T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/177 Esas
KARAR NO: 2024/487
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:03/06/2020
KARAR TARİHİ:22/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin uluslararası taşımacılık şirketi olduğunu, borçlu şirketin mallarını --------- taşıdığını, davalının müvekkiline ait 7 adet faturayı vadeleri gelmesine rağmen ödemediğini, müvekkili ile davalı şirket arasında ------- cari hesap ekstresinin bulunduğunu, Davalı şirketin müvekkili şirkete olan fatura bedellerini vadesi gelmesine rağmen ödemediğini, Davalı şirket faturaların vade tarihleri geldiinde EURO'nun yükseldiğini, bu sebeple ödeme yapmayacaklarını bildirdiklerini, borçlu şirketin ödeme yapmak istemediğini, önceki aylara karşılık yapılan Euro ödemelerinin faturalardaki TL karşılığını baz alıp, ileri tarihli faturaları ödememekte direnmiş son faturaların hiç birini ödemediğini, davalı şirketin yetkililerinin bu davranışı basiretli tacir ilkesine aykırı olduğunu, borçlarını ödemeyip temerrüde düşen davacı şirket aleyhine tarafımızca ------ dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve borçlu şirketin itiraz ederek takibi durdurduğunu, hukuken zorunluluk olduğundan dolayı müvekkili şirketin de Euro bedellerin TL karşılığını faturalarda belirttiğini, müvekkili şirketin euro üzerinden taşımacılık işlemlerini yaparak, bugüne değin hiç bir ödemeyi borçlu şirketten Türk lirası olarak almadığını, borçlu şirketin yaptığı itirazın haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli bir itiraz olduğunu, düzenlenen cari hesap ekstresinde de fatura bedellerinin ödemediğinin görülebileceğini, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalının itirazında kötü niyetli olduğunu, bu nedenle %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, her bir fatura alacağına vade tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasını, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın faturaların ödenmediğini, vade tarihleri geldiğinde Euro'nun yükseldiğini ve bu sebeple müvekkilimizin ödeme yapmayacağını beyan ederek ödeme yapmak konusunda direndiğini iddia ettiğini, cari kayıtlarda yer aldığı üzere müvekkilinin davaya konu edilen faturaların tamamını ödediğini, davacı tarafın müvekkiline yapmış olduğu fatura ödemelerini kendice kur farkı olarak kabul etmek sureti ile faturaların ödenmediğini iddiasında bulunduğunu, Müvekkili ile davacı taraf arasında yapılan taşıma sözleşmesinin Özel şartlar kısmının 14. Maddesinde ; "navlun bedelinin ilgili fatura üzerinde yazılı -------- ödeneceği "kararlaştırılmış olduğu, sözleşmeyi davacı tarafından daimzalandığını, nitekim taşımaların söz konusu sözleşmelerin hükümleri kapsamında ifa edildiğini, Nitekim ilgi 14. Maddeye istinaden davacı tarafından kesilen fatura bedelleri, fatura üzerinde yazılı olan -------kuru üzerinden ödendiğini, mevcut durumun ticari kayıtlar ile sabit olduğunu, fakat davacının kendi kayıtların da fatura tarihinde ki kurdan değil , ödeme tarihinde ki kur üzerinden tutmuş olduklarından kendilerince fark çıkardığını, belirtilen nedenlerle davacının ödenmediğini iddia ettiği tüm faturaların karşılıklarının ödendiğinin defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, kötüniyet tazminatı talepleri ile davacının tüm fatura bedellerini tahsil ettiğini ve hatta ki avans olarak ödenen fazla ödeme ticari kayıtlarla sabit olduğundan, müvekkili aleyhinde haksız olarak yapılan takip ve açılan iş bu dava dolayısıyla davacı aleyhinde %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan karşı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı ile devam eden taşıma iş/ işlemleri nedeni ile yapmış olduğu ödemelerde cari kaydında 9.140,21-TL alacaklı duruma geçtiğini, davacı /karşı davalı tarafın her ne kadar ödenmeyen faturalara dayalı olarak alacak iddiası ile dava açmış olduğunu, tüm faturaların yapılan ödemelerin ve ödemeler neticesinde müvekkilinin alacaklı durumuna geçmiş olduğunun delil niteliğine haiz ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkilinin defter kayıtları ile sabit olan mevcut durum nedeni ile davacı / karşı davalıya gönderdiği ------- yevmiye numaralı ihtar ile ödeme talebinde bulunulduğunu , davalı tarafından ödeme yapılmadığını ve cevap verilmemiş olduğundan iş bu karşı dava ile talepte bulunduklarını, davacı/ karşı davalıdan olan alacaklarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin karşı davaya karşı cevaba cevap dilekçesi; Davalı ------------ karşı dava açmış olduğunu, davanın esas ve usulden reddinin gerekmekte olduğunu, ticari davada ki talep konusu bir miktar paranın ödenmesi ise, TTK kapsamında karşı dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu olduğunu, davalının arabulucuya başvurmadan karşı dava açmış olduğunu, öncelikle usulen davanın reddini karar verilmesinin gerekeceğini, Davalı-karşı davacı şirketin, taşıma hizmetine istinaden düzenlediği tüm faturaları ödediğini hatta avans olarak ödediği fazladan ödemeler nedeni ile cari kayıtlarında 9.140,00-TL alacaklı duruma geçtiğini iddia ettiğini, dava dilekçemizde de beyan ettikleri, davalı şirkete kesilen faturaların vade tarihleri geldiğinde EURO'nun yükseldiğini, bu sebeple ödeme yapmayacaklarını bildirildiğini, davalı şirketin ödeme yapmak istemediğini, önceki aylara karşılık yapılan Euro ödemelerinin faturalardaki TL karşılığını baz aldığını ve ileri tarihli faturaları ödememekte direndiğini, son faturaların hiç birini ödemediğini, davalı şirketin düzenlendiği taşıma sözleşmesine istinaden, kesilen fatura bedellerini, fatura üzerinde yazılı olan-------- üzerinden ödendiğini iddia ettiğini, davalı şirket hiç bir zaman müvekkili şirkete türk lirası ile ödeme yapmadığını, --------- tüm gelir ve giderler euro ile yapılmakta olduğunu, taşıma sözleşmesine eklenen bu maddenin herhangi bir hükmü uygulamada olmadığını ve davalı şirket tarafından art niyetli olarak dava sürecinde ileri sürülmüş olduğunu, TMK m.2 uyarınca, ''herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' hakkın kötüye kullanılmasının yaptırımı, hukuk düzeninin herhangi bir hakkın objektif iyi niyet kurallarına aykırı olarak kullanılmasını korumamasıdır, borçlu şirketin taşıma sözleşmesini öne sürerek yaptığı itiraz haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli bir itiraz olduğunu, düzenlenen cari hesap ekstresine bakıldığında fatura bedellerinin ödenmediğini, bugüne değin 'Euro' dışında ödeme yapılmadığını, fatura üzerinde yazılı olan -------- üzerinden ödendiği iddiasının yersiz olduğunu, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, Karşı davanın arabulucuya başvurulmadığından esas ve usulen reddini, Davalı-Karşı davacı şirketin, karşı davasında kötü niyetli olması sebebiyle %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, haksız açılan karşı davanın reddiyle yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ------ esas sayılı dosya aslı, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ------ esas sayılı dosyasınınincelenemesinde; 13.692,63 Euro karşılığı 6*35=86.948,20 TL harca esas değer tutarındaki toplam alacağın takip
tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden Euro alacak için işleyecek yıllık % 9 yasal faiz ve değişen oranlardaki faizi ile icra gideri, vek ücr ile
birlikte tahsili emridir. Örnek 7 olarak düzenlenen İlamsız Takipte Ödeme Emrinin davalıya 05.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği, Davalı tarafından 07.08.2019 tarihinde borca (borcunun olmadığı), faiz ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davacı ve davalı arasında uluslararası taşımacılık yapıldığı hususunda uyuşmazlık olmadığı; uyuşmazlığın davacı tarafından taşımadan kaynaklı düzenlenen 7 adet faturanın ödenmemesinden kaynaklı davalı aleyhine başlatılan ------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptaline yönelik olduğu görüldü, ve %20 icra inkar talebine ve davalı- karşı davacı tarafından iş faturalara ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığına, davalının cari kayıtlarına göre fazla yapıldığı iddia edilen 9.140,00 TL alacağın davacı-karşı davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığına yönelik olduğu görüldü. Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde taşıma konusunda uzman bilirkişi ile Mali Müşavir bilirkişi heyetinden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişiler raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada taşıma konusunda uzman bilirkişi ile Mali Müşavir bilirkişiden alınan mübrez bilirkişi raporunda özetle; Sayın Mahkemenin bilirkişi heyet görevlendirme kararı doğrultusunda, dava dosyasına mübrez deliller ve taraflara ait kayıt ve belgeler üzerinde yapılan ve detayları yukarıda verilen inceleme ve değerlendirme sonucunda, takdiri tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı şirketin 2018 yılı yasal defterlerinin sahibi lehine delil olduğunun
değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalı şirketin 2018 ve 2019 yılları yasal defterlerinin sahibi lehine delil olduğunun değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı şirketin davalı şirkete 25.07.2019 TAKİP tarihi itibariyle 9.159,74 TL BORÇLU olduğu, dava konusu yapılan faturaların tamamının davalı şirket tarafından ödendiği, bu rakamın davalı şirket yasal defterlerinde 9.140,22 TL ALACAKLI olarak gözüktüğü, aradaki (9.159,74-9.140,22=19,52) 19,52 TL lik farkın dava konusu olan dönemle bir ilgisinin var olmadığı, davacının yasal defterlerine işlediği 31.12.2018 tarihli Kur Farkı
açıklamasıyla yapılan kaydın sadece hesap kapatmak için yapılmış bir kayıt olduğundan ve
taraflar arasında var olan kiralık taşıma sözleşmesinin 14.maddesine göre de geçerliliğinin var olmadığı, Dolayısıyla esas dava yönünden davacı şirketin davalı şirketten herhangi bir alacağının var olmadığı, karşı dava yönünden talebe bağlılık gereği davalı şirketin davacı şirketten 9.140,22 TL ALACAKLI olduğunundeğerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Taraflar arasında var olan 25.07.2018 Tarihli Kiralık Taşıma Sözleşmesinin 14.maddesinin
“Navlun bedeli, ilgili fatura üzerinde yazılı---- döviz kurundan ödenecektir.” Yazılı olduğu ve faturaların ve yapılan ödemelerin bu maddeye istinaden yapıldığının görüldüğü, Davalının faiz talebi değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu , İcra takibinin davalıya 05.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının 07.08.2019 tarihinde borca yasal süresi içinde itiraz ettiği, Bu bir Uluslararası taşıma olduğundan ------ tabidir. Dolayısıyla taşıma için yapılan şartlara uyulup uyulmadığı ancak CMR’ ye bakılarak tespit edilebilir. Dava dosyasında
dava konusu ile ilgili CMR veya başka bir belgeye rastlanılmadığından şartlara uyulup uyulmadığı tespit edilememiştir. Doğrultusundaki görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizin 14/12/2021 tarihli duruşma ara kararı ile; Dosyanın ek rapor için önceki bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.Dosyada mübrez ek raporda özetle; Sayın Mahkemenin bilirkişi heyet görevlendirme kararı doğrultusunda, detayları yukarıda verilen inceleme ve değerlendirme sonucunda, takdiri tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 14.02.2022 tarihinde davacı (karşı davalı) şirket merkezinde yapılan incelemede Euro
bazında cari hesap dökümü sunulduğu, bu cari hesap dökümüne göre davacı (karşı davalının)
davalı (karşı davacıdan) 31.12.2018 tarihi itibariyle 12.460 Euro alacaklı olduğunun gözüktüğü, fakat yasal defter ve kayıtlara göre 31.12.2018 tarihi itibariyle bakiyenin =0= TL olarak gözüktüğünün değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Kur farkı konusunun çok önemli ve uzmanlık isteyen bir konu olması nedeniyle ve heyetteki üyelerin sadece mali müşavir ve karayolu taşıma uzmanı olduklarından bu heyet dışında
hukukçu-akit uzmanı ve Vergi Usul Kanunu uzmanından oluşan yeni bir heyet oluşturulmasının değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Doğrultusundaki görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizin 15/02/2023 tarihli duruşmasında verilen ara karar uyarınca; Dosyaya hukukçu-akit uzmanı ve Vergi usul kanunu uzmanından oluşan bilirkişilerin eklenerek, önceki bilirkişiler ile heyet oluşturulmak suretiyle yeniden rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Dosyada alınan heyet raporunda özetle; Sayın Mahkeme’nin görev tevdi eden ara kararı uyarınca, yapılan inceleme sonunda; Yukarıda inceleme başlığı altında (2) sayılı bentte saptanan uyuşmazlık konusunun, bağlandığı teorik sorun (3) sayılı bentte tanıtılarak, itirazın iptaline ilişkin takip dosyasındaki alacak kalemleri somut olay özelinde (4) sayılı bentte yapılan incelemesi sonunda, İtirazın iptaline ilişkin takip dosyasındaki asıl alacak miktarının 12.460,00 Euro olduğu; (Talep 12.540,00 Euro) Yukarıda inceleme başlığı altında (4/D) sayılı bentte açıklanan gerekçelerle, davacının takibinde birikmiş faiz talebi mevcut ise de, talep koşullarının gerçekleşmediği; (Talep: 1.152,63 Euro), Davacının takibinde asıl alacağına % 9 yasal faiz yürütülmesini istemiş ise de,
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Yabancı para borcunda faiz”
