T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/545 Esas
KARAR NO:2024/670
DAVA:Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/11/2020
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE:Davacı vekili, ----müvekkili ----arasındaki hukuki ilişki kapsamında müvekkili şirketin davalı ------hesaplarında veya kayıtlarında 217.485 USD nakit parasının bulunmakta olduğunu, müvekkil şirketin hesabındaki paranın ödenmesine ilişkin olarak davalı ----- yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı --- tarafından verilen ------ numaralı cevabi ihtarnamesinde ise herhangi bir borçlarının olmadığının ifade edildiğini, bunun ardından müvekkili şirket tarafından ticari davalarda dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, ------- numaralı dosyası üzerinden yapılan arabuluculuk görüşmesi neticesinde anlaşmama tutanağının imzalandığını, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından davalı ------ alacaklarının tahsili için huzurdaki davanın açılmasının zorunluluğunun hasıl olduğunu beyan ederek, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkil şirketin davalı ------ nezdindeki hesaplarındaki alacaklarından şimdilik, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden 1.000 USD tutarındaki alacağının, temerrüt tarihinden itibaren USD üzerinden açılan mevduata bankalarca fiilen uygulanan azami yıllık faiz oranlarınca işleyecek faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Davacı şirket ----eski adıyla ----müvekkili ----- imzalandığını,--- ilişkin ----arasında düzenlenen protokole istinaden imzalanan-------- tarafından müvekkili bankaya 5.370.000 USD bedelli kefalet mektubunun düzenlendiğini, müvekkili banka tarafından davacı firmaya kullandırılan kredi gereğince davacı tarafın müvekkili bankaya kredi borcuna istinaden 5.370.000 USD bedelli bono vermekle birlikte --- kaynaklı taahhüt için 96.600 USD blokajının mevcut olduğunu ve taahhüt riskinin devam etmekte olduğunu, bu kredide ayrıca eski unvanı ---------- kefil olduğunu, müvekkili bankanın blokajının, ihracatçının ihracat taahhüdünü yerine getirmemesi olasılığı için almakta olduğunu, davacının taahhüt kapama tarihi, davanın ikame edildiği tarih sonrası olduğunu, ihracatçının, taahhüdünü kapamadığı takdirde, taahhüdün gerçekleştirilmeyen kısmı için ceza kesilmekte olduğunu, bu noktada blokajın tutulmasının hukuki dayanağı olan --------- ilgili maddelerinin olduğunu, davacı tarafın, müvekkili bankaya göndermiş olduğu ihtarname ile müvekkili şirket hesaplarındaki tutarın kendilerine ödenmesini talep ettiğini, ancak müvekkili bankanın, gelen ihtarname üzerine yapmış bulunduğu incelemede, sözleşmenin kefili olan ---------taahhüt riskinin devam etmekte olduğunu ve bu taahhüt riskine karşılık -------- bulunduğunun tespit ettiğini, müvekkili banka tarafından yapılan bu inceleme neticesinde söz konusu tutarların, öncelikle ilgili firmaların halihazırda devam eden taahhüt riskleri nedeniyle blokaj olarak tutulmaya devam edildiğinin anlaşıldığını, neticeten davacı tarafça gönderilen ihtarnameye cevaben ------------- numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, ancak davacının huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davayı açtığını, zira, müvekkili bankanın blokeye aldığı tutar ile müvekkili banka riskini güvenceye almak amacında olduğunu, müvekkili bankanın, davacı firmaya, açıklanan nedenlerle alacak iddiasında bulunduğu tarihte, geçerli ve talep edilebilir nitelikte bir alacağının olmadığı ve bu nedenle