T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/397 Esas
KARAR NO:2024/526
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/05/2023
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı/borçlu şirkete ait iş yerinde elektrik ve aydınlatmaya ilişkin olarak mal ve hizmet sunduğu, ekte ---- no.lu faturalar da spot, priz, kablo, kablo kanalı, boru vs. gibi ürün ve hizmet sunuma ilişkin olarak düzenlendiği, işbu faturalardan da görüldüğü üzere davacı, sunduğu ürün ve hizmete ilişkin olarak toplamda 8.992,66 TL üzerinden 3 adet fatura düzenlemiş, davalı/borçlu tarafından 1.309,66 TL tutarında ödeme yapılmış olup bakiye 7.683,00TL’ nin ödenmediği, davacı, söz konusu bakiye tutarın ödenmesi amacıyla borçlu ile iletişime geçmesine rağmen borç ödenmemiş, buna dayalı olarak ----icra takibine başlandığı, davalı taraf ise söz konusu icra takibine itiraz ettiği, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğu, davacı, hizmet alanı olan elektrik ve aydınlatma ile ilgili olarak davalıya ürün ve hizmet sunmuş, yapılan işlemlere ilişkin fatura da davalıya gönderilmiş, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmemiş fakat ödeme işlemi de süresi içerisinde
davalı tarafından yapılmadığı, yani özetle davalı taraf, Türk Borçlar Kanunu madde 112' ye aykırı olarak borcunu ifa etmediklerini, yukarıda arz ve izah edilen ve sayın Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak nedenlerle; davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde, davacının davalıya ait iş yerinde elektrik ve aydınlatmaya ilişkin hizmet sunduğunu, dava dilekçesine ek faturaların hizmet sunumuna ilişkin düzenlendiğini, 3 faturada üzerinden toplam 8.992,66 TL borcun davalı şirketçe 1.309,66 TL'sin ödendiğini dolayısıyla 7.683,00 TL bakiye borç olduğunu iddia etmiş ise de bu iddialar gerçeğe aykırı olup açıkça dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu hizmet bedelinin davacı yanın iddia ettiği üzere 8.992,66 TL olması mümkün olmayıp, söz konusu hizmet bedeli olan 4.352,36 TL davalı şirket tarafından davacı yana ödenmiş, davalı hizmet bedeline ilişkin ödemeyi tamamlaması ile birlikte davacı yanın davalı şirketten herhangi bir ad ve nam altında bir hak ve alacağı kalmamıştır. Sayın mahkemenizce davalı şirkete ait ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde de davacı yanın davalı şirketten herhangi bir hizmet bedeline yönelik bakiye alacağının kalmadığının görüleceği, Neticeten gelinen noktada, davacı yan salt elindeki fatura fotokopileri ile alacak iddiasında bulunmakta olup sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtı olabilecek belgelerden olan; " davacı yanın teklifi, işbu teklife binaen davalı şirketçe verilen teklif onayı ve servis formlarının ıslak imzalı suretleri davacı yanca ne tarafımıza ibraz edilebilmiş ne icra dairesinde açılan takibin ekine konabilmiş ne de Sayın Mahkemeniz nezdinde ikame edilen davaya sunulabilmiştir. Kaldı ki ödeme dekontları ile de görüleceği ve davalının ticari defterlerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağı üzere davalı şirketin davacıya karşı ödenmemiş hiçbir borcu yoktur. Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile; davalı hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası Uyap çıktıları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle fatura alacağına dayalı olarak icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen İcra ilamı incelemesi: Dosya kapsamında uyap suret çıktısı olarak incelenen İcra ilamında; davacı taraf 27.03.2023 tarihinde, fatura alacağından kaynaklı 7.683,00 TL asıl alacak talebine ilişkin -------- sayılı dosyasından Örnek No:7 İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlatmış, ödeme emrinin davalı borçluya 28.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 03.04.2023 tarihinde yapılan ilamsız icra takibine ilişkin esas olmak üzere; borcun tamamına, ferilerine ve faize itiraz etmiştir. İcra takibi durdurulmuş olup, devamında itirazın iptali davası nedeniyle, -------- Mahkemesi’ne tevzi edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmalarınındeğerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davaya konu faturalar nedeniyle davacının davalıya mal ve hizmet sunup sunmadığı, davaya konu faturalar nedeni ile davacının davalıdan bakiye alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, eldeki davanın itirazın iptali davası olarak açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların defter ve kayıtlarının incelenmek suretiyle dosya üzerinde mali müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile davacı -------- ticari defterlerin incelenmesi neticesinde; davacının 2.sınıf işletme defterine tabii mükellef olduğu, ihtilafın yaşandığı----yılan ilişkin --- onaylı işletme defteri hesap özetlerinin süresinde alındığı, T.T.K’ nu V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu görülmüştür. Davalı ---- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2021 yılına ilişkin fiziki ortamda tutulan Envanter defterinin noter açılış/kapanış onayları ile, GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde alındığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: davacının----- takip dosyasındaki talebine ilişkin davacı -----raporun 4.a. bölümünde incelenen defter kayıtlarından 2.sınıf işletme defteri tutan mükellef konumunda olduğu tespit edilmiştir. İşletme defterlerinin kullanım özelliği gereği açık hesap/cari hesap izlenimi yapılmadığı, Eş deyişle işletme defterleri üzerinde sadece gelir/gider
