T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/968 Esas
KARAR NO: 2025/703
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/12/2024
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin kimyasal ürünler sektöründe hizmet vermekte olduğunu, muhtelif tarihlerde davalı şirkete ürün satışı yapılmış fatura mukabili cari hesap ilişkisine girilmiş olduğunu, ancak davalı şirket tarafından ödeme yapılmaması neticesi davacı şirketin alacağının tahsili için ----- sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı tarafından bu takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, Gerek faturalar gerekse ticari defterler üzerinde yapılacak
inceleme neticesi davanın sübut bulacağını, icra dosyasına vaki haksız itirazların iptali amacı ile iş bu davanın ikamesi zarureti hasıl olduğunu, ayrıca likit alacağa yapılan itirazların haksız olduğunu, davalının %20 den az olamamak üzere icra inkâr tazminatına da mahkûm edilmesini, bu hususta tarafların anlaşmalarına veya bir mahkeme kararına ihtiyaç bulunduğunu, -----sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamınaı, davalıya %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı yükletilmesini, keza masraflar ve ücreti vekaletin
davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın tüm iddialarını, bilahare cevap dilekçemizi ıslah etme hakkımız saklı kalmak kaydıyla davanın reddini, takip dayanağı olarak cari hesap gösterilmiş olduğunu, lakin taraflar arasında cari hesap anlaşması bulunmadığını, bununla birlikte cari hesapta listelenen faturalara da dayanılmadığını, bu hali ile itirazın iptali davasının çerçevesi olan cari hesabın ve bu yöndeki bir anlaşmanın varlığının ispat etmesi gerektiğini, davalı şirket kayıtlarında davacı şirketin hiçbir alacağının bulunmadığını, davalıya teslim edilen bir mal yahut icra edilmiş bir hizmetin söz konusu olmadığını, davanın 260.469,96 TL bedel üzerinden ikame edilmiş olduğunu, işbu bedelin içerisinde işlemiş faiz de bulunduğunu, eski hale getirme taleplerinin kabulüne, davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyasının ---- çıktıları, ------ kayıtları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın,------- sayılı dosyası ile davalı aleyhine cari hesap dayanağı ile başlatılan takip nedeni ile davalının davacıya borcunun olup olmadığı, varsa miktarı, davalının takibe yaptığı itirazının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 240.049,33 TL asıl alacak ve 20.420,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 260.469,96 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrezbilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, davacı ------yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2024 yılında fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter
kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacı ------ raporun 4.b. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı açık hesabında 09/10/2024 takip tarihi itibariyle 240.049,33 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, Eş deyişle davacının kendi ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı açık hesabından 240.049,33 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı------- ise 30/05/2025 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan defter
incelemesine katılmadığı, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediğinden davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır. Raporun 4.c. bölümünde incelenen ---- bildirim formlarında; davalı şirketin 2024 yılında davacı ----- adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 264.928,36 TL tutarında ----- formu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, aynı şekilde davacı şirketinde davalı -----yılında 5adet fatura karşılığı ---- formu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, her iki tarafın --- bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, ----bildirimine konu edilen faturaların davacının takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturalardan ibaret olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğunun söylenebileceği, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu inceleme ve tespitler neticesinde; davacının--------sayılı takip dosyasındaki 240.049,33 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerin oluştuğunun söylenebileceği, hiç şüphesiz nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. FAİZ: Raporun 5.bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklı takip öncesi için 20.420,63 TL tutarında faiz talebinde bulunmuştur. Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş değer belge bulunmasa da takip öncesinde faiz talep etmiştir. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin icra takibinde talep etmiş olduğu açık hesap alacağı yönünde hüküm kurulması halinde, defter kayıtlarına işlendiği tarihler dikkate alınarak, davacının TTK 1530 kapsamında ayrıca ihtarata gerek kalmadan 30 günlük sürenin tamamlandığı tarihlerden itibaren 28.815.,04 TL tutarında faiz hesaplandığı, ancak taleple bağlılık kuralı gereği 20.420,63 TL faizin dikkate alınabileceği, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir, işin ticari iş olması, temerrüt faizinin taraflarca önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.2/2 kapsamında ticari faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin
müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında hizmet ilişkisinin var olduğu, hizmete ilişkin cari hesap alacağı olmasına rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığı, bu sebeple davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı iddiası ile davalının takibe itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için taraflara defterlerini ibraz etmeleri için mahkememizce kesin süre verildiği, davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunda davacının; davalı açık hesabında 09/10/2024 takip tarihi itibariyle 240.049,33 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, eş deyişle davacının kendi ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı açık hesabından 240.049,33 TL tutarında alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir.Tarafların incelenen ----bildirim formlarında; davalı şirketin 2024 yılında davacı ----adet fatura karşılığı KDV hariç 264.928,36 TL tutarında ------ormu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, aynı şekilde davacı şirketinde davalı ----- yılında 5adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 264.928,36 TL tutarında mu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, her iki tarafın ---- bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, ----- bildirimine konu edilen faturaların davacının takip dayanağı açık hesap
bakiyesini oluşturan faturalardan ibaret olduğu görülmüştür.
Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğunun söylenebileceği, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinde alacaklı olarak göründüğü, usulüne uygun tutulan defterlerin davalı lehine delil teşkil edeceği, davalı taraf her ne kadar hizmet almadığı savunmasında bulunmuş ise de dosyadaki ------kayıtları ve davalının defterleri sunmaması nedeni ile davacı defter ve kayıtlarının mahkememizce hükme esas alındığı, ---------- bu sebeple davacının asıl alacak miktarı yönünden davasında haklı olduğu, bununla birlikte; davacı her ne kadar takip öncesi faiz talep etmiş ise de, davacının takip öncesinde faiz talebine ilişkin dosya kapsamında taraflar arasında önceden kararlaştırılmış yazılı sözleşme, vade, vs yer almadığı dikkate alınarak davacının takip öncesi faiz talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağının fatura olduğu dikkate alınarak alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının -------- sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 240.049,33 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine,
2-Asıl alacak olan 240.049,33 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gerekli 16.397,77 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 3.145,83 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.251,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ile 3.145,83 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.573,43 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 3.317,76 TL'sinin davalıdan tahsili, 282,24 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.030,00 TL tebligat gideri olmak üzere 7.030,00 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 6.478,85 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 38.407,89 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar yönünden hesaplanan 20.420,63 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 01/10/2025