başlığını taşıyan 4/a maddesi uyarınca yabancı para borcunun faizinde ----- o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasını isteyebileceği; Asıl davada varılan sonuç kapsamında, davalı/karşı davacının, karşı davasına konu yaptığı 9.140,00 TL bakiye alacak miktarının oluşmadığı; Tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birliktedeğerlendirildiğinde; davacı şirketin uluslararası taşımacılık şirketi olup, davalı emtialarını --------- taşıdığı, davalının yedi adet faturayı vadesi gelmesine rağmen ödemediği, tarafların euro üzerinden ödeme yapılması hususunda anlaşmasına rağmen davalının kurun yükselmesini gerekçe göstererek ödeme yapmadığı iddiası ile davalı aleyhine takip başlatıldığı, davalının borca, faize ve takibe itirazı sebebi ile eldeki davanın açıldığı, davalının ise takibe konu fatura bedellerini ödediği ve bu sebeple borcunun bulunmadığı savunmasını yaptığı, aynı dosyada karşı dava olarak alacak davasının açıldığı görülmüştür. Eldeki davada çözülmesi gereken husus, taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamında düzenlenen yabancı para cinsinden faturaların fatura tarihindeki kur üzerinden mi yoksa fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının mı ödenmesi gerektiği hususudur. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının üzerinde inceleme yapılması hususunda mahkememizce karar verilmiş, dosyada kök ve ek raporlar aldırılmıştır. Mahkememizce aldırılan 13/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "...A) Yabancı para faturalarında Türk parası karşılığının gösterilmesini mevzuattan kaynaklı olduğu; fatura üzerindeki kur üzerinden ödeme yapılacağını kararlaştırılması halinde bu durumun mümkün bulunduğu; böyle bir kararlaştırma olmaması halinde, yukarıda teorik bölümünde açıklandığı üzere alacaklının seçimlik hakkının söz konusu olduğu; davalının dosyaya ibraz ettiği 25 Temmuz 2018 tarihli kiralık taşıma sözleşmesinin 14. Maddesinde navlun bedelinin fatura üzerinde yazılı -------- ödeneceği hükmü bulunduğu; ancak davacının belge altındaki imzaya karşı çıktığı; varsayım olarak davacıya ait olduğu kabul edilse bile, sadece bu taşımaya konu fatura için kararlaştırma kabul edilebileceği diğer faturalar yönünden bu yönde kararlaştırma bulunduğunun dosyaya yansımadığı; Davacı icra takibine 22 Haziran 2018 ile 26 temmuz 2018 tarihleri arasındaki 8 adet toplamı 12.540 Euro olan faturaları konu yaptığı; B) Kök bilirkişi raporunu ekinde dosyaya sunulu faturalardan sonra başlayan 30 Temmuz 2018 ile 5 Ekim 2018 tarihleri arasında ki 12 adet havalenin yabancı para cinsinden gerçekleştiği toplam tutarına 34.900,00 Euro olduğu; Görüldüğü üzere istenenden fazla ödeme vapıldığı: bunun sebebini ise taraflar arasında yıllara tarihi ticari ilişki bulunduğu; dolayısıyla faturalardan hareketle sonuç rapor alamayacağı cari hesabın bütünün dikkate alınarak inceleme yapılması gerektiği; Kök bilirkişi raporunu ekinde dosyaya sunulu dekontların (davalı ödemelerinin) tamamının faturadaki yabancı parayla aynı olduğu; bir başka anlatımla, Euro cinsinden havale/ödeme yapıldığı, C) Taraf defterleri arasında uyumsuzluk olup olmadığını incelenmesinde; Davacının son faturasından sonra, davalının 30 Temmuz 2018 tarihinden itibaren yaptığı ödemelerin aşağıdaki tabloda gösterildiği; bu tarih öncesinde kök raporun 4.sayfasında davacı defterlerinde 30 Temmuz 2018 öncesindeki 26 Temmuz 2018 tarihli fatura dikkate alındığında TL bazında 220.524,57 TL davalının borçlu olduğu; kök raporun 8 sayfasında davalı defterinde de, 26 temmuz 2018 tarihli son fatura dikkate alındığında 220.544,09 TL (davalının) borçlu bulunduğu; aradaki yaklaşık 20 TL'nin ihmal edildiği; binnetice TL bazında taraf ticari defterleri arasında uyumsuzluk bulunmadığı; Bir başka anlatımla, faturalar ve ödemeler arası açısından 26 Temmuz 2018 tarihi itibariyle TL bazında İhtilaf bulunmadığı; bakiye borcun TL bazında 220.524,57 TL olduğu; Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında ilişkinin yabancı para borcu olarak değerlendirildiği; TL bazlı mutabık bulunan bakiye karşılığının yabancı para (Euro) cinsinden cari hesapta 26 Temmuz 2018 borç bakiyesinin ise 47.360,00 Euro olduğu;Davalının dosyaya ibraz ettiği, 26 Temmuz 2018 tarihindeki sonraki ödemelerin (bu tarihten sonra fatura bulunmadığı) yukarıdaki tabloda gösterildiği üzere 