzerine------ aradım, davalı ----------- olduğunu oradan ulaşabileceğimi söyledi, bende internetten telefonu aradım buldum, aradığımda davalı---- kardeşi çıktı, bende ondan ---- cep telefonunu istedim, cep numarası ile davalı ------- aradığımda yüz yüze görüşmek istedim ve yüz yüze görüştük oda neden böyle bir şey yaptığını anlattı, davalı ---- diğer davalı ---- tanımadan önce ithalat ve ihracatla uğraşan bir kişiydi, ticaret yaptığı için ekonomik anlamda sıkıntıya girdikten ötürü tefeciden ödünç para aldı, daha sonra bu parayı ödeyemedi,----görevli olan ---- davalı ----yardım istedi, onun yönlendirmesiyle de davalı ---- diğer davalı --- tanıştı, davalı ---- da onun bu yaşadığı sıkıntıları çözdü, davalı---- tefecilerle görüşmüş davalı ---- borçlarını ödeyebilmesi için bir takım vadelere bölerek ödeyebilmesinin yolunu açmış, ayrıca davalı ---- kardeşini davalı---- şirketini korusun diye oraya koymuş, bu nedenle ----davalı --- minnet borcu olduğunu söyledi, ben----- akrabası ve köylüsüyüm bu nedenle yaşanan herşey kulağımıza geliyor duyuyoruz, avukat---davalı ----- akıl vermiştir, senedin bu şekilde işleme konulamayacağını 3. Bir kişiye ciro etmesi gerektiğini söylüyor, davalı---- da diğer davalı ----- yaşadığı sıkıntıları hallettiği için ona duyduğu minnet borcu duyduğu için senedi imzalıyor ve vekalet veriyor, " şeklinde beyanda bulunmuş davacı vekilinin sorusu üzerine " Yukarıda bahsettiğim kaza tarihi ----- yılında gerçekleşti, senette ---- yılında verilmiştir, ben icra takibinden sonra davalı ---akrabam olduğu için daha sonra görüştüm hatta diğer akrabalarımla da görüştüm, davalı ---- bu senedi takibe koymasını kınadılar, bu konuda da onla konuşmak istemediklerini söylediler, ben icra takibinden dolayı---- görüştüm icra takip alacaklısı davalı ------olmasına rağmen tüm görüşmelere ---- gelmiştir, davalı---- görüşmem de bana davalı ---- minnet borcunu ödemek amacıyla avukat ---- ofisine giderek senedi ciroladığını ve vekalet verdiğini söyledi, ayrıca bu olay yaşanırken davalı ------ avukatın ofisindeymiş, hatta imzalaması konusunda baskı yapmıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yapılan yargılama,----- ve toplanan delillere göre, davanın İİK 72 maddesine göre açılan menfi tespit davası olduğu,davalı alacaklı ---- tarafından yapılan kambiyo senetlerine mahsus yolla takipte davacının senet üzerindeki imza ve yazı örnekleri için itiraz ettiği ve ----- kararı ile davanın Reddine karar verildiği ve bu kararın ---- denetiminden geçerek onandığı anlaşılmıştır. Davacı hakkında davalı --- tarafından ---------- Sayılı dosyası ile ---- vade tarihil senetle ilgili kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapıldığı,diğer davalı ---- takipte borçlu olarak göründüğü, davacı tarafından takip alacaklısı ile diğer takip borçlusu hakkında Evrakta sahtekarlık dolandırıcılık suçundan -----Başsavcılığına şikayetçi olunduğu ----- kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği davacı tarafından yapılan itirazın da ------ nolu kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmış, dava konusu senet üzerindeki imzanın davacı tarafından atıldığı hususu ----raporu ve Mahkeme kararı ile belirlenmiştir. Ancak ---- incelemesinde yargılama esnasında gözden kaçırılan davalı asil ----- emniyetteki ifadesinde senedin kendisine şirket payının devri nedeniyle imzalı fakat boş olarak verilen senet olduğunu bildirmesi nedeniyle Mahkemece isticvap edilmiş olup; davalı----- tarafından duruşmada "Davalı şirkete ben 2 yıl içinde bütün borçları ödemeleri için süre verdim, ancak bana bir ödeme yapmadılar bu nedenle bende bu senedi 300.000 TL olarak doldurdum," şeklinde beyanda bulunulmuştur. Bu nedenle ------ ilamı çerçevesinde davalı ----- soruşturmada verdiği ifade kendisini bağlayacağı bu sebeple senedin hisse devrine ilişkin verildiği davacı lehine olan beyanı çerçevesinde bu davalı yönünden kabulü gerektiği, davalı ------- senedi boş olarak alıp kendine göre doldurduğunu duruşmada da ifade ettiği nazara alındığında senedi boş verenin sonucuna katlanacağı fakat davalı -------- senet bedelini kendi düşüncesine göre doldurduğunu beyan etmesi karşısında artık senedin tarafların anlaşmasına aykırı doldurulduğunu iddia edenin ispatı gerekmeyeceği yani tarafların anlaşmasına aykırı doldurulması halinde boş verilen senet geçersiz olacağı ve senet bedeli konusunda anlaşma olmadığına göre senedin artık geçersiz hale geldiği kaldı ki hisse devri sözleşmesinde devir bedelini aldığı hususunda imzasının olduğu nazaran bedel alındığından, davalı ----- karşı bu senetten dolayı borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı hamile ödeme yaptıktan sonra davalı ---- rücu etmesi mümkündür. Diğer davalı ------- ise senedi ciro yoluyla aldığı, keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi karine olarak bilmesi mümkün olmadığı aksinin ispatı gerektiği fakat davalı ------ hisse devir eden beyanları ile el ve iş birliği olduğu hususu ispat edilemediği anlaşılmakla; Davanın davalı ---- yönünden Kabulü ile; Davacının ------ bedelli senetten dolayı davacının davalı ---- borçlu olmadığının tespitine, davalı---- karşı açtığı davada ise davalı ---- temlik alan ----yönünden davanın reddine,, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Davanın davalı ------- yönünden Kabulü ile;
Davacının ----- bedelli senetten dolayı davacının davalı ------- borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davalı ----- karşı açtığı davada ise davalı ----- temlik alan----- yönünden davanın REDDİNE,
3-Davacının kötü niyetli takip tazminatı talebinin şartları oluşmadığından dolayı REDDİNE,
4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 20.493,00 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 5.123,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.369,75 TL harcın davalı -------- tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 47.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ---- karşı açtığı davada ise davalı ---- temlik alan ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 47.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılmış 5.123,25 TL peşin harcın ve 25,20 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalı ----- alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafça bozma kararından önce ve bozmadan sonra yaptığı toplam 1.247,90 TL yargılama giderinin davalı----- alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davalı ----karşı açtığı davada ise davalı --- temlik alan ------ yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin ve davalı ---------- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 06/12/2023