T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/685 Esas
KARAR NO:2024/623
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/09/2023
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren bir kuruluş olduğunu, müvekkilinin yüksek miktarda elektrik enerjisine ihtiyaç duyduğunu, bu sebeple aracılık hizmeti veren şirketlerle dönemsel sözleşmeler imzaladığını, müvekkilinin sözleşme imzaladığı şirketin, müvekkilinin tükettiği elektrik tutarı üzerinden oransal komisyon (kar payı) aldığını, bu sebeple müvekkilinin, en düşük komisyon veren şirket ile en uygun şartlarda sözleşme imzalayıp, enerji tedarikini yapmaya gayret ettiğini, davalı -----elektrik tedarik hizmeti sunmakta olan bir şirket olduğunu, davalının sigortalı çalışanı ------ satış ve pazarlama işlerini yürüten saha elemanı olduğunu, ------ günü müvekkilinin işyerine gelen---- müvekkilinin halihazırda ödediği %6 komisyonu şirketlerinin %4,5' a çekeceğini, bundan müvekkillin büyük kar sağlayacağı vaadi ile, müvekkilinin eski tedarikçi şirket ile sözleşme yenilememeye ve --------- imzalamasına ikna ettiğini, müvekkilinin önüne tip sözleşmeler ve bir takım belgeler konulduğunu, müvekkilinin bu sözleşmelerin tip sözleşme olup değiştirilmesinin mümkün olmadığına ikna edildiğini, bu şekilde sözleşmede bir takım boşluk kalan yerler doldurulmadan sözleşmelerin imzalandığını, söz konusu sözleşmelerin birer suretinin müvekkiline verilmediğini, müvekkiline düşük komisyon taahhüdü ile sözleşme imzalatan davalının, daha sonra söz konusu sözleşmedeki komisyon (kar) oranı bölümlerinin %10 olarak doldurup, yine sözleşmeye kendileri lehine olacak biçimde sözleşmenin 12 ay boyunca fesh edilemeyeceği, müvekkilinin cezai şart ödeyeceği gibi ifadeleri ve bunlara ilişkin tutarlarını, sözleşmeye sonradan ilave ettiklerini, müvekkilinin, ------- yetkililerinin sonradan sözleşmeyi doldurmak sureti ile sahtecilik ve dolandırıcılık eyleminde bulunduğunu ancak kendilerine fatura geldiğinde öğrendiklerini, müvekkilinin %6 komisyon ile elektrik alırken tamamının %10 komisyon ve cezai şart taahhütleri ile davalı ile sözleşme imzalaması hayatın olağan akışına ters, basiretli tacir davranışı olarak nitelenmesi mümkün olmayan bir durum olduğunu belirterek davanın HMK 107. Maddesi uyarınca ele alınmasına, yargılama sonunda davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine, her türlü haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin --------- tarafından verilen "tedarik lisansı" kapsamında tedarik şirketi olarak faaliyet gösteren, serbest tüketicilere elektrik tedarik ve satışı gerçekleştiren bir şirket olduğunu, müvekkilinin elektrik alıcılarına, alıcıların seçmiş oldukları yöntem doğrultusunda hesap edilen birim fiyat ile elektrik faturası düzenlemekte olup, herhangi bir komisyon almadığını, elektrik piyasasında "komisyon" gibi bir durumun mevcut olmadığını, belirsiz alacak davasının kanundaki amacına ters olarak dava değeri belirlenebilecekken yüklü harçtan kaçınmak maksadıyla belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin son derece kötü niyetli olup, davanın usulden reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesinin gerekli olduğunu, davacı elektrik piyasasında yüksek tüketimli bir serbest tüketici olup tacir olmakla taraflar arasında ikili anlaşma (sözleşme) hükümlerinin asıl ve esas olduğunu, davacı kendilerine sözleşmenin imza tarihinde en cazip gelen yöntem ile sözleşme imzaladıktan sonra, piyasadaki durumun değişmesi ile başka bir yöntem kendilerine daha cazip gelmeye başladığında, sözleşmesel bağdan kurtulabilmek maksadıyla bu denli kötü niyetli iddialarla huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı ile özel hukuk hükümleri kapsamında elektrik enerjisi satış sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin imza tarihi ---- olup, mevzuat kapsamında