34.900,00 Euro olmasına göre davacının bakiye alacak tutarı ( 47.360,00 Euro - 34.900,00 Euro -) 12.460,00 Euro olduğu; (Takipteki talep 12.540,00 Euro) D) Davacının takibinde, 1.152,63 Euro birikmiş faiz talebi bulunduğu; 6098 sayılı Borçlar Kanununun 117. maddesinde, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinin hükme bağlandığı; temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılmasıyla gerçekleşeceği; hal böyle olunca, takip öncesine keşide edilen ihtar bulunduğu dosyaya yansımadığından, takipteki birikmiş faiz talebine iştirak edilmediği..." tespiti yapılmıştır. Ticari defter ve kayıtlar ile bilirkişi raporundaki tespitlerin birbiri ile uyumlu olduğu, raporun objektif, açık ve denetime uygun olması nedeni ile mahkememizce hükme alındığı, taraflar arası anlaşma ve işin gereği davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 12.460,00 Euro alacaklı bulunduğu, takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının takip öncesi faiz talep edemeyeceği gerekçeleri ile asıl davanın kısmen kabulü ile davalının------------Sayılı icra dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 12.460,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden sonra 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Yabancı para borcunda faiz” başlığını taşıyan 4/a maddesi uyarınca yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, harç, yargılama gideri orantılaması ve vekalet ücreti ise Euronun dava tarihindeki TL karşılığı -----hesaplanmak üzere hüküm oluşturulmuştur.Asıl davada, davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı dikkate alınarak alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı (1 Euro -6,35 TL) üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.Karşı dava, alacak davası olarak açılmış ancak dava açılırken arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden karşı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Asıl Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının ---------- icra dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 12.460,00 Euro üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden sonra 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Yabancı para borcunda faiz” başlığını taşıyan 4/a maddesi uyarınca yabancı para borcunun faizinde ------ o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacak olan 12.460,00 Euronun takip tarihindeki TL karşılığı olan 79.121,00 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karşı davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine,
4-Asıl davada, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 6.434,59 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 1.484,96 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.949,63 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Asıl davada, Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile 1.484,96 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.539,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Asıl davada, Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak 1.201,17 TL'sinin davalıdan, 118,82 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Asıl davada, Davacı tarafından yapılan 4.600 TL, bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 168,90 TL olmak üzere toplam 4.768,90 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 4.339,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Asıl davada, Davalı tarafınca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Asıl davada, Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden 17,900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Asıl davada, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar yönünden 9.318,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Karşı davada; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 157,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 270,60 TL harcın karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
12-Karşı davada; karşı dava davacısı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
13-Karşı davada, davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
14-Karşı davada, davalı ------- vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.140,00 TL vekalet ücretinin karşı dava davacısından alınarak karşı dava davalısı ---------- verilmesine,
11-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 22/05/2024