T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/280 Esas
KARAR NO:2024/533
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/04/2023
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, taraflar arasında “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” akdedilmiş ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullandığını, davalı/borçlu şahsın ise, davalı/borçlu şirketin temsil yetkilisi olup davacı şirket ile imzalanan sözleşmede ticari kefaletinin bulunduğunu, ancak ticari kefaleti bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibe konu faturaların cezai şart faturaları olduğunu, cezai şarta yönelik sözleşmenin 9.2. maddesinde; “sözleşmenin satıcı tarafından feshi, Alıcı’nın işbu sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi, alıcının herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya, madde 4.1'de belirtilen ön koşulların sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, satıcı işbu sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebileceğini, yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedeflediğini, bu bağlamda satıcı, alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunduğunu, alıcının işbu sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcının sözleşmeyi feshetmesi halinde alıcı, satıcıya herhangi bir aboneliği için ayrı son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedeli olan iki aylık fatura bedellerini cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul beyan ve taahhüt ettiğini, davalının davacı şirket nezdindeki birden fazla faturasını ödememesi hasebiyle bu elektrik tüketimine ilişkin alacaklar merkezi takip sisteminin -----------Esas sayılı takibine konu edildiğini; davalı şirket ve şahıs arabuluculuk sürecinde anlaşarak ödemelere başladığını, ancak işbu cezai şart takibine itiraz edildiğini, yukarıda yazılı açık sözleşme hükmüne istinaden davacı şirket tarafından sözleşme feshedilerek davalı şirkete cezai şart faturası tanzim edilerek gönderildiğini, davalı mezkûr faturayı ----yevmiyeli ihtarnamesi ile iade edildiğini, mezkûr ihtarnameye----yevmiye no.lu ihtarı ile cevap verilerek iadenin hukuka aykırı olduğu ve kabul edilmediği bildirdiğini, tarafların tacir olup, davacı şirketin mevzuat ve sözleşme gereği işbu sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkının bulunduğu, bu kapsamda benzer dosyalardan alınan bilirkişi raporlarını ekte mahkemeniz dikkatine sunulduğunu, Mahkemece de bilirkişi incelemesi ile davacı şirket defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamında araştırma yaptırılarak alacağımız tespit edilebileceğini, re'sen nazara alınacak nedenlerle; davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların, % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:Dava dilekçesi, icra dosyası Uyap çıktıları, abonelik sözleşmesi, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin feshi nedeniyle sebebiyle tanzim edilen cezai şart faturalarının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen dosya kapsamında uyap sureti olarak incelenen icra ilamında; davacı tarafın 18.11.2022 tarihinde, fatura alacağın dayalı olarak 212.140,00 TL olan asıl alacağa ilişkin olarak---- sayılı dosyasından Örnek No:48 MTS Ödeme Emri ile icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği, 29.11.2022 tarihinde davalı borçluların yapılan icra takibine ilişkin esas olmak üzere; borca, ferilerine ve faize ve yetkiye itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak, mali müşavir bilirkişi ile birlikte Elektrik Mühendisi bilirkişiye de dosyanın tevdi ile teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez mali müşavir bilirkişi ve elektrik mühendisi bilirkişi raporunda özetle; defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında raporun 4.a. bölümünde incelenen davacı şirketin 2022-2023 yıllarına ilişkin Envanter defterlerinin noter onayları ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalılar-----tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmadığı, davalı şirketin ticari defterlerinin ibraz edilmediğinden defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır. Davacının Ceza-i Şart Talebi Yönünden: Taraflar arasında 04.02.2022 tarihinde akdedilen “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” kapsamında ticari ilişkinin kurulduğu, davacı şirketin incelenen kendi defterlerinde 18.11.2022 takip tarihi itibariyle davalı açık hesabında 212.040,67 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, Eş deyişle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 212.040,67 TL alacaklı gözüktüğü, 01.12.2022 tarihinde 212.040,67 TL bakiyesinin “Şüpheli Ticari Alacaklar” hesabına virman kaydı yapılmak suretiyle karşılık ayrıldığı, takip tarihinden
sonra ise davacının kendi defterlerinde davalı açık hesabına davalı lehine 302.000,00 TL tutarında “Gelen Havale” açıklaması ile alacak kaydetmek suretiyle ödeme kayıtları girildiği, bu durumda davacının kendi defterlerinde davalı açık hesabından takip tarihi itibariyle 212.040,67 TL tutarında alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Davalı ---- Kefaleti Yönünden; Taraflar arasında akdedilen 04.02.2022 tarihli sözleşmenin 14.sayfasının kefaletname bölümünde; ----sözleşmeden doğan borçlarının ---- ödenmemesi halinde tüm borçları ayrıca bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın müteselsil kefil sıfatı ile sorumluluğu ile 04.02.2022 tarihinde kefil olduğumu beyan ederek bu kapsamda toplam 750.000,00 TL’yi ödemeyi taahhüt etmiştir…” şeklinde kararlaştırıldığı, davalı ---- sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı kararlaştırılmıştır. Kefilin imzasına havi kefalet beyanı incelendiğinde, davalının sözleşme ve eklerinden kaynaklı doğmuş ve doğacak borçlar için toplamda 750.000,00 TL’ye kadar müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı görülmüştür. Kefalet, sözleşmesi incelendiği ise; bahse konu sözleşmenin, matbu, bilgisayar çıktısı sözleşmenin parçası olduğu, davalı