T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/870
KARAR NO: 2025/796
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 25.10.2024
KARAR TARİHİ: 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ----- ve davalı müteselsil kefil ----- arasında ------- ek hesap krediler için sözleşme imzalandığını, anılan kredilerin borçlular tarafından sözleşmeye aykırı kullanımı üzerine banka tarafından davalılara 11.04.2023 tarihinde hesap kat edilerek ihtarname gönderildiğini, yasal takibe geçileceği ve borcun bir gün içinde ödenmesi gerektiğinin kendisine bildirildiğini ancak davalılar tarafından borcun kendilerine verilen sürede ödenmediğini, borçlular tarafından bu bildirime olumlu bir dönüş yapılmayınca borçlular------ aleyhine takip tarihine kadar ödenmeyen krediler ve gecikme bedellerinin tahsili amacıyla ----- Banka Alacakları Müdürlüğünün ---- esas ve ------ esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, borçlulara usulüne uygun bir şekilde ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalıların borca itiraz ettiğini, bu itiraz nedeniyle müvekkili banka, sözleşmeler ve diğer belgelerle sabit olan alacağına kavuşamadığını, tüm bu nedenlerle: borçlunun asıl alacağa ve ferilerine yönelik haksız itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı borçlu aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkilleri aleyhine T.C. ----- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibatına başlanıldığını, Anılan takibin haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle tarafınca yetkiye, takibe, borca, işlemiş faize, işlemiş faizin oranına, takipten sonraki dönem için talep edilen faiz oranına, BSMV ve ihtarname masrafı olarak talep edilen tutara itiraz edildiğini, Davacı da huzurdaki bu dava ile itirazın iptalini talep etmekte olduğunu ancak davacının davasının aşağıda açıklanacak ve re’sen nazara alınacak sebeplerle reddi gerekmekte olduğunu, dava konusu icra takibi yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olduğunu, huzurdaki dava da yetkisiz mahkemede açıldığını, Bu nedenle öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, icra dosyasında en son tebligatın ulaştığı adresten de anlaşılacağı üzere müvekkillerinin adresinin ----- İcra Dairelerinin/Mahkemelerinin yetki alanında kalmakta olduğunu, Davacı, iş bu davayı yetkisiz mahkemede açtığını, açılan icra takibi de yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olduğunu, müvekkili tarafından anılan takibe yetki itirazında bulunulduğunu, somut olayda müvekkillerinin adreslerinin ----- İcra Dairelerinin yargı çevresinde olmadığını, Davacının iş bu davayı ve icra takibini----- İcra Dairelerinde ve Mahkemelerinde açmasına yasal olarak olanak bulunmadığını, Tüm bu nedenlerle ve icra takibinde yetkiye itiraz etmiş olmamız nedeniyle iş bu dava da yetkisiz mahkemede açıldığını, Bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, --- mahkemeleri iş bu davada yetkili olmadığını, ----- Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket ve davacı arasında akdedilen Kredi Genel Sözleşmesi gereği müvekkilinin yetkilisi bulunduğu şirket davalı bankadan kredi kullandığını, Müvekkili anılan krediden doğan borçla ilgili ödemelerini davacı tarafa gecikmeli olarak yapmış ancak davacı, aldığı ödemeleri fahiş olarak uyguladığı faizlerden mahsup ederek borcu ödenmemiş durumuna getirdiğini, Yani davacı taraf tahsilâtları faizden almış gibi göstererek müvekkilce yapılmış olan ödemeleri fiili olarak eritmiş anaparayla ilgili bir ödeme yok gibi göstererek haksız ve hukuka aykırı olarak takip ve dava yoluna başvurduğunu, takibe itiraz ettiğini ve borcu da kabul etmemiş olmamız nedeniyle işlemiş faiz miktarına ve işlemiş faiz oranına, takipten sonraki dönem için talep edilen faiz oranına, BSMV ve ihtarname masrafı adı altında talep edilen miktara ve faizin gider vergisine de itirazlarımız da haklı duruma geldiğini, Zira takibe kadar işletilen faiz oranı çok fahiş olduğu gibi takipten sonraki dönem için de talep edilen faiz oranı çok fazla olduğunu, Diğer yandan müvekkili bakımından takip başlatılması da usul ve yasaya aykırı olduğunu, Zira müvekkilinin kredi kullanan şirkete ilişkin kefaleti usul ve yasaya uygun olmadığını, Dolayısı ile usul ve yasaya uygun kefalet olmadığı halde müvekkili hakkında tek başına takip başlatılmasının kabulü mümkün olmadığını, Ayrıca asıl borçlular hakkında aynı alacakla ilgili olarak takip başlatılmışken müvekkili aleyhine kefalet nedeniyle ayrıca yeniden takip başlatılmasının yasal uyarlığı bulunmadığını, Son olarak davacı tarafça yasal 1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davası açılmadığını belirterek yasal 1 yıllık dava açma süresi içerisinde itirazın iptali davasının açılmaması nedeniyle hak düşürücü süre içerisinde işbu dava açılmadığı için de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ---- Esas,---- Esas sayılı dosyaları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözlemesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın davacı banka ve davadışı -----arasında imzalanan kredi nedeni ile sözleşmede müteselsil kefil olan davalı ---- borçlu olup olmadığı, davalının ----- Banka Alacakları Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın bankacılık konusunda uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle;
Nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda arz edilen inceleme ve
tespitler neticesinde;
