T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/4 Esas
KARAR NO: 2024/521
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/11/2016
BİRLEŞEN------- DOSYASI
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/06/2022
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
Mahkememizde görülen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında müvekkilinin------üstlendiğini, müvekkilinin çalışma yapacağı bölgenin hazır olmaması nedeniyle taraflar arasında 16/06/2016 tarihlis sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin yapılan ilk sözleşme ile belirlenen bölümler haricinde ----- inşaatlarında da çalışma yaptığını, müvekkilinin üstlenmiş olduğun yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı şirkete ---- kapsamında kayyum atandığını ve ---------- devredildiğini, davalı şirket ile asıl işverenin aralarındaki sözleşmenin fesih edildiğini, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen hakedişler kapsamında yapılan nakit teminat kesintileri toplamı 22.197,27 TL ve 25.925,42 Tl cari hesap alacağının bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıya teminat çeki olarak keşide tarihi bulunmayan --- numaralı hesabı üzerinden keşide edilen -------- bedelli çekin teslim edildiğini belirterek, davalı tarafından müvekkili hakedişleri üzerinden yapılan teminat kesintisi tutarı olan 22.199,27 TL nin ve müvekkili şirketin cari hesap alacağı olan 25.925,42 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalıya teslim edilen 150.000,00 TL bedelli teminat çekinin, teminat çeki olduğunun tespiti ile bu çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çekin bir ödeme aracı olduğunu, davacı tarafça müvekkili şirkete teminat olarak verildiği iddia edilen çekin teminat olarak verildiğinin ispat edilmesi gerektiğini, yine teminat kesintileri yapıldığı iddiasının kesintilerin teminat kapsamında yapıldığının ispat edilmesi gerektiğini, yapılan kesintlerin ve çekin teminat kapsamında verildiğinin ispat edilmiş olsa dahi sözleşmeler kapsamında belirlenen sürelerin dolamadığını, iadeye ilişkin süre dolmamışken bu taleplere ilişkin dava açmasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ----tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile ----- elektrik tesisat işlerinin yapımının davalıya verildiğini, davalı ile müvekkili arasında daha önceden açılmış olan -------- dosyası üzerinden dava bulunduğunu, davalının müvekkil şirkete karşı yöneltmiş olduğu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, huzurdaki bu davayı müvekkilin alacaklarının davalıdan tahsili talepli olduğunu, bu nedenle ------dosyası ile huzurdaki davanın birleştirilmesinin gerektiğini belirterek, huzurdaki davanın ---- dosyası ile birleştirilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Asıl dava, davacının teminat kesintileri olarak yapılan kesintinin iadesi, cari hesap alacağı olan bedelin davalıdan tahsili ve teminat çeki olarak verildiği iddiasıyla---- bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti; birleşen dava ise davalıya yapılan fazla ödemelerin tahsili talebine ilişkindir.Mahkememizce; davacı ile davalı arasında 16/06/2016 tarihli sözleşme imzalandığı hususu ihtilafsız olup, ihtilafın sözleşmenin imkansız hale gelip gelmediği, fesih koşulları oluşmuş ise teslim tarihi itibari ile davacının kesin hak ediş kesintisi var ise miktarı, cari hesaptan kaynaklı alacağı var ise miktarı ile sözleşme gereği verilen 150.000 TL'lik çekin iadesi gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Birleşen dosyada uyuşmazlığın işbu birleşen dosyanın davacısının kök dosyanın davacısına yaptığı fazladan bir iadeye tabi alacaklara ilişkin dava olduğu, taraflar arasında akdi ilişki ihtilafsız olup; ihtilafın iddia edilen ödemelerin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dosyanın; Mahkememizin -----Sayılı kararı ----Sayılı kararı ile------anılan kararnameler kapsamında kapatılan şirketlerden olmadığı dosyada mevcut -------karar içeriğinde -------- devredildiğinden bahisle 674 sayılı KHK'nın 13 ve 19. Maddeleri uyarınca yönetimine Kayyım tayin edildiği anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, açıklanan hususlar kapsamında davalı şirketin bahsi geçen kararnameler kapsamında kapatılan değil, -------- devredilen ve yönetimine Kayyım tayin