T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/99
KARAR NO: 2025/752
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)
DAVA TARİHİ: 11/12/2024
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
Mahkememizde görülen 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 14/04/2022 tarihinde ithalat yaparak ----- şirketinden malzeme satın aldığını, ödeme işlemini yine aynı tarihte davalının ------ Şube Müdürlüğü aracılığı ile gerçekleştirdiğini, ancak müvekkili şirketin ilgili şubeden ithalat döviz transferi gerçekleştirdiğini düşünürken sonradan Swift raporunu alınca olandırıldığını fark ettiğini, ödemenin yapıldığı banka olan davalı --- Şube Müdürlüğünün ödeme yapılan hesaba ilişkin ekte ---- proforma faturası olmasına rağmen ödemenin ------ bulunan müvekkili şirketin hiçbir ilgisi, ticari ilişkisi veya dahilinin bulunmadığı bir IBAN numarasına gönderdiğini, basiretli bir tacir ve güven kurumu olarak bu konuda gerekli bilgilendirme veya uyarıyı yapmadığını, müvekkilinin 8.946 Euro zarar uğradığını beyanla 8.946 Euro'nun bankalarca Euro bazında mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın SWIFT talimatını faks ile müvekkili bankaya iletmiş olduğunu, müvekkili banka SWIFT talimatı uyarınca, talimattaki gibi işlem yaptığını, Davacı yanın dava dilekçesi incelendiğinde, davacı tarafın belirttiği alıcıya swift işleminin yapıldığı ancak maruz kaldıkları dolandırıcılık sebebiyle swıft işlemi için bildirdikleri hesabın dolandırıcılara ait olduğunu fark ettikleri iddia edildiğini, bir zarar var ise buna davacı yan kendi kusuru ile sebep olduğunu ve söz konusu işlemlerde müvekkili bankanın bir kusuru bulunmadığının açık olduğunu, davacının davasını iddia edilen dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren kişilere yöneltmesinin gerektiğini, bilindiği üzere, bir davada davalı olabilmek için pasif husumet ehliyetine sahip olmak gerekeceğini, pasif husumet ehliyete bulunmayan kişiye davada husumetin yönetilemeyeceğini, aksi durumda davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini, Dava konusu peşin İthalat transfer işlemi müşterinin talimatı ve sunduğu proforma faturada belirtilen alıcının hesap numarası (IBAN) dikkate alınarak 14.04.2022 tarihinde gerçekleştirildiğini, müvekkili bankanın davacı yanın talimatları doğrultusunda işlem tesis ettiği gözetildiğinde yapılan işlemlerde müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığının açık olduğunu, dava konusu işlemde tamamen müşteri talimatına uygun davranılmış olduğunu, sürekli iş ilişkisinde olan alıcı ve satıcı firmalardan birinin hesap numarası değişikliği olması durumunda bu değişikliğin ve değişiklik bildiriminin gerçekliğinin teyit edilmesi tarafların sorumluluğunda olduğunu, dava konusu işlemde müvekkili bankanın bir kusur ve ihmali bulunmamakla beraber dolandırıldığı şüphesi ile müvekkili bankaya başvuran müşteri ile iş birliği yapılarak Muhabir Banka ile yazışmalar gerçekleştirmiş olduğunu, müşteriye bilgi ve belge paylaşımında bulunulduğunu, müvekkili banka davacı tarafın talimatlarına uygun şekilde işlem gerçekleştirmiş olduğunu, davacı yanın iddia ettiği zararın (var ise) oluşmasında bir kusuru bulunmadığını, davacının davasını dolandırıldığını iddia ettiği 3. Şahıslara yöneltmesi gerekirken müvekkiline husumet yöneltmiş olduğunu, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerekmekte olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, aksine davacı tarafın kendi kusuru ile iddia ettiği zararın oluşmasına sebep olduğu dikkate alınarak, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, banka müzekkere cevabı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının davalı banka aracılığı ile gerçekleştirdiği işlemler nedeni ile uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;Uyuşmazlığın, davacı ----- Şirketi’nin davadışı şirketten aldığı ürünler nedeni ile ödemenin başka bir yere gitmesi olayında, 14.04.2022 tarihinde Türkiye ---- Bankası’nın ------ Bankası Şube Müdürlüğü aracılığı ile gerçekleştirdiği işlemler nedeni ile davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı, meydana gelen zarardan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. TBK'nın 386. maddesi uyarınca, ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. TBK'nın 570. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.Usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Hesap sahibinin zararın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır. (Yargıtay -----. HD'nin --- sayılı,10/01/2018 tarihli ilamı).
İnternet ve mobil bankacılık sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde, sorumluluktan kurtulabilir.İnternet bankacılığını müşterilerine özendiren bankaların, kendilerine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince; internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapıyı sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır. İnternet bankacılığı ile yapılan işlemlerde şubede yapılan işlemler gibi mevduat, bankanın kontrol ve sorumluluğundadır.
Tüm dosya kapsamı ve deliler birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin 14/04/2022 tarihinde ithalat yaparak ---- şirketinden malzeme satın aldığı, ödeme işlemini yine aynı tarihte davalının ------ Şube Müdürlüğü aracılığı ile gerçekleştirdiği, ancak müvekkili şirketin ilgili şubeden ithalat döviz transferi gerçekleştirdiğini düşünürken sonradan Swift raporunu alınca dolandırıldığını fark ettiği, ödemenin yapıldığı banka olan davalı ---- Bankası ------ Şube Müdürlüğünün ödeme yapılan hesaba ilişkin ekte ---- proforma faturası olmasına rağmen ödemenin ------ bulunan davacı şirketin hiçbir ilgisi, ticari ilişkisi veya dahilinin bulunmadığı bir IBAN numarasına gönderdiği iddiası ile eldeki davanın açıldığı, davalının davacı iddialarını inkarla davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Dosyanın incelenmesinde; davalı bankanın davacının bildirdiği iban nolu hesaba davacının talimatı ile para geçiş işlemini yaptığı, davacı tarafça her ne kadar faturadaki ülkenin farklı olduğu dikkate alınarak banka tarafından ödeme yapılmaması gerektiği ileri sürülmüş ise de ibanı kontrol etme yükümlülüğün davacıda olduğu, davalı bankanın verilen talimata uygun işlem yapıp zarardan sorumlu tutulmamasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 6.047,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.432,20 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 2.200,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.