T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/77 Esas
KARAR NO:2024/647
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/03/2019
KARAR TARİHİ:10/07/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, davacı şirkete olan 57.562,78 TL cari hesap borcuna istinaden 03/01/2019 tarihinde--------Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe ilişkin ödeme emrinin 08/01/2019 tarihinde işyerinde daimi çalışana tebliğ edildiğini, davalının/borçlunun, 10/01/2019 tarihinde borcun 15.166,93 TL'lik kısmını kabul ettiğini bildirerek bu tutarı ödediğini, 42.395,85 TL'lik kısmı ve ferilerine itiraz ettiğini bildirerek 42.395,85 TL bakımından takibin durmasına neden olduğunu, borçlunun itiraz ettiği kısmın tahsili için---- başvurulmuş olduğunu -------- no ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını ve 01/03/2019 tarihinde anlaşılamadığına ilişkin tutanak düzenlendiğini, bu nedenle huzurda görülen işbu davanın açılma zorunluluğunun hasıl olduğunu, borçlunun itiraz ettiği kısma ilişkin itirazın iptal edilerek, takibe devam edilmesini, haksız ve kötü niyetli borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla yukarıda açıklanan ve mahkemence re'sen takdir olunacak nedenler doğrultusunda davanın kabulü ile takibe yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesinin davalı şirket tarafından 22/03/2019 tarihinde tebellüğ edildiğini, süre uzatım talepleri doğrultusunda mahkemece cevap verme süresinin bitiminden itibaren verilen 2 haftalık ek cevap süresi içerisinde dava dilekçesine karşı itirazlarının sunulması gereğinin hasıl olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm iddiaları ve istemlerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, haksız davanın tarafınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı taraf dava dilekçesi ile davalı şirketin davacıya, taraflar arasında mevcut olan cari hesap ilişkisi gereği 57.562,78 TL davalı şirketin davacı tarafa borçlu olduğunu 14/01/2019 tarihinde bu borcun 15.166,93 TL'lik kısmının davalı tarafın da kabul edilerek ödendiğini, geri kalan 42.395,85 TL'lik kısma itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, söz konusu itirazın haksız olduğunu iddia etmekle davalı aleyhine başlatılmış olan --------- Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını ve takibe yapılan haksız itirazlarının kaldırılması talebi ile işbu davanın ikame edildiğini, ancak davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, zira davacı tarafça davalı şirket adına düzenlenen fatura bedelleri karşılığında gerekli ödemelerin yapılmış olduğunu, yapılan bu ödemeler doğrultusunda, davacının haksız takibi ve davası ile talep ettiği miktarda herhangi bir borçlarının bulunmadığını, davalı şirket davacı ile arasında bulunan ticari ilişki gereği davacıya ödemesi gerekli tüm bedelleri ödemiş olduğunu, davacıya ödenmesi gereken başkaca ve herhangi bir borcunun bulunmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle davalının, davacıya icra takibine konu fatura karşılığı borcunun bulunmaması sebebiyle başlatılan icra takibinin haksız ve dayanaksız olduğunu bu nedenlerle davanın reddi ile işbu davanın açılmasına neden olan davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine kara verilmesini, davacının haksız davasının reddi ile iyi niyetli davalı hakkında icra inkar tazminatına yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,-----Esas sayılı dosya aslı, --- kayıtları, tarafların ---- kayıtları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen-----sayılı dosyasının incelenemesinde; Davalı şirketin, davacı şirkete olan 57.562,78 TL cari hesap borcuna istinaden, 03.01.2019 tarihinde -------- sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, takibe ilişkin ödeme emri 08.01.2019 tarihinde işyerinde daimi çalışana tebliğ edildiği, Davalı/ borçlu, 14.01.2019 tarihinde, borcun 15.166,93 TL'lik kısmını kabul ettiğini bildirerek bu tutarı ödediği, 42.395,85TL'lik kısma ve ferilerine itiraz ettiğini bildirerek, 42.395,85 TL bakımından takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davalının------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile % 20 icra inkar talebine yönelik olduğu görülmüştür.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Yüce Mahkemenin 18/09/2019 tarihli ara kararına göre yapılan inceleme sonunda aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır. Davacı şirketin 2017-2018 yıllarına ait yasal defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdikleri yasal süresi içerisinde yapılmıştır. 2017-2018 yıllarına yasal defterlerin tümü birbiri ile uyumlu olup yasal defterlerindeki kayıtlar ile dayanağı belgeler birbirini teyit etmiştir. 2017-2018 yıllarına yasal defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 64 ve müteakip hükümlerine göre; yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmış olması ile belirli kanuni şartları taşıdığı sabit olmakla ibraz edilmiş olan ticari defterlerinin delil olma ve ispat kuvvetine sahip bulunduğu anlaşılıştır. Davalı şirketin, 2017-2018 yıllarına ait yasal defterlerinin noter açılış tasdikleri yasal süresi içerisinde yapılmıştır. 2017-2018 yılları yevmiye defteri ve defter-i kebir defterleri elektronik ortamda tutulmuş olup, söz konusu yasal defterlerin tümü birbiriyle uyumlu olup, yasal defterlerindeki kayıtlar ile dayanağı belgeler birbirini teyit etmiştir. 2017-2018 yıllarına yasal defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 64 ve müteakip hükümlerine göre yevmiye defterinin ve defter-i kebirin elektronik olarak tutulmuş olması ile belirli kanuni şartları taşıdığı sabit olmakla ibraz edilmiş olan ticari defterlerinin delil olma ve ispat kuvvetine sahip bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı ve davalının cari hesaplarının incelenmesinde; davacı nezdinde davalının cari hesap ekstresi 31/12/2018 tarih itibariyle 59.504,31 TL borç bakiyesi verdiği, başka bir ifade ile; davalı borçlu davacı alacaklı olduğu, Davalı kendi kayıtlarında olan 15.166,93 TL'lik borcunu -------- ödediğinden, davacının nezdindeki davalının cari hesap ekstrelerine göre; 59.504,31 TL - 15.166,93 TL = 44.337,38 TL dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı bulunduğu görülmektedir. Davalı nezdindeki davacının cari hesap ekstresinin icraya yapılan ödemelerden sonra (-) 1.944,58 TL borç bakiyesi verdiği, rapor içerisinde (EK 3) belirtildiği üzere; davacının 2016,2017 ve 2018 yıllarında davalı adına düzenlediği 55.478,88 TL'lik faturaların davalı tarafından kayıtlara alınmadığı, davalının söz konusu faturaları kayıtlarına alması halinde, davalının cari hesap bakiyesinin 55.423,46 TL - 1.944,58 TL = 53.423,46TL alacak bakiyesi vermiş olacaktır. Diğer bir ifade ile; bu tutar kadar davacı alacaklı, davalı borçlu olacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre; envanter yapma zorunluluğu ile ilgili hükümlere göre; davacılar ile davalılar dönem sonlarında 2016,2017,2018 muhtemelen daha