T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/408 Esas
KARAR NO:2023/892
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/04/2018
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilkeçesinde özetle; Müvekkilinin internet ortamında bulunan
------ üzerinden çağırdığı davalılardan --- sürücüsü olan------ sevk ve idaresindeki motosikletin arkasında kaskını, bonesini takmış ve eldivenini giymiş bir şekilde seyahat ederken --- sıralarında meydana gelen kazada yaralanarak malul kaldığını, müvekkilinin ----mezunu olduğunu ve ----- iyi bir firmada, iyi bir pozisyonda çalışmak için iş görüşmesine çağırılması üzerine yola çıktığını, kazada motosiklet sürücüsü davalı---kullandığı ---- -----kavşağına geldiklerinde saat 05:50 olması sebebi ile kontrollü geçilmesi için yanıp sönen ışıklara aldırış etmediğini ve dörtyol ağzından
karşıya geçerken diğer davalı ---- idaresinde bulunan ----
çarpıştığını, motosiklet yolcusu olan davacının çarpma ivmesiyle 8 metre kadar havadan ters şeride uçarak
düştüğü ve çok ağır bir şekilde yaralandığını, kaza sonrası araçlar kaza mahallinden kaldırılmış olduğundan trafik kazası tespit tutanağı tanzim edilmemiş olduğu; Kaza sonrası müvekkilinin, ambulansla hastaneye kaldırıldığını, burada müvekkil birçok muayene ve ameliyattan geçmiş ve gerekli operasyonlarla sol ayağına platinler takıldığını, devam eden süreçte doktorlar kaza sonucu (açık kırıklı) kırılan ayağı ile ilgili yeni bir operasyon yapılması için karar aldıklarını, Müvekkilinin taburcu olduktan sonra---- ve yara bakım merkezinde tedavi olmak için gitmiş ve sağlık hizmet bedeli olarak 1050,00-TL ödeme yaptığını, bunun dışında yürüyemediği için de hastane kontrollerine ve oksijen tedavi merkezine evinden taksi ile gidip gelmiş ve şimdiye kadar ortalama 1400,00-TL bir yol masrafı yapıldığını, ayrıca kaza sebebiyle ağzında ve dişlerinde meydana gelen hasarların tedavisi için ----başvurulduğunu, düşen braket tatbiki ve düz alt kırılmış olan telin yeniden yapılması hizmeti karşılığında
464,99-TL ödendiğini, Müvekkil kaza sonrası uzun bir tedavi sürecine girdiğini, -----bölümünden mezun olan ve --- büyük bir firmada iş görüşmesine giderken talihsiz bir kaza geçirmesi sonucu uzun bir müddet çalışması mümkün olmadığını, kaza geçirdiğinin belirtilmiş olmasına rağmen ---- ısrarla Müvekkili görüşmeye çağırdığını, Sayın Mahkemeden ---- çalışan bir Mühendisin ortalama net maaşının sorulmasını talep ettiklerini, müvekkilinin dava konusu kazaya bağlı sürekli ve geçici iş gücü kaybına uğradığını belirterek, 17.11.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması ve malul kalması nedeni ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tedavi giderleri, 100,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın (manevi tazminat yönünden sigorta şirketi hariç) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-----havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; --- plakalı aracın ------ sigorta poliçesinin müvekkil sigorta nezdinde
tanzim edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle kusuru durumunun tespitinin
gerektiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması konusunun irdelenmesini, davacının maluliyetinin--- tarafından kaza ile illiyedi de irdelenerek tespit edilmesini, geçici iş göremezlik zararlarından SGK ‘ nın sorumlu olduğunu, manevi tazminatın kendilerinden talep edilemeyeceğini, aktüeryal hesaplamanın genel şartlarda belirtildiği üzere 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasını, dava öncesi yapılan başvuruda eksik evrak
bulunduğunu bu bağlamda dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, davacı ile müvekkili arasında ticari
bir ilişkinin bulunmaması nedeni ile yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
---- vekilinin --- havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazada müvekkilin sahibi olduğu araç sürücüsüne yüklenecek hiç bir kusurun söz konusu olmadığını, davaya konu kazada davacının üzerinde diğer davalının sürücüsü olduğu motor sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza sırasında müvekkil davacının sahibi olduğu araç sürücüsü göz altına alındığını, davaya konu aracı olay yerinden trafik polislerinin çektiğini, kaza mahallinden kaçma, tutanak tutulmasına engel olma durumunun söz konusu olmadığını, Söz konusu kazada müvekkile ait servis aracın pert olduğunu, kabul etmemekle beraber müvekkilin sahibi olduğu araç sürücüsüne %25 kusur izafe edildiğini, buna göre kazaya karışan motorun ---
müvekkile ödeme yaptığını, bu duruma ilişkin belgelerin ilgili sigorta şirketinden istenilmesini talep ettiklerini,
Davayı kabul etmemekle birlikte davacı tarafın talep etmiş olduğu tazminat talepleri fahiş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, trafik tescil kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, hastane tedavi evrakları, ---- dosyasının --- çıktıları, --- kayıtları,---- araştırması bilgileri, --- raporu, keşif tutanağı, bilirkişi raporları, davadan feragat dilekçesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, 17/11/2017 tarihli trafik kazası nedeni ile davacının, davalılardan manevi ve maddi tazminat istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; 17/11/2017 tarihinde trafik kazasından kaynaklı haksız fiilden dolayı sürekli ve geçici iş gücü kaybı olarak fazlaya ilişkin hak saklı kalarak 100.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsil yoluyla tahsil edilip edilmeyeceği, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ----- sürücüsü----- sürücüsü ---- müştereken ve müteselsin tahsil edilip edilmeyeceği anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Kural olarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (mülga 818 Sayılı BK'nun 53. maddesi) gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır ------