müvekkili bankanın davacıya herhangi bir borcunun olmadığının açık olduğunu, bunun yanında müvekkili banka nezdinde taahhüt risklerinin mevcut olmasının, husumetin olmadığı kabul edilse dahi yine de müvekkili bankanın sorumluluğunun doğmayacağını, zira, taahhüt kapama tarihinde taahhütlerin kapatılması veya kapatılmaması durumunda uygulanacak ceza sonrası, bakiye bedelin iadesinin söz konusu olması halinde ise bu defa ------------ yer alan-------herhangi bir alacağı kalmasa dahi, Kurum’un alacağı olduğu sürece, kredi veren nezdinde bulunan, fazlaya ilişkin ve nitelik olarak hukuken ihtilafa sebep olmayacak teminatları, Kurum’un yazılı onayı olmadan serbest bırakmayacaktır.” hükmünden hareketle ve----alacağı mevcut ise ------- yazılı onay istenmesinin gerekeceğini, davacı firmanın taahhüt kapama tarihinde ------ yukarıda ifade edilen hükmü gereği bu teminatlardan müvekkili bankanın riskinden artan bakiyenin iadesi için-------- yazılı onay istenmesi gerekeceği hususları birlikte dikkate alındığında, bu onay alınmadan müvekkili bankanın bir ödeme yapacak olması ihtimalinden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla huzurdaki davanın haksızlığının açıkça ortada olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Dava, müşterisi tarafından banka aleyhine açılan ve banka işlemlerinden kaynaklı alacak davasıdır. Dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ve gösterilen miktar sebebiyle tek hakimli olarak bir süre muhakemesine devam edilmiş olup; bu süreçte mahkeme tarafından önce bankacı bilirkişi ----- rapor alınmış, bilirkişi bu raporunda davacı müşterinin bankadan, bankaca bloke konan mevduatını istemekte haklı olduğunu rapor etmiş; bu rapor üzerine yapılan itirazlar nazara alınarak bilirkişiler ---- ------- bilirkişilerden rapor alınmış, bu bilirkişiler raporlarında davacının 8 farklı banka aracılığı ile davalı nezdinde ----- tarihlerinde ise 17 farklı olarak 7.726.000 EURO ve 2.214.000 USD meblağlı ihracat kredi kullandığı; 17 adet ihracat kredisinde cezalı duruma düştüğü ve taahhüt edilen ihracatın gerçekleştirilemediği, 17 adet kredinin 14 adet krediye ait teminat mektubunun tazmininin bankasına iade edildiği, davacının ihracat taahhüt açığı nedeni ile kambiyo mercilerince tahakkuk ettirilip davalıya yansıtılan bir müeyyide (geri çağrılan vergi ve harçlar) bakiye borcu nedeni ile 17 adet krediden doğan ihracat taahhüdünün 16/11/2020 ihtar tarihi ve 04/11/2021 dava tarihi ve 09/01/2023 tarihli yerinde inceleme tarihi itibari ile kapatılmadığı, ilgili kambiyo mercilerince her an bahse konu kredilerden doğan ihracat taahhüdü müeyyide bedellerinin davalı bankadan talep edilebileceği göz önüne alındığında, davalı bankanın tedbir konulan 17 adet teminat mektubunun 16/11/2020 ihtar tarihi ve 04/11/2021 dava tarihi itibari ile iade etmemekte haklı olduğu, hatta bu mektup bedellerini tanzim edip blokeli bir hesapta da tutma hakkının bulunduğu; o halde davacı dava konusu 17 adet teminat mektubu bedelinden dolayı davalıya borçlu olduğu, açtığı davada da haklı olmadığı rapor edilmiş; Bilahare davacı müvekkilinin bankada bloke altında tutulup ödenmeyen parasının 217,485 USD olduğu, TL karşılığının 5.932.000,00 TL olduğunu belirterek, talebini ıslah etmiş, harcını tamamlamış, dosya heyete gelmiş olup, davacının talebinin bloke edilen 217.485 USD'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek USD cinsi dövize uygulanan azami yıllık faizi ile bankadan tahsiline karar verilmesi şeklinde olduğu belirlenmiştir.