önceki yıllarda cari hesap mutabakatı yapmadığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin davacıdan almış olduğu 48 adet toplam 28.762 TL'lik mal faturalarını BA formuna işlendiği görülmüştür. Yapılan açıklamalarda görüldüğü üzere davacının davalı adına düzenlemiş olduğu 55.423,46 TL'lik faturaların davalıya ibraz ettiğine dair dosyada belge ve bilgiye rastlanılmamıştır. Faturaların ibrazı ile ilgili belge ibraz edildiğinde veya davalının söz konusu faturaları kayıtlara alması halinde; davalının nezdindeki davacının cari hesap alacağı 53.478,88 TL olacaktır. Diğer bir ifade ile davacı alacaklı, davalı borçlu olacaktır, Davacı ile davalı arasındaki fatura ibrazı ile ilgili hususlar giderildiğinde talebe bağlılık ilkesi gereği davacı davalıdan 42.395,85 TL alacaklı, davalı borçlu olacaktır şeklinde kanaatlerini bildirmiştir. Mahkememizin 15.12.2020 tarihli ara kararı ile; Tarafların itirazları doğrultusunda dosyanın, ek rapor için önceki bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi ek raporunda özetle; Yüce Mahkemenin 15.12.2020 tarihli ara kararına göre; yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır. Davacı ve davalının cari hesaplarının incelenmesinde; davacı nezdinde davalının cari hesap ekstresi 31.12.2018 tarih itibariyle 59.504,31TL borç bakiyesi verdiği, başka bir ifade ile; davalı borçlu davacı alacaklı olduğu, Davalı kendi kayıtlarında olan 15.166,93TL'lik borcunu--------ödediğinden, davacının nezdindeki davalının cari hesap ekstrelerine göre; 59.504,31TL — 15.166,93TL - 44.337,38TL dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı bulunduğu görülmektedir. Davalı nezdindeki davacının cari hesap ekstresi, icraya yapılan ödemelerden sonra 1.944,58TL borç bakiyesi verdiği, rapor içerisinde (EK 3) belirtildiği Üzere; davacının 2016,2017 ve 2018 yıllarında davalı adına düzenlediği 55.423,46TL'lik faturaların davalı tarafından kayıtlara alınmadığı, davalının söz konusu faturaları kayıtlarına alması halinde, davalının cari hesap bakiyesinin 55.423,46TL- 1 944,58TL - 53.478,88TL alacak bakiyesi vermiş olacaktır. Diğer bir ifade ile; Bu tutar kadar davacı alacaklı, davalı borçlu olacaktır. Yapılan açıklamalarda görüldüğü Üzere; davacının davalı adına düzenlemiş olduğu 55.423,46TL'lik faturaların davalıya ibraz ettiğine dair dosyada belge ve bilgiye rastlanılmamıştır. İfade ile; davacı alacaklı davalı borçlu olacaktır. Davacı ile davalı arasındaki fatura ibrazı ile ilgili hususlar giderildiğinde, talebe bağlılık ilkesi gereği; davacı davalıdan 42.395,85TL alacaklı davalı borçlu olacaktır. Davacı ve davalı arasında alınan hizmetlerle ilgili 2016-2017-2018 yıllarında düzenlenen muhtemelen 781 adet irsaliyeli faturaların davacının kayıtlarına alınması, davalının kayıtlarına alınmaması tacirlerin basiretli iş adamı gibi olma şartlarına Uymadığı, bu nedenle bu hizmetlerin davacı tarafından davalıya verilip verilmediğini açıklığa kovuşturulması gerektiğini, ancak; normal koşullarda böyle bir işlemin yapılamayacağı, sehven yapıldığı kanısına varılmıştır. Bu çerçevede yazılan raporumuzun kök rapordan farklı olmadığı kanaatini bildirmiştir. Mahkememizin 16.02.2022 tarihli ara kararı ile; -----yeniden müzekkere yazılarak davalı şirketin sicil numarası da belirtilerek 2017 tarihi ve öncesi çalışanlarının kayıtlarının incelenmesi için HMK 266. Mad. Gereğince dosyada bulunan rapor bu aşamada hüküm kurmaya elverişli bulunmadığından ve sevk irsaliyelerindeki teslim alan kısımlarında