portföy giriş işlemleri her ayın ------ arasında yapılabildiğini, bu kapsamda takip eden ay olan ----- tarihinden itibaren davacıya elektrik tedariğinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmeye başlandığını, davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmenin, elektrik tedariğinin başladığı tarihten itibaren 12 ay süreli olduğunu, davacı tarafça, müvekkili şirketin kendilerine %4,5 komisyon vaadiyle boş bir sözleşme imzalattığını ve sonradan sözleşmenin %10 komisyon ve cezai şart taahhüdü ile doldurulduğunu ayrıca sözleşmenin bir nüshasının kendilerine verilmediği iddia ettiğini, öncelikle giriş kısmında izah edildiği üzere, elektrik satışında esasında komisyon diye bir olgunun mevcut olmadığını, davacının bahsetmeye çabaladığı hususun, sözleşmede taraflarca belirlenen kar oranı olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında sözleşme görüşmeleri yapılması akabinde sözleşmenin imzalandığını, davacı ile imzalanan sözleşmede davacı tarafından aktif enerji birim satış fiyatı hesaplama yöntemlerinden 1 numaralı yöntem seçilmiş olup bu yöntem;------- olarak imza altına alındığını ve sözleşme süresi boyunca davacıya sözleşmede kararlaştırılan yöntem ne ise ona uygun olarak faturaların tanzim edildiğini, davacının iddialarının dayanaktan yoksun soyut iddialar olduğunu, davacının tüm sözleşmeyi kaşeleyip imzaladığını, kaldı ki, basiretli bir tacir olma yükümlülüğü altındaki davacının, sözleşmedeki sayılı boşlukları doldurmaksızın sözleşmeyi kaşeleyip imzalayacağının düşünülmesinin ticari hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacı tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hükümlerinin genel işlem koşulu olduğu ve sözleşmenin her sayfasının imzalı olmaması nedeniyle hükümsüz olduğunun iddia edildiğini, ilgili iddianın hukuka ve sözleşmenin içeriğine açıkça aykırı olduğunu belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında akdedilen elektrik sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında sözleşmenin akdedildiği, davalı şirket çalışanın % 6 komisyon ücretini % 4,5 çekeceği iddiası ile komisyon ücretinin %10 olarak hile ve desi ile yapıp yapmadığı, şimdilik 10.000,00 TL istemi noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı alıcı şirket ile davalı satıcı elektrik dağım şirketi arasında 05/10/2022 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi ve ekleri hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı, davacının davalı şirket çalışanı tarafından görüşme gerçekleştiği, davacıya bir önceki elektrik dağıtım şirketinden çok daha ucuza elektrik tedarik hizmetinin sağlanacağı, herhangi bir teminat istenilmediği vakitte feshedilebileceği, sözleşmede boş bırakılan kısımlarının doldurulmayacağı, eski sözleşmede %6 olan kar payı miktarının sözleşmenin yenilenmesi ile %4,5 düşürüleceği belirtildiği, ancak kar payının yüzde %10 olarak irade dışı doldurulması sebebiyle zararının tazminini talep ettiği, taraflar arasında sözleşme konusunda bir ihtilafın bulunmadığı, ihtilafın sözleşmenin tarafların iradesinin aksine doldurulup doldurulmadığı, sözleşmede her iki tarafın imzasının bulunduğu, davacının iddia ettiği gibi kar payının %4,5 olacağı şeklinde her iki tarafın imzasını içeren bir protokol olmadığı, davacının basiretli tacir olduğu, sözleşme imzalanır iken belirtilen alanları boş bırakmadan doldurması gerektiği, kural olarak sözleşme kurulurken tüm alanların doldurulması gerektiği veya sonradan doldurulacak kısımlara dair taraflar arasında bir yazılı protokolün bulunması gerektiği, taraflar arasında böyle bir protokolün bulunmadığı, Sözleşmenin ilgili alanlarına boş bırakan sonucuna katlanacağı, davacı ve davalı tarafından sunulan sözleşme ve eklerinde %10 olarak belirlendiği nazara alınarak ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı.03/07/2024