edilen şirketlerden olduğu ve davalı şirketin faaliyetlerine devam ettiğinin anlaşılmasına göre, kapatıldığından bahisle dava şartı yokluğu nedenyle verilen red kararı hatalı olduğundan kararın kaldırılmasına, atanan kayyımlar tespit edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve taraf delilleri de toplanarak sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine" karar verilerek dosyanın mahkememize geldiği anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen----- mali müşavir eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişiler 07/01/2020 tarihli raporunda elektrik incelemesinde; dosya kapsamı üzerinden yapılan incelemelerde, davacının alt yüklenici taşeronun taahhüt ettiği elektrik tesisat işlerini süresinde eksiksiz bitirerek davalı şirkete teslim ettiği davalının davacı alt yükleniciden hakedişler ve faturalarla ilgili bir iddiasının ve şikayetinin bulunmadığı, hakedişler ve faturalar konusunda mutabık kalındığı, bir ihtilaflarının bulunmadığı, inşaat incelemesinde; davacı ve davalı arasında yapılan sözleşmenin fesih edilmediğinden ve sözleşme kapsamında bulunun işlerin geçici ve kesin kabulleri yapılamadığından sözleşme gereği hakedişlerden kesilen teminatların geri iade edilemeyeceği dolayısıyla varsa verilmiş teminat çekinin de davacı yükleniciye iade edilemeyeceği, davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin dava tarihi olan 14/11/2016 tarihinde davalı şirketten teminat kesintilerinden davalı şirketten 19.543,90 TL alacaklı durumda bulunduğu, davacı şirketin dava tarihi olan 14/11/2016 tarihinde cari hesaptan davalı şirketten 159.713,31 TL alacaklı durumda bulunduğu, davalı şirkette kayıtlı olup, davacı şirkette kayıtlı olmayan ve dayanak belgelerine göre yapılan hesaplamalar taraflar arasındaki borç alacak ilişkisi icmali davacı şirketin dava tarihi olan 14/11/2016 tarihinde davalı şirkette 70.853,94 TL borçlu durumda bulunduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin icmali davalı şirketin dava tarihi olan 14/11/2016 tarihi itibarıyla davacı şirketten 70.853,94 TL alacaklı durumda bulunduğu, yapılan incelemelerde davacı tarafından teminat çekinin davalıya verildiğini gösteren somut belgede dosyaya sunmadığı, ayrıca ticari defterler üzerinde yapılan incelemede teminat çekinin davalı şirkete verildiğini gösteren muhasebe kaydına rastlanmadığı rapor edilmiştir. Dosyanın önceki bilirkişilere verilerek itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmasına, karar verilmiştir. Bilirkişiler 04/03/2022 tarihli ek raporunda; Mahkemenin verdiği ek görev doğrultusunda, taraflara ait dilekçeler, dosyaya sunulu belgelerin incelenmesi neticesinde, 07/01/2020 tarihli kök bilirkişi raporundaki görüş ve kanaatlerinin korunduğu hususu rapor edilmiştir.
Mahkemece ek rapordan sonra davalı tarafından sunulan ve bilirkişi raporunda bahsi geçen ödemelerin teyiti yönünden yazışmalar yapıldığı, gelen yazı cevapları içinde CD lerle de cevap verildiği nazara alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında ve tarafların da itirazları irdelenerek 2. Bir EK RAPOR aldırılması için dosyanın önceki 3 lü bilirkişi heyetine tevdiine, karar verilmiştir. Mahkemenin verdiği ek görev doğrultusunda, taraflara ait dilekçeler, dosyaya sunulu belgelerin incelenmesi neticesinde, 07/01/2020 tarihli kök ve 04/03/2022 tarihli ek bilirkişi raporundaki görüş ve kanaatlerinin korunduğu rapor edilmiştir.Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında 16/06/2016 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme gereği edimlerin yerine getirildiği, davalı ile dava dışı asıl işveren arasındaki sözleşme fesih edildiği için davacı ile davalı arasındaki sözleşme ilişkisinin sona erdiğini, ancak nakit teminat kesintileri ve cari hesap alacağının ödenmediğini bu nedenle nakit teminat kesintisi ve cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsili ile sözleşme gereği verilen 150.000TL'lik çekin iadesi ve bu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti amacıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece deliller toplanarak tarafların ticari defter ve kayıtları incelerek bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi Raporunda özetle; ''Elektrik incelemesinde, dosya kapsamı üzerinden yapılan incelemelerde, davacı alt