imza bulunup bulunmadığı, davalı tarafça daha öncederi ödeme yapılan faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinde teslim alan imzasının bulunup bulunmadığı, İmza var ise imzaların aynı kişi tarafındarı atılıp atılmadığı, teslim alanın daha önceki dönemlerde de faturalardaki sevk irsaliyelerinde imzasının olup olmadığı ve aynı kişi olup olmadığı hususunun irdelemesi gerektiğinden ve bu konuda sevk irsaliyeleri kapsamlı olduğundan ve teknik hususu gerektirdiğinden önceki Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişinin 2. ek raporda özetle; Bu kez tarafımdan yapılan incelemede; ------ tarihi ve öncesi çalışanlarının kayıtlarının çıkarılarak gönderildiği; Ancak; söz konusu gönderilen belgelein davacı----- ait olmadığı,------ait olduğu, bu nedenle de incelemeye alınmamıştır. Davacı ve davalılarla yapılan görüşmelerde yerinde inceleme ile ilgili konu görüşülmüş, tarafların birbirlerinden uzak mesafelerde olmaları nedeniyle, 24.05.2022 tarihinde bilirkişi Yeminli Mali Müşavir Bağımsız Denetçi -------- ofisinde incelemenin ve görüşmenin yapılmasız kararlaştırıldı. Aynı tarihte taraflarla birlikte belgeler tarafımdan incelendi. Tarafların mutabık kalınması üzerine, dosyada bulunan 24.05.2022 tarihli tutanak düzenlenerek, davacı vekili ----davalı vekili -------- tarafımdan imzalanmıştır. Belgeler üzerinde yapılan incelemelerde; ödenmeyen faturaların irsaliyelerle teslim edildiğine dair imzanın bulunduğu, söz konusu irsaliyelerin kayıtlara alınmayan faturaların ekinde bulunduğu ve aynı koçana ait olduğu, Ödenen faturalara ait irsaliyelerinde imza ihtiva ettiği, ancak imzasının kime ait olduğu tespit edilemediği, bununla beraber ödenen ve ödenmeyen faturalara ait irsaliyelerdeki imzaların dışarıdan çıplak gözle görüldüğünde aynı olduğu, ama İmzanın kime ait olduğu tespit edilememiştir. Davalının konu ile ilgili yasal defterleri incelenmiş ve 02.12.2019 tarihinde istenen ayrıntılı kök rapor düzenlenmiş, daha sonra 22.02.2021 tarihinde ek rapor düzenlenmiştir. Her iki raporun dosyada da mevcut olduğu görülmüştür. HMK 266. Mad. Gereğince dosyada bulunan rapor bu aşamada hüküm kurmaya elverişli bulunmadığından ve sevk irsaliyelerindeki teslim alan kısımlarında imza bulunup bulunmadığı, Ödenmeyen faturaların irsaliyelerde teslim edildiğine dair imzanın bulunduğu, söz konusu irsaliyelerin kayıtlara alınmayan faturaların ekinde bulunduğu ve aynı koçana alt olduğu, Davalı tarafça daha önceden ödeme yapıları faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinde teslim alan imzasının bulunup bulunmadığı, İmza var ise imzaların aynı kişi tarafından atılıp atılmadığı, teslim alanın daha önceki dönemlerde de faturalardaki sevk irsaliyelerinde imzasının olup olmadığı ve aynı kişi olup olmadığı hususunun irdelemesi gerektiğinden, Ödenen faturalara ait irsaliyelerinde imza ihtiva ettiği, ancak imzasının kime ait olduğu tespit edilemediği, bununla beraber ödenen ve ödenmeyen faturalara ait irsaliyelerdeki imzaların çıplak gözle görüldüğünde aynı olduğu, ama imzanın kime ait olduğu tespit edilememiştir şeklinde kanaatini bildirmiştir. Mahkememizin 28/12/2022 tarihli ara kararı ile dosyanın bilirkişiye tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişinin 3. ek raporunda özetle; Yüce Mahkemenin 28.12.2022 tarihli ara kararına göre; yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki tespit ve değerlendirmelere ulaşılmıştır. Yüce Mahkemenin ---- sayılı yazısı ile -----talep edilen;----- ve