Davacı Banka’nın T.C. ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün
------ Esas sayılı icra dosyası kapsamında;
Dava dışı asıl borçlu ------lehine kullandırılan ve tahsil edilemeyen ticari nakdi kredi hesaplarından doğan
04.10.2023 takip tarihi itibariyle toplam 19.276,19-TL tutarında alacağı olduğu, tahsilde
tekerrür olmamak kaydıyla 19.276,19-TL üzerinden davalı kefil ----- borca ve
eklentilerine itirazının karar verilebileceği, ¸Davalı kefil ---- sorumluluğu kapsamında 04.10.2023 takip tarihinden itibaren, T.C. ----- Bankası tarafından kredi kartları için dönemler halinde belirlenen azami
akdi/gecikme faizi oranları gözetilmek suretiyle ---- hesabından kaynaklanan asıl
alacak 16.400,71-TL’ye ve ihtarname masrafından kaynaklanan asıl alacak 2.558,00-TL’ye yıllık
%17,04 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında gider vergisi işletilebileceği,
04.10.2023 takip tarihi ile 21.11.2024 dava tarihi arasındaki dönem içerisinde, dava
tarihini müteakiben 03.04.2025 inceleme tarihine kadar geçen zaman sürecinde davacı Banka
takip/tasfiye olunacak alacaklar hesaplarına yansımış herhangi bir tahsilat kaydı bulunmadığı, Alacaklı ---- vekili tarafından, borçlular -----ve -----aleyhine toplam 19.276,19-TL’nin tahsili
için başlatılan T.C. ------ Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün 25.05.2023 Tarihli, ----- Esas sayılı icra dosyası kapsamında yapılmış herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı,
Alacaklı ----- vekili tarafından, borçlular -----aleyhine toplam 55.450,41-TL’nin tahsili
İçin başlatılan T.C. ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün 25.05.2023 Tarihli, ----- Esas sayılı icra dosyası kapsamında yapılmış herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı,
Tarafların icra inkar ödencesi istemi, masraf, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin
Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava, kredi çevreve sözleşmesine dayalı olarak banka tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine İİK 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. İcra takip dosyasında borçlu tarafından; yetkiye, takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve ferilerine itiraz edildiği, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ------ arasında ----- numaralı 06.05.2015 tarihli-2.000.000,00-TL kredi limitli Kredi Genel Sözleşmesi akdedildiği, 11.06.2015 tarihinde 2.000.000,00-TL tutarında arttırım yapılmak suretiyle 4.000.000,00-TL
olarak revize edildiği,davalı ----- 06.05.2015 tarihli Kredi Genel Sözleşmesini müteselsil kefil
sıfatıyla azami 2.000.000,00-TL limitle belirli ve sınırlı olarak imzaladığı,
kefalet sözleşmesi limitinin kefil ------ yönüyle 11.06.2015 tarihinde 4.000.000,00-TL tutarında arttırım yapılmak suretiyle 6.000.000,00-TL
olarak revize edilmiştir.Davalı her ne kadar icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş ise de davaya konu borç para borcu olduğundan davacının yerleşim yerinde icra takibi başlatılabileceğinden itiraz mahkememizce yersiz görülmüştür.
Sözleşmede, taraflar arasında ihtilaf doğduğunda banka kayıtlarının esasa alınacağı yazılı olup, bu kararlaştırma bir delil sözleşmesi niteliğindedir, asıl borçluyla kefilleri de bağlar.Bu sebeple mahkememizce, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp bilirkişi raporu alınmıştır. Elbette raporda ve dolayısıyla banka kayıtlarında yer almayan ödemeler varsa bunların bildirilip belgeleri sunulması halinde banka alacağı da mahsup ettirileceği açıktır.Hükme esas alınan rapora göre; davacı banka tarafından kredi ve kredi kartı kullandırıldığı,------ hesabından kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından sözleşmeden doğan hakların kullanılıp hesabın kat edildiği, bu tür kredilere uyguladığı akdi faiz oranının uygulanıp temerrüt tarihinde asıl alacağa eklenmek suretiyle icra takibine konan asıl alacağın belirlenmesi ve temerrüt tarihiyle takip tarihi arasında da temerrüt faizi uygulanmak suretiyle işlemiş faiz miktarı ve bunun üzerinden BSMV'nin hesaplanması gerektiği dikkate alınarak raporun hazırlandığı, bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan raporun temerrüt tarihlerinin yerleşik yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, raporun yasal mevzuata ve denetime elverişli olduğu görülmüş, faiz ve temerrüt tarihleri doğru olarak uygulanan bilirkişi raporu mahkememizce hükme esas alınmış, sözleşmenin diğer borçluları aleyhine başlatılan ------ Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ----- Esas ve ----- Esas sayılı dosyalarında yapılacak tahsilata tekerrür olmayacak şekilde, davanın kabulüne, davalının --- Banka Alacakları Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına karar verilmiştir.
Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak kabul edilen asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ---- Banka Alacakları Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına,
2-Asıl alacak olan 16.400,71 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı banka harçtan muaf olduğundan dolayı dava açılırken harç alınmamış olup, Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 1.316,76 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 443,50 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 6.443,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 19.276,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.