2918 sayılı Kanunun 88. maddesi ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar” düzenlemeleri yer almıştır.6098 sayılı TBK 61. Maddesinde (818 sayılı BK’nın 50 ve 51. maddelerinde de), haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda, zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanlardan birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı dava dilekçesinde zararın tamamını davalılardan talep etmiştir. Davalıların sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88. maddesine dayanmaktadır. -----
İşletenin, 2918 sayılı KTK.’nun 85. maddesi,sürücünün TBK’nun 49 (BK.’nun 41) vd. madde hükümlerine göre mevcut zarardan davacıya karşı, 2918 sayılı KTK.’nun 88/1. maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Alacaklı taraf, TBK’nun 163. maddesi (BK.nun 142/1) uyarınca, müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir. TBK’nun 166. maddesi (BK’nun 145. maddesi) “Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır” hükmünü içerir. Borçlar Kanunun 166/2 maddesi gereğince borçlulardan biri alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Borçlar Kanununun 168/2 maddesi gereğince alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumu iyileştirirse bunun sonuçlarına katlanır.Davacı vekili 23/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; HMK. madde 107 uyarınca belirsiz olarak açılan 200,00 TL'nin bilirkişi raporu doğrultusunda 111.314,50- TL arttırıldığını, toplamda 111.514,50- TL maddi tazminatın zararın istem tarihi olan 05/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 22/06/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; kaza tarihi olan 17/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ------ davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile toplamda 533.126,97 TL 'nin müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar yükletilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 22/06/2023 tarihli dilekçe ile; davalı ----- yönünden dava konusu iddia ve talepleri açısından kayıtsız ve şartsız olarak feragat ettiklerini, feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.Dosyada mübrez davacının vekaletnamenin incelenmesinde davacı vekilinin ''davadan feragat etmeye'' yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 307 ve vd. Maddelerinden davadan feragat düzenlenmiş olup, ilgili düzenlemeler uyarınca; "...MADDE 307- (1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. MADDE 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. MADDE 310- (1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. MADDE 311- (1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir..."
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; --- günü saat 05.55 sıralarında davalılardan sürücü ----sevk ve idaresindeki ---- plakalı minibüsle, ------yönünde seyirle olay yeri kavşağın olduğu yere geldiğinde sağındaki tali yol tarafından gelip kavşağa giriş yapan diğer davalı sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı motosikletin sol yan kısımlarına, kendi aracının ön kısmı ile çarpması sonucu sözkonusu motosiklette yolcu olarak bulunan davacı -----yaralandığı, davacı tarafından maddi ve manevi tazminat istemi ile eldeki davanın açıldığı, yargılama sırasında davacı vekilinin davalılardan ----- yönünden davasından feragat ettiğini bildirdiği, 13/12/2023 tarihli celsede davacı vekilinin davasından feragat ettiği davalıdan herhangi bir ödeme almadığını beyan ettiği, eldeki davada davalıların gerek Karayolları Trafik Kanunu gerekse Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince davacıya karşı kusurları oranında müteselsilen sorumlulukları bulunduğu hususunda tereddütün bulunmadığı, TBK 166. maddesi uyarınca borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olacağı, borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçluların bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabileceği hususunun düzenlendiği, feragat edilen davalının davacıya herhangi bir ödeme yapmadığının bildirilmesi, davalının herhangi bir ifada bulunmaksızın borçtan kurtulması nedeni ile diğer davalıların bu durumdan yararlanacağı ve feragatin diğer davalılara da sirayet edeceği mahkememizce kabul edilmiş; davanın davalılardan ----yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden feragattin sirayeti nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın davalılardan ---- yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden feragattin sirayeti nedeniyle reddine,
2-Feragat beyanının ilk celseden sonra mahkememize sunulduğu dikkate alınarak maddi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibari ile alınması gereken harcının 2/3'ü olan 179,90 TL karar ve ilam harcı ile aynı gerekçelerle manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcı toplamı 359,80 TL'nin başlangıçta alınan 343,26 TL peşin harç, 7.201,00 TL ıslah harcı ve 1.900,97 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 9.085,43 TL harcın kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Maddi tazminat istemi yönünden davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 80.637,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, (davalı ---------yönünden 17.900,00 TL ile sınırlı olmak üzere)
6-Manevi tazminat istemi yönünden davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak sigorta şirketi dışındaki davalılara verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 uyarınca kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin ve davalı ----- vekili ile davalı ---- vekillerinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 13/12/2023