Mahkememiz heyetince sonuç olarak birbirinden çelişkili olan bu 2 rapor ve rapora tarafların aleyhe olan kısımlar yönünden itirazları nazara alınarak 3.bir rapor alınması yoluna gidilmiş, bankacı bilirkişi ----- ve nitelikli hesap uzmanı ---- alınan 01/05/2024 tarihli raporda da '' Davacı ---- davalı ------ kullandığı nakit kredinin; davacının yaptığı ödemeler ile / davacının teminat için blokede tutulan parasından mahsup edilmeksuretiyle / banka avalli poliçelerin tazmini, banka teminat mektuplarının tazmini ------ tazmini ile kapatıldığı,
-Davacı ---- davalı----- kullandığı krediler ile ilgili ihracat taahhütlerin de, verilen süre ve ek süreler için de, ihracatlarının gerçekleştirilerek ilgili belgelerin davalı Banka’ya tevsik edilmesi suretiyle / ihracatı kısmen ya da tamamen gerçekleştirilemeyen taahhütler için; raporumuzun 2 ve 3. maddesinde yazılı ilave faiz, taahhüt cezası, BSMV tutarları ile birlikte ve ayrıca daha önce istisna edilerek ilgili vergi dairesine bildirimleri yapılmış vergiler ile Bankaca alınmamış masraf, komisyon vb. tutarları faiziyle birlikte, dava dışı ------- nezdindeki teminat olarak blokede tutulan parasından tahsil edilerek, ilgili muhasebe hesabı ve/veya kurumlara aktarılarak taahhüdün kapatıldığı,
- Davacı----, davalı--------kullandığı kredinin teminatı olarak ----- tutarındaki paranın blokeye alındığı, blokedeki bu paranın; ----tarihinde davacının davalı bankadan kullandığı----- ödemesine mahsup edildiği, 4.673,18 USD ‘lik kısmının 03.06.2021 tarihinde Türk Lirasına çevrilerek davacının ihracatınıgerçekleştirmediği taahhüt kısmının cezasına mahsup edildiği, 07.05.2021 tarihinde 1.476,76 USD --------kredisinin teminatı olan blokedeki parasından alınarak davacı şirketin blokede bulunan parasına ilave edildiği ve 93.463,58 USD ‘lik kısmının yine 07.05.2021 tarihinde Türk Lirasına çevrilerek davacının ihracatını gerçekleştirmediği taahhüt kısmının cezasına mahsup edildiği, böylece davacının kredisinin teminatı için davalı banka nezdinde blokede tutulan parasının sıfırlandığı ve davacının davalı banka nezdinde herhangi bir alacağı kalmadığı,
- Davacının kefil olduğu, dava dışı ----davalı ----- kullandığı ve/veya ----- aracılığı ile kullandığı nakit kredilerin; geri ödemelerinin yapılması / banka avalli poliçelerin tazmini / banka teminat mektuplarının tazmini / ---- kefaletinin tazmini ile kapatıldığı ve davacının kefil olduğu dava dışı ----davalı -------kullandığı krediler ile ilgili ihracat taahhütlerin de, verilen süre ve ek süreler için de, ihracatlarının gerçekleştirilerek ilgili belgelerin davalı ------ tevsik edilmesi suretiyle / ihracatı kısmen ya da tamamen gerçekleştirilemeyen taahhütler için; raporumuzun 2 ve 3. maddesinde yazılı ilave faiz, taahhüt cezası, ------ birlikte ve ayrıca daha önce istisna edilerek ilgili vergi dairesine bildirimleri yapılmış vergiler ile Bankaca alınmamış masraf, komisyon vb. tutarları faiziyle birlikte, dava dışı ------ nezdindeki blokede tutulan parasından tahsil edilerek, ilgili muhasebe hesabı ve/veya kurumlara aktarılarak taahhüdün kapatıldığı,
-Sonuç olarak; davacı---- davalı -----asaleten veya kefaleten herhangi bir borcunun ve davacının davalı banka nezdinde teminat olarak tutulan bir parasının kalmadığı, bu sebeple davacının alacak talebinde bulunmasının yerinde olmadığı,
