T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/489 Esas
KARAR NO: 2024/708
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ: 01/08/2019
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili, davalı bankanın --------- tarihleri arasında hizmet verdiğini; 5763 sayılı Yasa'nın 24. maddesi ile borçlarını -------- zamanında ödeyen işveren için 5 puanlık işveren hissesi sigorta primi indirim teşvikini yasalaştığı ve 01.10.2018 tarihinden itibaren uygulanmaya başlandığını; 5510 sayılı Yasanın 81. Maddesini (1) bendi ile bu kanunun 4.maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddenin 1 fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazine tarafından karşılanacağı yönünde düzenleme yapıldığını; taraflar arasında imzalanan 1 Temmuz 2016 tarihli sözleşmenin 6.4, 6.5 ve 6.6 maddesi hükümlerini kanunun açık metnine ve gerekçesine aykırı olduğunu; sözleşmedeki düzenlemenin genel işlem şart niteliği nedeniyle dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu; yüksek yargı uygulaması ile de------ hakkedişten kesilemeyeceği ve yüklenicinin yararlandırılması yönünde olduğundan bahisle 963.920 97 TL'lik alacağın arabuluculuk son tutanak tanzim tarihi olan 07.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili, davacı taraf ile aralarındaki sözleşmeler incelendiğinde tamamında %5 prim indirimine ilişkin hükümler olduğunu; sözleşme bedelinin tarafların serbest iradesi ile bu şekilde belirlendiğini; davacının %5 prim indirimi yapılmış şekilde hesaplama ile bu şekilde teklif verdiğini; teklifi üzerinden de sözleşme bedeli belirlenerek imzalandığını; yine davacının düzenlediği faturalar incelendiğinde fatura bedelinin tam olarak davacıya ödendiği, hakedişinden kesinti yapılmadığı, eksik ödeme bulunmadığını; davacının ------- tarihli fiyat teklifinde, tüm giderler dahil bir işçi için net ----teklif verdiğini; -------- tarihli sözleşmelerin 3.5. maddesinde "Firmaya hakkediş ödenirken 3510 sayılı kanun gereği brüt asgari ücret payından 965 indirim yapacaktır.” şeklinde açıkça hüküm bulunduğunu; 3.4 maddesinin devamında yer alan düzenlemede "İşbu sözleşme tarihinden sonra ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmesi gereken tutarlarda bir indirim yapılması ve/veya ödenmesi gereken tutarın bir kısmına veya tamamına istisna getirilmesi veya bir kısmının devletçe karşılanmasının öngörülmesi ve dolayısyla da her işçi bazında Yüklenicinin ilgili kurum ve kuruluşlara ödeyeceği rakamda eksilme olması halinde, ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmek zorunda olmayan tutarlar, hakediş tutarından indirilecektir. Yasal mevzuatta yapılan düzenlemeler gereğince işçi maliyetlerinde azalma olması nedeniyle Firmaya eksik ödenecek hak edişten dolayı firma, Vakıfbank'tan herhangi bir hak ve alacak talep etmeyecektir" hükmüne yer verildiğini; davacıya eksik bir ödeme yapılmadığını, fatura bedeli ne ise o bedelin davacıya eksiksiz ödendiğini; davacının hakedişinden bir kesinti yapılmadığını; 5510 sayılı Kanun 12. maddenin 6. fıkrasına göre müvekkili -------- müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu; ayrıca müvekkili Banka'nın davacının prim indiriminden yararlanmasını engellemediğinin, sonuçta prim indirimi parasal bir durum olup taraflar söz konusu parasal durumu sözleşme bedelinin belirlenmesinde dikkate aldığını; tarafların tacir olduğunu; Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki bir sözleşmenin bedele ilişkin hükümlerinin evleviyetle haksız şart/genel işlem koşulu denetimi tabi olmadığını; ---- sözleşmede %5 prim indirimine ilişkin açık hüküm olması halinde davanın reddi gerektiğine ilişkin yerleşik uygulaması bulunduğundan bahisle yerine olmayan davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 5510 sayılı yasanın 81.maddesi gereğince davalı tarafından davacının hak edişinden %5 oranında yaptığı kesintinin haksız olduğu iddiası ile açılan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki akdi ilişki ihtilafsız olup, davalı her ne kadar zaman aşımı definde bulunmuş ise de; sözleşmeden kaynaklı alacaklarda zaman aşımı 10 yıl olmasından dolayı ve aynı konudaki ------ hükmünde de zaman aşımının 10 yıl olarak vurgulandığı nazara alınarak davalının zaman aşımı defi reddedilmiş, yargılamanın esasına girilmiştir.Konu ile ilgili taraf delilleri toplanmış olup, 2019 yılının ilk 3 ayına ait hakediş cetvelleri getirtilmiş, kesinti miktarını gösteren tüm belgeler toplanmış; konusunda uzman hesap bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişi raporu mahkememizce denetlenmiş ve bu haliyle sonuca varılmıştır.5510 sayılı yasanın 5763 sayılı kanunla değişik 8/1 maddesinde :''Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde ----- vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, --- prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır'' hükmü bulunmaktadır.Davalı banka 6219 sayılı Bankalar Kanununa tabi olup 4734 sayılı yasaya ve 4603 sayılı yasaya tabi değildir.Bilirkişi raporunda da vurgulandığı gibi 01/05/2011 tarihinden öncesini kapsayan sözleşmelerde (taraflar arasındaki) %5 teşvik indirimi konusunda özel bir düzenleme yoktur. Bu nedenle 01/05/2011 öncesi yönünden %5 teşvik indirimi davacı tarafından davalıya toplam 91.069,20 TL olarak fatura edilip bu bedelin tahsil edilmediği yönünde bir davacı iddiasının bulunmadığı, davalı banka tarafından da sunulan listelerde bu bedelin ödendiği belirtildiğinden davacının 01/05/2011 tarihi öncesinden dolayı bir alacağının bulunmadığı; 01/05/2011 tarihinin sonrasını kapsayan taraflar arasındaki sözleşmenin ----- tarihinde başlayan sözleşmenin----- ihtilafa konu teşvik sebebiyle davacının, davalıdan talepte bulunmayacağının açıkça kararlaştırılmış olduğu; ---- tarihli teklif maliyetinde yer almasına ve davacıdan da bu yönde davalı tarafından hak edişinde kesinti yapıldığından akit serbestisi içinde kalan bu kararlaştırmanın artık geçerli olduğu, bu nedenle davacının 01/05/2011 tarihinden sonraki talebinin de yerinde olmadığı; esasen %5 teşvik düzenlemesinin yasa ile verilen bir haktan çok süresinde vergi beyannamesi verenler için bir ödül niteliğindeki düzenleme olduğu, bu nedenle aksinin sözleşme ile tarafların kararlaştırabilecekleri nazara alınarak mahkememizce davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN REDDİNE,
Dava açılırken alınan 16.461,37 TL nispi karar harcından maktu ret harcının mahsubu ile bakiye 16.033,77 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dava açılmadan önce gidilen arabuluculuk gideri olarak 1.320,00 TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 136.031,20 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair karar, huzurdaki davalı vekilinin ve telefon ile bağlantı kurulan davacı vekilinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 12/09/2024