kefilin takibe konu borçtan sorumlu olup olamayacağı yönündeki hukuki ve nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu değerlendirilmiştir. FAİZ: Raporun 5.bölümünde detaylı olarak izah edildiği üzere; Sayın Mahkemenin davacı lehine hüküm kurmak istemesi halinde; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7.maddesinde temerrüt şartlarının kararlaştırılmış olduğu, son ödeme tarihinde ödenmeyen fatura bedellerinin aylık %5 (yıllık %60) gecikme faizi hesaplandığı, Sayın Mahkemenin yıllık %60 faiz oranını fahiş bulmaması halinde bu kapsamda takip öncesine ilişkin 2.789,79 TL tutarında faiz hesaplandığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması münasebetiyle, takip sonrasında davacının alacağı için 3095 s.k kapsamında yasal faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında elektrik satış sözleşmesi akdedildiği ve davalı ----- sözleşmeye kefil olduğu hususlarının çekişmesiz olduğu, davalı şirketin elektrik faturalarını ödemediği iddiası ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9.2.2 maddesi uyarınca cezai şartın tahsil için davacının davalılar aleyhine icra takibi başlattığı, davalıların borca, faize ve yetkiye itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, duran takibin devamı için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Öncelikle davalılar her ne kadar icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş iseler de, sözleşmenin 11.9 maddesinde ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda--------- icra dairelerinin yetkili olacağının düzenlendiği ve bu düzenlemenin tarafları bağladığı gerekçesi ile davalıların yetki itirazları mahkememizce yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte; tarafların akdettiği sözleşmenin 9.2.1 maddesinde yer alan düzenlemede tarafların bu sözleşmenin herhangi bir maddesini ihlal etmesi, 9.2.2. maddesinde ise alıcının herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması halinde satıcının sözleşmeyi herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebileceği, satıcının sözleşmeyi feshetmesi halinde alıcının satıcıya son bir yıl içerisindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık fatura bedeli toplamını cezai şart olarak ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Uyuşmazlığın esasını çözmek için dosya mali müşavir ve elektrik mühendisi bilirkişilerine tevdi edilmiş; davacı ticari defterleri ve dosyadaki deliller incelenerek hazırlanan raporda; "...davacı şirketin 2022-2023 yıllarına ilişkin Envanter defterlerinin noter onayları ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi
lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalılar------tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmadığı, davalı şirketin ticari defterlerinin ibraz edilmediğinden defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır. Davacının Ceza-i Şart Talebi Yönünden: Taraflar arasında 04.02.2022 tarihinde akdedilen “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” kapsamında ticari ilişkinin kurulduğu, davacı şirketin incelenen kendi defterlerinde 18.11.2022 takip tarihi itibariyle davalı açık hesabında 212.040,67 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, Eş deyişle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 212.040,67 TL alacaklı gözüktüğü, 01.12.2022 tarihinde 212.040,67 TL bakiyesinin “Şüpheli Ticari Alacaklar” hesabına virman kaydı yapılmak suretiyle karşılık ayrıldığı, takip tarihinden sonra ise davacının kendi defterlerinde davalı açık hesabına davalı lehine 302.000,00 TL tutarında “Gelen Havale” açıklaması ile alacak kaydetmek suretiyle ödeme kayıtları girildiği, bu durumda davacının kendi defterlerinde davalı açık hesabından takip tarihi itibariyle 212.040,67 TL tutarında alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir..." Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça ticari defter ve kayıtların sunulup, davalı şirket tarafından sunulmadığı, davalı kayıtlarından takip tarihi itibari ile davalı şirketin davacıya borcunun olduğunun tespit edildiği, taraflarca akdedilen sözleşmenin 9.2.2. maddesinde ise alıcının herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması halinde satıcının sözleşmeyi herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebileceği, satıcının sözleşmeyi feshetmesi halinde alıcının satıcıya son bir yıl içerisindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık fatura bedeli toplamını cezai şart olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, alıcı olan davalı şirketin faturaları süresinde ödemediği için sözleşmenin 9.2.2. maddesinin uygulanacağı ve davacının cezai şartı talep edebileceği, bilirkişi raporunda en yüksek iki adet fatura toplamının 212.149,64 TL olduğunun tespit edildiği (takip miktarındaki talebin daha düşük olduğu), bilirkişi raporu ile hesaplanan faizin somut olaya uygun olup, davalıların rapora itirazının bulunmadığı, dava konusu sözleşmenin tarafları bağlayacağı ve davalı tarafından verilen kefaletin kanuni geçerlilik şartlarına uygun olduğu gerekçesi ile somut olaya ve denetime açık rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı dikkate alınarak alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE, davalıların ------Esas sayılı takip sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına,
2-Asıl alacak olan 212.140,00 TL’nin %20si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 14.681,85 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 3.670,47 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 11.011,38 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90TL başvurma harcı ve 3.670,47 TL peşin harcın toplamı olan 3.850,37TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 444,00 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 4.444,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 1.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 34.239,47 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 29/05/2024