T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/669 Esas
KARAR NO: 2025/941
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/07/2025
KARAR TARİHİ: 17/12/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; -------- mevkinde ve 31.05.2025 tarihinde 1 No'lu davalıya ait, 2 No'lu davalının sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracın; Temlik edenin --------- plaka sayılı aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı araç, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza neticesinde alacağı temlik alınan aracın hasarlandığını, davanın yetkili mahkemede açıldığını, Haksız fiilden doğan davalarda yetki başlıklı HMK m. 16'da belirtildiği üzere " Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğunu, Alacağı temlik alınan aracın onarımda kaldığı gün sayısınca araç kullanamamış hak mahrumiyeti kaybına uğradığını, müvekkilinin alacağı temlik alırken dava dışı temlik verenin hak mahrumiyeti hakkını da temlik aldığını, Bilirkişice onarım gün sayısı ve aracın rayiç piyasa değerinin tespiti ile müvekkilinin davalının haksız fiili sebebiyle ortaya çıkan hak mahrumiyet bedelinin tespitini ve davalıdan tanziminin gerektiğini, müvekkilinin alacağının semeresiz kalmaması ve alacağının güvence altına alınması için trafik kazasına sebebiyet veren davalılar adına başkaca taşınır ve taşınmaz olması durumunda taşınırların tescil kaydını, taşınmazların ise tapu kayıtlarına, 3. Kişilerdeki hak ve alacağına İhtiyati Haciz Şerhi konulmasını, Davacı müvekkilinin alacağı temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin Sayın Mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 70.000,00 TL alacağı haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, davacı müvekkilin alacağı temlik aldığı kazada talep edilebilir tazminat bedelinin Sayın Mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, (HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 100.000,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, davacı müvekkilinin alacağı temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilinin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik, 10.000,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin temlik alınan araçtadaki meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin temlik alınan araçtaki meydana gelen hasarın sorumluluğu ve kusur tespiti yapılması amacıyla kusur bilirkişisine ödenen kusur rapor hizmeti ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı -------- ve --------- Vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle usul yönünden itirazlarının olduğunu, davacı tarafın taraf ehliyeti bulunmadığını, meydana gelen trafik kazası olayı ile hiç bir ilgisi veya illiyet bağının olmadığını, Davacı taraf medeni kanun 2. Maddesine aykırı davranarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı taraf açıkça kötü niyetli olduğunu, huzurdaki reddi gereken davayı ikame ettiğini, davacın tarafın kendine ait aracın uğradığı zarara ilişkin maliyet çıkarırken usule aykırı davrandığını, bu miktarın fahiş olduğunu, gerçek zararın kesinlikle bu miktarda olmadığını, amaç sigorta şirketini ve müvekkilini zarara uğratmakta olduğunu, Gerçek zararın bu miktarda olması mümkün olmadığını, Müvekkiline ait --------- plakalı aracın meydana geldiği iddia edilen tarihte meydana geldiği iddia edilen zarar açısından --------- numaralı poliçe kapsamında --------Ş'ye ait KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTA POLİÇESİ kapsamında teminat altında olduğunu, zararın sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, yine müvekkiline ait --------- plakalı araç, meydana geldiği iddia edilen tarihte meydana geldiği iddia edilen zarar açısından ---------- numaralı poliçe kapsamında -------Ş'ye ait KASKO SİGORTA POLİÇESİ kapsamında teminat altında aynı poliçeye göre İhtiyari Mali Mesuliyet rizikosunu kapsayacak şekilde 5.000.000 TL ye kadar olan risklerde sigortalı olup varsa zararın sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, Bu anlamda müvekkiline ait ----------- plakalı araç motorlu kara taşıtları ihtiyari mali sorumluluk katılım sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği zarara uğraması sebebiyle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın sayın mahkemece ---------Ş 'ne ve ---------Ş'ye ihbarına karar verilmesini, cevap dilekçeleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, trafik tescil kayıtları, tramer kaydı, hasar ve poliçe sureti.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, --------- plakalı aracın 31/05/2025 tarihinde karıştığı trafik kazasından dolayı araçta meydana gelen değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararının tazmini talebine ilişkindir.HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.Somut olaya bakıldığında ;dava dışı temlik verenin şirket olduğu ancak davalıların tacir olmadıkları, davaya konu aracın hususi olduğu anlaşılmaktadır. Davalılar gerçek kişi olduğundan açılan dava TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafında ticari işletmesinden doğan ticari dava niteliğinde değildir. Açıklanan nedenlerle; eldeki dava mahkememiz görev alanına girmemektedir. Bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu nazara alınarak mahkememizce görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli --------- Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere --------- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde--------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.17/12/2025