öncesi çalışanlarını gösterir belgelerin (aylık prim hizmet beyanname listesi),---------yazısının eki olarak mahkemeye gönderildiği, belgelerin (aylık prim hizmet beyanname listesi) dosyada bulunduğu tespit edilerek tarafımdan incelendiği ve belgelerin (aylık prim hizmet beyanname listesi)------ yeri sicil numarasıyla işlem gören davacı -----dönemlerine ait olduğu tespit edilmiştir şeklinde kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davalı şirketin davacı şirkete 57.562,78 TL cari hesap borcu olduğu iddiası ile--------- dosyası ile takip başlattığı, davalının 10/01/2019 tarihinde borcun 15.166,93 TL'lik kısmını kabul ettiğini bildirerek bu tutarı ödediği, 42.395,85 TL'lik kısmı ve ferilerine itiraz ettiği, duran kısım yönünden eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, hazırlanan kök bilirkişi raporunda; "...Davacı ve davalının cari hesaplarının incelenmesinde; davacı nezdinde davalının cari hesap ekstresi 31.12.2018 tarih itibariyle 59.504,31TL borç bakiyesi verdiği, başka bir ifade ile; davalı borçlu davacı alacaklı olduğu, Davalı kendi kayıtlarında olan 15.166,93TL'lik borcunu ------- tarihinde ödediğinden, davacının nezdindeki davalının cari hesap ekstrelerine göre; 59.504,31TL — 15.166,93TL £ 44.337,38TL dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı bulunduğu görülmektedir. Davalı nezdindeki davacının cari hesap ekstresi, icraya yapılan ödemelerden sonra )1.944,58TL borç bakiyesi verdiği, rapor içerisinde (EK 3) belirtildiği üzere; davacının 2016,2017 ve 2018 yıllarında davalı adına düzenlediği 55.423,46TL'lik faturaların davalı tarafından kayıtlara alınmadığı, davalının söz konusu faturaları kayıtlarına alması halinde, davalının cari hesap bakiyesinin 55.423,46TL — 1.944,58TL — 53.478,88TL alacak bakiyesi vermiş olacaktır. Diğer bir ifade ile; Bu tutar kadar davacı alacaklı, davalı borçlu olacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa göre; envanter yapma zorunluluğu ile ilgili hükümlere göre; davacılar ile davalılar dönem sonlarında 2016, 2017, 2018 muhtemelen daha önceki yıllarda cari hesap mutabakatı yapmadığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin, davacıdan almış olduğu 48 adet toplam 28.762TL'lik mal faturalarını BA formuna işlendiği görülmüştür.7- Yapılan açıklamalarda görüldüğü üzere; davacının davalı adına düzenlemiş olduğu 55.423,46TL'lik faturaların davalıya ibraz ettiğine dair dosyada belge ve bilgiye rastlanılmamıştır. Faturaların ibrazı ile ilgili belge ibraz edildiğinde veya davalının söz konusu faturaları kayıtlara alması halinde; davalının nezdindeki davacının cari hesap alacağı 53.478,88TL olacaktır. Diğer bir ifade ile; davacı alacaklı davalı borçlu olacaktır. Davacı ile davalı arasındaki fatura ibrazı ile ilgili hususlar giderildiğinde, talebe bağlılık ilkesi gereği; davacı davalıdan 42.395,85TL alacaklı davalı borçlu olacaktır..." tespiti yapılmıştır. Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının, davalı adına düzenlemiş olduğu 55.423,46TL'lik faturaların davalıya ibraz ettiğine dair dosyada belge ve bilgiye rastlanılmaması nedeni ile ------- müzekkere yazılmış, dosyaya sunulan belgelerdeki imzaların akıbeti araştırılmış, alınan ikinci ek raporda; "...Belgeler üzerinde yapılan incelemelerde; ödenmeyen faturaların irsaliyelerle teslim edildiğine dair imzanın bulunduğu, söz konusu irsaliyelerin kayıtlara alınmayan faturaların ekinde bulunduğu ve aynı koçana ait olduğu, Ödenen faturalara ait irsaliyelerinde