- Davacının, -------- Taahhütnamesinde açıkça belirtildiğinden; davalının, nakit teminatlar alınabileceğinin, Banka’nın Müşteri’den alacağı ve riski bulunduğu sürece; Müşteri’nin teminatların kısmen de olsa geri verilmesi isteğini kabul edip etmemekte serbest olduğunun, Müşteri’nin taahhüt yükümlülüğü ve yerine getirmediğinde uygulanacak müeyyideler ile kredi türleri bakımından üstlendiği yükümlülüklerin bilincinde olduğu,
- Davalı ---------, dava konusu 5.370.000 USD tutarındaki krediyi kullandırma tarihi olan 15.05.2017 tarihi itibariyle, davacı şirketin ihracat taahhütleri sebebiyle, ilgili yasa, tebliğler ve protokoller gereğince kendisine rücu edilecek tutarlar, taahhüt cezaları, ilave faizler ve uygulanan istisnaların geri alınması, vergilerin tahsil edilerek ilgili vergi dairesine gönderilmesi vb. sebeplerden dolayı yükümlülüklerinin ve riskinin bulunduğu, davalı-------- uyarınca, davacının parasını, bu yükümlülükleri ve risklerine karşı bloke hesapta teminat olarak tutabileceği,
- Hazine Kefaletlerine İlişkin ------arasında Düzenlenen --------- başlıklı 5.2. maddesinde,
“(2.) Kredi Veren, yararlanıcının Kurumun kefaleti ile kullandığı kredi dahil kredilerini ödeyemeyeceğinin anlaşılması nedeniyle kredi alacaklarının tasfiyesini sağlamak üzere Kurumun kefaleti ile kullandırdığı krediler dışındaki kredileri için nezdinde tesis etmiş olduğu ve nitelik olarak hukuken ihtilafa sebep olmayacak teminatlar üzerinden idari ya da kanuni takip neticesinde elde ettiği tahsilatlardan kendi alacağını tamamen tahsil ettikten sonra, Kurumun kefaleti ile kullandırdığı krediden alacak kalması halinde kalan tahsilat tutarlarını tazmin aşamasından önce krediye mahsup eder, tazmin aşamasından sonra Kuruma gönderir.”,
“(3.) Kredi Verenin yararlanıcıdan herhangi bir alacağı kalmasa dahi Kurumun alacağı olduğu sürece Kredi Veren nezdinde bulunan fazlaya ilişkin ve nitelik olarak hukuken ihtilafa sebep olmayacak teminatları Kurumun yazılı onayı olmadan serbest bırakmayacaktır.” hükümleri bulunduğundan, davalı ----aynı zamanda----- de yükümlüğünün bulunduğu, ancak davacının buna “sözleşmenin tarafı olmayan bir kişiye o sözleşme hükümlerinin dayatılmasının hukuken mümkün olmadığı” yönünde itirazının olduğu, ancak davacının davalı banka nezdinde bir alacağı kalmadığından artık bunun da bir öneminin bulunmadığı''Rapor edilmiştir.Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı şirketin davalı bankanın müşterisi olduğu, yukarıda izah edilen işlemlerden dolayı mevduat hesabına bloke konduğu, 217.485,00 USD'nin blokeli hesapta haksız yere tutulduğu iddia edilerek bu bedelin faizi ile birlikte tahsilinin istendiği; ancak bankanın koymuş bulunduğu blokenin bankacılık mevzuatına ve uygulamalarına uygun olduğu; haksız olmadığı davacının ihracat taahhüt açığı nedeniyle davacının davalıya çektiği ihtar ve dava tarihinde kapatılmadığı gibi her an bahse konu kredilerden doğan ''ihracat taahhütlü müeyyide bedellerinin'' davalı bankadan talep edilebileceği; bu nedenle davalı bankanın davacı hesabına bloke koymasının haksız olmadığı mahkememizce kabul edilmiş bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN REDDİNE,
Ret harcı maktu olduğundan, 101.449,65 TL olarak yatırılan ve tamamlanan karar harcından maktu ret harcının mahsubu ile bakiye 101.022,05 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
Tamamı davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasıa, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Dava açılmadan önce gidilen arabuluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 363.320,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı bankaya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 11/07/2024