T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/228 Esas
KARAR NO:2024/642
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/04/2021
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ile davacı şirket arasında abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı borçlu tarafından abonelik sözleşmesinden kaynaklanan elektrik kullanımına ait bedellerin ödenmemiş olması sebebiyle
hakkında ---------dosyası ile icra takibin başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, davacı şirketin davalı borçludan olan alacağı elektrik borcunun ödenmemesinden kaynaklandığını, borca ve takibe dayanak faturalar, elektrik kullanımına karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedellerinin ödemesinin halen gerçekleştirilmediğini, davalı itiraz dilekçesinde davacı şirkete borca itiraz etmiş olsa da davacı şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve ekleri incelendiğinde davalının sözleşmenin tarafı ve takip konusu fatura borçlusu olduğunu, Sayın Mahkemece yapılacak yargılama neticesinde ve davacı şirket kayıtları incelendiğinde alacağın varlığı ve miktarının sübut olduğunu, davalı borçlunun itirazının haksızlığının ortaya çıkacağını, bu nedenle borçlunun itirazının iptali ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini, davalının---- dosyalara yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya
yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı adresine dava dilekçesi ve tensip zaptının yapıldığı tebligatın usulsüz olduğunu, davalının uzun yol kaptanı olduğunu, çoğunlukla uzun sürelerle seferde olduğunu, ikametgâhının bulunmadığını, davacı tarafından davalı hakkında ------dosyası ile takip dayanağı olarak --------- no.lu sözleşme hesabına ait enerji tüketim bedeli olarak belirtildiğini, 10.919,10 TL asıl alacak, 1.686,64 TL 26.12.2016 tarihine kadar işlemiş faiz ile 12.909,33 TL, takip tutarı üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edilmiş olduğunu, itirazında alacaklı ile takip konusu enerji sözleşmesi olmadığını, böyle bir borcun bulunmadığını ve belirtilen adreste hiç oturmadığını, talep konusu enerji sözleşmesi ve tüketimler ile hiçbir ilgisinin olmadığını, davacının dayandığı enerji sözleşmesinin aslının celp edilmesini, davacının iddia ettiği sözleşmeye imza atmadığını, hiçbir zaman da kullanıcısı, tüketicisi olmadığını, sözleşme üzerindeki imzaya itiraz ettiğini, davacının davalıya karşı yönelttiği talebin haksız ve yersiz olduğunu, davalının davacıya karşı iddia ettiği şekilde bir borcunun bulunmadığını, sorumlular hakkında -----nezdinde cezai takibat yapılması için şikayet haklarının saklı olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, sözleşme ile ilgili imza incelemesi
yaptırılmasını, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELLİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ------- sayılı dosyasının ----- dairelerinden gelen müzekkere cevapları, bilirkişi raporu.
DELLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ödenmeyen elektrik faturası nedeni ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edilmesi sonucu açılan itirazın iptali davasıdır. --------- müzekkere yazılarak davalının esnaf kaydının bulunup bulunmadığı sorulmuş, müzekkere cevaplarından davalının gerçek kişi olup tacir olmadığı görülmüştür.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Tüketici ise, 6502 sayılı Kanun'un 3/k maddesinde; "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." düzenlemesi yer almaktadır. Tüketici işlemi, 6502 sayılı yasanın 3/l. maddesinde; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda, davalının tacir statüsünde olmadığı, davacı tarafça da davalının tacir olduğunu kanıtlayacak bir delilin dosyaya sunulmadığı, davaya konu edilen dönemde taraflar arasında abone ilişkisi bulunduğunun davacı tarafça iddia edildiği, artık bu hususun görevli mahkemede tartışılması gerekip davacı iddiası dikkate alınarak görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle davaya Tüketici Mahkemesinde bakılması gerekir. Bununla birlikte, göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nun 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, re'sen incelenir. Bu durumda, kaçak tespit tutanağında her ne kadar ticarethane yazılmış ise de bu hususun davalıya tacir sıfatı kazandırmayacağı, gelen müzekkere cevaplarından davacının tacir olmadığının görüldüğü ve taraflar arasında abone ilişkisi bulunduğu iddia edildiği için görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olacağından mahkememizce görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ------ Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere--------- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------ Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 10/07/2024