yüklenici taşeronun taahhüt ettiği elektrik tesisat işlerini süresinde eksiksiz bitirerek davalı şirkete teslim ettiği, davalının davacı alt yükleniciden hakedişler ve faturalarla ilgili bir iddiasımn ve şikayetinin bulunmadığı, hakkedişler ve faturaları konusunda mutabık kalındığı, bir ihtilaflarının bulunmadığı; İnşaat incelemesinde, davacı ve davalı arasında yapılan sözleşmenin fesih edilmediğinden ve sözleşme kapsamında bulunan işlerin geçici ve kesin kabulleri yapılmadığından, sözleşme gereği hakedişlerden kesilen teminatların geri iade edilemeyeceği, dolayısiyle varsa verilmiş teminat çekinin de davacı yükleniciye iade edilemeyeceği; davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin dava tarihi olan 14/11/2016 tarihinde davalı şirketten teminat kesintilerinden davalı şirketten 19.543,90 TL alacaklı durumda bulunduğu, davacı şirketin dava tarihi olan 14/11/2016 tarihinde cari hesaptan davalı şirketten 159.713,31 TL alacaklı durumda bulunduğu, davacı şirketin dava tarihi olan 14/11/2016 tarihinde davalı şirkete 70,853,94 TL borçlu durumda bulunduğu, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre, dava tarihi olan 14/11/2016 tarihi itibariyle davacı şirketten 70.853,94 TL alacaklı durumda bulunduğu'' hususları tespit ve rapor edilmiştir. Rapor doğrultusunda davacı tarafından davalıya verilen--------- çekin ibraz edilip edilmediği ve ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda muhatap bankaya yazı yazılmış ve banka tarafından çekin ibraz edilmediği bildirilmiştir. Ayrıca ----------- konusu elektrik tesisat işlerinin kesin kabulünün yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise tarihi sorulmuş olup, verilen yazı cevabında şirket yönetimine el konulduğu için kesin kabul işlemleri yapılamadığı bildirilmiştir. Somut olayda tarafların ticari defter ve kayıtları ile teyit edilen duruma nazaran taraflar arasında global ilişki olduğu, her ne kadar akdi ilişki ve eser sözleşmesinde bir kısım edimlerin yerine getirildiği sabit ise de davalının eksik ve ayıplı iş savunması bulunmadığı, bu nedenle eser sözleşmesinin tam tesliminin kabulü gerektiği; bu sebeple akdin feshinin söz konusu olamayacağı fakat davacının menfi tespit dışındaki taleplerinin fazla ödeme aldığından bunun davalıda olduğu kabul edilen çekten mahsup edilmesi gerektiği ancak verilen çekte ödenmediğinden birleşen davanın kabulü ile fazla ödemenin tahsiline karar verilip; çekin kalan kısmı yönünden asıl dava da menfi tespite ilişkin talebin kabulüne karar verilmiş ve davacının fazlaya ilişkin talepleri hak edişinden fazla davalı tarafından yapılan fazla ödemeler bulunduğundan reddine karar verilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Asıl davada menfi tespit talebinin KISMEN KABULÜ İLE;
------- bedelli çekin -------- kısmından borçlu olmadığının tespitine, davacının menfi tespite ilişkin fazlaya dair talepleri ve diğer dava konusu taleplerinin REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 5.406,47 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 3.383,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.023,02 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 19.036,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılmış 3.383,45 TL peşin harcın ve 29,20 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 6.897,65 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 2.755,47 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
BİRLEŞEN ---------- SAYILI DOSYASI
9-Mahkememiz dosyasında birleşen -------- sayılı dosyasının KABULÜ İLE;
-70.853,94 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Birleşen davada dava açılırken harç yatırılmadığı anlaşılmakla; Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken bakiye 4.840,03 TL harcın davalı ------- alınarak hazineye gelir kaydına,
11-Birleşen davada davacı taraf yararına maddi tazminat yönünden AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
12-Birleşen davada davacı tarafça yatırılmış harç ve yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
13-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin birleşen davada davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
14-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere hazır taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2024