takibi yapılabildiği, bu sebeple davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin davacının işletme defter kayıtlarından tespitinin mümkün olmadığı, özetle; davacının dava konu 3 adet faturayı incelenen 2021 yılına ilişkin işletme defteri gelir hanesine kaydedilmiş olduğunun görüldüğü, Öte yandan; davacı şirketin raporun 4.b.1 bölümünde incelen kendi ticari defterlerinde davacı açık hesabından davacı tarafa 2.001,36 TL tutarında borçlu gözüktüğü, davacının, dava dilekçesinde belirttiği takip dayanağı olan ve raporun 4.c. bölümünde incelenen 3 adet (6.868,66 TL, 1.239,00 TL, 885,00 TL) faturaların davalı şirketin kendi defter kayıtlarında davacı lehine alacak kaydedildiği tespit edilmiştir. Davacının delil listesi ekinde sunmuş olduğu, -----başlıklı belge içeriklerinin uzmanlık alanımın dışında olması sebebiyle bu hususta ilave bir değerlendirme yapılamamıştır. Tüm bu tespit ve incelemeler çerçevesinde; davacının ---- alacak talebine ilişkin davalının kendi defterlerinde davacı tarafa borçlu gözüktüğü 2.001,36 TL tutarlık kısmı için ispat karinelerinin oluştuğu, hiçşüphesiznihaideğerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. FAİZ: Raporun 5. bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş değer belge bulunmasa da takip öncesinde faiz talep etmiştir. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin icra takibinde talep etmiş olduğu açık hesap fatura bakiye alacağı yönünde hüküm
kurulması halinde, ifası ispatlanan faturaların davalı şirket kayıtlarına işlendiği tarihler dikkate alınarak, davacının TTK 1530 kapsamında ayrıca ihtarata gerek kalmadan 30 günlük sürenin tamamlandığı tarihlerden itibaren alacağın muaccel olduğundan az yukarıda hesaplandığı şekilde 508,07 TL tutarında takip öncesi faiz hesaplanmıştır. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı şirkete ait iş yerinde elektrik ve aydınlatmaya ilişkin olarak mal ve hizmet sunduğu iddiası ile 3 adet fatura düzenlediği, davalı tarafın kısmi ödeme yaptığı, kalan miktar için davacının icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine duran takibin devamı için eldeki davanın eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf, davacının faturalandırdığı bedeli kabul etmediğini, aldığı mal ve hizmetin bedelini ödediğini savunmuştur. Tarafların ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifeti ile incelenmiş, alınan raporda; davalı ticari kayıtlarında takip tarihi itibari ile davalının davacıya 2.001,36 TL borçlu gözüktüğü, takip dayanağı olan üç adet faturanında da davalı ticari defterlerinde davacı lehine alacak olarak kaydedildiği, davacının ikinci sınıf işletme defterine tabii olduğu, davacı defterlerinden cari hesap incelemesi yapılamadığı görülmüştür. Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarından daha fazla alacaklı olduğunu ispat etmek zorundadır. Ancak, davalının takibe konu faturaları defterine işlediği, bakiye 2.001,36 TL borcunun bulunduğu, davacının takibe konu alacak miktarının tamamı yönünden alacaklı olduğunu dosyadaki delillerle ispat edemediği, nitekim whatsaap yazışmalarından da davacının defterlerde tespit edilen alacaktan fazla alacağının olduğunun ispatlanamadığı, bununla birlikte davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürmediği ve bu sebeple takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının -------- dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 2.001,36 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacak olan 2.001,36 TL’nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınaraj davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ile 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.120,00TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 644,05 TL'sinin davalıdan tahsili, 2.475,95 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 70,00TL tebligat gideri olmak üzere 2.070,00TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 427,31 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden 2.001,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar yönünden 7.693,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.29/05/2024