imza ihtiva ettiği, ancak imzasının kime ait olduğu tespit edilemediği, bununla beraber ödenen ve ödenmeyen faturalara ait irsaliyelerdeki imzaların dışarıdan çıplak gözle görüldüğünde aynı olduğu, ama İmzanın kime ait olduğu tespit edilememiştir. Davalının konu ile ilgili yasal defterleri incelenmiş ve 02.12.2019 tarihinde istenen ayrıntılı kök rapor düzenlenmiş, daha sonra 22.02.2021 tarihinde ek rapor düzenlenmiştir. Her iki raporun dosyada da mevcut olduğu görülmüştür. HMK 266. Mad. Gereğince dosyada bulunan rapor bu aşamada hüküm kurmaya elverişli bulunmadığından ve sevk irsaliyelerindeki teslim alan kısımlarında imza bulunup bulunmadığı, Ödenmeyen faturaların irsaliyelerde teslim edildiğine dair imzanın bulunduğu, söz konusu irsaliyelerin kayıtlara alınmayan faturaların ekinde bulunduğu ve aynı koçana alt olduğu, Davalı tarafça daha önceden ödeme yapıları faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinde teslim alan imzasının bulunup bulunmadığı, İmza var ise imzaların aynı kişi tarafından atılıp atılmadığı, teslim alanın daha önceki dönemlerde de faturalardaki sevk irsaliyelerinde imzasının olup olmadığı ve aynı kişi olup olmadığı hususunun irdelemesi gerektiğinden, Ödenen faturalara ait irsaliyelerinde imza ihtiva ettiği, ancak imzasının kime ait olduğu tespit edilemediği, bununla beraber ödenen ve ödenmeyen faturalara ait irsaliyelerdeki imzaların çıplak gözle görüldüğünde aynı olduğu, ama imzanın kime ait olduğu tespit edilememiştir..." Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; davacı ticari defter ve kayıtlarında davacının icra takibindeki miktar kadar alacaklı göründüğü, ancak davalı ticari defterlerinde 55.423,46TL'lik faturanın yer almadığı, bu hususta ispat yükünün davacı tarafta olduğu, dosyaya sunulan ikinci ek bilirkişi raporunda; belgeler üzerinde yapılan incelemelerde, ödenmeyen faturaların irsaliyelerle teslim edildiğine dair imzanın bulunduğu, söz konusu irsaliyelerin kayıtlara alınmayan faturaların ekinde bulunduğu ve aynı koçana ait olduğu, ödenen faturalara ait irsaliyelerinde imza ihtiva ettiği, ancak imzasının kime ait olduğu tespit edilemediği, bununla beraber ödenen ve ödenmeyen faturalara ait irsaliyelerdeki imzaların dışarıdan çıplak gözle görüldüğünde aynı olduğunun tespit edildiği, buna göre ödenmeyen irsaliyeli fatura ile ödenmeyendeki faturalardaki teslim alan kısmındaki imzaların benzer olması, o imzalara dayanarak davalının daha önce ödeme yapmış olması, basiretli tacir olan davalının faturaları defterine kaydetmemesinin kendisini borçtan kurtarmayacağı, tüm delil ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve davasında haklı olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağının fatura olması dikkate alınarak alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ----- dosyasındaki takibe yönelik kısmi itirazın kısmen iptaline, takibin 42.395,85 TL alacak üzerinden devamına, hükmedilen alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine,
2-Asıl alacak olan 42.395,85 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 2.896,06 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 436,21 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.459,85 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 44,40TL başvurma harcı ve 436,21 TL peşin harcın toplamı olan 480,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 800,00 TL bilirkişi ücreti ve 200,00 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 10/07/2024